KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/469
- Karar No
- 2023/903
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2023
Karar Metni
775 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/469
KARAR NO : 2023/903
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 13/07/2023
KARAR TARİHİ : 15/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Dava dışı sigortalı -------adresindeki iş yeri -----numaralı 23.05.2021 - 23.05.2022 vade tarihli "İş Yerim Paket Sigorta Poliçesi" ile müvekkil şirket-----tarafından teminat altına alındığını, davaya konu hasarın 13.07.2021 tarihinde iş yerinde kullanılan davalının üreticisi olduğu ----marka ----- model -----seri numaralı 2019 yılı üretim tarihli su arıtma cihazı filtresinin patlaması ile iş yerine dolan sular nedeniyle meydana geldiğini,
müvekkil şirket nezdinde ----- numaralı hasar dosyası oluşturulmuş ve hasarın tespiti için alınan ekspertiz ile zarar miktarı tespit edilmiş ve müvekkil şirket tarafından dava dışı sigortalıya 05.08.2021 tarihinde 4.845,00-TL hasar tazminatı ödemesi yapıldığını, davacı Müvekkil Şirketin ödenen bu miktarın tahsili amacıyla ----- Genel İcra Müdürlüğü -----sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış, icra takibine yapılan itiraz üzerine arabuluculuk kurumuna başvurulmuş arabulculuk görüşmelernide anlaşma sağlayamadıklarını, meydana gelen zarardan davalının sorumlu olduğunu,
Müvekkil Şirketin TTK.m.1472 Gereğince Dava Dışı Sigortalının Halefi olduğunu, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Davanın, haksız eylemden kaynaklanan zarar nedeniyle açılmış itirazın iptali davasından ibaret olduğu anlışılmıştır.Davalı vekili: 24/07/2023 tarihli dilekçesi ile;Müvekkil aleyhine açılan işbu davayı kabul ettiklerini kabul beyanına göre karar verilmesini bu beyanlarının ilk celse ve delillerin toplanmasından önce yapıldığının dikkate alınarak müvekkil aleyhine harç, mahkeme masrafları ve vekalet ücretine hükmedilmemesini, mahkemeniz aksi kanaatte ise müvekkili lehine indirim yapılmasını beyan ve talep etmiştir.
HMK'nın 308.maddesi. "Kabul, davacının talep sonucuna davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. Kabul, ancak tarafların üzerinde tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur" hükmünü içermektedir. Aynı yasanın 309.maddesinde, kabulün dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, karşı tarafın veya mahkemenin muvafakatine bağlı olmayacağı, kayıtsız ve şartız olacağı.
310. maddesinde hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği ve 311.maddesinde ise, kabulün kesin hüküm gibi sonuç doğuracağı düzenlenmiştir. Davacı vekili 15/12/2023 tarihli duruşmada; davalı vekilinin yazılı olarak sunmuş olduğu kabul beyanı doğrultusunda dosyanın kabulüne ayrıca müvekkil lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesini beyan ve talep etmiştir.
Davalı tarafın kabul beyanının yasal koşulları taşıdığı tüm dosya içeriğinden anlaşıldığından, davanın kabülüne karar vermek gerekmiştir.Vekalet ücreti yönünden.
AAÜT'nin 6.maddesi gereğince anlaşmazlık kabul nedeniyle ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilmiş olmakla tarife hükümlerinde yer alan ücretin yarısına hükmedilmesi gerekmiştir.Harç ve yargılama giderleri yönünden ise; davalının kabul beyanı uyarınca Harçlar Kanunu'nun 22.maddesi gereğince kabulün ilk oturumdan önce gerçekleştiği dikkate alınarak ilam harcının 1/3'üne hükmetmek gerekmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır.
Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir.
Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Alacak haksız fiilden kaynaklanmakla varlığı ve miktarının hesabı yargılamayı gerektirdiğinden, mahkemece koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/469, K. 2023/903, 15 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama