KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/825
- Karar No
- 2024/952
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
Karar Metni
2.419 kelime·12 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/825
KARAR NO : 2024/952
DAVA
Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/12/2021
KARAR TARİHİ : 24/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 25.05.2019 tarihinde ----- karayolunda müvekkili --- --- içinde bulunduğu ---- plakalı araç tam kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiği, araçta bulunan şoför dışındaki iki kişiden biri olan ---- kazada ölümcül şekilde yaralandığını, kaza neticesinde bir ayağının kesildiği,
kafasına aldığı darbeyle fiil ehliyetini ve çalışma gücünü kaybettiğini, SGK raporunda da görüleceği üzere işgöremezlik derecesi %100, sağlık kurulu heyet raporuna göre de engel oranı %97' olduğunu, kazadan sonra davalı sigorta şirketi --- .” ne 01.11.2019 tarihinde sigorta tazminatının ödenmesi için başvuru yapıldığını, uzunca bir süre çeşitli bahanelerle hiçbir ödeme yapılmadığını, bilahare 24.09.2020 tarihinde 360.000-TL tutarlı ibra ulaştırıldığını,
1 ay sonra anlaşılmaz bir şekilde 52.998,83-TL tutarlı bir ibra gönderilerek 04.11.2020 tarihinde 25.728,70-TL sürekli sakatlık ve 27. 2740,14-TL bakıcı gideri olmak üzere toplamda 52.998,33- TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin bakiye alacağı için sigorta şirketince 15 günlük yasal sürede ödeme yapılmayınca da 28.01.2021 tarihinde fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000- TL sürekli sakatlık ve 10.000- TL sürekli bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 20.000-TL'nin masraf, faiz ve vekalet ücretiyle ödenmesi talebiyle sigorta tahkim komisyonuna başvurulduğunu,
Sigorta Tahkim Komisyonu ---- sayılı dosyasında alınan 08.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda 1.025,749,98-TL bakiye sürekli bakıcı gideri tazminatı ve bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı tutarı da 389.372,64-TL olarak hesaplandığını, hesaplama neticesinde fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00- TL sürekli bakıcı gideri tazminatı talebimiz 141.277,4 TL arttırılarak 151.277,44- TL, ---- tarafından ödenen tazminata yasal faiz nemalandırılması sonucu hesaplanan 28.722,56 TL'lik tutar mahsup edilerek arttırım yapıldığını,
10.000,00-TL sürekli işgöremezlik talebimiz 142.900,98-TL arttırılarak toplam 152.900,98-TL---- Sigorta tarafından ödenen tazminata yasal faiz nemalandırılması sonucu hesaplanan 27.099 .02- TL'lik tutar mahsup edilerek arttırım yapılmıştır) olmak üzere toplamda 20.000,00-TL olan taleplerinin 284.178,42-TL arttırılarak 304.
178,42-TL'nin faiz, masraf ve vekalet ücreti ile birlikte ödenmesinin talep edildiğini, Sigorta Tahkim Komisyonununca ---- sayılı uyuşmazlık hakem heyeti dosyası 27.06.2021 tarihinde karara çıkmış olup başvurumuzun kabulü ile 304.178,42-TL”'nin 04.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 4.971,18-TL yargılama gideri ve 29.742,29-TL avukatlık ücretinin de ---.
Tarafından ödenmesine karar verildiğini,----13.07.2021'de karara itiraz edildiğini, itiraz üzerine itiraz hakem heyeti ---- sayılı kararı ile süresi içerisinde esasa yönelik karar veremeyerek uyuşmazlığın adli yargıda görülmesi yönünde karar verdiğini, İtiraz hakem heyeti kararı üzerine adli yargıda dava açılmadan önce sigorta şirketine son kez başvuru yapılmış ancak davalı sigorta şirketi tarafından başvuruya herhangi bir yanıt verilmediğini, sigorta şirketine yapılan son başvurunun da yanıtsız kalması üzerine arabuluculuk kanun yoluna başvurulduğunu herhangi bir anlaşmaya varılamadığını beyanla.
Fazlaya ilişkin her türlü talep, dava ve şikayet hakları saklı kalmak kaydıyla; sürekli bakıcı gideri tazminatı için şimdilik 151.277,44-TL ve sürekli iş göremezlik için şimdilik 152.900,98-TL olmak üzere toplam 304.178,42-TL 'nın 16.11.2019 (davalı şirkete 1.11.2019 tarihinde başvuru yapılmış olup 15 günlük kanuni süreden sonra başlayacak şekilde ) tarihinden itibaren işleyecek ---- avans işlemlerine uyguladığı faiz, her türlü yargılama giderleri (sigorta tahkim komisyonu giderleri dahil) ve vekalet ücreti ile birlikte davahdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın karayolları trafik kanunu gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulen reddi gerektiğini, davacı tarafından dava konusu kazaya ilişkin müvekkili şirkete başvurulmuş olmakla birlikte.
Sigorta Tahkim Komisyonu'nun ----sayılı başvurusu kapsamında verilmiş olan karara istinaden SGK tarafından bağlanan geliri, söz konusu gelirin hangi kısmının rücuya tabi olduğunu gösterir belge temin edilerek müvekkil şirkete başvuru yapılmadığını, söz konusu rücu sonrası bakiye poliçe limiti müvekkili firma tarafından tespit edilemediğini, işbu nedenle trafik sigortası genel şartları gereğince davacının dava açma hakkı bulunmamakla, davanın usulen reddi gerektiğini, Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli kararı ile iptal edilen maddelerin işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini,
müvekkili şirkete yapılan başvuru kapsamında sürekli sakatlık talebine istinaden 04.11.2020 tarihinde 25.728,00 TL ve sürekli bakıcıya muhtaçlık durumuna istinaden ise 04.11.2020 tarihinde 27.270,14 tl ödendiğini, söz konusu ödeme sgk tarafından rücu edilebilecek tutar göz önünde bulundurularak ve garame hesabı ile gerçekleştirildiğini, sgk tarafından bağlanan gelir ve rücuya tabi kısmı göz önünde bulundurulduğunda yapılan ödeme ile teminat limitinin tüketilmiş olacağını,
nitekim ekte dava dilekçesi sunulan ---- iş mahkemesi'nin ---- sayılı dosyasıyla açılan ve----. sayılı dosyasıyla birleştirilen dava ile kurum tarafından davacıya 523.766,87 TL gelir bağlandığının belirtildiğini, söz konusu ödemenin rücuya tabi kısmının poliçe limitinden mahsupdilmesi gerektiğini, bu durumda bakiye poliçe limiti bulunmadığını, sgk tarafından müvekkili şirket aleyhine açılan davanın yanı sıra ---- icra dairesi'nin---- sayılı dosyasıyla da dosya davacısına ödenen geçici iş göremezlik zararının tahsilinin talep edildiği, söz konusu tutar da ferileriyle birlikte ilgili icra dairesine ödendiğini, bu hususun izahı gerekirse;
kaza tarihinde zmms poliçe limiti sakatlanma ve ölüm halinde kişi başına 360.000,00 TL ile sınırlı, 01.06.2015 tarihli genel şartlara göre de 04.12.2021 tarihli genel şartlara göre de sürekli bakıcı zararı sürekli sakatlık teminatının içerisinde, sgk tarafından davacıya bağlanan gelir 523.766,87 TL olup, rücuya tabi kısmının belirlenmesi ve 360.000,00 TL'den mahsup edilmesi gerektiğini, bunun dışında müvekkili şirketçe ödenen 25.728,00 TL ve 27.270,14 TL'lik tutarların da söz konusu teminata dahil olduğu değerlendirildiğinde bakiye poliçe limitinin bulunmadığını, davayı kabul manasında olmamak üzere,
kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının ve davacının maluliyet oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp------ İhtisas Kurumu’na sevk edilmesi gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere müvekkili şirket yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davayı kabul manasında olmamak üzere gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, müvekkili şirket yönünden temerrüt gerçekleşmediğini beyanla davanın esastan ve usulden reddine, Yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası nedeni ile oluşan e kalıcı maluliyet tazminatı ve bakıcı giderinin tahsiline yönelik olarak açılan alacak davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Meydana gelen Kazada tarafların kusur oranlarının tespiti için ATK dan rapor tanzimi istenmiştir.ATK tarafından verilen raporda özetle;" Sürücü --- %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu, taşıt yoluna giren kedinin %30 (yüzde otuz) oranında etken olduğu,
Sürücü ---- kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde rapor sunulmuştur.ATK tarafından kusura ilişkin verilen ek raporda özetle; " Sürücü ---- %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu, Taşıt yoluna giren kedinin %30 (yüzde otuz) oranında etken olduğu, ) Sürücü ---- kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek ''Ek Rapordur.'' şeklinde rapor sunulmuştur.
Oluşan maluliyeti tespiti bakımından ATK tarafından verilen raporda özetle;"25/05/2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve --- sayılı ---- Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında.
I.Sinir Sistemi, Demans, Tablo-1 KDS 18 puan, Tablo-2 Mental durumunda göre engel oranları, Ağır (KDS:16-18), %90 olduğu, II.Kas-İskelet Sistemi, Omurgaya ait sorunlar, Tablo 1.2’ye göre %8, III.Kas-İskelet Sistemi, Sağ Üst Ekstremiteye ait sorunlar, Şekil 2.10’a göre %3, Şekil 2.11’e göre %2, Şekil 2.12’ye göre %2, toplam üst ekstremite özürlülük oranı %7 olup Tablo 2.3’e göre %4 olduğu, IV.Kas-İskelet Sistemi, Santral ve Periferik Sinir Sistemi Hastalıklarına bağlı bozukluklar, Tablo 4.2a, ağır-orta, %30 olduğu, .Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, Tablo 3.30, diz altı ampütasyon %40 olduğu, Balthazard formülüne göre.
1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %96(yüzdedoksanaltı) olduğu, .İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18(onsekiz) aya kadar uzayabileceği, dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olduğu oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor sunulmuştur.
Savcılık aşamasında alınan kusur raporu, Sigorta Tahkim Komisyonu aşamasındaki kusur değerlendirmeleri ile mahkememizce alınan kusur raporunun çelişkili olması sebebiyle üç kişilik makine mühendisi ile aktuer bilirkişiden rapor tanzimi istenilmiştir.
Alınan bilirkişi heyet raporunda özetle, " Sürücü ---- %60 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu, Taşıt yoluna giren kedinin %40 (yüzde otuz) oranında etken olduğu, Sürücü ---- kusursuz olduğu, Ödeme tarihindeki verilere göre yapılan incelemede davacıya yapılan ödemelerin miktarının yetersiz olduğunun tespit edildiği, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının sakatlık bakiye teminat limitiyle sınırlı ve 334.271,30 TL olduğu, davacının talep edebileceği bakıcı gideri maddi zararının tedavi gideri bakiye teminat limitiyle sınırlı ve 332.279,86 TL olduğu, Temerrüt hadlandıcının 16.11 2020 tarihi ve faiz nevinin avans faizi olduğu" şeklinde rapor sunulmuştur.
2918 sayılı Yasanın 85 ve devam maddeleri gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.
Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.
Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir ----.
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiş olup, bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek;
sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş,
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Anılan yasal hükümlerden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının;
motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu;
böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.
İşletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde; bir motorlu aracın karıştığı kazada, bir 3. kişinin uğradığı zarardan dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunların müteselsil sorumlu olarak tutulacağı hüküm altına alınmıştır.Somut uyuşmazlıkta yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan zararlardan kusuru ile sebebiyet veren davalı zorunlu mali maluliyet sigortacısı ile kazaya karışan davacı-zarar görene karşı sigortalısı olan aracın sürücüsünün kusuru oranında sorumludur.Maluliyet raporuna göre davacının davaya konu kaza sebebiyle maluliyetinin %96 olduğu,
sürekli olarak başka birinin bakımına muhtaç olduğu, hükme esas alınan üç kişiden oluşan kusur heyet raporuna göre kazanın meydana gelmesinde ---- %60 oranında kusurlu olduğu, kusur oranı üzerinden hesaplamaya göre 334.271,30 TL TL daimi iş göremezlik tazminatına, 332.279,86 TL bakıcı giderine hak kazandığı, dava konusu poliçede 360.000 TL Sakatlık limiti, 360.000 TL sağlık gideri limiti bulunduğu, davalı tarafından 27.270,14 TL bakıcı gideri, ---- İcra Müdürlüğünün ----.
Sayılı dosyasında da 5.848,47 TL sağlık gideri limiti içinde kalan geçici iş göremezlik tazminatı ödendiği anlaşıldığından limitten bu ödemeler düşülerek bakıcı giderinin kısmen kabulüne, kalıcı iş göremezlik tazminatını talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Mahkememizin 09/01/2024 tarihli kararı gereği davacıya 30/01/2024 tarihinde yapılan 100.000,00 TL geçici ödemenin tahsil aşamasında kalıcı iş göremezlik tazminatından tahsilde tekerrür olamamak kaydıyla asıl alacaktan düşülmesine karar verilmiş olup bu geçici ödemeye temerrüt tarihi ile geçici ödeme tarihi arasında avans faiz işletilmesine, kalan kısma ise temerrüt tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/825, K. 2024/952, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama