İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/323 K.2025/628

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2023/323Karar2025/628Tarih16 Eylül 2025Okuma12 dk · 2.458 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/323
Karar No
2025/628
Karar tarihi
16 Eylül 2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.458 kelime·12 dk okuma·9 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/323

KARAR NO : 2025/628

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 10/05/2023

KARAR TARİHİ : 16/09/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Müvekkili şirket ile-------İş ortaklığı arasında 27.01.2022 tarih, ------- işaret nolu Hazır Beton sözleşmesi imzalandığını, davalı borçlu şirketin taraflarca imzalanan iş bu sözleşmenin 17. maddesi ile sözleşmeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine ve borçların ödenmesine sınırsız ve süresiz olarak garantör olduğunu kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, müvekkili şirket ile ----- İş ortaklığı arasında İlgili sözleşmeden kaynaklanan ticari ilişkin neticesinde kesilen -------- nolu, 10.04.2022 düzenleme / 24.06.2022 tarihli 30.220,58 TL bedelli fatura ve -------- nolu,

31.03.2022 düzenleme / 14.06.2022 ödeme tarihli faturadan kalan bakiye 19.701,30 TL'si olmak üzere toplam 49.921,88 TL'nin --------İş ortaklığı tarafından ödenmediğini, taraflarca imzalanan iş bu sözleşme uyarınca davalı şirketin garantör sıfatı ile sorumluluğu bulunmakta olup, davalı borçlu şirkete anılan alacaklar yönünden ------.

Noterliğinin, 28.02.2022 tarihli ve ------- yevmiye nolu ihtarnamesi fazlaya dair her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile muaccel hale gelen 49.921,88 TL'nin yasal faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödenmesi, aksi takdirde temerrüde düşüleceği bildirilerek, yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, iş bu ihtarnamenin davalı borçlu şirkete 23.08.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, ihtarnameye süresi icinde davalı tarafından cevab verilmediğinden,

davalı aleyhine 31.08.2022 tarihinde ------ İcra Müdürlüğünün ------. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takip dosyasının takip talebinde ve ödeme emrinde belirtildiği üzere, söz konusu takip ----- İcra Müdürlüğünün ------. sayılı takip dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı İle açıldığını, ödeme emrinin davalı şirkete 08.09.2022 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davalı şirket tarafından icra takibine 08.09.2022 tarihinde itiraz edildiğini, bu nedenle dava açıldığını, davalı şirketin garantör sıfatı sözleşmenin 17. maddesine göre sorumluluğunun bulunduğunu beyanla;

davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20.den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Huzurdaki davanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde genel hükümlere göre görülmesi gereken bir yargı işi olduğundan, açıkça görev itirazında bulunduklarını, dava konusu edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin davacı şirkete borcunun bulunmadığını, davacının tazminata mahkum edilmesi gerektiğini beyanla, yetki itirazlarının kabulü ile Mahkemenin yetkisizliğine karar verilerek, dosyanın yetkili ------ Mahkemelerine gönderilmesine,

Mahkemece görev ve yetki itirazlarının kabul görmemesi halinde haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddi ile davacı aleyhine reddolunan miktarın % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilerek, yargılama giderleri davacıya yükletilerek, tarafları lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava hukuki niteliği itibariyle, ----- İcra Müdürlüğünün ------ esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.

İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır.

İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.

b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.

Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.

c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.

İtirazın iptali istemine konu, -----. İcra Müdürlüğünün ------- esas dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.

Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Bilirkişi tarafından alınan raporda ," Seçenek hesaplamaya göre.

Davacı şirketin davalı şirketten ( Sözleşmeye göre garantör sıfatı ile ) ------ İcra Müdürlüğünün ------Sayılı dosyasından 01.09.2022 takip tarihi itibariyle - 49.921,88 TL tutarınca alacağının bulunduğu, davacı taraf takipten önce faiz istemediğinden, bu konuda değerlendirme yapmaya gerek bulunmadığı, ayrıca davacı taraf takipte noter ihtarname masrafı olarak 1.277,47 TL istemiş ise de, noter ihtarname ödeme makbuzu dosyada bulunmadığından, davacının bu aşamada bu bedeli isteyemeyeceği, 2. seçenek hesaplamaya göre.

Davacının iş ortaklığından 22.08.2022 takip tarihi itibariyle 49.921,88 TL tutarınca alacağının bulunduğu, hangi takip dosyasının esas alınacağı konusunda takdir ve hukuki yorumun Mahkemeye ait olduğu, " şeklinde rapor sunulmuştur.

Bilirkişi tarafından verilen ek raporda özetle. "Davacının ticari defterlerine göre, davalıya hitaben 2021 yılında 23 adet fatura düzenlendiğini, vergi Dairesinden gelen BA - BS bildirimlerinden, dava dışı -------- Iş ortaklığının 2021 yılında mal alış bildirimine göre, davacı şirketten 5 adet fatura karşılığı KDV hariç 90.370,00 TL tutarında mal alımınınbildirildiği görülmüştür.

Davacı şirketin Kök raporda da açıklandığı üzere,-------. firmasının 2022 yılı BA - BS bildirimleri üzerinde yapılan incelemelerden dava dışı -------- İş ortaklığı için 18 adet belge karşılığı KDV hariç 1.604.553,16 TL mal satımı için bildirimde bulunduğu, karşılığında ise ( BA - BS karşılaştırma dökümünden ) dava dışı şirketin mal alımı için KDV hariç 1.604.553,16 TL tutarında bildirimde bulunduğu görülmüştür.

Davacı ve dava dışı iş ortaklığının karşılaştırmalı BA - BS bildirimlerinden, 2022 yılında takibe konu olan 2 adet faturanın da her iki tarafça mal alım ve satımı olarak bağlı bulundukları vergi dairelerine bildirildiği görüldüğünden, resmi makamlara yapılan bildirimler tarafları bağlayacağından, davacı tarafın davalıdan ( garantör sıfatı ile ) alacak talebinde bulunabileceği kanaati edinilmiştir. tespit ve değerlendirmelere göre, davacı ve davalı tarafın incelenen BA ve BS bildirimlerine göre,

resmi makamlara yapılan bildirimlerin tarafları bağlayacağı ile ilgili çık sayıda İstinaf Mahkemelerinin ve Yargıtay'ın kararları bulunduğundan ve bu durum konusunda çelişki bulunmadığından, nihai karar Mahkemeye ait olmak üzere kök raporda da detaylı olarak belirtildiği üzere, davacının ek rapordaki beyanı da esas alınarak ve tahsilde tekerrür olmamak üzere ------ İcra Müdürlüğünün-------sayılı dosyasından 01.09.2022 takip tarihi itibariyle 49.921,88 TL tutarınca alacağının bulunduğu,

ayrıca dosyaya noter ihtarname makbuzu sunulduğundan, davacının 1.277,47 TL tutarındaki noter ihtarname masrafını da isteyebileceği," şeklinde rapor sunulmuştur.

Bilirkişi tarafından verilen 2. Ek raporda özetle; " Kök raporda da açıklandığı üzere, ----- firmasının 2022 yılı BA - BS bildirimleri üzerinde yapılan incelemelerden dava dışı ----.

İş ortaklığı için 18 adet belge karşılığı KDV hariç 1.604.553,16 TL mal satımı için bildirimde bulunduğu, karşılığında ise ( BA - BS karşılaştırma dökümünden ) dava dışı şirketin mal alımı için KDV hariç 1.604.553,16 TL tutarında bildirimde bulunduğu görülmüştür.Davacının dava dışı firmaya 2022 yılında 18 adet fatura düzenlediği ve bu faturaların dava dışı firmaca bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirildiği görüldüğünden,

her ne kadar davacının dava dışı ----- İş Ortaklığına hitaben düzenlediği 25.01.2022 tarihli ------ nolu ve 28.084,00 TL tutarındaki faturanın dava dışı iş ortaklığının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı görülmüş ise de aşağıda detayı bulunan birçok Yüksek Mahkeme kararından da görüleceği üzere, davacının dava dışı iş ortaklığından ve garantör sıfatı ile davalıdan ----İcra Müdürlüğünün ----- sayılı dosyasından 28.02.2022 takip tarihi itibariyle 49.921,88 TL tutarınca alacağının bulunduğu, ayrıca dosyaya noter ihtarname makbuzu sunulduğundan, davacının 1.277,47 TL tutarındaki noter ihtarname masrafını da isteyebileceği, bu durumda ------.

İcra Müdürlüğünün ------. ( Takip tarihi: 01.09.2022 ) sayılı dosyasındaki takibin mükerrer olduğu kanaatinin edinildiği, tarafların masraf, inkar tazminatı, vekâlet ücreti ve benzeri diğer taleplerinin, Mahkemenin takdirleri içinde kaldığı," şeklinde rapor sunulmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 04.07.2001 gün ve---- esas,------- karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, kişisel (şahsi) teminat sözleşmelerinin alt kavramlarını oluşturan kefalet ve garanti sözleşmelerinin temel amaçları, esas itibariyle asıl borç ilişkisinin tarafı olmayan üçüncü kişilerce, alacaklıya şahsi teminat (güvence) verilmesidir.

Her iki sözleşme de temel amaçları itibari ile aynı hedefe yönelmekle birlikte, gerek doktrinde, gerekse bu konudaki uygulamanın öncüsü niteliğindeki 11.06.1969 gün ve-----sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'ndaki belirlemelere göre, aralarında ana farklar bulunmaktadır:

6098 sayılı TBK.

583 (818 Sayılı Borçlan Kanununun 484.) maddesi hükmü uyarınca, kefalet sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekle tabi olduğu ve ayrıca sözleşmede kefilin sorumlu olacağı belirli bir miktarın gösterilmesi gerektiği halde, aynı kanunun 128.maddesindeki " üçüncü kişinin fiilini üstlenme" başlığı altında düzenlenmiş olan garanti sözleşmesi herhangi bir şekle tabi tutulmadığı gibi, verilen garantinin belli bir limite bağlanmış olması da öngörülmemiştir.Öte yandan, kefalette, TBK.

591 maddesi hükmü uyarınca kefil, borçluya ait defileri alacaklıya karşı ileri sürebilme hakkına sahipken, garanti akdinde teminat veren kişiye bu hak tanınmış değildir.Bunların dışında kefil kefaletten doğan borcunu ödedikten sonra, TBK. 596. maddesi hükmü uyarınca asıl borçluya yasadan ötürü dönme (rücu) hakkı bulunduğu halde, garanti sözleşmesinde teminat verene bu hak tanınmamıştır. Nihayet, TBK.

498. maddesi gereğince kefalette, kefilin sorumluluğu asıl borcun geçerli oluşuna ve devamına bağlı iken, bir tür üçüncü kişinin fiilini taahhüt niteliğini taşıyan garanti sözleşmesi, bağımsızlık ilkesi gereğince bu koşullara tabi tutulmamıştır. Bu farklı hüküm ve sonuçlardan anlaşılacağı üzere, garanti veren kişinin sorumluluğu, kefalet veren kimsenin sorumluluğundan çok daha ağır koşullara tabi tutulmuştur.

Bu nedenle sözleşmenin niteliğinin tespit ve yorumunda teminat veren kimsenin iradesi de bu yönden titizlikle değerlendirilmelidir.Kefalet sözleşmesi ile garantörlük sözleşmesini birbirinden ayırt etmek gerekir. Garanti veren bağımsız bir borç altına girmekte olup, bu yükümlülüğün bir başka borç ile ilgisi yoktur; kefalette ise, asıl olan bir başka borcun (temel ilişki) olması ve verilen teminat ile o borcun ödenmesinin sağlanmasıdır.

Asıl borçlu gibi yükümlülük altına girme amacını taşıyan sözleşme kefalet, asıl borçlunun borcunu aşabilecek. bir başka deyimle, lehine taahhüt altına giren alacaklının hiçbir şekilde zarara uğramayacağının temine yönelik sözleşme ise garanti sözleşme olarak nitelendirilmelidir. Kefalet ilişkisinde kefalet verenin bu ilişkide bir yararlanma amacı olmadığı halde garanti sözleşmesinde ilke olarak, yararı mevcuttur.

Bu şekilde iki sözleşme türünün farkları ve kıstasları belirlendikten sonra, bu kriterler uygulanmak sureti ile dava konusu sözleşmenin niteliği saptanmalıdır. Davacı ve dava dışı adi ortaklık arasında düzenlenen sözleşmede davalı--------ortağı olduğu adi ortaklığın sözleşmeden doğan borçlarını üstlendiği için garanti beyanı asli unsur olmaktan çıkmış feri nitelik yani kefalet amacına yönelik olduğu intibası borçluya verilmiş bulunmaktadır.

Sözleşmede davalı ------ bağımsız bir borcu değil, adi ortaklığın sözleşmeden doğan sorumluluğunu yüklenmiştir. O nedenle garanti sözleşmesinden bahsedilemez. Öte yandan teminat veren kimsenin bu sözleşmeyi imzalamakla menfaati olduğu belirlenemediği gibi bu husus davacı tarafından ileri sürülüp kanıtlanamamıştır. Bu nedenle davalı -------- sözleşmedeki taahhütlerinin garanti sözleşmesi amacı ile değil kefalet amacı ile verildiği anlaşılmaktadır. TBK.

19 maddesi uyarınca da davalının iradesinin kefalet amacına yönelik olduğunun kabulü gerekir. (----- BAM -----. HD. -------. Sayılı kararı da aynı doğrultudadır.)Her ne kadar sözleşmeyi davalı ------- garantör sıfatı ile imzaladığı görülmüş ise de, 6100 sayılı HMK’nun 30. maddesi gereğince bu nitelendirme Türk Hukukunu resen uygulamakla görevli hakimi bağlamaz. Çünkü, olaya uygulanacak yasa kurallarını bulup uygulamak taraflara değil hakime ait bir görevdir.

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 583. (818 Sayılı BK. 484) maddesi hükmüne göre, kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır hükmü bulunmaktadır.

Kefaletin geçerli olabilmesi için kefalet süresinin ve kefilin sorumlu olacağı miktarın kendi el yazısı ile yazılıp imzalanması ve sözleşmede gösterilmesi gerekir.

Kefalet süresinin ve kefilin sorumlu olacağı azami tutarın önceden belli olmadığı ve el yazısı ile yazılıp imzalanmaması nedeni ile kefilin sorumluluğu bulunmadığı anlaşıldığından davalı ------ yönünden kefalet sözleşmesi yönünden sorumluluğu bulunmasa da davalının davacı ile sözleşme imzalayan dava dışı adi ortaklığın ortağı olduğu, adi ortaklığı oluşturan ortakların adi ortaklıktan doğan borçlardan sorumlu olacağı değerlendirildiğinden aşağıdaki değerlendirmeler bu doğrultuda yapılmıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/3.

Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.

Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde).

Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü düzenlenmiştir.Somut olayda iddia ve savunmanın değerlendirilmesi için davacı ve davalının da ortağı olduğu dava dışı------ Adi Ortaklığının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmıştır.

İnceleme neticesinde davacı ve adi ortaklığın ticari defterlerinin uyumlu olduğu, sadece 28.084,00 TL faturanın dava dışı adi ortaklığın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı tarafın t davalıdan 49.921,88 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.

Vergi dairesi kayıtlarına göre de davacının dava dışı adi ortaklık adına 2022 yılında 18 adet fatura düzenlendiği, tarafların tüm faturaları BA/BS formları ile vergi dairesine bildirdiği, dava dışı adi ortaklığın defterlerinde kayıtlı olmayan 28.084,00 TL'lik faturanın da dava dışı adi ortaklık tarafından vergi dairesine BA formu ile bildirildiği dolayısıyla bu fatura yönünden de mal tesliminin gerçekleştiği, adi ortaklılığın ortağı olan davalının da adi ortaklığın borcundan sorumlu olduğu kanaati ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Her ne kadar davalı taraf eldeki dava açıldıktan sonra ------ Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ Sayılı dosyasının eldeki dava yönünden derdestlik oluşturduğunu iddia etmiş ise de bu iddianın bu davadan daha sonra açılan ----- Asliye Ticaret Mahkemesinin ----. Sayılı dosyasında değerlendirilmesi gerektiği ve nitekim ----- Asliye Ticaret Mahkemesinin ------- Sayılı dosyasında değerlendirildiği anlaşıldığından derdestlik itirazı yerinde görülmemiştir.

Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davanın KABULÜNE,

1-Davalının ------. İcra Müdürlüğünün ------- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin aynen devamına,

2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Karar harcı 3.497,42 -TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 618,36-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.879,06-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,

4-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL başvurma harcı, 618,36-TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 798,26-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine

5-Davacı tarafından yapılan 360,50-TL tebligat ve müzekkere gideri, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.360,50-TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,

9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ------ Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/323, K. 2025/628, 16 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2023/323
  4. Karar No : 2025/628
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 10/05/2023
  7. Karar Tarihi : 16/09/2025
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Dava
  10. Savunma
  11. İnceleme Ve Gerekçe
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/323
Karar No
2025/628
Tarih
16 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2023/325 K.2025/1404
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/326 K.2025/1326
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2023/327 K.2025/1471
  • Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/327 K.2025/582
  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/328 K.2025/547
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/328 K.2025/841

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.