KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/141
- Karar No
- 2024/934
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
Karar Metni
3.223 kelime·16 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/141
KARAR NO : 2024/934
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 01/03/2022
KARAR TARİHİ : 17/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin 03.02.2021 tarihinde ---- yol kenarında bariyer çit çalışması yaparken ----- Belediyesi'ne ait olan----- numaralı ----- idaresindeki çöp kamyonunun tam kusurlu bir şekilde çarpması neticesinde bedensel kayba ve bundan dolayı maddi zarara uğradığını, davalı idaresindeki aracın ışıklı levha taşıyan park halindeki müvekkilin çalıştığı araçlara tam kusurlu bir şekilde çarparak müvekkilin ağır şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin bu kaza sebebiyle birden çok ameliyat geçirdiğini, müvekkilinin ve diğer işçilerin kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını,
davalı Belediye'ye ait aracı kullanan ---- İsimli şoförün 2918 sayılı KTK madde 47/d madde 52/a-b madde 84/d madde 84/1 2918 sayılı KTK'ya bağlı yönetmeliğin madde 95/d madde 101/a-b madde 107 madde 157/a-4,12 madde 157/b bentleri uyarınca tam kusurlu bir şekilde, duran araçlara çarparak meydana gelen yaralanmalı ve maddi hasarlı kazaya sebebiyet verdiğini, olay neticesinde söz konusu sigortalı kamyon sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun hazırlanan trafik kazası tespit tutanağı ve ceza davası kapsamında alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiğini beyanla.
Fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla, davanın belirsiz alacak davası ile kabulü ile şimdilik ; sürekli iş göremezlik nedeniyle uğranılan zararlar için şimdilik 9.500 TL maddi tazminatın ---- no lu davalı hakkında başvuru tarihi diğer davalılar hakkında kazanın meydana geldiği 03.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline Geçici İş Göremezlik Nedeniyle Uğramış olunan zarar için şimdilik 500 TL maddi tazminatın-----no lu davalı hakkında başvuru tarihi diğer davalılar hakkında kazanın meydana geldiği 03.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle
davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin çektiği acı ve ızdırabın giderilmesi amacıyla uğramış olduğu manevi zararlar için 100.000 TL manevi tazminatın 1 ve 3 no' lu davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ---- Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle.
Dava tarihi itibariyle davada talep edilen tazminatlar zamanaşımına uğramış olduğundan zamanaşımı itirazında bulunduklarını, müvekkili şirket tarafından ----- nolu Zorunlu Mali Sorumluluk(Trafik) Sigortası (ZMSS) ile sigortalana-----plakalı aracın 03.02.2021 tarihinde işletilmesi sırasında oluşan kazada davacı ----- yaralandığını, davacının müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yaptığını ve davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte;
müvekkili şirketin maddi tazminat talepleri açısından, poliçe limitleri dahilinde ve sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında davacının zararlarını gidermekle yükümlü olduğunu, dava konusu kazanın, davacı yayanın gereken dikkat ve özeni göstermeksizin yol kenarında beklerken ve toplanma hazırlığı yapıldığı sırada müvekkili şirket tarafından sigortalanan araç sürücüsünün davacıya çarpması sonucunda meydana geldiğini, Davacının, ----- yol bakım onarımında görevli olduğunu, bahse konu kaza davacının çalışmasını tamamlamak üzere yoldaki işaretli levhaları toplarken gerçekleştiğini, bu nedenle davacı iş kazası neticesinde yaralandığını,
dava konusu iş kaza bakımından müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirketin manevi tazminattan sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre temerrüt faizi uygulanamayacağını, yasal faiz olması gerektiğini beyanla; davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekâleten saygılarımla talep etmiştir.
Davalı ----- Şirketivekili cevap dilekçesinde özetle.
Davanın öncelikle müvekkili şirket yönünden husumetten reddini talep ettiklerini, Davacının dilekçesinde bahsettiği ---- plakalı aracın sürücüsü ---- 696 Sayılı “Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname” (GEÇİCİ m.24) gereğince şirketimiz ile ---- Belediyesi Müdürlükleri arasında imzalanan "Personel Çalıştırmasına Dayalı Hizmet Alımı" kapsamında davalı Belediye bünyesinde çalıştığını, davalı Belediye adına iş görme edimini yerine getirdiğini, davanın görevli mahkemede açılmadığını,
idarenin taraf olduğu bir dosyada Ticaret Mahkemesi görevli olmayıp işbu davanın tam yargı davası şeklinde İdare Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, Davacının tazminat taleplerinden zamanaşımına uğrayan kısımlar yönünden zamanaşımı itirazında bulunduklarını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının iddialarının kaza esnasında tarafların kusur oranının mahkemece araştırılması gerektiğini beyanla.
Görevli mahkemede açılmamış ve HMK m.119' da açıkça düzenlenen unsurları içermeyen davanın öncelikle müvekkili şirket yönünden davanın husumet yokluğundan ve/veya usul yönünden reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatteyse. Davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ----- Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davanın öricelikle davalı Belediye yönünden husumetten reddini talep ettiklerini, davacının dilekçesinde bahsettiği ----plakalı aracın sürücüsü ----- Belediye personeli olmayıp, diğer davalı -----bünyesinde çalışan şirket personel olduğunu, davaın görevli mahkemede açılmadığını, İdarenin taraf olduğu bir dosyada Ticaret Mahkemesi görevli olmayıp işbu davanın tam yargı davası şeklinde İdare Mahkemesinde açılması gerektiğini, görev itirazında bulunduklarını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının tazminat taleplerinden zamanaşımına uğrayan kısımlar yönünden zamanaşımı itirazımız bulunduklarını,
davacının dava dilekçesinde talep etmiş olduğu sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazmiratı ve manevi tazminat talepleri trafik sigortası kapsamında olması sebebiyle, söz konusu tazminat taleplerinden diğer davalı ----sorumlu olduğunu, davanın idare yönünden reddi gerektiğini, Kusur ve zararın mahkeme tarafından tespit edilmesi gerektiğini, dava konusu kazanın işin bitimi sırasında, işçilerin toparlanmak için gerekli hazırlıkları yaparken meydana geldiğini, kazadaki kusur ve zarar durumlarının ATK tarafından tespit edilmesini talep ettiklerini beyanla.
Müvekkili Belediye yönünden davanın husumet yokluğundan ve dava dilekçesi HMK madde 119'daki unsurları içermediğinden, ayrıca görevli mahkemede açılmamış olan davanın reddine, davanın esastan reddine, Yargılama gide:i ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası nedeni ile oluşan geçici ve kalıcı maluliyetin tazminine yönelik açılan maddi ve manevi tazminat davasıdır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Oluşan kazada tarafların kusur oranlarının tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor tanzimi istenilmiş olup, ATK tarafından verilen raporda özetle;" Sürücü ----- sevk ve idaresindeki kamyon ile seyri sırasında yola gereken dikkatini vermediği, görüş alanını kontrol altında bulundurmadığı, ön ilerisinde bariyer çalışması nedeniyle ışıklı uyarıcı levha taşıyan duraklar vaziyetteki kamyona arkadan önlemsizce çarptığı, bu kamyonetin ötelenerek önünde park halindeki kamyona çarptığı anlaşılmakla; kazada asli kusurludur.
Sürücü ---- sevk ve idaresindeki kamyonet ile duraklar vaziyette karıştığı kazada kusursuzdur.----- plakalı kamyonun park halinde iken karıştığı kazada etkenliği bulunmamaktadır. Davacı yaya ----- çalışma alanında bulunduğu sırada ötelenen aracın sadmesine maruz kalması ile meydana gelen kazada kusursuzdur." şeklinde rapor sunulmuştur.
Oluşan maluliyetin tespiti bakımında ATK tarafından hazırlanan raporda özetle;"Mevcut belgelere göre ---- ve ---- oğlu 2002 doğumlu ----- 03.02.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 20.02.2019 tarihli ---- sayılı ---- Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre Kas İskelet Sistemi, Tablo 3.10’a göre % 7, Tablo 3.11’e göre %2+.%2, alt ekstremite engel oranı % 11, Tablo 3.2’ye göre tüm vücut engel oranı % 6 olarak tespit edildiğine göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının % 6 (yüzdealtı) olduğu, İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği" şeklinde rapor sunulmuştur.
Sigorta Uzmanı ve Aktuer bilirkişi tarafında verilen raporda özetle; "Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 18.039,60 TL olduğu, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 327.034,31 TL olduğu, Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 11.08.2021 dava tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 03.02.2021 kaza tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu" şeklinde rapor sunulmuştur.
Bilirkişi heyeti tarafından verilen ek raporda özetle; "Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 18.039,60 TL olduğu, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 646.702,17 TL olduğu, bu tutarın 430.000,00 TL ZMSS poliçesi sakatlık teminat limitiyle sınırlı olarak davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilebileceği Kök raporda hesaplanan sürekli iş göremezlik maddi zarar tutarı ile işbu ek raporda hesaplanan sürekli iş göremezlik maddi zararı arasındaki farkın yasal asgari ücretin %100 oranında artışından kaynaklandığı, Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 11.08.2021 dava tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 03.02.2021 kaza tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu" şeklinde rapor sunulmuştur.
Taraflar tanık deliline dayandığından gösterilen tanıklar dinlenmiştir.
18.10.2022 tarihli duruşmada tanık --- beyanında;" Davacı benim kaynım olmaktadır, dava konusu kaza yaşandığında ben de olay yerinde idim, ben de aynı iş için orada işçi olarak çalışmaktaydım, biz bariyer montolama işi yapıyorduk, o esnada etrafımızda gerekli uyarı levhalarını koymuştuk, bir frenn sesi duyduk, fren sesi ile birlikte araç bana, ---- ve bir arkadaşa çarptı, diğer işçiler uzakta olduğu için onlar yaralanmadı dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
14.02.2023 tarihli duruşmada --- -- beyanında"Davacı benim amcamın oğlu olur, olay gerçekleştiği anda olay mahallinde dubalar ve ışıklı uyarı levhaları yerinde durmakta idi, biz malzemelerimizi topluyorduk, bir anda çöp arabası sollama yaparken dengesini kaybederek,
bize doğru gelmeye başladı , hepimiz bir yerlere kaçarak savrulduk, ancak davacının başı kanar bi şekilde yerde yattığını gördüm, biz tüm tedbirleri aldığımız halde, çöp arabası üzerimize geldi, kaza sonrasında davacının psikolojisi olumsuz etkilendi ve bu durum sebebiyle yaklaşık 2 sene çalışamadı, maddi durumu olumsuz etkilendi, evde durdu dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.11.04.2023 tarihli duruşmada tanık ---- beyanında "Ben belediye de şoför olarak çalışmaktayım, olay yerine kazadan sonra geldim, olayın oluş anına ilişkin bilgim ve görgüm yoktur dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
12.12.2023 tarihli duruşmada tanık ---- beyanında.
"Ben çöp kamyonu olarak çalışmaktayım, kazaya karışan şoför --- --- arkadaşım olur, kendisi ile aynı saatte çöp dökümüne gideriz, tüm çöp kamyonu şoförleri aynı zamanda döküme gitmektedirler olay günü de dökümden dönerken kaza olduğunu gördüm ve durdum, kaza anına şahit olmadım, ben olay yerine gittiğimde yaralıları gördüğüm için ambulansı aradım, ambulanslar gelince de olay yerinden ayrıldık, yaralıların birinin kafasında kanama vardı, diğerinin bacağında ağrı vardı,
başkaca bir bilgim yoktur dedi. "şeklinde beyanda bulunmuştur.2918 sayılı Yasanın 85 ve devam maddeleri gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.
Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.
Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu,
öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir ---- 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiş olup, bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek;
sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”,
aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu,
zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Anılan yasal hükümlerden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.
İşletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkindir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde; bir motorlu aracın karıştığı kazada, bir 3. kişinin uğradığı zarardan dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunların müteselsil sorumlu olarak tutulacağı hüküm altına alınmıştır.
Dava konusu kazanın 03/02/2021 tarihinde meydana geldiği, eldeki belirsiz alacak davasının ise 01/03/2022 tarihinde KTK 109/2. Maddesinde düzenlenen zamanaşımı süresi dolmadan açıldığı anlaşıldığından davalıların zamanaşımı itirazları yerinde görülmemiştir. Sigorta hukukundan kaynaklanan eldeki davada Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli olduğundan davalıların görev itirazları da reddedilmiştir.
2918 sayılı KTK hükümlerine göre, trafik kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur.
Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı kanunun 85. maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o araca kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir.
Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.
Eldeki davada kusurlu olan----plaka sayılı aracın maliki ihbar olunun----- ise de aracın tescil kayıtlarında da görüldüğü üzere ihbar olunan --- ---olduğu, --- tarafından da aracın uzun süreli kira sözleşmesi ile davalı --- Belediyesine kiralandığı, davalı ----- ise Hizmet Alım sözleşmesi kapsamında davalı belediye adına iş gördüğü, kazaya karışan araç sürücüsünün de davalı ---- bünyesinde çalıştığı birlikte değerlendiriliğinde davalıların husumet itirazları da yerinde görülmemiş olup meydana gelen zarardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarına karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan zararlardan kusuru ile sebebiyet veren davalı zorunlu mali maluliyet sigortacısı ile kazaya karışan davacı-zarar görene karşı sigortalısı olan aracın sürücüsünün kusuru oranında sorumludur.
Usul ve yabaya uygun ATK Trafik İhtisas Dairesi kusur raporuna göre dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığı, ---- plaka sayılı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davacının kaza sebebiyle vücut engellilik oranının % 6, geçici iş göremezlik süresinin ise 9 ay olduğu tespit edilmiştir.
Asgari ücret güncellemeleri sonucu düzenlenen 04/08/2024 tarihli ek bilirkişi raporu ile davacının 646.702,17 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 18.039,60 TL geçici iş göremezlik tazminatı isteyebileceği belirlenmiştir.
Islah dilekçesi doğrultusunda davacının maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilerek kabulüne karar verilen tazminata davalı sigorta yönünden temerrüt tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihinden itibaren dava dilekçesindek talep doğrultusunda yasal faiz işletilmiştir.
TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır.
Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak,
meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.Bu açıklamalar doğrultusunda, tüm dosya kapsamı ile ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın ağırlığı, davacıda meydana gelen maluliyet oranı, olay tarihi göz önünde bulundurularak, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine dair karar vermek gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.
Kabulüne karar manevi tazminata da kaza tarihinden itibaren dava dilekçesindek talep doğrultusunda yasal faiz işletilmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/141, K. 2024/934, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama