KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/862
- Karar No
- 2024/873
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
Karar Metni
1.303 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/862
KARAR NO : 2024/873
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/11/2022
KARAR TARİHİ : 28/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23/03/2022 günü saat 08.10 sıralarında sürücü ---- sevk ve idaresindeki ---- plakalı otomobil ile -----sokakta seyri sırasında olay mahalline
geldiğinde, seyir istikametine göre yolun solundan park yerinden kontrolsüz şekilde çıkan ve anayola
giriş yapmak isteyen sürücü ---- idaresindeki --- plakalı otomobilin
---- plakalı otomobilin sol kapı tarafına çarptığı, çarpışma sonucu ---- plakalı
otomobilde maddi hasar ile neticelenen dava konusu olay meydana geldiğini, meydana gelen kaza sebebi ile müvekkili şirket sigortacısı davalı şirketten müvekkile ait araçta meydana gelen zarar nedeniyle 100,00-TL Değer Kaybı Ve 100,00 TL Hasar Bedeli Talebinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından başvuru şartının yerine getirilmediğini, dava konusu araçta meydana gelen değer kaybı bedeli işbu dava ikame edilmeden önce ödenmiş olduğunu, itirazları baki kalmak kaydıyla; değer kaybı bedelinin genel şartlara göre hesaplanması gerektiğini beyanla davanın öncelikle başvuru şartı yerine getirilmediğinden usulden reddini, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası nedeni ile oluşan zararın ve değer kaybının ve hasar bedelinin tazminine yönelik olarak açılan tazminat davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile---- plakalı otomobil davacı Sürücü ---- maddi hasar ile neticelenen dava konusu trafik kazasında kusursuz olduğu---- plakalı otomobil Sürücü ----’un maddi hasar ile neticelenen dava konusu trafik kazasında % 100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu olduğu,
davacı ----’ın maliki bulunduğ--- plakalı otomobil ile 23/03/2022 tarihinde
maddi hasarlı trafik kazasına karıştığı, davacı taraf hasar gören aracının Kasko poliçesi kapsamında özel
servise onarımını yaptırdığı, KASKO ekspertiz raporu doğrultusunda araçta
toplam kdv dahil 7.441,00.tl hasar tespit edilmiştir tl hasar tespit edildiği, tespit
edilen hasar miktarı piyasa şartları ile uyumlu ve kadri maruf olduğu, davacı ---- maliki bulunduğu 146.893.KM bulunan“----- hususi otomobil ile 23/03/2022 tarihinde maddi hasar ile
neticelenen trafik kazasına karıştığı, davaya konu olan aracın kazaya karışmadan önceki ikinci el rayiç
değerinin olay tarihi itibari ile 85.000.TL olduğu, aracın geçmiş dönemde karıştığı üç adet maddi hasarlı trafik kazasının mevcut bulunduğu ve aracın yüksek KM ve yaşı dikkate alındığında mevcut kazada meydana
hasar durumu sonucunda araçta parça yenilemesi bulunduğu, mevcut kaza sonucunda aracın ikince el rayiç
değerini değiştirmediğinden dolayı olayda dava konusu araçta değer kaybının bulunmadığı sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi ek raporu ile taraf vekilinin itirazları doğrultusunda değer kaybı yönünden değerlendirildiğinde , davaya konu olan 146.893.KM bulunan----hususi otomobilin geçmiş dönemde karıştığı 3 adet maddi hasarlı trafik kazasının mevcut bulunduğu, bu kazalarda aracın parça bütünlüğü ile birlikte orijinal boya bütünlüğünün de bozulduğu, değer kaybının orijinal parçalar ve orijinal boya bütünlüğü için geçerli olduğu,
geçmiş dönemde hasar gören ve işçilik işlemi yapılan bir parçanın ikinci kazada değer kaybın oluşmayacağı dikkate alındığında aracın yaşının ve KM sin çok yüksek oluşu aracın metal yorgunluğunun bulunduğu sol arka kapı değiştirilmesinin orijinali ile değiştirildiğinde işlevsel özelliğini kaybetmeyeceği gibi yapılan parça değişimi ve onarım ile birlikte boya işlemi sonucunda araçta parça yenileme kıymet kazanma tenzili olduğu bu nedenle aracın geçmişte karıştığı maddi hasarlı trafik kazaları ile birlikte aracın yaşı ve KM dikkate alındığında,
mevcut kazanın aracın ikinci el rayiç değerinde etkisinin bulunmadığı anlaşılmış olup araçta değer kaybının oluşmadığı sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de,
“sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Aynı kanunun 91. Maddesinde ise “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir.
Sorumluluk sigortaları TTK.nın 1473. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. “(1) Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.” şeklinde belirtilmiştir.Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası;
motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu;
böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir -----
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek;
sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür.
Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir (Yargıtay ----. HD'nin 23.09.2019 t. ----sayılı kararı).Sigorta tahkim komisyonunun dosyasının UYAP sistemi üzerinden mahkememiz dosyası arasına celp edilerek incelenmiştir.
Dava şartlarını düzenleyen 6100 sayılı HMK'nun 114/1. maddesinin ı bendinde "aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması" şeklinde ifade edilen derdestlik, dava şartlarındandır. Açılmış olan bir davanın görülebilmesi için bulunması ya da bulunmaması gereken dava şartlarından biri olan derdestlikten söz edilebilmesi için daha önce açılmış olan davanın tarafları ile konusunun ve dava sebebinin aynı olması gerekmektedir. Dava şartı olan derdestlik nedeni ile davanın reddi için iki davanın taraflarının, konusunun ve dava sebeplerinin aynı olması gerekir.
Eldeki davaya konu değer talebi ile ilgili olarak davacının aynı davalıya karşı Sigorta Tahkim Heyetine başvurduğu, tahkim heyeti tarafından değer kaybı tazminatına yönelik olarak kesin olmak üzere karar verildiği, davacının sigorta tahkim komisyonunca verilen kararın kesin olduğu gözetilerek aynı konuda ve aynı dava nedenlerine dayanarak, aynı davalıya karşı artık genel yargı yoluna başvuruda bulunamayacağı anlaşıldığından ( ----- BAM ---- HD. -----.
Sayılı Kararı) davanın değer kaybı yönünden kesin hükme ilişkin dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine karar vermek gerekmiştir.Somut olay da mahkememizce alınan bilirkişi kök ve ek raporunun usul ve yasaya uygun olması olması nedeniyle hükme esas alınarak, bakiye hasar alacağının olmadığı anlaşılmakla hasar talebi yönünden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harcın 80,70 TL tutarlı kısmı davacı vekilince dava açılışı sırasında peşin olarak yatırıldığından bakiye 346,90 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/862, K. 2024/873, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama