KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/253
- Karar No
- 2024/544
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2024
Karar Metni
1.442 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/253
KARAR NO : 2024/544
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/04/2023
KARAR TARİHİ : 02/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı ...-----, müvekkili aleyhine -----.
İcra Müdürlüğünün ----sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlattığını, İcra takibine dayanak olarak 107.000,00 Türk lirası bedelli 19/08/2022 tanzim tarihli, 19/10/2022 vade tarihli senet gösterildiğini, takibe dayanak senette borçlu olarak müvekkili gözükse de senedin müvekkili tarafından tanzim edilmediğini ve senetteki imza da müvekkile ait olmadığını, yapılacak bilirkişi incelemesi ve tatbiki imza karşılaştırılması sonucu senetteki imzaların müvekkiline ait olmadığının ortaya çıkacağını, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyanla;
öncelik dava konusu senet üzerinde yazı ve imza incelemesi yapılarak senet üzerindeki yazı ve imzalarının müvekkiline ait olmadığının tespitine, müvekkilinin---- İcra Müdürlüğünün -----. sayılı dosyasından ve takip dayanağı (07.000,00 Türk lirası bedelli 19/08/2022 tanzim tarihli, 19/10/2022 vade tarihli) senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, -----.
İcra Müdürlüğünün -----Sayılı icra takibinin ve takip dayanağı (07.000,00 Türk lirası bedelli 19/08/2022 tanzim tarihli, 19/10/2022 vade tarihli) senedin iptaline, davalının kötü niyetli ve ağır kusurlu olunması sebebiyle takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı yan kendisine yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen davacı yanın dava dilekçesine cevap vermemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, imza inkarına dayalı olarak kambiyo senedine dayalı yapılan icra takibi nedeni ile borçlu olunmadığının tespitine yönelik olarak açılan menfi tespit davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından verilen raporda, " Beyaz ışık ve değişik açılarda verilen ışık ışınları, yüksek çözünürlü (scanner) tarayıcı, bilgisayar analiz programları kullanılarak, grafolojik, grafometrik ve kaligrafik esaslar dahilinde yapılan mukayeseli incelemede; İnceleme konusu senetteki imzalar ile ... ait mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; başlangıç hareketlerinde, ara gramalarda ve bitiş hareketlerinde farklılıklar görüldüğü, genel kabul görmüş karakteristik tanı unsurlarından; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, imzaların doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından değerlendirildiğinde; inceleme konusu senette mevcut mukayese imzalarına kıyasla ... eli ürünü olmadığı, " şeklinde rapor sunulmuştur.
Yürütülen Soruşturma da, C. Başsavcılığı tarafından alınan bilirkişi raporu ile Mahkememizce alının bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğundan, çelişkinin giderilmesi için 3 kişilik grafoloji uzmanı bilirkişi heyetinden çelişkinin giderilmesi için rapor tanzimi istenilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan raporda özetle. Tetkike esas, borçlusu “...” ve alacaklısı “...” olan, “107.000” (Yüzyedibin) TI meblağlı gözüken (1) adet emre muharrer senedin “Ödeyecek” bölümündeki “...” ibareli isim yazısı ve bu bölümdeki imza kısmında atılı bulunan borçlu imzaları ile ... mevcut mukayese yazı ve imza örnekleri arasında.
Ortak harflerin yapılış tarzları, imzalar içerisindeki oval/buklesel hatların yapılış tarzı, imzaların başlangıç ve sonlandırılış alışkanlıkları, imzaları enine kesen hattın yapılışı, imzalar içerisindeki harf “A” harf unsuruna benzer şekilsel hattın tersim tarzı, işleklik ve meyil durumu özellikleri gibi kaligrafik ve grafolojik fiziki tersim bulguları yönünden ...'ın mukayese yazı ve imza örneklerine kıyasen aralarında genel olarak benzerlik arz ettikleri, belirtilen bulgulara binaen, bahse konu “107.000” (Yüzyedibin) TI meblağlı senet üzerindeki “...” isim yazısının ve borçlu imzalarının ...'ın eli ürünü olduğu,
tetkike esas, borçlusu “...” ve alacaklısı “...” olan, “107.000” (Yüzyedibin) TI meblağlı gözüken (1) adet emre muharrer senedin “ödeyecek” bölümündeki “...” ibareli isim yazısı haricinde kalan, senet üzerindeki tanzimle ilgili diğer el yazıları ile ...'ın mevcut mukayese yazı ve rakam örnekleri arasında ise kaligrafik ve grafolojik tersim tanı unsurları yönüyle uygunluk bulunmadığı, belirtilen bulgulara atfen, bahse konu konu “107.000” (Yüzyedibin) TL meblağlı senet üzerindeki “...” isim yazısı haricinde kalan, senet üzerindeki tanzimle ilgili diğer el yazılarının ...'ın eli ürünü olmadığı" şeklinde rapor sunulmuştur.
Davalı tarafından varlığı iddia edilen bir hukuki ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (-----).
Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.
Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.Eş söyleyişle kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir.
Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise, ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir ( ----- ).
Ayrıca, adi senette borçlu olarak gözüken kimse, senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığının ve dolayısıyla, senet borçlusu konumunda bulunmadığının tespiti amacıyla, cebri icra tehdidi ile karşı karşıya ise, icra takibinin yapılmasından önce; süresi içinde ödeme emrine karşı imzaya itiraz yoluyla itirazda bulunmayı ihmal etmiş ve takip kesinleşmişse, takibe başlanılmasından sonraki evrede sahtelik davası açabilir, böyle bir sahtelik davası hukukî niteliği itibariyle 2004 sayılı İİK 72’de düzenlenmiş olan menfi tespit davasıdır (----).
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer.
Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer.
Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (----- ).Senet borçlusu tarafından senette yer alan imzanın kendisine ait olmadığının iddia edilmesi halinde çözümü özel veya teknik bilgi gerektirdiğinden bilirkişi incelemesine karar verilir.
İmza incelemesinde öncelikle senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır.
Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması;
sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. Nitekim bu ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.10.2019 tarihli ve -----sayılı kararında da benimsenmiştir.
Dava dilekçesinin incelenmesinde davacının yazı ve imza inkarında bulunduğu görülmüştür. Mahkememizce alınan 22/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda senetteki imzaların davanın el ürünü olmadığı tespit edilmiştir. ----- Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan 14/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda ise senetteki imzaların davacının el ürünü olduğu, yazıların davacının el ürünü olmadığı tespit edilmiştir.
Her iki raporda çelişki bulunması sebebiyle üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınması karar verilmiştir. Heyet raporunda ise "... " yazısı ile borçlu imzanın davacının el ürünü olduğu, diğer yazıların ise davacının el ürünü olmadığı tespit edilmiştir.
Tüm bu hususlar dikkate alındığında senetteki imzanın davacı borçluya ait olduğu, davacının senet miktarı kadar borçtan sorumlu olduğu, senet sebebiyle borçlu olmadığının tespiti talebinde haklı olmadığına kanaat getirilmiştir.Bir kambiyo senedi olan bononun keşideci tarafından bazı unsurları eksik olarak düzenlenmesi ve bu eksikliklerin bonoyu elinde bulunduran kişi tarafından doldurulması TTK'nun 778/2-f maddesi yollamasıyla TTK'nun 680. maddesi gereğince mümkündür.
Davacı keşideci olarak imzalayıp verdiği bononun sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu ve teminat senedi olduğu iddiasını kanuni delillerle (senet,yemin) ispatlamak zorundadır. (Yargıtay ------ HD'sinin ----sayılı kararı bu yöndedir.)Somut dosyamızda davacı senetteki yazıların da kendisine ait olmadığını iddia etmiş olup bu durumda senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu davacı ispat etmelidir.
Davacı taraf dava konusu senedin anlaşmaya aykırı olduğuna dair yazılı delil ibraz etmedikleri gibi yemin deliline de dayanmamıştır. Bu sebeple davacının senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu minvalindeki senetteki yazıların kendisine ait olmadığına ilişkin iddiaları yerinde görülmemiştir. Hal böyle olunca davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/253, K. 2024/544, 2 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama