KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/467
- Karar No
- 2023/105
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2023
Karar Metni
2.796 kelime·14 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2020/467 Esas
KARAR NO : 2023/105
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/04/2020
KARAR TARİHİ : 24/02/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı Şirketin, ------ Sayılı dosyası ile açılan davaya itiraz ettiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, taraflar arasında ticari ilişkiden kaynaklı olarak kesilen faturalar ödenmemiş ve söz konusu faturaların icra takibine konu edilmiş olduklarını, davadaki taleplerinin 29.296,58 TL asıl alacak olup, ayrıca alacak taraflar arasındaki cari hesap ekstresine ilişkin olup borçlu tarafın temerrüde düşürüldüğünü, , icra takibi süresinde ve hukuka uygun yapılmış olup, Alacağın Mal satımından kaynaklanan Faturalara dayalı ----- Alacağı olduğunu,
bir eser sözleşmesi olmayıp alacağın likit ve taraflarca bilinebilir bir alacak olduğunu tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı yan kendisine usulüne uygun yapılan tebliğe rağmen davacının dava dilekçesine cevap vermemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle,----- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad.
67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır.
İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir.
Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, ------- esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Mali Müşavir Bilirkişi ------ tarafından mahkememize sunulan kök raporda özetle.
Tarafların Tacir olduğu ve aralarında yazılı bir Sözleşmeye dayalı olmaksızın sürdürülen karşılıklı Mal Alım/Satımına dayalı Ticari İlişki bulunduğu davalı Şirketin TL olarak düzenlenen Faturalar ve TL Faturalara ilişkin olarak Davacı Şirkete yapmış bulunduğu TL cinsinden ödemeleri, dayanak belgeleriyle uyum içinde ------ Nolu TL Hesabında kayıt ve takip ettiği, bu kayıtlar sonucunda Davalı Şirketin Davacı Şirkete 31.12.2018 Tarihinde 36.527,75 TL BORÇLU durumda bulunduğu ve bu borcun değişikliğe uğramadan 2019 ve 2020 Yılına devir edildiği tespit edildiği,
davalı Şirketin, Davacı Şirketçe USD cinsinden düzenlenmiş Faturalara ilişkin olarak Davacı Şirkete yapmış bulunduğu USD cinsinden Çek ve Senet Ödemelerini, dayanak belgeleriyle Uyum içinde------ Nolu USD Hesabında kayıt ve takip ettiği, Davalı Şirketin Davacı Şirketten 44.358,70 USD ALACAKLI durumda bulunduğu ve bu alacağın değişikliğe uğramadan 2019 ve 2020 yıllarına devir edildiği Talimat yoluyla dosyaya kazandırılan Bilirkişi Raporu ve ekinde yer alan Hesap Ekstreleri incelendiğinde, Davacı Şirketin Davalı Şirketle Hem TL hem de USD bazında gerçekleşmiş tüm ticari işlemlerini-------Nolu Tek bir hesap kodu altında kayıt ve takip ettiği,
2018 Yılı sonu itibarıyla Davalı Şirketten 29.379,59 TL Alacaklı durumda bulunduğu, Davacı Şirketin Ticari Defterlerinde yer alan, ancak Davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı bulunmayan 20.11.2018 Kayıt Tarihli, “31.01.2019 Vad. -------Nolu, Nolu, 25.000 USD Tutarlı Çek” içerikli 126.487,50 TL kayıt ile nasıl hesaplandığı belirsiz olan, bir diğer ifadeyle dayanağı bulunmayan 31.12.2018 Tarihli, 78.153,57 TL Kur Farkı Gelirleri açıklamalı kayıt farklılıklarının bulunduğu,
tarafların diğer kayıtların ise birbirlerini teyit etmekte oldukları, Davalı Şirketin Ticari Defter ve kayıtları ile klasör içeriğinde sunulan dayanak belgelerin birbirlerini teyit ettiği, Davacının TL Cinsinden düzenlenen Faturalarının ve buna mukabil Davalı Şirketin TL cinsinden yapmış olduğu ödemelerin TL cinsinden tutulan hesapla uyum içinde oldukları ve sonucuna itibar edilebileceği, buna göre Davacı Şirketin Davalı Şirketten 36.527,75 TL ASIL ALACAKLI durumda bulunduğu,
Davacının USD Cinsinden düzenlenen Faturalarının ve buna mukabil Davalı Şirketin USD cinsinden yapmış olduğu ödemelerin USD cinsinden tutulan hesapla uyum içinde oldukları ve sonucuna itibar edilebileceği, buna göre Davacı Şirketin Davalı Şirkete 44.358,70 USD Borçlu durumda bulunduğu, eğer bir kur farkı alacağından bahsedilecekse bunun artan USD/TL kur değerleri karşısında USD Alacaklısı durumunda olan Davalı Lehine bir kur farkı olabileceği, Davacı Şirketin kayıtlarında yer alan, ancak davalı şirket kayıtlarında yer almayan “31.01.2019 Vad. ------Nolu, Nolu, 25.000 USD Tutarlı Çek” Davalı Şirkete İade edilmiş olsa bile,
Davalı Şirketin davacı Şirketten USD Bazlı hesapta (44.358.70 USD- 25.000,00 USD-)19.358,70 USD Alacaklı durumda olacağı, Takip Tarihi olan 31.01.2020 Tarihli ------ USD Efektif Satış Kuru olan 5.9913 TL üzerinden. 19.358,70 USD Bakiye 5.9913 Kur ile değerlendirildiğinde. TL Karşılığı (19.358,70 USD X 5,9913 TL<) 115.983,78 TL olup, bu USD alacağın TL karşılığından, TL Hesap Bakiye Borcu olan 36.527,75 TL mahsup edildiğinde.
Davalı Şirketin Davacı Şirketten, Davacı Şirketçe aleyhine başlatılmış 31.01.2020 Takip Tarihinde. (115.983,78 TL - 36.527,75 TL<) 79.456,03 TL ASIL Alacaklı durumda olacağı, Davalı Şirketçe Bilirkişi İncelemesinde belirtildiği üzere, Mutabakatsızlık kalemlerinden olan 25.000.-USD tutarlı -----Kayıt Nolu çekin, Keşidecisinin Dava Dışı------ Muhatabının------ Nolu CİRO Çekin kendilerine iade edilmediği, dolayısıyla İade kaydının yapılmadığı,
söz konusu çekin akıbetinin taraflarınca bilinmediği beyan edilmiş olup, Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, bu çekin davalı şirkete iade edilmemiş olduğu yönündeki davalı şirket iddiasının aksi ispat yükü üzerinde olan davacı şirketçe ispatlanamadığı durumda ise, Davalı Şirketin Kayıtlarında Mevcut 44.358,70 USD Alacak Bakiyesi 5.9913 Kur ile değerlendirildiğinde.
TL karşılığı (44.358,70 USD X 5,9913 TL-) 265.766,28 TL olup, bu USD alacağın TL karşılığından, TL Hesap Bakiye Borcu olan 36.527,75 TL mahsup edildiğinde. Davalı Şirketin Davacı Şirketten, Davacı Şirketçe aleyhine başlatılmış 31.01.2020 Takip Tarihinde.
(265.766,28 TL - 36.527,75 T<) 229.238,53 TL ASIL Alacaklı durumda olacağı, Terditli olarak yapılan her iki hesaplamada da Davacı Şirketçe Davalı Şirket aleyhine başlatılmış olan Takipte, Takip tarihi itibarıyla Davalı Şirketin Davacı Şirketten Alacaklı olduğu tespit edilmekle, Davalı Şirketin Davanın dayandığı takibe yapılmış olan itirazında bir isabetsizlik bulunmadığı bilirkişi tarafından sunulan ek rapor da özetle.
Davacı uhdesinde bulunduğu ve karşılıksız oldukları beyan edilen 30.09.2018 Vadeli, 20.000.-USD ve 31.01.2019 Vadeli, 25.000.-USD Tutarlı Çeklerin, tahsilinde tekerrür etmemek kaydıyla Davalı Şirkete iadesi halinde Davalı Şirket kayıtlarında mevcut 46.358,70 USD Davalı Şirket Alacağının 1.358,70 USD” ye ineceği, Buna mukabil TL Hesaplarında Davalı Şirketin Davacı Şirkete 36.527,75 TL Borçlu durumda bulunduğu,
31.01.2020 Takip Tarihi itibarıyla, 1 USD-5.9913 TL olduğu dikkate alındığında, Davalı Şirketin 1.358,70 USD olan Alacağının TL Karşılığının 8.140,38 TL olacağı, bu alacağın 36.527,75 TL olan TL Borcundan mahsup edilmesi sonrasında Davalı Şirketin Davacı Şirkete Takip tarihi itibarıyla.
(36.527,75 TL- 8.140,38 TL-) 28.387,37 TL Borçlu durumda olacağı, Davalı Şirketin Ticari Defter Kayıtlarının hem USD hem TL olarak ayrı ayrı kayıt altına alındığı dikkate alındığında 45.000 USD Toplam Tutarlı 2 Adet Karşılıksız Çekin düşümünün dikkate alınmamış olması dışında kalan kayıtlarına itibar edilebileceği, Davacı Şirketin Davalı Şirketten Takip tarihi itibarıyla Talep edebileceği ASIL Alacağının 28.387,37 TL olabileceği hususlarını beyan ve rapor etmiştir.Mali Müşavir Bilirkişi ------- tarafından mahkememize sunulan raporda özetle;
tarafların ------ bildirimlerinin birebir uyumlu olduğu Talimat Sayılı dosyasına sunulan 01.03.2021 tarihli bilirkişi raporu ile davacı şirketin 2018 ve 2019 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi defterlerinde 29.296,58 TL alacaklı gözüktüğü Davalı şirketin ticari defterleri dosya kapsamında mevcut Mali Müşavir Bilirkişi-------14.12.2021 tarihli bilirkişi raporu ile incelenmiş olup, davalı şirketin 2018 ve 2019 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu,-------Nolu TL hesabında 36.527,75 TL borçlu,
------ Nolu USD hesabında ise 46.358,70 USD alacaklı gözüktüğünün tespit edildiği, tarafların ticari defterlerinin karşılaştırılmasında, 31.01.2020 icra takip tarihi itibariyle davacı şirketin kendi defterlerinde 29.296,58 TL alacaklı gözükürken, davalı şirketin kendi defterlerinde ------Nolu TL hesabında 36.527,75 TL borçlu, ------Nolu USD hesabında ise 46.358,70 USD alacaklı gözüktüğü, görüldüğü üzere, tarafların ticari defterleri birbiriyle uyumlu olmadığı Tarafların ticari defterlerindeki uyuşmazlıkların;
« Davacı şirket defterlerinde kayıtlı olup, davalı şirket defterlerinde kayıtlı olmayan 31.12.2018 tarihli 78.153,57 TL tutarlı Kur Farkı Gelirleri açıklamalı kayıt ile « Davalı şirket tarafından davacı şirkete teslim edilen;------ Numaralı 30.09.2018 vadeli 20.000,00 USD bedelli çek ile ------- Numaralı 31.01.2019 vadeli 25.000,00 USD bedelli çekin vadelerinde ödemelerinin yapılmaması nedeniyle TL alındığı tarih itibariyle deftere kaydedilen TL karşılıklarının davalı şirket tarafından kaydedilmemesinden kaynaklandığı davalı şirket tarafından davacı şirkete teslim edilen ----- Numaralı 30.09.2018 vadeli 20.000,00 USD bedelli çek ile -------
Numaralı 31.01.2019 vadeli 25.000,00 USD bedelli çekin vadelerinde ödemelerinin yapılmamış olduğunun, dosyaya sunulan banka yazı cevapları ile tespit edildiği, bu hususa tarafların da bir itirazının olmadığı, davalı şirket vekilinin itirazının, çeklerin kendilerine teslim edilmemesi nedeniyle mahsup işleminin yapılmadığı yönünde olduğu,
ödenmiş çeklerin hesaplamada ödeme olarak dikkate alınmaması gerektiği, davalı vekilinin itirazına ilişkin hukuki değerlendirme mahkememize ait olmak üzere çeklerin vadelerinde ödemelerinin yapılmadığı sabit olduğundan davalı şirkete ait USD hesap hareketlerinde alacaklı gi ü 46.358,70 USD'lik tutardan, işbu iki adet toplam 45.000,00 USD tutarlı çek tutarlarının düşümünün yapılması gerektiğine karar verilmesi halinde, davalı şirketin USD hesabında 1.358,70 USD alacağının bulunacağı Davacı şirketin borç olarak kaydettiği,
ancak davalı şirket defterlerinde kayıtlı olmayan 31.12.2018 tarihli 78.153,57 TL tutarlı Kur Farkı Gelirleri açıklamalı kaydın hesaplama detayının dosya kapsamında mevcut olmaması, davalı şirketin ticari defter kayıtlarında, davacıdan almış olduğu mallara ilişkin TL faturaları ve TL faturalara karşılık yaptığı TL ödemeleri ------ no.lu TL hesabında, USD faturaları ve USD faturalara karşılık yaptığı USD ödemelerini de--------- no.lu USD hesabında ayrı ayrı takip edilmesi sebebiyle, karşılıksız çıkan 45.000 USD tutarlı iki adet çek dışındaki diğer tutarlar yönünden,
davalı şirket kayıtlarına itibar edildiği karşılıksız çıkan 45.000 USD tutarlı çeklerin düşümü yapıldığında, davalı şirketin USD hesabında 1.358,70 USD alacaklı, TL hesabında ise 36.527,75 TL borçlu durumda olduğu, 31.01.2020 icra takip tarihi itibarıyla, | USD-5.9913 TL olduğu dikkate alınarak,
davalı şirketin USD hesabında alacaklı gözüktüğü 1.358,70 USD'nin TL karşılığının 8.140,38 TL olacağı, işbu alacağın da 36.527,75 TL olan TL borcundan di yapıldığında, davalı şirketin icra takip tarihi itibariyle davacı şirkete 28.387,37 TL (36.527,75 TL- 8.140,38 TL) borçlu duruma geçeceği tespit edilmiş olup, dosya kapsamında mevcut SMMM Bilirkişi-------tarafından düzenlenen 12.05.2022 tarihli bilirkişi ek raporuna iştirak edildiği,
davacı şirketin ticari defterleri talimat ile davalı şirketin ticari defterleri ise işbu dosya kapsamında incelenmiş olup, her iki şirketin de ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunun tespit edildiği Hizmet İfasının İspatı ve Davacı Alacağı Yönünden: Taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalar içeriği malların davalı şirkete teslim edildiğinin dosya kapsamına ve ticari defterlere göre ihtilafsız olduğu, ihtilafın davalı şirket tarafından yapılan ödemeler doğrultusunda davacının alacağının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkin olduğu,
davalı şirket tarafından davacı şirkete teslim edilen, vadelerinde ödemeleri davalı şirket tarafından yapılmayan, ancak halen davacı şirketin uhdesinde bulunan -----Numaralı 30.09.2018 vadeli 20.000,00 USD bedelli çek ile-------Numaralı 31.01.2019 vadeli 25.000,00 USD bedelli çeklerin davalı şirkete ait ticari defterlerden düşümünün yapılması gerektiğinden, 31.01.2020 icra takip tarihi itibariyle, davacı şirketin 28.387,37 TL tutar yönünden alacak talebinde bulunabileceği, Davacı/alacaklının takip öncesinde davalı şirketi temerrüde düşürdüğüne ilişkin ihtarname, ya muaceliyetin tebliğ şerhine havi eşdeğer belge bulunmadığından,
takip öncesi faiz talebinin yerinde olmadığı, hususlarını beyan ve rapor etmiştir.Talimat Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda özetle.
Davacı firma ------ 2018 döneminde davalı firma ------ile ticari ilişkisinin bulunduğu ilgili dönemde davalı firmaya yukarıda tabloda açıklandığı üzere mal satış faturaları kestiği karşılığında çek senet ve banka havale ödemeleri ile ödeme yaptığı, Davacı tarafın 2018 dönemini muavin ve yevmiye defteri incelemesinde 29.379,59 TL alacak bakiyesi ile kapattığı.
Ayrıca 2019 yılı yasal defterleri açılış kayıtlarını aynı bakiye ile yaptığı, 2019 yılında 83,01 TL kur farkı gideri düşerek 2019 yılını 29.296,58 TL alacak bakiyesi ile kapattığı davacı taraf resmi defter kayıtlarında tespit edildiği hususlarını beyan ve rapor etmiştir 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/3.
Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde).
Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü düzenlenmiştir.Bilirkişi tarafından davacı ve davalı tarafın ticari defterleri incelenmiş, her iki tarafın ticari defterlerinde uyuşmazlık konusu olan faturanın kayıtlı olduğunun tespit edildiği, vergi dairesi yazı cevaplarının incelenmesinde tarafların ------ formlarının uyumlu olduğu,
davalının ilgili faturayı------ formu ile vergi dairesine bildirdiği görülmüştür.Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, davacının faturaya konu hizmeti davalıya sunduğunun, bizzat davalı tarafından vergi dairesine sunulan Ba formları ile sabit olduğu, davalının faturaya konu malı teslim aldığına ilişkin olarak davacı tarafından düzenlenen faturayı kayıtlarına işleyerek ilgili vergi dairesine bildirdiği, davalının başka ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturaların vergi dairesine bildirdiğini kanıtlayamadığı,
fatura ve davalı tarafından vergi dairesine yapılan bildirim ve her iki tarafın ticari defter kayıtları dikkate alındığında faturaya konu malın davalıya teslim edildiği kabul edilmiştir . ------Sayılı Kararları da aynı doğrultudadır.
Taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalar içeriği malların davalı şirkete teslim edildiğinin dosya kapsamına ve ticari defterlere göre ihtilafsız olduğu, uyuşmazlığın davalı şirket tarafından yapılan ödemeler doğrultusunda davacının alacağının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkin olduğu,
davalı şirket tarafından davacı şirkete teslim edilen ve vadelerinde ödemeleri davalı şirket tarafından yapılmayan, -----Numaralı 30.09.2018 vadeli 20.000,00 USD bedelli çek ile -------Numaralı 31.01.2019 vadeli 25.000,00 USD bedelli çeklerin davalı şirkete ait ticari defterlerden düşümünün yapılması gerektiği bilirkişi tarafından tespit edilmekle usul ve yasaya uygun bilirkişi raporundaki tespitler yukarıda izah edilen nedenlerle hükme esas alınmakla davalı tarafça davacıya malların teslimi karşılığında vadesinde ödenmesi üzerine teslim edilen çeklerin davacı tarafça tahsil edilemediği anlaşılmakla icra takip tarihi itibariyle takip
tarihindeki kur tutarı dikkate alınarak davacı şirketin davalıdan 28.387,37 TL tutar yönünden alacağın varlığına kanaat getirerek davanın kabulü yolunda hüküm tesis edilmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir.
İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir.
Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/467, K. 2023/105, 24 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama