KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/456
- Karar No
- 2024/836
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2024
Karar Metni
2.131 kelime·11 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/456
KARAR NO : 2024/836
DAVA
Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
DAVA TARİHİ : 27/06/2022
KARAR TARİHİ : 14/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 20.12.2020 tarihinde ----- kapasiteli 2 yıllık İnternet
Hizmet Paketi Abonelik Sözleşmesi imzalanmış, Ancak müvekkili şirketin sadece 1 yıl kullandığı
internet hizmeti, davalı şirketin reklam ve tanıtımlarında bahsedilen internet hızına bir türlü
ulaşamamış ve diğer operatör şirketlerinden aldığı fiyat teklifleri de davalı şirketle imzalanan
sözleşme aylık bedelinden daha düşük olmuş olduğundan, Belirtilen sebepler ve davalı ile
imzalanan sözleşmenin kurulması anındaki şartların sonradan bu şekillerde değişmesi, borç
ilişkisini müvekkili şirket açısından çekilmez hâle getirmiş olduğunu,
Müvekkili şirket adına düzenlenmiş ve imzalanmış olan 20.12.2020 tarihli İnternet Hizmet Paketi
Abonelik Sözleşmesinin, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.52/4, Abonelik Sözleşmeleri
Yönetmeliği m.16 ve m.22 amir hükümleri gereği haklı nedenlerle feshedildiği, ----. Noterliği’
nin ---- yevmiye no’lu ihtarnamesi ile 23.12.2021 tarihinde davalı şirkete usulüne uygun şekilde
tebliğ edilmiş olmasına rağmen konuyla ilgili bugüne değin taraflarına herhangi bir cevap
verilmemiş olduğunu,
Fesih bildirimi ihtarının davalı şirkete ulaştığı 23.12.2021 tarihi itibariyle en geç 48 saat içinde
sözleşmenin iptali işleminin yapılması ve işlem sonucunun en geç 7 gün içinde müvekkili şirkete
yazılı olarak bildirilmesi gerekirken davalı şirket tarafından abonelik iptali yapılmadığı gibi,
müvekkili şirkete 31.01.2022, 28.02.2022, 31.03.2022, 30.04.2022 ve 31.05.2022 tarihlerinde 10
adet e-arşiv fatura kesilmiş, Ancak müvekkili şirket halihazırda davalı şirketten sağlanan internet
hizmetini kullanmamakta, başka bir operatör şirketinin sağladığı internet hizmetinden
ararlanmakta olduğunu,
müvekkili şirketin hiçbir şekilde yararlanmadığı ve kullanmadığı internet hizmeti ticari defterlere
gider olarak gösterilemeyeceğinden ve ödemesi yapılamayacağından, 8 günlük yasal süresi içinde
31.01.2022 tarih ve ----- nolu KDV dahil 10.765,60 TL bedelli,
31.01.2022 tarih ve ---- nolu KDV dahil 29,50 TL bedelli,
28.02.2022 tarih ve ---- nolu KDV dahil 10.961,30 TL bedelli,
28.02.2022 tarih ve ---- nolu KDV dahil 30,10 TL bedelli,
31.03.2022 tarih ve ----- nolu KDV dahil 11.566,40 TL bedelli,
31.03.2022 tarih ve ----- nolu KDV dahil 31,70 TL bedelli,
30.04.2022 tarih ve ---- nolu KDV dahil 12.082,50 TL bedelli,
30.04.2022 tarih ve ---- nolu KDV dahil 33,10 TL bedelli,
31.05.2022 tarih ve ----- nolu KDV dahil 16,50 TL bedelli ve
31.05.2022 tarih ve ----- nolu KDV dahil 6.150,60 TL bedelli
E-arşiv faturalara taraflarınca itiraz edilmiş, itiraza konu faturaların yasal deftere, KDV
beyannamelerine ve BS formlarına dahil edilmeyeceği ve gider olarak gösterilmeyeceği ihtar
edilmiş olup, Faturalara itiraz dilekçesinin noter kanalıyla usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş
olduğunu,
Ayrıca taraflarınca 28.02.2022 tarihinde ---- İl Tüketici Hakem Heyetine şikayet başvurusu
yapılarak, müvekkili şirketin davalıya borçlu olmadığının tespiti talep edilmesine rağmen, İstanbul
İl Tüketici Hakem Heyetince müvekkil şirketin tüzel kişiliğinin olması nedeniyle tüketici sıfatının
olmadığı ve asliye ticaret mahkemesine başvurulması gerekçeleriyle görevsizlik kararı verilerek
şikayet başvurusunun reddine karar verilmiş olduğunu,
Gelinen süreçte davalı şirket tarafından müvekkili şirkete gönderilen 08.06.2022 tarihli
ihtarnamede, müvekkilinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun şekilde borçlandırıldığı ve sözde
borcun 21 gün içinde ödenmediği takdirde müvekkili şirket aleyhine yasal yollara başvurulacağı
bildirilmekte olduğunu,
Müvekkil şirketin hiçbir şekilde yararlanmadığı ve kullanmadığı internet hizmeti nedeniyle davalı
şirkete herhangi bir borcu bulunmamakta olup, Huzurdaki davanın açıldığı tarihten sonra, davalı
şirket tarafından müvekkili şirket aleyhine e-arşiv fatura kesilerek müvekkil şirketin haksız yere
tekrar borçlandırılması halinde faturaların müvekkil şirket yasal defterlerine, KDV
beyannamelerine ve BS formlarına dahil edilmeyeceği ve gider olarak gösterilmeyeceğini bir kez
daha bildirildiğini,
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun 52/4 maddesi ve Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliğinin 16.
ve 22. maddeleri gereği taahhüt süresi 1 yılı aşan abonelik sözleşmelerinde tüketicinin hiçbir
gerekçe göstermeksizin de sözleşmeyi feshedebileceğini, Öğretiye göre ise, fesih beyanında
bulunan kişi için sözleşme ilişkisinin dürüstlük kuralı gereğince artık çekilmez bir hâl almasına yol
açan durumlar haklı sebep olarak değerlendirilmekte olup, Sözleşme ilişkisinin çekilmez hâle
gelmesine yol açan en önemli sebep, tarafların sözleşmeye aykırı davranışları olduğunu, Bu açıdan,
taraflardan birinin kötü ifada bulunması, borçlu temerrüdüne düşmesi, sadakat yükümlülüğünü
ihlâl etmesi gibi durumlarda haklı sebebin varlığı olarak kabul edilebileceğini,
İnternet hizmeti sözleşmesi müvekkili şirket tarafından haklı sebeple feshedilmesine rağmen, fesih
ihtarnamesinin davalı şirkete ulaştığı tarih itibariyle müvekkili şirket adına herhangi bir fatura
düzenlenmemesi gerekirken davalı şirket tarafından 10 ayrı e-arşiv fatura düzenlenmiş, Aynı
şekilde fesih ihtarnamesinin davalı şirkete tebliğ edilmesiyle birlikte davalı şirket tarafından en geç
15 gün içinde ödenmiş olan ücretin geri kalan kısmı ve müvekkil şirketten alınan güvence veya
depozito bedellerinin güncel tutarlarının kesinti yapılmadan müvekkil şirkete iade edilmesi
gerekirken iade edilmemesi, davalı şirket tarafından Abonelik iptal işleminin yapılmaması ve
aboneliğe ilişkin iade edilmesi gereken ürünlerin teslim alınmamasının müvekkili şirketi maddi
açıdan birçok zarara uğratmış olduğunu,
Tüm bu sebepler muvacehesinde 20.12.2020 tarihinde imzalanan İnternet Hizmet Paketi Abonelik
Sözleşmesinin, müvekkili şirket tarafından haklı feshi nedeniyle iptaline ve müvekkili şirketin davalı
şirkete 51.667,30 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilerek, ilgili faturaların icra takibine konu
edilmemesi yönünde teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, Yargıtay İçtihadı
Birleştirme Kararı ışığında huzurdaki dava açılmadan önce dava şartı arabuluculuk yoluna
başvurulmamış olduğunu belirterek,
Fazlaya dair her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle, Davalı şirket
tarafından fatura edilen e-arşiv faturaların icra takibine konu edilmemesi yönünde Teminatsız
İhtiyati Tedbir Kararı Verilmesine, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde teminat
mukabilinde İhtiyati Tedbir Kararı Verilmesine, Davalı şirketle 20.12.2020 tarihinde imzalanan
İnternet Hizmet Paketi Abonelik Sözleşmesinin haklı feshi nedeniyle iptaline, Müvekkil şirketin
davalı şirkete 51.667,30 TL borçlu olmadığının tespitine, Yargılama giderleri ile ücreti
vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı, müvekkili şirket ile 20.12.2020 tarihinde ---- kapasiteli 2 yıllık internet hizmet paketi
abonelik sözleşmesi akdettiğini, bu kapsamda 1 sene müvekkil şirketin sunduğu hizmetten
yararlandığını sonrasında ise sunulan hizmette tanıtım ve reklamlarda bahsedilen internet hızına
bir türlü ulaşamadığından bahisle borç ilişkisinin çekilmez hale geldiğini ve tüketici mevzuatı
kapsamında sözleşmeyi feshettiğini beyan etmiş olup, davacının 6502 sayılı yasa ve bağlı mevzuata
atıfta bulunarak talepte bulunmasının hukuken mümkün olmadığını,
Öncelikle davacı şirketin 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında tüketici
sıfatına haiz olmadığını, Davacı şirketin dava dilekçesi eki olarak sunduğu ---- Noterliği’ nin 21.12.2021 tarih ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi incelendiğinde;
davacının borç ilişkisinin çekilmez hale geldiği iddiası ile tüketici mevzuatına dayanarak taraflar
arasındaki sözleşmeyi feshettiğini bildirdiği anlaşılmakta olup, 6502 sayılı kanun ve bu kanuna bağlı
olarak çıkarılan mevzuatta tüketici tanımı "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden
gerçek veya tüzel kişi" şeklinde olduğunu,
Davacının bir şirket tüzel kişi olduğu ve ilgili hizmeti ticari kapsamda kullandığı her türlü izahtan
vareste olup, Dolayısıyla davacı 6502 sayılı yasa uyarınca tüketici sıfatını haiz olmadığı için tüketici
mevzuatına dayanarak işlem yapması veya bu iddiayla yaptığı işlemin hukuki bir dayanağı olmadığı
her türlü izahtan vareste olduğunu,
davacı şirket tacir sıfatını haiz olup basiretli bir iş adamı gibi hareket etmekle yükümlü olup,
dolayısıyla davacının tüketici olarak işlem yapması mümkün olmayıp herhangi bir hukuki dayanağı
olmayan fesih beyanı ile sözleşmenin feshedilemeyeceğini, Dolayısıyla ortada hukuken geçerli bir
fesih işlemi bulunmadığını,
ayrıca davacının tüketici sıfatını haiz olmadığının yapmış olduğu ve dava dilekçesi ekinde sunduğu
tüketici hakem heyeti başvurusuna istinaden verilen kararla da sabit olduğunu, kaldı ki davacının
davasını asliye ticaret mahkemesinde açması da tüketici sıfatı ve dolayısıyla ortada tüketici işlemi
olmadığını ortaya koymakta, yine davacı dilekçesinde faturaları vergiden düşmek için kayıtlarına
aldığını belirten davacının tüketici olmadığının açık olup, davacının fesih talebine dayanak olarak
gösterdiği borç ilişkisinin çekilmez hale geldiği hususunu ispat edememiş olduğunu,
davacının iddialarını kabul etmemekle birlikte; davacı müvekkili şirketin sunduğu hizmetten 1 sene
yararlandığını beyan etmiş, Davacı göndermiş olduğu 21.12.2021 tarihli ihtarnamede reklamlarda
ve tanıtımda belirtilen hızın sağlanmadığını bu sebeple borç ilişkisinin çekilmez hale geldiğini iddia
etmiş, Davacı işbu dosyaya sunmuş olduğu dava dilekçesinde ise 21.12.2021 tarihli ihtarnamede
belirttiği hususa ek olarak; diğer operatör şirketlerinden aldığı fiyat tekliflerinin müvekkili şirketle
imzaladığı sözleşmeye istinaden ödediği ücretlerden daha düşük olduğunu belirtmiş olduğunu,
dava dilekçesinde belirtilen bu husus; davacının asıl niyetinin, sözleşme kapsamında ödediği ücreti
yüksek bulması ve taraflar arasındaki sözleşmeyi feshederek maliyeti kısmayı amaçladığını açıkça
göstermekte, Ayrıca 1 yıl boyunca hizmetten yararlanan davacının sonra bir anda hizmetten
yararlanamadığını ileri sürmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu iddiasının yerinde
olmadığını ortaya koyduğunu düşündüklerini,
Davacı şirket tacir olması dolayısıyla TTK kapsamında basiretli bir iş adamı gibi davranma
yükümlülüğünden kaçınmayı amaçladığı için borç ilişkisinin çekilmez hale geldiğini iddia etmiş,davacı sözleşmeye aykırılık dolayısıyla borç ilişkisinin çekilmez hal geldiğini iddia etmiş fakat bu iddiasına ilişkin beyanı haricinde hiçbir ispat unsurunu dosyaya sunmamış olduğunu,
Davacı HMK 190. ve TMK 6. maddeleri uyarınca fesih sebebini dayandırdığı bu unsuru ispatla
mükellef olup, buna rağmen davacı bırakın iddiasını ispat etmeyi dosyaya bu iddiasına ilişkin hiçbir
delil dahi sunamamış, Davacının, asıl iradesini gizlemek amacıyla böyle bir iddiada bulunduğu
anlaşılmakta ve taraflar arasındaki sözleşmeyi feshetmek için hiçbir haklı ve geçerli hukuki dayanağı
bulunmamakta olduğundan, Davacının hiçbir dayanağı olmayan sözleşmeye aykırılık iddialarını
kabul etmediklerini,
Sözleşmede müvekkili şirketin sorumlu olmayacağı haller belirtilmiş, Örneğin sözleşmenin 5/(ı)
maddesinde müşterinden kaynaklanacak gecikmeler ile---- altyapısından kaynaklanan
sorunlarda müvekkili şirketin sorumlu olmayacağı düzenlenmiş olup, Eğer böyle bir durum varsa
müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, Gerekirse bu hususta araştırma yapılmasını,
davacının bulunduğu lokasyonda sorun olup olmadığı konusunda ---- nezdinde araştırma
yapılmasını talep ettiklerini,
Yine sözleşmenin 8/B. Maddesinde müvekkil şirkete sorumluluk yüklenemeyecek haller sayılmış,
Örneğin eğer davacının donanım vs. sorun varsa müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, Yine bu
maddenin h) bendine göre ----- ve diğer operatörlerden alınan kiralık hatta meydana gelen
problemlerde müvekkili şirket sorumlu olmayıp, Dolayısıyla taraflar (tacirler) arasında imzalanan
sözleşme hükümlerinin dikkate alınması gerektiğini,
Taraflar arasındaki sözleşme davacının iddia ettiği üzere 21.12.2021 tarihli ihtarname ile
feshedilmemiş olsa da Sayın Mahkeme aynı kanaatte olmazsa sözleşme iptali sonrası davacıya
yansıtılacak faturadaki kampanya iptal bedeli dikkate alınmalı ve bu bedelin menfi tespit kararına
konu tutardan düşülmeli, Şöyle ki; davacının tüketici sıfatını haiz olduğunu kabul etmemekle
beraber tüketicilere uygulanan Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliği ve Elektronik Haberleşme
Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliği ile dahi taahhüt kapsamında sağlanan indirim varsa
kampanya iptal bedeli yansıtılabileceğinin belirlenmiş olduğunu,
davacının sözleşmeyi feshettiği kabul edilse dahi haklı bir sebep sunmadığı ve iddiasını ispat
edemediği ortada olup, Yine de mahkemece fesih iradesinin geçerli olduğu kanaatine varılması
halinde; davacıya sunulan hizmette davacının belirli bir süre ilgili tarifede kalacağını taahhüt etmesi
üzerine kendisine sağlanan indirim bedelinin belirlenerek davacının menfi tespit talep ettiği fatura
tutarları iptal edilse dahi; ilgili kampanya iptal bedeli miktarında borcu olacağı kabul edilmeli ve
hükümde dikkate alınmalı, Ayrıca bu hususa taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 9.
maddesinde de yer verilmiş olup, Dolayısıyla bu taleplerinin dayanağının sözleşmede de yer
almakta olduğunu belirterek,
davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar
verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, abonelikten kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile Davacı Şirketin 51.667.-TL üzerinden harçlandırmak suretiyle Borçlu Bulunmadığının tespiti istemi
ile Davalı Şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu Menfi Tespit Davasında;
Davacı Şirketin teknik kısımda incelenen ve listelenen Ticari Defter Kayıtları itibarıyla, Davalı
Şirketten, Faturalara dayalı Açık C/H’ tan kaynaklanan, 18,83 TL ASIL Alacağı bulunduğu,
Davalı Şirketçe Davacı Şirket adına düzenlenen ve teknik kızımda listelenen Menfi Tespit
Taleplerine konu 10 Adet Faturanın Davacı Şirket Ticari Defterlerinde kayıtlı bulunmadıkları,
Davacı tarafından keşide olunan ---- Noterliğinin 21.12.2021 gün ve ---- yevmiyeli
ihtarı ile davalıya mevzuatta ön görülen şekilde ayıp nedeniyle fesih beyanında
bulunulduğu görülmekle her ne kadar Tüketici Mevzuatına dayanılmışsa da şekli esasa
uygun bir ihbarın oluğu, İhtarnamede 1 yıldır beklenen internet hızına ulaşılamadığı beyan edildiği, mevzuatta aranan yasal sürelerde ayıp ihbarı yapıldığına dair dosyada başkaca belge tespit edilemediği, Sözleşme tanziminden itibaren bir yıldan beri süre gelen işbu ayıp iddiasının geçerli bir fesih
sebebi olup olmayacağının Mahkemenin takdirinde olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememize aldırılan bilirkişi raporu ile davacı, davalı ile yaptığı abonelik sözleşmesi kapsamında taahhüt edilen---- hızında
internet hizmetinin sağlanmadığını ve bu nedenle borç ilişkisinin çekilmez hale geldiğini belirtmekte
ancak,
dosya içeriği ve eklerinde birden fazla zaman aralıklarında hız veya bant düşüklüğünü gösterir
test sonucu, bilgi, belge olmadığından herhangi bir değerlendirme yapılamadığını, davacının tercih ettiği bant genişliği kapasitesinin kendi ağında tanımladığı kullanıcılara yetip
yetmediği ile ilgili bilgi, belge olmadığından herhangi bir değerlendirme yapılamadığı, davalının hız taahhütü ---- hızın sağlanıp sağlanmadığı ile ilgili bilgi, belge olmadığından
herhangi bir değerlendirme yapılamadığı sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Davacı tarafından keşide olunan ---- Noterliğinin 21.12.2021 gün ve ---- yevmiyeli ihtarı ile davalıya mevzuatta ön görülen şekilde ayıp nedeniyle fesih beyanında bulunulduğu görülmekle şekli esasa uygun bir ihbarın olmadığı, İhtarnamede 1 yıldır beklenen internet hızına ulaşılamadığı beyan edildiği, mevzuatta aranan yasal sürelerde ayıp ihbarı yapıldığına dair dosyada başkaca belge tespit edilemediği,bilirkişi raporları uyarınca davacının iddialarını ispat edecek nitelikte delil sunmadığı ve bilirkişi raporları da hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN REDDİNE,
1-Alınması gerekli 427,60 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 882,35 TL harçtan karşılanarak bakiye 454,75 TL harcın davacıya iadesine,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenecek 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/456, K. 2024/836, 14 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama