KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/531
- Karar No
- 2024/208
- Karar tarihi
- 12 Mart 2024
Karar Metni
1.584 kelime·8 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/531
KARAR NO : 2024/208
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 06/08/2023
KARAR TARİHİ : 12/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirket nezdinde Kasko Sigortası ile sigortalı bulunan ----- plakalı aracın -----personeli ------sevk ve idaresinde iken, 23/11/2021 tarih ve 17:32 saatte ----Projesinde davalı şirketin destek personeli olarak çalışan -----isimli personelin güvenlik bariyerini kaldırması nedeniyle araçta maddi hasar meydana geldiğini, meydana gelen zarar miktarı ve kusur/rücu durumunun ekspertiz raporu ile tespit edildiğini, Ticari temerrüt faizine hükmedilmesi gerektiğini, alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine davalı borçlunun itirazı ile takibin durduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyan ile;
(fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere) davaya konu icra dosyasına yapılan itirazının iptalini, takibin 6.444,49 TL üzerinden devamı ile 22.02.2022 (sigorta tazminatının ödeme tarihi) tarihinden itibaren işleyecek faiziyle (ticari temerrüt faizi) birlikte tahsilini, Asıl alacak tutarının %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı sigorta şirketi tarafından, müvekkili şirketin güvenlik hizmeti verdiği -----destek personel---- isimli personelin güvenlik bariyeri kaldırması nedeniyle araçta maddi hasar meydana geldiği iddia edilmekte ve bu kapsamda dava dışı------ plakalı araç sahibine ödemiş olduğu 6.449- TL tutarın rücuen ödenmesi talepli işbu haksız davayı ikame ettiğini, iddiaların dayanaksız olduğunu, davanın reddi gerektiğini, görev yönünden itiraz ettiklerini, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, dava dışı otel yönetimi gerekli tedbirleri almadığından ve gerekli özeni göstermediğinden asli kusurlu olduğunu,
olaya ilişkin güvenlik kamera kayıtları incelendiğinde açıkça görülecektir ki araç çıkmak üzereyken tekrar geri gittiğini, bu durumda kimse aracın tekrar çıkıp çıkmayacağı konusunda herhangi bir fikir yürütemeyeceğini, olayın devamında, güvenlik bariyerleri kaldırılmış ve son aşamaya kadar kalktığı zaman, aracı süren şahıs kenardaki boşluktan çıkmaya çalıştığını, güvenlik bariyerleri dikkat çekici bir renkte ve ışıkta olup, kaldırıldığı gayet açıkça görüldüğünü, ---- personeli iradi olarak kenardaki boşluğa doğru aracı sürdüğünü,
tüm kusur aracı kaldırılmış güvenlik bariyerleri üzerine sürmeye çalışan valede olup dolayısıyla da adam çalıştıran sorumluluğundan Otel yönetimi sorumlu olduğunu, kabul anlamına gelmemekle, bariyerlerin görülmemiş olduğu ihtimalde dahi aracı normal şekilde çıkış yapmak üzere sürmediğini, kenara doğru yönelerek sürdüğünü, bu durumda açıkça ortaya koymaktadır ki;
aslında güvenlik bariyerlerini görmüş olup, kenardaki boşluktan çıkabileceği düşüncesi ile aracı sürdüğünü, aracın tekrar çıkış yapıp yapmayacağı belli olmadığını, otel güvenliğini sağlamak, yabancı araçların girişini engellemek için, araç olmadığı takdirde güvenlik bariyerlerinin kaldırılması gerektiğini, haksız fiil ile müvekkili şirket arasında illiyet bağı olmadığını, güvenlik şirketine kusur atfedilemeyeceğini, meydana gelen olay bakımından kusur yönünden yapılacak araştırmanın esas olduğunu, davacı tarafından müvekkil şirketin %100 kusurlu olduğu iddia edilmişse de ortada kusur oranlarına yönelik herhangi bir tespit bulunmadığını,
otel yönetiminin ihbarını talep ettiklerini beyan ile, somut olayda müvekkili şirkete atfedilecek herhangi bir kusurunun mevcut olmaması, dava dışı-----site yönetimi ve çalıştırdığı vale personelinin tam kusurlu olduğunu, kamera kayıtları incelendiğinde güvenlik bariyerleri kaldırıldıktan sonra aracın çıkış yapmaya çalıştığı, öncelikle görev itirazları doğrultusunda davanın görev yönünden reddini, aksi halde zamanaşımı ve diğer itirazlar doğrultusunda davacı tarafından açılan işbu haksız davanın ve taleplerinin reddini ve davacının alacağın %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, davanın dava dışı ------ ihbarını,
haksız ve mesnetsiz davanın reddini, zamanaşımı itirazının kabulünü, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini, talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, ------. İcra Müdürlüğünün------sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır.
İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir.
Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır.
Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.Dosyamız arasına celp edilen ----- İcra Müdürlüğünün------ sayılı sayılı icra dosyasının yapılan incelemesinde takipte ödeme emrinin davalı/borçluya tebliğ edildiği davalı tarafça takibe itiraz edildiği ve takibin durduğu, eldeki davanın yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından verilen raporda özetle; " 23/11/2021 tarihinde meydana gelen olayda.
Davacı tarafa kasko sigortalı araç sürücüsü (----- plaka sayılı ----- markaltip----- model araç sürcüsü) dava dışı ----%100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, teknik detayları ile açıklandığı üzere dava konusu kazanın oluşumunda silindirik bariyerin kaldıran personel'in kusursuz olduğu, 23/11/2021 tarihinde meydana gelen kaza sonucu------ plakalı araçta meydana gelen maddi hasar ile olayın oluş şeklinin uyumlu olduğu, hasarın durumunun kazanın oluş şekline alınan darbelere uygun olduğu,
davacı Sigorta şirketinin, kasko sigortalısına ait ----plaka sayılı ----- markaltip, ----- model aracında oluşan hasar için davaya konu ettiği ve davalının tazmin etmesini istediği toplam hasarının, “ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle": KDV dahil 6.260,78 TL olabileceği, hesaplanan bu hasar tutarının kaza tarihi itibariyle serbest piyasa koşullarında kabul edilebilir makul fiyat aralığında, günün rayicine ve dosya kapsamına uygun olabileceği, (6.260,78 TL Hasar Tutarı) x ve 0.00 kusur oranı= 0.00 TL olabileceği,
(Silindirik bariyeri kaldıran personelin dava konusu hasarın oluşumunda kusursuz olduğu) (Kusur oranı ile ilgili sadece teknik görüş bildirilmiş olup; bu husustaki hukuki değerlendirme ve nihai kararın Mahkemede olduğu) Davacı sigorta tarafından -----.
İcra Müdürlüğü'nün ----- sayılı İcra Dosyası kapsamında, davalı aleyhine 6.444,49 TL Toplam Alacak (6.260,78 TL Asıl Alacak ve 183,71TL İşlemiş Faiz) olan, 10/06/2022 tarihli İlamsız takip başlatılmış olduğu, davacının davalıya rücu edemeyeceği" şeklinde rapor sunulmuştur. Olay anını gösteren kamera kayıtlarında "Silindirik
mantar bariyerlerin zemin koduna göre yukarı yönde harekete başladığı sırada zemin kodundan itibaren üst kısımlarında çevresel olarak yerleştirilmiş görülebilen led ışıklı uyarı lambaları bulunduğu, ışıklı mantar bariyerlerin yukarı yönde belli bir mesafe hareket ettiği sırada dava konusu aracın kamera açısına girdiği, bu sırada mantar bariyerlerin sürücü tarafında solda sürücünün görüş açısında olduğu ve yukarı yönde hareketine devam ettiği,yukarı yönde hareketini tamamlayan bariyerlerin sağındaki boşluktan dava konusu aracın
bariyere temas etmeden ileri yönde hareketini sürdürdüğü ve durduğu, devamında park etmek için hafif direksiyon manevrası ile geri hareket etmek istediği sırada (Solundaki ışıklı bariyerlerin tamamen yukarıda olduğu sırada) aracının sol yan çamurluk teker kısmı ile soldaki bariyere sürttüğü, sürtme ile birlikte araca temas eden bariyerin sallandığı, çarpmadan sonra
yol üzerinde park halinde bulunan ticari taksinin yanındaki şahsın aracın yanına gelerek sürücüye durması yönünde el ile işaret yaptığının" anlaşılmıştır. Gereken dikkatini yola vermeyen, görüş alanı içerisindeki tamamen açılmış bulunan ışıklı silindirik mantar bariyere yakın konumda iken geri manevra ile hareket eden ve bariyere çarpan dava konusu araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, sürücünün görüş alanı içerisinde yukarı yönde hareketini sürdüren ve tamamen açılan ışıklı silindirik bariyerlerin sağından ileri doğru geçerken aracın bariyere çarpmadığı, sürücünün geriye hareketi sırasında bariyerlerin tamamen
açık olduğu ve sürücünün solundaki açık olan, ucunda da görülür ışık sistemi bulunan silindirik bariyere yakın konumda iken direksiyon manevrası ile geriye hareket etmek istediği sırada çarptığıda dikkate alındığında silindirik bariyerin kaldıran personelin kusursuz olduğu usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden davalının meydana gelen kazada kusuru bulunmadığından davanın reddi yolunda karar vermek gerekmiştir.Kötüniyet tazminatı,
takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır.
Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir.
Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/531, K. 2024/208, 12 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama