İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/966 K.2025/6

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2022/966Karar2025/6Tarih2 Ocak 2025Okuma14 dk · 2.712 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/966
Karar No
2025/6
Karar tarihi
2 Ocak 2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.712 kelime·14 dk okuma·8 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/966

KARAR NO : 2025/6

DAVA

Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

DAVA TARİHİ : 19/12/2022

KARAR TARİHİ : 02/01/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA

Davacı vekilince sunulan dava dilekçesi ile "Müvekkili ' ın, ---- Komando Tugayı Emniyet ve Muhafız Bölüğü'nde askerlik

görevini ifa etmekte iken 25.09.2021 tarihinde 21:00 - 23:00 saatleri arası nöbetini tutmuş, nöbet

görevini tamamlanması akabinde, nöbet değişim aracını (---plakalı -- model kamyonet) yetkisi

ve ehliyeti olmaksızın kullanan ---- hız sınırlarını ihlal etmek suretiyle aracın kontrolünü

kaybetmesi üzerine gerçekleşen kazada sağ omuz köprücük kemiğinde kırılma gerçekleşerek

yaralandığını, olay günü, bölükte komutan olan -----, askeriye içinde nöbet tutan askerlerin nöbet

değişimlerinde transferi sağlayan görevli asker ----- zimmet ve idaresindeki askeri aracı,

rütbesinin kullanmak suretiyle emir vererek ---- teslim almış ve müvekkilimin nöbet

alanına geldiğini, nöbet değişim alanından, araca arka bölüme 4 ve ön bölüme 2 olmak üzere toplam 6 asker binmiş,

komutan ---- aracı kullanmaya başladığını, önemle belirtmemiz gerekir ki; aracı kullanan komutan ---- haricen bildiğimiz

üzere askeri araç kullanma ehliyeti olmadığı gibi sivil ehliyetine de daha önce el konulduğundan olay

tarihinde ehliyeti dahi bulunmamaktadır. Bununla birlikte ---- sürüş esnasında hız

limitlerine uymamış, askeriye içinde 30 km olan hız limitini aşarak 80 km hızla aracı kullanmış,

akabinde virajda direksiyon hakimiyetini kaybederek kazaya sebebiyet verdiğini, müvekkilinin kaza akabinde aynı gün hastaneye yatırıldığını, kırılan omzuna platin takılması için

gerekli ameliyat için ise 01.10.2021 tarihinde ameliyat yatış işlemlerine başlandığını, ameliyat sonrasında

da 08.10.2021 tarihine kadar hastanede yattığını, bununla birlikte müvekkilime 45 gün süreli iş göremezlik/sağlık raporu verildiğini, müvekkilinin hastanede yatış sürecinde, ----- ikamet etmekte olan anne ve babasının

---- gelmek durumunda kaldığını, müvekkilinin babasının hastanede refakatçı olduğunu, bu sebeple

müvekkilim, ailesinin de yol/konaklama/yemek gibi zorunlu ihtiyaçları ile de karşı karşıya kaldığını, işbu kaza akabinde iş göremezlik süresi müvekkilimin askerlik süresinden de mahsup edilmediğini, müvekkilinin 18.01.2022 tarihinde terhis olduğunu, müvekkilinin, terhis olması akabinde çalışmak ve geçimini sağlamak için iş başvurularında

bulunduğunu, yeni ameliyat olması nedeniyle bir çok iş başvurusu olumsuz sonuçlandığını bildirdiğinden bahisle re'sen gözetilecek nedenlerle, fazlaya ilişkin sair talep

ve dava hakkımız saklı kalmak üzere, davamızın kabulü ile; davacı müvekkilime 20.000,00-TL

(YirmibinTürklirası) maddi (5.000,00-TL geçici sakatlık ve 15.000,00-TL sürekli iş göremezlik olmak

üzere), 30.000,00-TL (OtuzbinTürklirası) manevi tazminat ile ayrıca tespit edilecek geçici iş göremezlik

ödeneğinin ödemesinin hüküm altına alınmasına, bu miktara olay tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ---- cevap dilekçesinde özetle Davacının ekte bir örneği ibraz edilen ve birlik komutanlığınca alınan ifade tutanağının

incelenmesinden de görüleceği gibi, söz konusu askeri araç kazası nedeniyle köprücük kemiğinin

kırıldığı için 7 gün hastanede yattığı ve sağ omuzundan ameliyat edilerek köprücük kemiğine platin

takıldığı ve bu ameliyat sonrasında 45 gün hava değişimi verildikten sonra tekrar askerlik görevine

başladığı anlaşılmaktadır. Diğer bir ifade ile davacının ameliyat sonrası şifa bulmuş olması nedeniyle çalışma gücü kayıp oranı bulunmadığından, talep edilen maddi ve manevi tazminatın fahiş olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.

Davalı---- cevap dilekçesinde özetle başvuran asker olup, 2330 sayılı kanun uyarınca nakdi tazminat ve aylık bağlanması kapsamında

ödeme alıp almadığının sorulmasını gerekmektedir.

----.Komando Tugayı Emniyet ve Muhafız Bölüğü'nde görevli olan ----,

görev ve yardımlarından dolayı, bu görev ve yardımları nedeniyle yaralanmaya maruz kalmıştır. Bu

sebeple 2330 sayılı Kanunda belirtilen hak sahiplerine ödenmiş/ödenecek olan nakdi tazminat miktarının

sorulması ve işbu nakdi tazminatın, maddi tazminat hesabı yapılırken göz önünde tutularak mahsup

edilmesi gerekmektedir.

Geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı ve tedavi giderleri poliçe kapsamında değildir.

Geçici iş göremezlik tazminatından, bakıcı ve tedavi giderlerinden SGK’nın sorumlu olduğu

açıkça hükme bağlanmıştır.İtirazlarımız baki kalmak kaydıyla müterafik kusur durumu varsa tazminattan indirim yapılması gerekmektedir.Davacı tarafın beyanından açıkça anlaşıldığı üzere davacının kaza sırasında kazaya karışan araçta yolcu konumunda iken kaza gerçekleşmiştir. Başvuranın araca bindikten sonra hiçbir güvenlik önlemi almadığı açıkça anlaşılmıştır. KTK sürücülerin ve yolcuların da uyması gereken bir takım

güvenlik tedbirleri saymıştır. Söz konusu güvenlik tedbirleri (emniyet kemeri vs) almayarak araçta

seyahat eden başvuran müterafik kusuru açık olup tazminat miktarından indirim yapılması

gerekmektedir.Hal böyleyken davacının istiap haddinden fazla yolcu almış bir araca bindiği ve gerekli koruyucu tertibatları kullanmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE:

Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası nedeni ile oluşan geçici ve kalıcı maluliyetin tazminine yönelik açılan maddi ve manevi tazminat davasıdır.

Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır

Mahkememizce talimat yolu ile aldırılan bilirkişi raporu ile

davalı ---- plakalı araç sürücüsü ----- kazanın meydana gelmesinde asli ve

%100 oranında kusurlu olduğu, davacı yaralan Piyade er ---- ’ın yolcu olarak araç içinde bulunması nedeni ile kazada

alabileceği bir tedbir olamayacağı nedeni ile kusursuz olduğu, müterafik kusur yönünden değerlendirme: kazada yaralan Piyade er ----’ın emniyet kemeri takmaması nedeni ile araçtan dışarı

fırlaması ve buna bağlı olarak yaralanması arasında illiyet bağı olması nedeni ile müterafik kusur

verilebileceği kanaatine varıldığı,

davacıda geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik maddi zarar şartlarının oluşmadığı; hal

böyle olunca davacı yönünden geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik maddi zarar hesabı

yapılmasına yer olmadığı

sonuç ve kanaati bildirilmiştir.

Mahkememizce Adli Tıp Kurumundan aldırılan maluliyet raporu ile mevcut belgelere göre ---- oğlu 26.09.2001 doğumlu ---’ın 25.09.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 20.02.2019 tarih ve ---- sayılı ---- Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,

iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 3(üç) aya kadar uzayabileceği, söz konusu engel oranı 20/02/2019 tarihli ---- sayılı ---- Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinin EK-3 kısmında bulunan ÇÖZGER’in mevzuatla uyumu arandığında kullanılacak tablo dikkate alındığında, küçüğün özel gereksinimi olmadığı sonuç ve kanaati bildirilmiştir.

Mahkememizce, bildirilen tanıkların dinlenilmesine karar verilmiş, tanık ----- T.C.nolu) "Kardeşim ---- askeri görevini yapmaktayken askeri araç ile kaza geçirdi, şoför ise görevli olmayan bir komutanmış, hız yapması nedeni ile kaza gerçekleşmiş, kardeşimin omzunda kırıklar vardı, platin takıldı, 45 gün rapor verildi, bu rapor askerlik süresinden sayılmadığı için 45 gün sonra gidip askerlik süresini tamamlamak zorunda kaldı, askerden geldikten sonra omzundaki platin nedeni ile iş bulamadı, bu da kardeşimin psikolojisinin bozulmasına sebep oldu, futbol oynayamaz oldu,

olaydan bir yıl sonra platini çıkarmak için tekrar ameliyat ettiler ve 45 gün tekrar rapor verildi, omzundaki platin nedeni ile zaten zor iş bulan biridir, ikinci ameliyat sürecinde de aynı zorlukları yaşadı dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.

Tanık-----(----- T.C.nolu) "Kardeşimin askerde bulunduğu sürede kaza geçirdiği söylendi, biz ---- yaşamaktayız, ailem ----, annem babamı da ---- alarak ---- gittik, ----- ulaştığımızda gece saatiydi ertesi gün kardeşimi ameliyata aldılar, ameliyattan sonra 45 gün rapor verildi, bu nedenle de askerlik süresi uzadı, askerden sonra omzundaki platin nedeni ile 6-7 ay iş bulamadı, platin sonrasında çıkarıldı, şu anda da ağır işlerde çalışamamaktadır, ameliyat sonrasında ağrı sızıları vardı,

şu anda da zorlandığında ağrıları olmaktadır" şeklinde beyanda bulunmuştur.2918 sayılı Yasanın 85 ve devam maddeleri gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.

İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.

Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.

Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (----).

2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiş olup, bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek;

sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”,

aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu,

zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Anılan yasal hükümlerden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.

Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.

İşletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir.

Hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkindir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde; bir motorlu aracın karıştığı kazada, bir 3. kişinin uğradığı zarardan dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunların müteselsil sorumlu olarak tutulacağı hüküm altına alınmıştır.Dava konusu kazanın 03/02/2021 tarihinde meydana geldiği, eldeki belirsiz alacak davasının ise 01/03/2022 tarihinde KTK 109/2.

Maddesinde düzenlenen zamanaşımı süresi dolmadan açıldığı anlaşıldığından davalıların zamanaşımı itirazları yerinde görülmemiştir. Sigorta hukukundan kaynaklanan eldeki davada Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli olduğundan davalıların görev itirazları da reddedilmiştir. 2918 sayılı KTK hükümlerine göre, trafik kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir.

Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir.

Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır.

Aynı kanunun 85. maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir.Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de,

araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o araca kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir.

Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır.

Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.Somut uyuşmazlıkta yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan zararlardan kusuru ile sebebiyet veren davalı zorunlu mali maluliyet sigortacısı ile kazaya karışan davacı-zarar görene karşı sigortalısı olan aracın sürücüsünün kusuru oranında sorumludur.

Usul ve yabaya uygun ATK Trafik İhtisas Dairesi kusur raporuna göre dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığı,----- plaka sayılı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davacının kaza sebebiyle Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 3(üç) aya kadar uzayabileceği, asker olması sebebiyle geçici iş göremezlik tazminatı isteyemeyeceği belirlenmiştir.

Davacının kalıcı maluliyetinin bulunmaması usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu uyarınca geçici maluliyet tazminatı talep edemeyecek olması nedeniyle maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.

Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır.

Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak,

meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.Bu açıklamalar doğrultusunda, tüm dosya kapsamı ile ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın ağırlığı, davacıda meydana gelen maluliyet oranı, olay tarihi göz önünde bulundurularak, davacının manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine dair karar vermek gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.

Kabulüne karar manevi tazminata da yasal faiz işletilmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davanın KISMEN KABULÜNE,

1-Sürekli ve geçici iş göremezlik talebinin reddine,

2-6.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 25/09/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılar ----- ve Milli Savunma Bakanlığından müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 615,40 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 170,78 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 444,62 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 170,78 TL peşin harç olmak üzere toplam 251,48 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 595,00 TL Adli Tıp Kurumu fatura bedeli, 984,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 8.579,00 TL yargılama giderinin davada haklı çıktığı %12 oranında olmak üzere 1.029,48 TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

6-Davalı Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan 100,00 TL gider avansının davada haklı çıktığı %88 oranında olmak üzere 88,00 TL sinin davacıdan tahsili ile davalı Milli Savunma Bakanlığına verilmesine, bakiye kısmın davalı Milli Savunma Bakanlığı üzerinde bırakılmasına,

7-Davalı ----. tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

8-Davalılar----- ve Milli Savunma Bakanlığı maddi tazminat davasında kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar ---- ve Milli Savunma Bakanlığına ödenmesine,

9-Davacı kendisini manevi tazminat davasında vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 6.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ---- ve Milli Savunma Bakanlığından müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

10-Davalılar ----- ve Milli Savunma Bakanlığı manevi tazminat davasında kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 6.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar ----- ve Milli Savunma Bakanlığına ayrı ayrı ödenmesine,

11-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranı gözetilerek 374,40 TL sinin davalılar ----- ve Milli Savunma Bakanlığından müştereken ve müteselsilen, 2.745,60 TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

12-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,

Dair davacı vekilinin ve davalı Milli Savunma Bakanlığı vekilinin e-duruşma vasıtası ile yüzüne karşı diğer davalıların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/966, K. 2025/6, 2 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2022/966
  4. Karar No : 2025/6
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 19/12/2022
  7. Karar Tarihi : 02/01/2025
  8. Dava
  9. Cevap
  10. Hükü M

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/966
Karar No
2025/6
Tarih
2 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/967 K.2025/52
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/969 K.2025/73
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/972 K.2025/3
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/972 K.2025/23
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/973 K.2025/35
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/973 K.2025/59

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.