KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/361
- Karar No
- 2024/21
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2024
Karar Metni
1.929 kelime·10 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/361 Esas
KARAR NO: 2024/21
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/01/2020
KARAR TARİHİ: 09/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Müvekkili şirkete --------- sayılı sigora poliçesi ile sigortalı ve -------- sevk ve idaresinde olduğu ------- plakalı araç 26.10.2018 tarihinde -------- istikametinde seyir halinde iken -------- şirketinin malik ve sürücüsü firari olan --------- plakalı aracın çarpıp kaçması neticesinde sigortalı araçta maddi hasar oluşmasına sebebiyet verdiğini, hasar bedeli 3.710,81 TL' olduğunu, hasar bedeli müvekkil tarafından anlaşmalı servise ödendiğini,
Rücuen tazminat alacağımız için olan 3710,81 TL hasar bedelinin ödeme 1.2018 itibarı ile işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili için davalı aleyhine ------- E sayılı dosyası işle icra takibi başlatıldığını, davalının borca, yetkiye , faize ve tüm ferilerine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, Yetki itirazının giderilmesi için dosya -------- E sayılı ile takibe devam edilmiş davalı borca, yetkiye , faize ve tüm ferilerine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyanla;
davanın kabulü ile itirazı iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20.den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davacı taraf, ------- plakalı aracın müvekkil şirkete ait --------- plakalı araç ile 26.10.2018 tarihinde karışmış olduğu kaza ile ilgili olarak sigortalı araçta meydana gelen 3.710,81-TL hasar bedelinin ödendiğini belirtmiş ve ödeme nedeniyle sigortalının haklarına halef olunduğu,
müvekkil şirket aleyhine işbu bedelin ödenmesi nedeniyle takip başlatıldığı ve müvekkil şirket tarafından haksız olarak takibe itiraz edildiği gerekçesi ile huzurdaki itirazın iptali davasını ikame ettiğini belirttiğini, ancak işbu beyanlarının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, dava dilekçesinde belirtildiği üzere öncelikle araç sürücüsünün belirlenerek ona karşı davanın yöneltilmesi gerektiğini, iş bu davanın müvekkil şirket aleyhinde ikame olunması haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, iş bu sebeple husumet yokluğu sebebiyle davanın usulden reddini talep ettiklerini,
müvekkili şirketin söz konusu borçtan dolayı sorumluluğunun bulunmadığını, davacı taraf, kusurun ispatında kaza tespit tutanağına ve bizzat davacı şirketin kendisi tarafından düzenlenmiş ekspertiz raporuna dayanmış olup müvekkili şirkete herhangi bir kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın belirttiği üzere kaza neticesinde araçta meydana gelen hasarın onarım giderleri için tespit edilen tutarın neye göre hesaplandığı taraflarınca anlaşılamadığını beyanla; davanın usulden reddine, davanın esastan reddine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, -------- E sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettirİİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için;
a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmak
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir.
Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, --------- esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; davalı borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 09.11.2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle.
"Kusur yönünden değerlendirmede,-------- plakalı araç sürücüsü -------- %50 oranında kusurlu olduğu, ---------plakalı hazır beton aracının tespit edilemeyen sürücüsü'nün kazanın meydana gelmesinde %50 oranında kusurlu olduğu, davaya konu hasar bedelinin 3.710,81 TL olduğu, davacı -------- şirketi davaya konu hasar bedeli olarak onarım yapan servise 3.710,81 TL ödediği, dosya kapsamında sunulan delillerden -------- plakalı aracın 25.06.2015-03.07.2020 arası, davalı -------- şirketine ait olduğu,
Karayolları Trafik kanuna göre, işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi,
doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar maddesi uyarınca davalı -------- şirketinin araç işleteni olarak davacının talep edebileceği tazminattan sürücüsünün kusuru oranında (%50) 1.855,40 TL'sinden sorumlu olduğu, İcra takibi yönünden:--------- E sayılı dosya Asıl alacak: 1.855,40 TL İcra takip tarihi: 31.07.2019 icra başlangıç tarihi: ödeme tarihi 29.11.2018, İşlemiş faiz talebi: Yasal faiz %9 İşlemiş faiz: 1.855,40 TL 244 gün/365 gün %9= 111,63 TL Faiz, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin Mahkeme'nin takdirleri içinde kaldığı," şeklinde rapor sunulmuştur.
12.03.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle. "Kök raporun değiştirilmesine gerek olmadığı, aynen geçerli olduğu " şeklinde rapor sunulmuştur. İtirazlar doğrultusunda yeni bir makine mühendisi bilirkişiden rapor tanzimi istenilmiştir.
02.10.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle, "Dava konusu trafik kazasının, 26/10/2018 günü saat 18:20 sıralarında,-------- İli, -------- ilçesi, -------- istikameti, -------- Bulvarı girişinde bulunan --------- marketin önündeki trafik ışıklarının bitiminde, refüj ile ayrılan yolun tekrar birleştiği kesişim noktasında meydana geldiği anlaşılmış, 09.11.2022 tarihli Bilirkişi raporunda tespit edildiği gibi kazanın şerit ihlali neticesinde olduğu,
davaya konu araç sürücülerinden birinin, sevk ve idaresindeki araç ile diğer aracın şeridine girmesi neticesinde kaza olayının meydana geldiği anlaşılmış, ancak Savcılık soruşturma dosyasındaki müşteki beyanı ve dosyadaki diğer bilgiler ile şerit ihlali yapan taraf tespit edilemediği, Dava konusu aracın marka, model ve hasarlanan parçaları dikkate alınarak yapılan inceleme ve piyasa araştırmasına göre hasar faturasında belirtilen 3.710,81 TL'nin makul olduğu kanaatine varıldığı, şerit ihlali yapan taraf tespit edilemediğinden dolayı, kusur oranı tespiti yapılamadığı, Yargıtay içtihatlarına göre tarafların %50'şer kusur oranı kabulü ile,
davalı tarafın sorumlu olduğu hasar miktarının 1.855,40 TL olacağı " şeklinde rapor sunulmuştur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de,
“sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Aynı kanunun 91. Maddesinde ise “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir.
Sorumluluk sigortaları TTK.nın 1473. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. “(1) Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.” şeklinde belirtilmiştir.Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası;
motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu;
böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Somut olayda davalı şirkete ait ------- plakalı aracın dava konusu kazanın meydana gelmesinde % 50 oranında kusurlu olduğu, davacının sigortalısına ait aracın da % 50 oranında kusurlu olduğu mahkememizce alınan 09/11/2022 tarihli ve 02/10/2023 tarihli bilirkişi raporları ile sabit hale gelmiştir.
Hal böyle olunca bilirkişi raporları ile tespit edilen davacının sigortalısına ait araçta meydana gelen 3.710,81 TL'lik hasarın % 50 lik kusur oranına tekabül eden 1.855,40 TL'lik kısmından davalının sorumlu olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Haksız fiil sayılar trafik kazasında davalı araç malikinin kaza tarihi itibariyle temerrüde düştüğü anlaşıldığından kaza tarihinden itibaren takip tarihine kadar işleyecek faiz miktarında da davalı sorumludur.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır.
Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir.
Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, mahkemece koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/361, K. 2024/21, 9 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama