KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/878
- Karar No
- 2023/894
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2023
Karar Metni
1.442 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/878
KARAR NO : 2023/894
DAVA
Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 24/07/2019
KARAR TARİHİ : 15/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket tarafından kasko poliçesi ve sigortaların ---- plaka sayılı araca davalıların işleteni sürücüsü ve sigortacısı bulunduğu, ------ plaka sayılı aracın 14/2/2018 tarihinde çarptığını, kazanın meydana gelmesinde ----- plaka sayılı araç sürücüsü davalı ----- tam kusurlu olduğunu, kasko sigortalı araçta meydana gelen zarar tutarı olan 11.159,00 TL'nin 3/5/2018 tarihinde hak sahibine ödendiğini ileri sürerek 11.159,00 TL 'nin 3/5/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili ----- cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket nezdinde sigortalı olan aracın sürücüsü tramer kayıtları ile sabit olduğu üzere kusursuz olduğunu, müvekkil şirketin de söz konusu kazaya ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, kazanın meydana geliş şekli ile araçtaki hasarın uyumlu olup olmadığı, hasarlı parçaların rayiç bedellerinin hangi verilere göre belirlendiği, hasar bedelinin fahiş olup olmadığının denetime elverişli şekilde tespiti gerektiğini, asla kabul anlamına gelmemek üzere müvekkil şirket ancak ve ancak sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limitleri ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
Davalı vekili -----cevap dilekçesinde özetle; Dava açılmadan önce yapılmış olan arabuluculuk görüşmesi için belirlenen toplantı günü müvekkil şirket usulüne uygun bir şekilde bildirilmediğini, davet mektubunun tebliğ edildiği günden sonraki güne verilmiş olan toplantı gününe müvekkil şirket temsilcilerinin katılması mümkün olmadığını, dava hukuki niteliği itibariyle TTK ve KTK kapsamında kaldığını, zamanaşımı konusunda ise KTK hükümleri uygulanması gerektiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkile ait aracın sürücüsünün, kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, Tazminat (Rücuen Tazminat) davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.----Tarafından Mahkememize Sunulan kök ve ek Raporda Özetle.
Sürücü -----idaresindeki araç ile meskun mahal içi yolda seyir halinde iken, yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, olay mahalli kavşağa girmeden önce yolu yeterli ve gerekli şekilde kontrol etmesi, solundan yanaşan ilk geçiş hakkına sahip araçların varlığı halinde bu araçlar geçişlerini tamamladıktan sonra kontrollü bir şekilde kavşağa girmesi gerekirken, bu hususlara riayet etmeyerek, solundan yanaşan ilk geçiş hakkına sahip araca rağmen kontrolsüzce kavşağa girmesi sonucu meydana gelen olayda, asli derecede , %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu,
sürücü ------idaresindeki araç il seyir halinde iken, yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, olay mahalli kavşağa yaklaşırken aracının hızını her an tedbir alabileceği seviyeye düşürmesi, sağından kavşağa hareketlenen aracı gördüğünde etkin fren tedbirine başvurması gerekirken, bu hususlara riayet etmeyerek, meydana gelen olayda, tali derecede %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu hususlarını beyan ve rapor etmiştir
Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; Davacı şirkete kasko sigortalı, ----- plakalı otomobilin dava dışı sürücüsü------ meydana gelen kazada %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu Davalı ----maliki olduğu, davalı ----ZMSS ile poliçeli, ----- plakalı kamyonun davalı sürücüsü ------- meydana gelen kazada %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu Davacı şirkete kasko sigortalı -----plakalı, ----model,-----marka,---- -tip, 192.617 Km de, ---- renkli otomobilde meyanda gelen kazada toplam hasar miktarı KDV dahil 11.159,49 TL olduğu davacı şirketin araç sürücüsünün %75 kusuruna karşılık talep edebileceği hasar miktarı 0,25 x 11.159,4: 2.789,87 TL (İkibinyediyüzseksendokuz Türk Lirası Seksenyedi Kuruş) olduğu hususlarını beyan ve rapor etmiştir.
Somut olayda davacı sigorta şirketi sigortalısına ödediği tazminatın rücu için dava açılmıştır.2918 sayılı KTK'nun 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmü yer almaktadır.
Davalı araç maliki vekili tarafından zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de söz konusu kaza tarihi itibariyle zamanaşımının dolmadığı tespiti ile zamanaşımı definin reddi gerekmiştir.TTK m. 1472’de düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir.
Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder.
Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir.
Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve ----- sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir.
17.01.1972 t. ve ----- sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise, o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanununun 44 üncü maddesine (TBK m. 52) de dayanabileceği;
tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır.Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür.
Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir (Yargıtay ----- HD'nin 23.09.2019 t. -----.sayılı kararı).Uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141);
toplanan/sunulan deliller, bilirkişi raporu, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafa sigortalı dava dışı araç sürücüsü ----- idaresindeki araç ile meskun mahal içi yolda seyir halinde iken, yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, olay mahalli kavşağa girmeden önce yolu yeterli ve gerekli şekilde kontrol etmesi,
solundan yanaşan ilk geçiş hakkına sahip araçların varlığı halinde bu araçlar geçişlerini tamamladıktan sonra kontrollü bir şekilde kavşağa girmesi gerekirken, özen yükümlülüğü ihlali ile soldan yanaşan ve ilk geçiş hakkına sahip araca rağmen kontrolsüzce kavşağa girmesi sonucu meydana gelen olayda, asli derecede , %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, sürücü davalı ------ idaresindeki araç ile seyir halinde iken, yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, olay mahalli kavşağa yaklaşırken aracının hızını her an tedbir alabileceği seviyeye düşürmesi,
sağından kavşağa hareketlenen aracı gördüğünde etkin fren tedbirine başvurması gerekirken, bu hususlara riayet etmeyerek, meydana gelen olayda, tali derecede %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu ve ----- plakalı otomobilin dava dışı sürücüsü-----meydana gelen kazada %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu Davalı -----maliki olduğu,
davalı ------ZMSS ile poliçeli, ----- plakalı kamyonun davalı sürücüsü ------ meydana gelen kazada %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu anlaşılmakla davacı şirkete kasko sigortalı ----- plakalı otomobilde meyanda gelen kazada toplam hasar miktarı KDV dahil 11.159,49 TL olduğu tespiti ile davalı tarafın kusur durumu olarak tespit edilen %25 oranında talep edebileceği hasar miktarı 2.789,87 TL olarak tespit edilmekle usul ve yasaya uygun kusur ve hasar tespit raporu mahkememizce de uygun görülmekle hükme esas alınmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Kabulüne karar verilen miktarlara ödeme tarihlerinden itibaren faiz işletilmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/878, K. 2023/894, 15 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama