KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/431
- Karar No
- 2024/635
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
Karar Metni
3.431 kelime·17 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/431
KARAR NO : 2024/635
DAVA
Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/03/2020
KARAR TARİHİ : 17/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili ile davalı arasında Elektrik İşleri Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede müvekkili yüklenicinin, karşı tarafın ise Alt Yüklenici konumunda olduğunu, sözleşmeye göre karşı tarafın ---- İlçesi, ---- Mah., -----mevkinde bulunan --- binası 18. Katın kapalı alanının elektrik işlerini tamamlayarak 22.04.2019 tarihinde teslimatı gerçekleştirecek, buna karşılık müvekkili tarafından davalı tarafa 910.000,00 TL+ KDV ödeneceğini, ancak karşı taraf yapılacak işleri eksik yaptığını, sözleşmede belirlenen şekilde işi tamamlamadığını ve teslimatı da gerçekleştirmediğini, müvekkili tarafından sözleşme bedelinin de davalı tarafa ödendiğini,
ancak buna rağmen kötü niyetli bir şekilde ----İcra Müdürlüğü ----sayılı icra dosyası ile 404.558,83 TL bedelli icra takibi başlatıldığını, İcra takibinin ekinde herhangi bir dayanağının da bulunmadığını, müvekkili ile davalı alacaklı arasında imzalanan sözleşme kapsamında müvekkil tarafından ödeme ediminin yerine getirilmediğini, ancak davalı taraf sözleşme kapsamında yapması gereken işleri eksik yaptığını, davalı taraf işleri eksik yapmış ve hatta sözleşme bedelini eksiksiz bir şekilde almış olmasına rağmen kötü niyetli bir şekilde 404.558,83 TL bedelli icra takibi başlattığını, mezkür icra takibinin de TKMd.
21'e göre kesinleştirildiğini ve müvekkilini icra takibinden haberdar olamadığını,bu nedenle müvekkilinin icra takibine itiraz edemediğini ve huzurdaki davayı açma mecburiyetinde kaldığını, ---- Sulh Hukuk Mahkemesi -----sayılı dosyası ile sözleşmeye konu işler bakımından davalı yüklenici tarafından yapılan ayıplı işlerin tespit altına alındığını, ancak buna rağmen müvekkili tarafından sözleşme bedelinin eksiksiz bir şekilde davalı tarafa ödendiğini, bunun neticesinde de davalı tarafından müvekkile karşı mesnetsiz ve hukuka aykırı bir şekilde mezkür icra takibi başlatıldığını,
iş bu raporda davalının sözleşme kapsamında yapması gereken işleri eksik yaptığının tespit edildiğini, sözleşmede işin teslim tarihi olarak 22.04.2019 günü kararlaştırılmış olmasına rağmen hiç bir şekilde iş tamamlanmadığını ve teslimatın da gerçekleştirilmediğini, bu nedenle müvekkilin tüm taleplerine rağmen Aralık 2019'a kadar da davalı tarafından, eksiklikler giderilmediğini ve teslimatın yapılmadığını, bunun üzerine de müvekkilin kendisinin eksik işleri tamamlamaya çalıştığını, iş bu işlerin masraflarını da kendi cebinden karşıladığını, eksik yapılan işlere örnek verilecek olursa; şantiye elektriğinin normal elektriğe çevrilmemesi,
yangın sisteminin eksik yapılması, bitiş projesinin teslim edilmemesi vs.
Gibi eksiklikler söz konusu olduğunu, davalı bunun yanında şartnamede kullanması gereken malzemelerin kalitesinden daha düşük kalitede malzeme de kullandığını, buna rağmen müvekkili tarafından sözleşme bedelinin eksiksiz bir şekilde davalı tarafa ödendiğini, bu nedenle müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu olmayıp kaldı ki işin geç tesliminden dolayı alacaklı konumunda olduğunu, diğer yandan ----Asliye Ticaret Mahkemesi ---- dosyası ile HMK 397.
Maddesi gereği ---İcra Müdürlüğü ---- sayılı icra dosyası bakımından kasaya girecek paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verildiğini, Arabuluculuk başvuru sürecinin uzaması bakımından HMK 397.
Maddesi gereği ihtiyati tedbir kararı alındığını, müvekkili---- nezdindeki 472.670,38 TL bakiyesine haciz konulduğunu ve iş bu bakiye icra dosyasına gönderildiğini, sözleşmeye konu işler eksik yapılmış olmasına rağmen davalı tarafından sözleşmeye dâhil işler ek iş olarak lanse edilerek faturalar kesildiğini ve müvekkile gönderildiğini, müvekkili tarafından da iş bu faturalara karşı ----Noterliği 15 Ocak 2020 Tarihli ----- No.lu ihtarname ile itiraz edildiğini ve faturaların iade edildiğini beyanla;
davanın kabulüne, ------sayılı icra dosyası bakımından borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafın iş bu icra takibinde kötü niyetli olduğundan %40'tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına çarptırılmasına, Yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava edilmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirket ile davacı arasında imzalanan 18.02.2019 tarihli Elektrik İşleri Hizmet Sözleşmesi kapsamında, sözleşme gereği elektrik malzemeleri teslim edilerek elektrik işçiliği uygulaması ve bakımlarının gerçekleştirildiğini, Elektrik İşleri Hizmet Sözleşmesi kapsamında müvekkil tarafından tüm edimlerin yerine getirildiğini, bunun yanı sıra uygulama yapıldığı esnada, davacının isteği üzerine ilave mal tedariki ve uygulamasının yine müvekkil tarafından yerine getirildiğini, bu doğrultuda, müvekkil tarafından, davacı tarafından ilave olarak talep edilen aydınlatma armatürlerinin temini yapılarak,
alış fiyatlarına hiçbir kâr ilavesi yapılmaksızın uygulamasının yapıldığını ve davacıya fatura edildiğini, yine otomasyona ilişkin malzeme tedariki, işçiliği ve kablolaması müvekkili firma tarafından sözleşmeye ilave olarak yapıldığını ve davacıya fatura edildiğini, bununla birlikte, davacının isteği ve bilgisi, kullanılan ürünlerin diğer malzemelerle uyumlu olması doğrultusunda, bazı ürünlerin yerine montaj aşamasında farklı ürünlerin kullanıldığını, müvekkili tarafından sözleşme ile yüklenilen ve sözleşme dışı ilave taleplerin harfiyen yerine getirildiğini, sistemin devreye alınması,---- gibi firmalarca devreye alındığını,
müvekkili şirket tarafından ----Noterliği'nden 24.12.2019 tarih, ---- yevmiye numaralı ihtarname keşide edilerek ekinde gönderilen faturalara ilişkin olarak ödeme yapılmasının talep edildiğini, ancak davacı tarafından ihtarnameye cevaben ---Noterliği'nin 15.01.2020 tarih, ---- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile faturaların taraflarına iade edildiğini, davacı tarafından gerekli ödemelerin yapılmaması sebebiyle, davacı ... aleyhine---- İcra Müdürlüğü'nün ---- Sayılı dosyası ile takibe geçildiğini,
borçluya gönderilen ödeme emrinin iade olması sebebiyle bu defa ödeme emrinin TK 21/2'ye göre tebliğe çıkarılmasının talep edildiğini ve borçluya usul ve yasaya uygun olarak ödeme emrinin tebliğ edildiğini, gönderilen ödeme emri ile borçlunun haberdar olamamasının mümkün olmadığını, zira----- Noterliği'nden keşide edilen ihtarnamenin iade olması sebebiyle TK 21'e göre tebligat yapıldığını ve davacı tarafından söz konusu ihtarnameye cevaben ihtarname keşide edildiğini, dolayısıyla davacının icra dosyasına itiraz yolunun engellendiği yönündeki iddialarının yerinde olmayıp sayın mahkemeyi yanıltma amacı taşıdığını,
usul ve yasaya uygun olarak yürütülen tüm bu işlemlere rağmen davacı tarafından söz konusu İcra takibine itiraz edilmediğini, --- Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ----- dosyası ile usul ve yasaya aykırı olarak düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, hâlihazırda bahse konu tespit raporunun taraflarına tebliğ edilmediğini beyanla; mahkemece resen gözetilecek nedenlerle davanın reddine, %20'den az olmamak üzere İcra inkâr tazminatı, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, taraflar arasında kurulan eser sözleşmesi kapsamında yapılan işler bakımından borçlu olunmadığının tespitine yönelik olarak açılan menfi tespit davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan mahallinde keşif yapılmak sureti ile bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
23.09.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; " Davalı şirket tarafından ilave işler olarak düzenlenen 3 faturada yer alan işlerin, teknik şartnamede detaylı olarak belirtildiği üzere zaten Asıl İşi Oluşturduğu, bu işlerin ilave yada sözleşme dışı işler olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,
Sözleşmenin, 10.6. maddesinde, “Yüklenicinin, yazılı bir tebliği olmaksızın Alt Yüklenici, projelerde herhangi bir değişiklik yaptığı taktirde sorumluluk kendisine ait olup bu gibi değişiklikler nedeniyle bir hak iddiasında bulunamaz.” hükmü gereği yapılacak ilave işler için davacı şirketin yazılı talebinin bulunması gerektiği, davacı şirket tarafından, davalı şirkete sözleşme dışı İlave iş yapılması için herhangi bir yazılı tebliğinin olmadığı, davacı yanın incelenen Ticari Defter Kayıtları itibarıyla, davalı şirketten 81.084,39 TL asıl alacaklı durumda bulunduğu,
davalı şirketin incelenen ve yukarıda listelen ticari defter kayıtları itibarıyla, davacı firmadan 404.558,83 TL asıl alacaklı durumda bulunduğu, taraflar arasında -- --binası 18. Katın kapalı alanının elektrik işleri kapsamında, 20.02.2019 tarihinde imzalan Elektrik İşleri Hizmet Sözleşmesi kapsamında belirlenen bedelin davalı şirkete ödendiği, davalı şirket tarafından ilave işler olarak belirtilen işler, zaten işin aslını oluşturduğu,
bu işlerin ilave yada sözleşme dışı işler olarak değerlendirilemeyeceğinden, davalı şirket tarafından talep edilen 404.558,83 TL bedelden davacı şirketin sorumlu olamayacağı, dolayısıyla aksine davalı şirketten alacaklı durumda olan davacı yanın menfi tespit taleplerinin yerinde olduğu," şeklinde rapor sunulmuştur.
01.03.2022 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; " Davalı şirket tarafından ilave işler olarak düzenlenen 3 faturada yer alan işlerin, teknik şartnamede detaylı olarak belirtildiği üzere zaten asıl işi oluşturduğu, bu işlerin ilave yada sözleşme dışı işler olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,
Sözleşmenin, 10.6. maddesinde, “Yüklenicinin, yazılı bir tebliği olmaksızın Alt Yüklenici, projelerde herhangi bir değişiklik yaptığı taktirde sorumluluk kendisine ait olup bu gibi değişiklikler nedeniyle bir hak iddiasında bulunamaz.” hükmü gereği yapılacak ilave işler için davacı şirketin yazılı talebinin bulunması gerektiği, davacı şirket tarafından, davalı şirkete sözleşme dışı İlave iş yapılması için herhangi bir yazılı tebliğinin olmadığı, davacı yanın incelenen Ticari Defter Kayıtları itibarıyla, davalı şirketten 81.084,39 TL asıl alacaklı durumda bulunduğu,
davalı şirketin incelenen ve yukarıda listelen ticari defter kayıtları itibarıyla, davacı firmadan 404.558,83 TL ---- binası 18. Katın kapalı alanının elektrik işleri kapsamında, 20.02.2019 tarihinde imzalan Elektrik İşleri Hizmet Sözleşmesi kapsamında, davalı şirket tarafından yapılmış işler toplamının KDV dahil 920.976,90 TL olacağı, dosyada mübrez dekont örnekleriyle de sabit olduğu üzere, davalıya ödenen toplam tutarın 1.005.000,00 TL olduğu, davacı şirketin, 1.005.000,00-920.976,90- 84.023,10 TL alacaklı olacağı," şeklinde rapor sunulmuştur.
Alınan bilirkişi raporuna tarafların itirazları doğrultusunda yeni bir heyetten bilirkişi raporu tanzimi istenilmiştir.13.03.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle;" Mali Yönden: Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı ve davalı şirketlere ait 2019-2020 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu,
tarafların ticari kayıtlarının incelenmesinde, 27.01.2020 icra takip tarihi itibariyle, davacı şirketin kendi defterlerinde 81.084,39 TL alacaklı gözükürken, davalı şirketin kendi defterlerinde 404.558,83 TL alacaklı gözüktüğü, ticari defterler arasında 485.643,22 TL (81.084,394-404.558,83) tutarında uyuşmazlığın bulunduğu,
davacı şirket defterlerinde kayıtlı olup, davalı şirket defterlerinde kayıtlı olmayan 31.05.2019 tarihli, 20.000,00 TL tutarlı ödeme kaydına ilişkin dekontun dava dosyasına sunulmuş olması nedeniyle, işbu. tutarın davalı şirketin ticari defterlerine işlenmesi gerekeceği, bu tutarın ticari defterlere incelenmesi sonucunda, davalı şirketin 27.01.2020 icra takip tarihi itibariyle kendi defterlerinde 384.558,83 TL tutarında alacaklı gözükeceği, davalı şirket defterlerinde davacıdan yapılan ödemelere ilişkin kayıtlı olan 985.000,00 TL'lik tutara 20.000,00 TL'nin de ilave edilmesi ile davacı şirket tarafından,
davalı şirket adına toplam 1.005.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, Teknik Yönden Değerlendirme Yapıldığında: 18.02.2019 tarihli Elektrik İşleri Sözleşmesi'nin Teknik Şartnamesi'nde belirtilen işlerin geçici kabulünün 22.04.2019 tarihine kadar yetiştirilmemesinde davalı tarafın kusurunun olmadığı, bu aşamada davacı tarafın, alt yüklenici davalıya geçici kabulün 22.04.2019 günü yapılamadığını belirtir herhangi bir ihtarname göndermediği,
davalı tarafın kusuru dışında gerçekleşen bu gecikmeden dolayı davalı tarafa sözleşmede belirtildiği şekilde herhangi bir gecikme şartı uygulanamayacağı, gerek keşif sırasında alınan notlar ve gerekse dosya içeriğine göre davalı tarafın, kendisinin belirlediği ve davacı tarafın da onayladığı iş programına göre çalıştığı, keşif sırasında 18. katın sahibi----- teknik sorumluları ile tespitler sırasında konuşulduğunda elektrik imalatları açısından herhangi bir sorunla karşılaşmadıklarını, elektrik odasında bulunan yangın alarm ve dağıtım panolarında, dolayısıyla bu panoların güç verdiği sistemlerde herhangi bir arızanın olmadığı,
internet hatlarının düzgün çalıştığı, aydınlatma armatür ve ışıklandırma seviyeleri açısından herhangi şikayetlerinin olmadığının görüldüğü, davacı taraf dosyaya sunduğu bilgilerde sözleşme kapsamında yapılan işlerin eksik ve ayıplı yapılarak zamanında teslimatın gerçekleştirilmediğinin, ancak davacı tarafın davalıya sözleşme bedelinin tamamını ödediğinin belirtildiğini, bu tür yapım işlerinde alt yüklenicinin parasının yapılan imalatlara göre belirlenerek ödendiği, yapılmayan eksik bırakılan imalatların parasının ödenmediği,
hatta sözleşme gereği sözleşmenin feshedilebileceği ve eksik bırakılan işler alt yüklenicinin namı hesabına ondan sonradan tahsil edilmek üzere başka bir firmaya yaptırılacağı; eğer işin büyük çoğunluğu yapılmış ise ve alt yüklenici kalan eksiklikleri kısa sürede yapacağını taahhüt etmiş ise, bu durumda 22.04.2019 tarihinde tespit edilen eksikliklerin belirtildiği geçici kabul tutanağının düzenleneceği ve işin bitip bitmediği 29.04.2019 tarihindeki kesin kabulünde tamamlanma seviyesine göre karar verileceği; eğer iş tamamlanmış ise kesin kabulde parasal alacak verecek durumları ortaya konularak borcun alacağın taraflarca belirleneceği;
dosyadaki bilgilere göre geçici kabul tarihi civarında davacı yüklenici tarafça bu şekilde yapılmış tespitlerin bulunduğu tutanakların olmadığı, alt yüklenicinin de işin bitmemesinden dolayı geçici kabul için davacıya “iş tamamlanmıştır, geçici kabulün yapılmasını talep ettiği" şeklinde bir yazı veremediğinin görüldüğü, davacı taraf, davalının eksik bıraktığı şantiye elektriğini ticarethane tarifesine çevrilmesi, eksik yapılan yangın sisteminin tamamlanması,
----- denilen bitiş projelerinin çizilerek iş sahibine verildiği ve bu işlerin masraflarının kendileri tarafından karşılandığı belirtilmiş ise de, dosyada bu işlerin davacı tarafından yapıldığını ve masraflarının kendileri tarafından karşılandığını kanıtlar bir keşif sırasında davalı tarafın söz konusu işyeri ile ilgili olarak temasını kesme görülmüş olup bu durumun davacı tarafın iddialarıyla uyuşmadığının görüldüğü, 910.000,00 TL+KDV sözleşme bedelinde aydınlatma armatürlerinin montaj bedelinin bulunduğu, armatürlerin satın alma maliyetlerinin bulunmadı;
davalı tarafın işin yapımı süresinde düzenlediği ilk altı adet fatura belli bir mantıkta birbirini takip eden işlere karşılık olan bedeller olup bu bedellerin içinde aydınlatma armatürlerinin olmadığı; bu tür işlerde aydınlatma armatürlerinin şantiye alanında en son takılacağı ve muhtemelen de alımlarının en son yapılacağı; davalı tarafın da buna uygun şekilde aydınlatma armatürlerini en son aldığı,
işletmede işin sahibinin vekili olan yüklenicinin onayı olmadan hiçbir armatür kullanılamayacağı, rapor içinde verilen toplamda dokuz adet fatura içeriklerinin yapım işleri sırasına uygun olarak düzenlendikleri, sözleşmeye göre davalı tarafın imalatını yapmadığı bir kalemi faturalandırmasının mümkün olmadığı, taraflar arasındaki anlaşmazlığın sözleşmede aydınlatma işlerinin ayrı bir kalem olarak belirtilmesi,
sözleşme bedeli içinde aydınlatma armatür bedellerinin olmaması ve davacı tarafın sözleşmenin 2. maddesinin 2.1. hükmünde "İşyerinde yapılacak olan tüm elektrik işleri ve aydınlatma işlerinin Alt Yüklenici tarafından işbu sözleşmede belirtilen tarihe kadar yapılacaktır.” şeklindeki hüküm gereği aydınlatma işlerinin tümünün sözleşme bedeline dahil olduğunu iddia etmesinden kaynaklandığı, neticede, teknik değerlendirme sonrasında, davalı şirketin sözleşme gereği edimlerini yerine getirdiği ve taraflar arasında imzalanan sözleşmede kararlaştırılmayan ilave armatür maliyetlerine katlanıldığı, davalının kusurunun bulunmadığı,
davalı şirket defterlerinde kayıtlı olup davacı şirket defterlerinde kayıtlı olmayan 3 adet toplam 440.841,03TL. tutarlı fatura bedellerinin davalı şirket tarafından talep edilebileceği tespit edilmiş olduğundan ----İcra Müdürlüğü'nün------sayılı dosyasıyla başlatılan takibe ilişkin her ne kadar 404.558,83TL. talep edilmişse de, davalı şirketin 384.558,83TL.lik kısmı yönünden alacağını talep edebileceği değerlendirilmiş olup bu sebeple huzurdaki davada davacı şirketin ----İcra Müdürlüğü'nün ----, sayılı dosyasına 20.000TL. lik tutar yönünden borcunun bulunmadığı,
taraflar arasında 18.02.2019 tarihinde adi yazılı şekilde "Elektrik İşleri Hizmet Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin, TBK m. 1 hükmünce "karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları ile" kurulduğu; işbu sözleşmede yer alan irade beyanları incelendiğinde sözleşmenin TBK m. 470 hükmünce "eser sözleşmesi” olduğu, buna göre davacının “işsahibi", davalının ise “yüklenici” sıfatını haiz olduğu,
davacı tarafından, taraflar arasında 18.02.2019 tarihinde kurulan “Elektrik İşleri Hizmet Sözleşmesi” gereğince yüklenici sıfatını haiz davalının, eser imalatını eksik yaptığının, sözleşmede belirtildiği gibi tamamlamadığının ve teslimatı da gerçekleştirmediğinin, buna rağmen davalıya bedelin eksiksiz ödendiğinin iddia edildiği,
davacı işsahibinin, TBK m. 97 hükmü gereğince davalı yükleniciye karşı borçlu olmadığına yönelik irade beyanı değerlendirildiğinde “ödemezlik def'ine” ilişkin olarak “İfada sıra" kenar başlıklı TBK m. 97 hükmü gereğince davacı işsahibinin, eser sözleşmesi gereğince ivaz (karşı edim) olarak eser bedelini ödeme borcunu ifa etmek zorunda olduğunu kabul edebilmek için öncelikle iki tarafa borç yükleyen işbu eser sözleşmesi gereğince karşı tarafın borcunun ifasını talep eden yüklenici davalının,
“kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması” gerektiği: ancak yukarıdaki teknik incelemede davalı yüklenicinin eser sözleşmesi gereğince üstlendiği eser imalatına ilişkin edimini yerine getirdiği ve fakat (ayrıntısı diğer kısımlarda açıklandığı üzere) davacı Şirketin ----İcra Müdürlüğü'nün ----, sayılı icra dosyasına 20.000TL. tutar yönünden borcunun bulunmadığı kanaatine varılmış olup bu yönüyle TBK m. 470 ve m. 97 hükmünce davacının, davalıya 20.000TL"lik bedel ödeme borcu altında olmadığı kanaatine varıldığı;
" şeklinde rapor sunulmuştur.Tarafların itirazları üzerine alınan 17.09.2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle;" Davacının yaptığı itirazların gerçeği yansıtmadığı kanaatine varıldığı, davacı vekilinin itirazları üzerinde sehven yapılmış bir hatayı düzeltmek için dosya kapsamı tekrar okunmuştur.
Yapılan inceleme neticesinde kök raporda tespiti yapılan teknik hususların geçerli olduğu, Hukuki olarak yeni bir değerlendirme yapmaya gerek olmadığı, mali olarak davacı şirketin ---- İcra Müdürlüğü’nün -----sayılı icra dosyasına 20.000TL.’lik tutar yönünden borcunun bulunmadığı kanaatine varılmış olup bu yönüyle TBK m. 470 ve m. 97 hükmünce davacının, davalıya 20.000TL.lik bedel ödeme borcu altında olmadığı kanaatine varıldığı;" şeklinde rapor sunulmuştur.Tarafların itirazları ve alınan iki kök rapor arasında çelişkinin giderilmesi için yeni bir bilirkişi heyetinden rapor tanzimi istenilmiştir.
24.06.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle " Davalı şirket tarafından ilave işler olarak düzenlenen 3 faturada yer alan işlerin, teknik şartnamede detaylı olarak belirtildiği üzere zaten asıl işi oluşturduğu, bu işlerin deşme dışı işler olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,
sözleşmenin, 10.6. maddesinde, "Yüklenicinin, yazılı bir tebliği olmaksızın Alt Yüklenici, projelerde şirketin yazılı bir talebi olmaksızın herhangi bir değişiklik yaptığı taktirde sorumluluk kendisine ait olup bu gibi değişiklikler nedeniyle bir hak iddiasında bulunamaz." hükmü gereği yapılacak ilave işler için davacının bulunması gerektiği, davacı şirket tarafından, davalı şirkete tebliğ olmadığı, işin keşif bedelinin 910.000,00 TL + KDV olduğu, 13.03.2020 tarihli ----.Sulh Hukuk Mahkemesinin ----- dosyasındaki tespit raporunda davalının aykırı, ayıplı, eksik ve kusurlu imalatlarının toplam bedelinin 129.511,13 TL + KDV tespit edildiği,
dolayısıyle davalının yaptığı işler toplamının 910.000,00 TL - 129.511,13 TL =780.488,87+KDV olduğu. takip konusu 3 faturanın sözleşmeye dahil asıl işlere ilişkin olup olmadığı davalının iddia ettiği şekilde ek işler için düzenlenmediği ve ek işlerin yapılmadığı, Mali incelemelerde davacının, davalıya 1.005.000,00 TL ödediği, davalı şirket tarafından ilave işler olarak belirtilen işlerin zaten asıl işleri oluşturduğu,
bu işlerin ilave yada sözleşme dışı işler olarak değerlendirilemeyeceğinden, davalı şirket tarafından talep edilen ----İcra Müdürlüğü'nün -----Sayılı dosyadaki 404.558.83 TL bedelden davacı sirketin borçlu olmadığı" şeklinde rapor sunulmuştur.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı tarafından icra takibine konu edilen faturalarda yer alan işlerin sözleşmeye konu asıl iş olup olmadığı, davalı tarafından davacı için ek iş yapıp yapmadığı, ek iş yapılmış ise bedeli noktalarında toplanmaktadır.Kural olarak, eserin sözleşmeye uygun olarak tamamlanıp teslim edildiğini ispat yükü yüklenicidedir.
TMK.'nın 6. maddesinde düzenlenmiş olan genel ispat şuralından çıkarılan bu sonuç, Yargıtay -----. Hukuk Dairesi'nin bir çok kararında "kural olarak eser sözleşmelerinde eserin teslimini, sözleşmeye ve tekniğine uygun olup olmadığını kanıtlamak yükleniciye aittir." şeklinde ifade edilmiştir.Teslim edilen eserin ayıplı ve/veya eksik olduğunu ve bedelin ödendiğini ispat yükü ise iş sahibine aittir. İçtihatlarda, Yargıtay’ın da bu doğrultuda tutum sergilediği görülmektedir.
“Eser sözleşmesine dayalı ilişkilerde eserin teslim edildiğini ispatlama yükümlülüğü yüklenicide, eserin ayıplı olduğu iddiası ve bedelin ödendiğini ispatlama yükümlülüğü ise iş sahibindedir.” (bkz.Yargıtay -----.Hukuk Dairesi'nin 30.05.2013 tarih, ----- Karar sayılı kararı).Davacı tarafından varlığı inkâr edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (-----).
Menfi tespit davası 2004 sayılı İİK'nın 72. maddesinde düzenlenmiş olup bu davadaki amaç, bir hukukî ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.Bu aşamada, menfi tespit (borçsuzluğun tespiti) konulu eldeki davada ispat yükünün özellikleri üzerinde de durulmalıdır.
Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı TMK m. 6).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.
Diğer bir değişle, alacaklı olduğunu iddia eden kişi borcunun dayandığı hukuki sebebi ve onun geçerli olduğunu ispat etmek zorundadır. Ancak alacaklı kambiyo senedi olan çeke dayalı alacağını talep ettiğinde ispat soyutluğu karinesi nedeniyle sebep göstermek zorunda değildir. Alacağını çekleri sunarak iddiasını ispatlamış kabul edilmektedir. Artık borcunun olmadığını ispatlamak zorunda olan borçludur. İspat yükü borçluya geçmiştir.
Somut olayda davacıdan alacaklı olduğunu ispat yükü davalı yüklenici- alacaklı üzerindedir. Mahkememizce mahallinde keşif yapılara ve sonraki aşamalarda da bilirkişi heyetlerine yerinde inceleme yetkisi verilerek taraf itirazları sebebi ile üç farklı heyetten rapor alınmıştır.
23/09/2021 tarihli kök bilirkişi raporu ve ek raporlarında icra takibine konu faturalardaki işlerin sözleşmeye konu asıl işin konusunu oluşturduğu, ek iş olarak kabul edilemeyeceği, davacının icra takibine konu borçtan sorumlu olmayacağı tespit edilmiştir. 13/03/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda da uyuşmazlığın aydınlatma armatür bedellerinden kaynaklandığı, davalının bu bedeli talep edebileceği değerlendirilmiştir.
Mahkememizce alınan iki raporun birbiri ile çelişkili olması ve hüküm kurmaya elverişli olmaması sebebiyle çelişkinin giderilmesi için yeni bir heyetten rapor alınmıştır. Alınan yeni raporda takibe konu üç faturanın asıl işlere ilişkin olduğu, ilave iş için düzenlenmediği, ilave iş yapılmadığı belirlenmiştir.
Hal böyle olunca takibe konu faturalarda yer alan işlerin taraflar arasındaki eser sözleşmesinin asıl konusu içerisinde kaldığı, asıl iş dışında ek iş yapıldığı hususunun ispat yükü üzerinde olan davalı alacaklı tarafından ispat edilemediği, davacının takibe konu faturalar sebebiyle davalıya borçlu olmadığı kanaati ile davacının menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmiştir.
İİK. 72/5 maddesine göre. “Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir.
Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir.” hükmünü içermektedir.Madde metninden de açıkça anlaşıldığı üzere menfi tespit davası açmak zorunda bırakılan borçlunun tazminat talep edebilmesi için gerekli koşullar; bu yönde bir talep olması, borçluya karşı icra takibi yapılmış bulunması ile takibin haksız ve kötü niyetli olmasıdır.Davalının takipte kötü niyetli olduğunu ispat yükü; davacının (borçlunun) üzerindedir.
Davacı tarafından davalının kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden davacının kötüniyet tazminatı talebi reddedilmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/431, K. 2024/635, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama