KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/613
- Karar No
- 2025/312
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2025
Karar Metni
1.708 kelime·9 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/613
KARAR NO : 2025/312
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 13/09/2023
KARAR TARİHİ : 29/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirket nezdinde 23/06/2021 - 23/06/2022 tarihleri arasında geçerli olmak ---- numarası ile ZMMS sigortası bulunan davalı ---- Şirketi'ne kayıtlı ---- plakalı araç, diğer davalı ----- sevk ve idaresinde iken 21/06/2022 tarihinde ---- Belediyesi'ne ait dava dışı --- sevk ve idaresindeki ----plakalı motosiklete çarpması neticesinde------ mevkiinde yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu çarpmanın etkisiyle ağır yaralanan ------ tarafından iş göremezlik, bakıcı gideri, tedavi masraflarının karşılanması amacıyla Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde açılmış ----- sayılı tahkim dosyası ile tahkim yoluna başvurduğunu,
kaza sebebiyle müvekkili sigorta şirketi nezdinde ----- nolu hasar dosyası açılmış olup, davacı taraf için 23.05.2023 tarihinde ölüm ve sakatlık teminatı dahilinde 358.000,00-TL anapara olmak üzere ferileriyle toplam 500.200,00-TL ödendiğini, (Avukata ödenen tutar:475.623,73-TL, stopaj tutarı: 16.949,15-TL, KDV tutarı: 7.627,12-TL TOPLAM: 500.200,00-TL) Tahkim aşamasında davacı taraf ile sulh olunduğunu ve yapılan ödeme ile birlikte ibraname imzalandığını, müvekkili şirketin, yapmış olduğu ödeme, amir mevzuata göre ve aktüeryal hesaplamalar ile tespit edildiğini, ayrıca,
karşı taraf sigorta şirketine 29.09.2022 tarihinde 50.000,00-TL rücu tediye ödemesi yapılmış ve maddi tazminata ilişkin teminat limiti tükendiğini, Bunun üzerine halefiyet ilkesi gereği şirketin ZMMS sigortası kapsamında ----- ve karşı taraf sigorta şirketine ödenen tazminat ödemesi ve rücu tediye ödemesinin faizi ile birlikte araç sahibi -----Şirketi ve diğer davalı sürücüden tahsili amacıyla ----.
İcra Müdürlüğü'nün ----- dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların icra dosyasındaki borcun tamamına ilişkin itirazları sebebiyle ilgili icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini beyan ile, fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile davalı tarafların bilcümle takibe, asıl alacağa ve faize ilişkin haksız ve kötü niyetli itirazının iptalini,---- İcra Müdürlüğü'nün ----- sayılı dosyasında takibin devamını, davalı tarafların alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere İcra inkâr tazminatına mahküm edilmesini,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirkete ait---- plakalı araç, müvekkil ----- nezaretinde 21.06.2022 tarihinde ---- istikametinden gelip ---- istikametine seyir halinde iken ----- Camisi'nin karşısındaki ışıklardan ----- istikametine geri dönmek için cebe girmek istediği esnada ---- istikametinden ---- istikametine gelen ----- plakalı Motorsikletin sürücüsü ---- halinde olan müvekkili ----- 21.06.2022 tarihinde müvekkil şirkete ait -----plakalı araç ile dönüş yapmak isterken hızla gelen ----- plakalı motorsikletli icra takibine konu olan kazadaki karşı taraf olan ----- aracına çarpması sonucunda gerçekleştiğini,
meydana gelen trafik kazasında hızlı gelmesinden dolayı motor sü kusurlu olup, bu husus hiç değerlendirilmeden tutanak hazırlandığını, kamera kayıtlarının gelmesi ile kusur oranları net olarak tespit edileceğini, --- Asliye Hukuk Mahkemesi'nde -----. Sayılı dosyasında ---- tarafından maddi hasar ve değer kaybı ile bedensel zararın tespiti ve tazmini için dava açıldığını, söz konusu davanın devam ettiğini, ----.
Asliye Ceza Mahkemesi'nde----- Numarasıyla ceza yargılaması devam ettiğini, kusura itiraz ettiklerini beyan ile, davacı sigortanın henüz sonucu belirli olmayan bir davada kendisinin belirlemiş olduğu ve ödemiş olduğu tutarı olayda her hangi bir kusuru bulunmayan davalılardan tahsil edememesi için davanın reddini, 22.06.2022 tarihli trafik kazasına müsteniden başlatılan ----İcra Dairesi ----sayılı dosyasının kapatılmasını, ---- Adliyesi'ndeki ----.
Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki---- Numaralı dosyanın ve -----. Asliye Ceza Mahkemesi'nde ------. Numaralı dosyanın bekletici mesele yapılmasını, davacı tarafın haksız icra takibinde bulunması nedeni ile %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesini, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, ----.İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
Dosyamız arasına celp edilen -----. İcra Müdürlüğünün ----- sayılı sayılı icra dosyasının yapılan incelemesinde takipte ödeme emrinin davalı/borçlulara tebliğ edildiği davalı tarafça takibe itiraz edildiği ve takibin durduğu, eldeki davanın yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından verilen raporda özetle; " Davalı sürücü ---- plaka sayılı kamyonet sürücüsü) ------ kazanın oluşumunda %75 (Yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, Sürücü ---plaka sayılı motosiklet sürücüsü) ----- kazanın oluşumunda %25 (Yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, olay mahallinin yerleşim yeri olduğu, vaktin gündüz olduğu, görüşün açık olduğu,
hız limitinin 30 km/s olarak belirtildiği hususu ve krokide tespit edilen çarpışma noktası da dikkate alındığında (Şekil 1), ---- Asliye Ceza Mahkemesi'ne ait ---- Esas,---- Karar No lu ve 30/11/2023 tarihli Gerekçeli Kararına esas alınan kusur dağılımının isabetli olduğu (Gerekçeli Kararda.
Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulu'ndan alınan 23.10.2023 tarih ve ---- sayılı raporda da; sanığın asli kusurlu, katılanın tali kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, her iki rapor arasında çelişki bulunmadığı, mahkememizce olaya uygun, mevzuata dayalı tespitlerde bulunan ATK raporunun hükme esas alındığı, belirtilmiştir) dava dilekçesinde 21.06.2022 tarihinde meydana gelen kazada davalının maliki olduğu ---- plakalı aracın davalı sürücüsü------ sigortalı aracı kullanmaya yeterli ehliyetinin olmadığı beyan edilerek rücuen alacak talep edildiği;
sigortalı aracın sürücüsün ehliyet sınıfı ve sigortalı aracın sınıfına ilişkin dosyada belge bulunmadığı; davalı sürücünün kaza tarihinde sürücüsü olduğu aracı kullanmaya yeterli ehliyetinin olmadığının ispatı halinde ve o takdirde;
davacı sigorta şirketinin ödediği tazminatı davalı sürücü ve işletenden ZMSS Genel Şartları B.4-b Maddesi gereği (aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan) rücuen talep edebileceği, davalı sü ün kaza tarihinde sürücüsü olduğu aracı kullanmaya yeterli ehliyetinin olmadığının ispatı halinde ve o takdirde davacının talep edebileceği rücuen alacağının 500.200,00 TL olduğu," şeklinde rapor sunulmuştur.
Bilirkişi heyeti tarafından verilen ek raporda özetle. "Kök Rapordaki kusur durumu ile ilgili teknik yönden yapılan değerlendirmeyi değiştirecek yeni bir bilgi belgenin dosyaya eklenmediği, kök rapordaki kusur gerekçeleri ile ilgili teknik tespitlerin aynen geçerli olduğu, davalı araç sürücüsünün ehliyetli olduğu,
kasıtlı veya ağır kusurlu davranışından söz edilemeyeceği, davacının davalı sigortalısına rücu edemeyeceği," şeklinde rapor sunulmuştur.Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın teminatın kapsamını belirleyen A.1. maddesinde, sigortacı, motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği hükme bağlanmıştır.ZMSS Genel Şartlarının, sigortacının işletene rücu hakkını düzenleyen B.4. maddesinin (a) bendinde, tazminatı gerektiren olayın,
işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasdi bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmesi halinde sigorta ettirene rücu edilebileceği düzenlenmiştir.
Diğer taraftan, TTK'nun 1282. maddesi uyarınca sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1281. maddesi hükmü uyarınca da, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.
Somut olayda, 21/06/2022 tarihinde davalı -----ait, davalı -----’ın idaresindeki davacıya trafik sigorta poliçesi ile sigortalı---- plakalı aracın dava dışı --- idaresindeki ----- plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kazanın ardından tanzim edilen “Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı”nda tespit edildiği üzere davalının karşı yönden gelen trafiğin kullandığı yola girerek 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 84/1-c maddesini ihlal ettiği, davacıya sigortalı araç sürücüsünün “trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan diğer kural, yasak zorunluluklara ve yükümlülüklere uymamak” kuralını ihlali nedeniyle kazanın meydana gelmesinde %75 kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan yasal hükümler gözetilmek suretiyle dosyada ki kayıt ve belgelere, kazanın, sigortalının kasdi bir hareketi veya ağır kusurundan kaynaklandığı husususun TTK'nın 1281.maddesinde öngörüldüğü gibi davacı tarafça ispat edilemediği, davalı sürücünün kazanan meydana gelmesinde tam kusurunun bulunmadığı, %75 oranında kusurlu olduğu, davacı sigortacının, sürücünün kasta dayanmayan %75 kusuru sebebiyle verdiği zarardan dolayı üçüncü kişiye ödediği tazminat bakımından rücu hakkı bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. ---- BAM ---- HD'nin------. Sayılı ilamı da aynı doğrultudadır.
Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır.
Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir.
Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/613, K. 2025/312, 29 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama