İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/300 K.2021/1012

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2020/300Karar2021/1012Tarih21 Aralık 2021Okuma10 dk · 1.962 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/300
Karar No
2021/1012
Karar tarihi
21 Aralık 2021
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.962 kelime·10 dk okuma·9 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2020/300 Esas

KARAR NO: 2021/1012

DAVA

Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 03/02/2020

KARAR TARİHİ: 21/12/2021

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ---- arasında ---- --- imzalanmış olduğunu, akdedilen -----gereği, sözleşmede -----adet senedin şahsı tarafından imzalanarak davalı tarafa teslim edilmiş olduğunu, sözleşmeye konu markaların şahsı tarafından ---- ---- üretilmesi amacıyla devir alınmış olduğunu, fakat üretimin gerçekleştirilebilmesini için markaların --- bulunması gerektiği, aksi halde doğabilecek riskler ile cezai yaptırımların kabul edilmesi gerektiğinin öğrenildiğini,

buna ilişkin ------ tarihli belgenin dilekçe ekinde sunulduğunu ve ilgili markaların yalnızca ---bulunmasının şahsı tarafından söz konusu üretimlerin yapılmasını imkânsız kılmakta olduğunu, davalı devreden tarafından yanlış ve eksik bilgilendirme ile iradesinin yönlendirildiğinin açık olduğunu, devreden ----- ilgili markalara ilişkin kremlerin kendileri tarafından üretilip satıldığı gerek internet gerekse fiziki satışların tatmin edici olduğu ve cironun beklenenin çok üzerinde olduğunu söylemesinin ilgili markaların devir alınmasında büyük etken olduğunu, ilgili markaların ---- tescilinin yanında --- de bulunması zorunlu olup,

bu hususun ilgili markaların kullanımını ve üretimini imkânsız kıldığını, bu durumun davalı şirkete iletildiğini ve nasıl bir çözüm bulunacağı konusunun görüşülmesinin istendiğini, fakat ilgili hususta davalı tarafından herhangi bir öneri getirilememiş olduğunu, uzlaşma sağlanamadığını, devreden davalının TTK.18 md.' ye aykırılık oluşturan bu sorumsuz hareketlerin kötü niyetinin açık göstergesi olduğunu, davalının haksız şekilde elinde bulundurduğu ve sebepsiz zenginleşmeye yol açan ----- iptalinin gerektiğini, devir alınan markalardan beklenen menfaatin sağlanamayacak olmasının hem maddi hem de manevi zarara sebebiyet verecek olup,

piyasadaki mevcut itibarını da büyük oranda zedeleyeceğini, satış sözleşmesine dayanak toplam ---değerindeki ---- vadesinin gelmiş olduğu ve her an takibe konulabileceği endişesiyle borçlunun hukuki durumunun tehlikede olduğunun açık olduğunu iddia ederek, davanın kabulü ile, --- değerindeki senetler sebebiyle borçlu bulunulmadığının tespitine, %20; den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gider ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

SAVUNMA

Davalılar ---- vekili cevap dilekçesinde özetle.

Müvekkilleri hakkında neden menfi tespit davası açıldığını, taraflar kısmında isimlerinin yazılması dışında anlamanın mümkün olmadığını, dosyada, müvekkilleri hakkında ara buluculuk tutanağı mevcut olmayıp, dava şartı yokluğundan müvekkilleri hakkındaki davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, dava dilekçesinde bahsedilen, dava konusu olan markalar ve marka devir sözleşmesinin tarafı olmadıklarını, müvekkilleriyle ilgili bu konuda bir beyanın da mevcut olmadığından,

bu anlamda da davanın reddini talep ettiklerini, davaya konu, ---- sayılı dosyasının tarafı olmadıklarını, dava konusu ----senetler ile ilgili yapmış oldukları icra takibinin bulunmadığını, davacılar hakkında müvekkili ------- sayılı dosyaları ile icra takibi yaptıklarını, iki dosyanın icradan infaz edildiğini, diğer dosyada taraflarından yatırılan harç ile bir diğer dosyada borçlunun yatırması gereken tahsil harçlarının kalmış olduğunu, davacıların ıslah dilekçesi vermiş ve devamında da -----senetler ile ilgili tedbir talep etmiş olduklarını, taleplerinden davanın bahsedilen ---- üzerinden davaya devam etmek istemekte anlamının çıktığını,

bu senetlere ilişkin ----- dosyasından yapılan icra takibinin tarafı olmadıklarını, haklarındaki davadan da feragat edildiğini, bu sebeple haklarındaki davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacıların icra takipleriyle alakalı imza itirazları ve diğer birçok dava açmış olduklarını, imza itirazlarından dosyanın bir tanesinin ret olduğunu, İhtiyati haciz dosyasına borcumuz yok itirazında bulunulduğunu, taşkın haciz vs. birçok dava açmış olduklarını, bu dosyalarında celbini talep ettiklerini,--------- sayılı dosyaları, diğer dosyaların öğrenildiğinde Mahkemeye bildirileceğini,

müvekkillerinin davacılarla ticari ilişkileri bulunmadığını, iyiniyetli 3. kişi konumunda olduklarını, bu anlamda da davanın reddinin gerektiğini savunarak, açıklanan nedenlerle, imza itirazları ret olan, kötü niyetli oldukları açık olan, davacıların davasının reddi ile %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmeleri ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

Diğer davalı ----- yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen davacı yanın dava dilekçesine cevap vermemiştir. Davacı vekili --- tarihli ıslah dilekçesi ile davasının dava değerinin ---ıslah etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava hukuki niteliği itibariyle, borçlu olunmadığının tespitine yönelik olarak çalın menfi tespit davasıdır. Ancak uyuşmazlık konusu senet bedellerinin yargılama sırasında ödenmesi nedeniyle İİK 72/VI gereği istirdat davasına dönüştüğü anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Bilirkişi heyeti tarafından verilen raporda özetle; " Taraflar arasında ----- sayı ile düzenlenerek imzalanmış marka devir sözleşmesinin konusunun -----karşılığında ------devri olduğu, ----incelendiğinde devir sözleşmesinde yer alan tüm markaların ---- davacı şirket adına devri ve tescilinin yapılmış olduğunu, Davacının, davalı tarafa ---- yevmiye sayılı ihtarnameyi keşide ederek;---- tarihinde yapılan satış sözleşmesinde yer alan şartların yerine getirilmediği, bu sözleşmeye ilişkin para ve bonoların kendilerine iadesini talep ettiklerinin görüldüğünü, yapılan mali incelemelerde;

davacı şirketin---- yıllarına ait ticari defter ve belgelerinin incelendiğini, defterlerin usul ve yasaya uygun tutulduğunu, İlgili davacı şirketin incelenen ticari defterlerinde, dava konusu yapılan senetlere ilişkin olarak şirket hesaplarından yapılan toplam ödemenin --- olduğu ve-----hesabında kayıtlı bulunduğu, sonuç olarak.

Dosya kapsamı, davacılardan ---- ticari defter ve kayıtları üzerinden yapılan incelemeler, dosya ---- yer verdiğimiz tespitler muvacehesinde; -----ilgili bilgilerin yer aldığı ------ ---- yukarıda anıldığı üzere,---- arz etmesi, buna bağlı olarak, somut işlemde gündeme getirilen markaların hangi sınıfta olduğunun belirlenmesi açısından, satım ve devir İşlemi öncesinde alıcının markalarla ilgili bilgi edinmesinin mümkün bulunması; ----- bir sonucu olmak üzere, davacı yanın satım ve devre konu edilen markaların mahiyetini bilmesinin mümkün ve hatta TTK md. 18 hükmünde yer bulan esas karşısında gerekli olması,

satım ve devir sürecinde satıcının, davacının sağladığı anlamda özel bir ---- bulunmamış olması hususları gözetilerek, davacı yanı oluşturanın davadaki isteminin kabul koşullarının oluşmadığının düşünüldüğünü, Bundan başka, devir için noterde yapılan işlemde belirtilen devir bedelinin sözleşmede açıklıkla yazılması karşısında, takdirin yargı makamına ait kalarak,

davacının davada andığı bonoların devir işlemi ile ilgili olarak verilip verilmediğinin takdiri de -----a- bonolar üzerinden davacının savını kanıtlayacak nitelikte bir kayıt görülmemekle bu cihetin, b- ilgili davalılar yönünden "iyiniyetli 3. kişi statüsünün takdiri yargısal değerlendirmeyi gerektirmekle bu yönün ve c- "kıymetli evrakın mücerretliği ilkesi" ile ilgili kanuni konstrüksiyonun mahiyeti de ayrıca Mahkemece gözetilmek mevkiinde bulunmakla Mahkemeye ait olacağı" şeklinde rapor sunulmuştur.

Menfi tesbit davalarının arabuluculağa tabi olup olmadığı konusunda uygulamada farklı hükümler verilmesi nedeniyle uyuşmazlığın giderilmesi için yapılan başvuru neticesi ------"H.M.K’nun 106. maddesinde düzenlenen tespit davasının özel bir şekli olan menfi tespit davası, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat davası olarak nitelendirilemez.

Bu dava sonucunda, borçlunun borçlu olmadığının anlaşılması halinde borçlu olunmayan kısım belirtilmek suretiyle olumsuz tespit hükmü kurulmaktadır. Menfi tespit davasının istirdat davasına dönüştüğü hâllerde dahi olumsuz tespit hükmü kurulması gerekmektedir. Başka bir deyişle, menfi tespit davasının niteliği gereği verilen kararlarda, yalnızca davacının borçlu olup olmadığı belirlenmekte, borçlu olmadığı kısma ilişkin olumsuz tespit hükmü kurulmaktadır.

Bu hüküm, herhangi bir alacağın tahsilini gerektirir nitelikte bir ilam olmadığından esasa yönelik olarak İ.İ.K. m. 32 uyarınca doğrudan ilamların icrası yolu ile takibe konulamaz. Oysa Arabuluculuk sonucu verilen kararlar ilam hükmünde olup, cebri icra yoluna başvurulabilecek niteliktedir.

Ancak yukarıda açıklandığı gibi menfi tespit davaları sonucunda verilen hükümler esasa yönelik olarak cebri icraya konu edilip infaz edilemeyeceğinden, ticari davalarda Arabuluculuğa başvuruyu dava şartı olarak öngören madde hükmünün amaçsal yorumundan Yasa Koyucu’nun bilinçli olarak menfi tespit davalarını Arabuluculuk dava şartına tabi tutmadığı anlaşılmaktadır... denilerek ticari dava niteliğindeki menfi tesbit davalarında Arabulucuya başvurunun zorunlu olmadığı"belirtilmiştir.

Anılan ilam 2797 Sayılı Kanunun 45. maddesi gereği mahkemeleri bağlayıcı niteliktedir.

Eldeki davanın menfi tespit davası olarak açılıp yargılama esnasında istirdat davasına dönüştüğü bu hali ile arabuluculuğun dava şartı olmadığı anlaşıldığından davalı ----vekilinin arabuluculuk dava şartı itirazı yerinde görülmemiştir. 6100 Sayılı HMK.'nın 178/1 Maddesinde;'' (1) Islah eden taraf, ıslah sebebiyle geçersiz hâle gelen işlemler için yapılan yargılama giderleri ile karşı tarafın uğradığı ve uğrayabileceği zararları karşılamak üzere hâkimin takdir edeceği teminatı, bir hafta içinde, mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Aksi hâlde, ıslah yapılmamış sayılır,''hükmü düzenlenmiştir.

Davacının talep sonucunu azaltması, daraltması davayı değiştirme sayılmaz. Bu nedenle davacının talep sonucunu azaltması için kural olarak davalının muvafakatine ihtiyaç olmadığı gibi ıslah yoluna başvurmasına da gerek yoktur. Davacı, talep sonucunu kısmi feragat yolu ile daraltabilir. Müddeabihin azaltılması ıslah kavramı kapsamında değil, davadan feragat müessesesi içinde mütaalaa edebilir.

Her ne kadar davacı vekili tarafından --- tarihli ıslah dilekçesi ile davasının dava değerinin ---- ıslah edilmiş ise de açıkça feragat edildiğine ilişkin beyan sunulmadığı, feragat beyanının da açık, koşulsuz ve kesin olması gerektiği dikkate alındığında davacı vekilinin --- dışındaki taleplerinden feragat ettiğinin kabul edilemeyeceği, eksik harcın da tamamlandığı görüldüğünden dava değeri ---kabul edilerek yargılamaya devam olunmuştur.

Somut olayda davalı --- davalı ---- imzalandığı, marka devir sözleşmesi gereği, sözleşmede devrine karar verilen --- markanın devrine karşılık toplam ----senedin davacı tarafından imzalanarak davalı tarafa teslim edildiği, davacı vekilinin dava dilekçesinde devrine karar verilen markalar ile üretim yapabilmeleri için markaların --- bulunması gerekirken --- bulunmadığı, ----markalarının kullanımının ve kremlerinin üretiminin yapılamayacağını, marka devri için verimen ---- adet senet sebebiyle borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, alınan bilirkişi raporuna göre de devri yapılan markaların ---yer aldığı, davacının markalarının tescilli olmasını istediği sınıfın ----- olduğunun tespit edildiği görülmüştür.

6769 sayılı Fikri Sınai Haklar Kanunun Tescil, Koruma Süresi ve Yenileme başlıklı 22. Maddesinde; "(1) Başvurusu eksiksiz yapılmış veya eksiklikleri giderilmiş, 16 ncı madde uyarınca incelenmiş, yayımlanmış, hakkında itiraz yapılmamış veya yapılan itirazların tümü nihai olarak reddedilmiş ve tescil ücretinin ödendiğine ilişkin bilgi de dâhil olmak üzere eksik evrakı, süresi içinde Kuruma sunularak bütün aşamaları tamamlanmış bir başvuru tescil edilerek sicile kaydedilir ve bültende yayımlanır.

(3) Sicil alenidir. Talep edilmesi ve ücretinin ödenmesi şartıyla sicil örneği verilir." hükmü düzenlenmiştir.

Türk Ticaret Kanunu m.12 "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. Bir ticari işletmeyi kurup açtığını,------- ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ----- tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur." şeklinde düzenlenmiş ve “tacir”in tanımı yapılmıştır.

Türk Ticaret Kanunu m.18/2 ise "Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir." denilmektedir. Kanun koyucu burada tacirlerin basiretli bir iş adamı gibi davranmalarını emretmektedir. Tacirler basiretsizliklerini bir mazeret olarak ileri süremezler ve ticari işletmesi ile ilgili faaliyetlerinin tümünde basiretli davranmak zorundadır.

Basiretli bir iş adamı gibi davranma yükümlülüğü tacir olmanın sonuçları arasında yer almaktadır. Tacir, tacir sıfatına sahip olmayan kişiye göre ticari hayatta daha bilgilidir, sorumluluk sahibidir. Çünkü tacir ticaret alanıyla ilgili, bu alanda sıradan bir insandan çok daha fazla tecrübe ve bilgiye sahiptir. Öngörü yeteneği bu bilgi ve tecrübe birikimi dolayısıyla daha yüksektir. Bu nedenle tacir bilgisizliğini ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz.

TBK’da belirtilen iradeyi sakatlayan hallerden hata (yanılma), hile (aldatma), ikrah (korkutma) gibi bir sebebe dayalı olarak yapılan sözleşmenin saptanması halinde, anılan iradenin hukuki bir netice doğurmayacağı, böylesi bir iradeye de hukuki sonuç bağlanamayacağı kabul edilmekle birlikte tacir olan tarafın basiretli bir iş adamı gibi davranması gerektiği göz önüne alındığında tacirin iradesinin fesada uğraması için daha somut ve teknik şartların oluşması gerekir.

Somut olayda konusu olan markalar da ------ kayıttı tescilli markalardan olup davacının aleni olan ----- ulaşması mümkündür.

Alenilik ilkesinin sonucu olarak davacının devre konu markaların mahiyetini bilmesi, basiretli bir tacir gibi gerekli araştırmaları yapması gerektiği, davalı --- sözleşmede nitelik taahhüdünde bulunmadığı birlikte değerlendirdiğinde mahkememizce yapılan yargılamada davacının iradesinin fesada uğradığı iddiasının T.T.K m.18/2 uyarınca basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne uygun olmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Ayrıca davalılar ----davaya konu sözleşmenin tarafı olmayıp, uyuşmazlık konusu senet sebebiyle açılan takiplerde alacaklı konumunda olup ticari ilişkinin tarafı olmayan iyiniyetli üçüncü kişiler olup, iyiniyetli olmadıkları hususu da davacılar tarafından ispat edilememiştir.

Davacıların kötüniyetli oldukları da ispat edilemediğinden davalılar ---- kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın REDDİNE,

2-Davalı ----- kötüniyet tazminatı taleplerinin REDDİNE,

3-Karar harcı 59,30-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 5.407,80 TL peşin harç ile 2.735,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 8.142,80 TL harçtan mahsubu ile artan 8.083,50 TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,

4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5-Davalılar --- tarafından yapılan 50.00 TL yargılama giderinin davacı taraftan alınarak, davalılara ödenmesine,

6-Davalılar ----- kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 41.050,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ---- verilmesine,

7-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,

Dair; davacılar vekili ile davalılar ---- vekilinin yüzüne, diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ------Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/12/2021

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/300, K. 2021/1012, 21 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No: 2021/1012
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 03/02/2020
  7. Karar Tarihi: 21/12/2021
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Dava
  10. Savunma
  11. İnceleme Ve Gerekçe
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/300
Karar No
2021/1012
Tarih
21 Aralık 2021

İlgili Kararlar

  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/301 K.2021/706
  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/302 K.2021/1086
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/302 K.2021/1119
  • Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/302 K.2021/1153
  • Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/302 K.2021/899
  • İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/302 K.2021/1093

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.