KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/729
- Karar No
- 2024/585
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2024
Karar Metni
2.922 kelime·15 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2021/729 Esas
KARAR NO: 2024/585
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/11/2021
KARAR TARİHİ: 12/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Taraflar arasında 07/12/2017 tarihinde imzalanan ahşap işleri sözleşmesi uyarınca 01/06/2018 tarihinde işe başlanacağının, 15/08/2018 tarihinde iş bitirileceğinin kararlaştırıldığını, 700.000,00 TL karşılığında ------ numaralı bağımsız bölümün kabul edileceğinde ve kalan tutarın iş bitiminden sonra uygun vadeli ödemelerle tahsis edileceğinde tarafların mutabık kaldığını, davalı tarafın tüm ihtarlara rağmen edimini yerine getirmediğini bunun üzerine--------sayılı dosyası üzerinden ilamsız takibe geçildiğini,
davalı borçluların mal kaçırma riski ve müvekkilinin alacağına ulaşma imkanının tehlikeye düşme olasılığı bulunduğundan borçlu davalıların taşınır, taşınmaz malvarlıkları ile üçüncü kişilerde bulunan hak ve alacakları üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle.
Taraflar arasında --------- imzalandığını, davacı taraf edimlerini sözleşme şartları kapsamında gereği gibi yerine getirmediğini, sözleşmenin ödeme şartları kısmında da açıkça yazdığı üzere ödemenin 700.000,00 TL'lik kısmı ----üzerindeki yapılmış olunan binanın -------- dairesinin barter (İş karşılığı olarak) olarak verilmesi kararlaştırıldığını, Sözleşme bir eser sözleşmesi olmakla davacı yanın bir ------- olması gerçekliği de dikkate alındığında taraflar arasındaki münakit sözleşmenin ilgili hükmü kapsamında ödemenin daire olarak yapılacağı konusunda bir uyuşmazlık bulunmadığını,
davacı şirket sözleşmedeki edimlerini zamanında yerine getirmemiştir.
Müvekkil bu geç ve eksik teslimden kaynaklı zarara uğratıldığını, davacının planlandığı ve sözleşme ile taahhüt ettiği gibi işi 15/08/2018 tarihinde teslim edemediğini Ayrıca geç teslim ettiği işlerde ayıplı ve eksik olduğunu, davacı şirketin ----- Tarihi İtibariyle Yalnzca 12 Adedini Tamamlayabilmiş Kalanını 10/02/2019 Tarihinde Tamamlayacağını Vaadetmesine Rağmen Zamanında Teslim Edememiş Ve Son Olarak Sadece 19 Adedini Eksik ve Ayıplı Bir Şekilde Tamamlayabildiğini, Kalan işler ise dava dışı üçüncü bir şirkete yaptırılmak zorunda kalındığını, davacı şirketin 10/02/2019 tarihli teslim taahhüdüne de uymadığını,
tüm kusurlu eylemlerine rağmen sözleşmeye uymadığını kabul ederek ve işçilerini şantiyeden çekerek terk ettiğini, Davacı tarafından fatura keşide edilip müvekkile tebliğ edildiği iddia edilmekteyse de bu iddia gerçek dışı olduğunu, müvekkile tebliğ edilmiş ve itiraz edilmemiş herhangi bir faturası bulunmadığını, Davacı yan bir -------- olmakla TTK ya tabi bir tacir olduğunu basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gereken TTK ya tabi davacı şirketin o gün salt dairenin değeri 700.000 TL nin altında olduğu iddiası ile daireyi almamasında müvekkile atfedilecek hiç bir kusuru bulunmadığını,
Öte yandan davacı şirket tescilden önce ilgili dairenin aidatını bile bir süre boyunca kendisi ödediğini, müvekkilinin davetine rağmen, davete icabet etmeyerek huzurdaki davanın açılmasına sebep olduğunu, davacının tüm talepleri zamanaşımına uğradığını, davacının Haksız ve Mesnetsiz davasının reddine, davacıya bir bedel ödenmesine karar verilecek olursa bu bedelin ilgili dairenin davacıya devredileceğinin belirtildiği tarihteki belediye rayiç değerinin tespit edilerek bu bedele hükmedilmesine, davanın açılmasına davacı yanın kendisinin sebep olması nedeni ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
davanın açılmasına davacının sebep olması nedeni ile sebebiyet ilkesi mucibince dava vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle,----- esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu,-----sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle.
Davacının ,2017 YILI Ticari Defterlerinin, Noter Açılış ve Yasa gereği yapılması zorunlu Yevmiye Defter Noter Kapanış Tasdiklerinin usul ve yasaya uygun yasal sürelerinde yaptırılmış oldukları, Davacı Şirket tarafından ibraz edilen 2018-2019-2020 Yılı Ticari Defterlerinden Yevmiye Defteri ve Defter-i Kebir Defterlerini 1 sıra nolu Elektronik Defter tutulmasına ilişkin Tebliğ kapsamında Elektronik ortamda tutulmuş oldukları, Bu kapsamda tutulan Elektronik defterlerin hesap döneminin ilk ayı ve son ayının beratlarının alınmış olduğu ve Söz konusu beratların açılış ve kapanış onayı olarak kabul edilmesi gerektiği,
Başkanlık Mali Mührünü de içeren beratların sunulduğu,Davacının sunduğu elektronik defterlerin Başkanlık tarafından onaylanan beratları ile birlikte VUK. Ve TTK. Kapsamında geçerli Kanuni Defter olarak kabul edilmesi gerektiği, Kayıt nizamı bakımından V.U.K.
Md.215-219 Md. İle Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine uygun ve dayanak belgeleriyle uyum içinde oldukları ve de birbirlerini Teyit ettikleri görülmüş olup, Davacı Şirketin sunulan Ticari Defterlerinin, HMK 222 uyarınca sahipleri lehine delil niteliğinin bulunduğu, Davacı Şirketin, Davalı Firmadan, tek bir faturanın bakiyesinden kaynaklanan 851.463,69 TL ASIL Alacağı bulunduğu,
Davalının İbraz edilen Ticari Defterlerinden, 2018-2019 YILI Ticari Defterlerinin, Noter Açılış ve Yasa gereği yapılması zorunlu Yevmiye Defter Noter Kapanış Tasdiklerinin usul ve yasaya uygun yasal sürelerinde yaptırılmış oldukları, Kayıt nizamı bakımından V.U.K.
Md.215-219 Md. İle Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine uygun ve dayanak belgeleriyle uyum içinde oldukları ve de birbirlerini Teyit ettikleri, HMK 222 uyarınca sahipleri lehine delil niteliğinin bulunduğu, Davalı Ortaklığın incelenen Ticari Defter Kayıtları itibarıyla, Davacı Firmadan, 101.000.- TL AVANS Alacağı bulunduğu, Davacı Şirketin Davalıların ortağı bulunduğu ---------Ortaklığından (Adi şirket) Ticari Defter Kayıtları itibarıyla 851.463,69 TL ASIL Alacaklı durumda bulunduğu,
Yapılan işler, gerçekleştirilen ödemeler ve eksik yapılan işin üçüncü kişilere yaptırılmasından kaynaklanan mahsup işlemleri gerçekleştirildiğinde, takip tarihi itibariyle alacağın 655.300,00 TL olarak belirlenebileceği (TALEP 791.892,68 TL), Davacının ASIL Alacağına, yasal tatbik edilmek suretiyle hesaplanan İşlemiş Faizin 109.874,96 TL olabileceği, ancak talebin 50.344,85 TL İşlemiş Faiz Talebinde olduğu görülmekle, Davacının İşlemiş Faize yönelik talebinin ve taleple bağlılığın mahkememizin takdirinde olacağı, Davalıların adi şirket ortağı bulunmaları sebebiyle her iki davalının müteselsil olarak sorumluluğunun bulunduğu,
Yerinde yapılan keşifte konu taşınmazlar kapalı olduğundan ve mevcut durumda taraflarına gösterilebilecek ayıplı veya eksik imalat bulunmadığı taraflarca beyan edildiğinden, davaya konu imalatlarda, inceleme yapılamamış, mevcut durumda eksik veya ayıplı iş bulunmadığı, hususlarını beyan ve rapor etmişlerdir.Duruşmada dinlenilen tanık ------- beyanında. "Tanıklık yapacağım hususu anladım.
Ben davacı şirkette mobilya usta başı olarak çalışıyordum, rahatsızlığımdan dolayı yaklaşık 1 ay önce ayrıldım, ben taraflar arasındaki sözleşmenin içeriğini bilmiyorum, ancak davacı şirkette ustabaşı olduğum için dava konusu işi yapan bizzat benim, biz sözleşmeye konu işi yapıp teslim ettik, işin sadece merdivenleri dışındaki kısımda aksama oldu, bu sebeple merdivenler kısmını eksik teslim ettik, söz konusu aksaklık ise bizim işi yaptırdığımız firmadan kaynaklandı, merdivenler dışındaki mobilya kısmın ise zamanında yapıp teslim ettik, teslimat sırasında merdivenler dışında davalı herhangi bir eksiklik itirazı olmadı,
merdivenleri zamanında teslim edemedik, benim taraflar arasındaki ödemelere ilişkin bilgim yoktur, ancak bildiğim kadarıyla davacı şirket işi daire karşılığı yapmıştı ancak o gün ki şartlarda daire almak istemedi, işin karşılığını para olarak almak istedi ancak davalı taraf bunu kabul etmedi, benim bildiğim kadarıyla dolap kapakları sözleşmede düz istenilmesine rağmen daha sonra şifahi olarak boyalı yapılması istenildi ve buna göre dolap kapakları yapıldı, bu işe ilişkin ilave ücret ödenip ödenmediğini bilemiyorum, bana dolap kapaklarının baştan düz yapılması istenildi buna istinaden bilgi sahibiyim,
yapılması gereken merdiven sayısı 32 olup, biz 19 tane merdiven yapıp teslim ettik, Biz mobilya işine ilişkin dolapları peyder pey yapıp şantiyede ki otoparka getirip koymaktaydık, ben işe tam olarak hangi tarihte başladığımızı hatırlamıyorum, ancak karşı tarafın yer tesliminde herhangi bir gecikme veya aksaklık olduğuna dair bilgi sahibi değilim, zaten sözleşme gereği yer tesliminin ne zaman yapılması gerektiğini bilmiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Duruşmada dinlenilen tanık -------beyanında. "Tanıklık yapacağım hususu anladım.
Ben yaklaşık 8 yıldır davacı şirkette yönetici olarak çalışmaktayım, dava konusu sözleşme içeriğine tam olarak vakıf olmasam da bilgi sahibiyim, bende zaman zaman işi kontrol amaçlı gidip görmekteydim, biz verilen süre içerisinde söz konusu işi yapıp teslim ettik, iş eksiksiz olarak teslim edildi, sadece ilk başta 32 merdiven istenilmesine rağmen davalı tarafın isteği üzerine 19 tanesi yapılıp teslim edildi, sözleşme tarihinden sonra da karşı taraftan yapılması istenilen ekstra işler oldu, bunlarda eksiksiz olarak teslim edildi, ben ödeme kısımlarına dair bilgi sahibi değilim, ancak işin bedeli ilk başta 760.000 TL civarında bir bedeldi,
bu bedelin tamamen ödenip ödenmediğini bilemiyorum, ayrıca sözleşme bitiminde daire verilecekti, bu daire de verilmedi dava konusu işe ilişkin bize yapılan yer teslimi yaklaşık 2-3 ay gecikti, ancak biz buna rağmen sözleşmede belirtilen süre de işi teslim ettik, işin teslimi sırasında bende bizzat bulundum, davalı tarafça kontroller yapılarak iş teslim alındı ve herhangi bir eksiklik öne sürülmedi" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Duruşmada dinlenilen tanık ------ beyanında. "Tanıklık yapacağım hususu anladım.
Davalılardan------- benim babam olur, ben söz konusu olayın içinde olduğum için olaya vakıfım, davacı taraf sözleşme gereği edimlerini zamanında yerine getirmemiştir, mutfak ve banyo kısımlarını eksiksiz tamamlamalarına rağmen ahşap merdiven işini süresinde ve eksiksiz tamamlayamadılar, bu sebeple biz müteahhit firma olarak daireleri 3 ay geç teslim ettik ve 3 ay süre boyunca daire sahiplerine kira ödemek zorunda kaldık, davacı taraf merdivenlerden 19 tanesini 3 ay gecikme ile teslim ettiler, kalan kısımları ise yapamayacağını söyleyip bıraktılar,
bu sebeple biz başka bir mobilyacıya daha fazla meblağ vererek işi tamamlatmak durumunda kaldık, buna rağmen davacı tarafla hesaba oturduk, sözleşme gereği kendilerine iş karşılığı vermemiz gereken daireyi alabileceklerini söyledim ancak kendileri sözleşmeye aykırı olarak nakit istediler, biz kabul etmeyince görüşmeden ayrıldılar, biz de bunun üzerine noter yolu ile ihtar yolu ile tapu devri için kendilerini davet ettik, ancak buna rağmen tapuyu devir almadılar, hakkımızda ihtiyati haciz kararları aldılar, ayrıca biz şantiyeyi kendilerine gecikmesiz olarak süresinden de önce teslim ettik" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Duruşmada dinlenilen tanık -----beyanında.
Ben davacıyı tanımam davalı ------ ise davaya konu edilen taşınmazdaki ahşap merdivenlerin tamamını ayrıca mutfak ve portmanto dolaplarında ki ise eksik malzemelerin montaj işlemlerini tamamladık, yanlış hatırlamamakla birlikte izah ettiğim işleri 2019 yılını ilk ayları ocak yahut şubat ayında başlamakla birlikte yaklaşık bir ay içinde işi tamamlayıp işi teslim ettik, bu işlere yönelik ödemeleri davalı ---------tarafından tarafıma ödendi, biz işlerimizi tamamladıktan sonra bina oturulabilir halde idi başkaca bir iş lem yoktu, ancak biz işlemlerimizi yaptığımız esnada binada oturmaya elverişli değildi,
ve binada oturum yoktu beni davalı çağırdı yoksa cezalı duruma düşeceğini bildirdi yukarıda söylediğim işleri sadece ben ve benim işçilerim malzeme ile birlikte yaptı davacıların bazı işçileri de eski işlerini tamamlamak için çalışıyorlardı, 13 tane ahşap merdiveni malzeme dahil bizim tarafımızdan yapıldı, mutfak ve portmanto dolaplarında ki ise eksik malzemelerin montaj işlemlerini tamamladık, bu hususta davacının işçilerinin tarafımıza bir yardımı bulunmadı söz konusu malzemeler mevcuttu yalnızca montajını yaptık" şeklinde beyanda bulunmuştur.Duruşmada dinlenilen tanık ------- beyanında.
Ben davacı ve davalıyı davaya konu edilen parselde bulunan binada taşeron olarak çalışmam nedeni ile tanırım davacı ile benimde aynı apartmanda bağımsız bölüm karşılığında sözleşme kapsamındaki apartmanı boya ve sair tüm işlerini tamamlamam karşılığında tarafıma bağımsız bölümün tescil edileceği yönünde bir anlaşma yapıldı benim davacı ile herhangi bir davam yoktur anlaşma kapsamındaki bağımsız bölüm adıma tescil edilmiştir davacı taraf uyuşmazlık konusu işlerin özellikle ahşap merdivenlerin hiç mutfak dolabı portmanto ve kapı gibi bazı işlerin eksik yapılması nedeni ile davalı müteveffa-------dava dışı-----anlaşarak işleri tamamlatmıştır
söz konusu işler yapıldığı için eksik ve zamanında yapılmadığı için benimde yukarıda izah ettiğim işler zaman itibarı ile gecikti, ahşap merdivenlerin bir kısmı yapılmıştı, diye hatırlıyorum, ahşap merdivenlerin bir kısmının yapıldığı hatırlıyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Duruşmada dinlenilen tanık ------ beyanında. "Ben, davacı ve davalı tarafı İş Adamları ------ tanırım, uyuşmazlık konusu sözleşmeye yönelik olarak doğrudan bir bilgim yoktur, dava devam ederken 2023 yılında davalı ------- davacı ile anlaşmak istediğini söyledi, bu durumu davacıya söylediğimde davacı şirket ortağı daha önce de davalının anlaşmak istediğini ancak şartlarda anlaşılamadığını beyan etti,
kendisi tarafımca orta yol bulunması halinde sulh olunabileceğini beyan etti ayrıca yapılan eser sözleşmesine yönelik olarak görgüye dayalı bilgim yoktur ancak tarafların uzlaştırmaya çalıştığım esnada davacının yüklendiği işi doğrudan ahşap işi nedeni ile değil inşaat aşamasında iken diğer dava dışı yüklenicilerden kaynaklı gecikmeler neticesinde kendisinin de doğal olarak işi geç teslim ettiği, meydana gelen gecikmeler neticesinde dublex merdivenlerden üç tanesini ahşap işinin geciktiği ve davalının işi başkasına yaptıracağını söyleyerek davacıya el çektirdiğini duydum,
dava sonrasında davalının merdivenlerden kaynaklı işi eksik yaptığına yönelik olarak davacıya serzenişte bulunduğunu duydum" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı vekili 16/02/2023 tarihli dilekçesi ile; müteveffa ---- mirasçıları olan ---- davaya dahil edilmesini talep ettiği mirasçıların davaya dahil edildiği görülmüştür.
Mahkememizce toplanan tüm deliller, tanık beyanları ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinin bir türü olan kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı alt teşeron, davalı ise yüklenicidir.
Mahkememizce çözülmesi gereken uyuşmazlıklar davacı tarafından teklif listesinde iddia ettiği işlerin bizzat kendisi tarafından eksiksiz ve ayıpsız olarak yerine getirilip getirilmediği davaya konu ücrete hak kazanıp kazanmadığı, konularında toplanmaktadır.
Taraflar arasında eser sözleşmesi gereği davacı tarafından yapılacak işlerin değerinin 760.000 TL + KDV olarak belirlendiği ve işin bir kısmı için nakit ödeme yapılacağı, bir kısmı için bir dairenin verileceği yönündeki anlaşmaya dair bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacı tarafından yapılan işlerin 13 daireye yönelik merdiven işleri dışında teslim edildiği ve bunun
tutanak altına alındığı anlaşılmaktadır. Taraflarca bir kısım işin karşılığında taşınmaz devri suretiyle borcun ortadan kaldırılacağı yönünde anlaşma bulunmaktadır. Uyuşmazlığa konu sözleşmenin resmi şekilde yapılması gerekmesine rağmen belirtilen sözleşmenin adi yazılı şekilde yapıldığı görülmekle dava tarihinden önce söz konusu taşınmazın üçüncü kişiye devredildiği de anlaşılmıştır.
Davacı tarafından yapılması gereken iş miktarının 760.000 TL + KDV (Belirtilen dönemde % 18) olup toplam 896,800,00 TL olacağı anlaşılmakla davacı tarafça yapıldığı iddia olunan ek işlere yönelik dökümde davalı imzası bulunmamakla birlikte sevk irsaliyelerinde de davalı iş sahibinin imzası bulunmadığı anlaşılmıştır.Tüm bu nedenlerle davacı yan ek işler yapıldığı yönündeki iddiasını ispat edememiştir.
Sözleşmeye konu taşınmaza ilişkin eksik kalan merdiven işinin üçüncü bir kişiye 110.500 TL karşılığı yaptırıldığına yönelik belge
incelendiğinde, davacı üzerine düşen merdiven işlerini yerine tam olarak eksiksiz yerine getirmediği tanık beyanları ile de sabit olmuştur . Davalı yan tarafından kalan merdiven işi için 3. kişiye ödenen bedelin alacak bedelinden mahsubu gerekmekle birlikte davalı tarafından avacıya yapılan 131.000 TL ödeme davacı defterlerinde bulunmakta olup, davacı yan alınan tahsilatı ticari defterine işlemiş bulunması sebebiyle davaya konu sözleşmeden kaynaklı olarak toplam 655.300 TL asıl alacak ve 50.344,85 TL işlemiş faiz alacağı tespit olunmakla usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, mahkemece koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/729, K. 2024/585, 12 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama