KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/630
- Karar No
- 2025/274
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
Karar Metni
2.060 kelime·10 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/630
KARAR NO : 2025/274
DAVA
İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/03/2023
KARAR TARİHİ : 15/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin borçlu armatör firmaya ait ---- isimli ---- IMO numaralı gemisinde ------ Limanı ve ---- Limanları'nda makine tamiratını gerçekleştirdiğini, müvekkilinin tamir işleminden sonra borçlu şirketin olan ----- mail hesabından iletişime geçerek proforma faturayı ilettiğini, karşı taraf borçludan ödeme talep ettiğini, borçlu şirketin buna rağmen müvekkiline ödeme yapmadığını, müvekkilinin borçlu şirketten borcunu tahsil edemediğinden gemi tamiri için almış olduğu malzeme bedellerini ödeyemediğini ve ticari itibarının sarsıldığını, parça temin edilen firma tarafından müvekkiline ihtarname gönderildiğini,
davalı borçlu tarafından vadesi gelen deniz alacağı açısından herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı borçlu tarafça tüm ihtarlarının cevapsız bırakıldığını, mahkememize ihtiyati haciz talepli başvurularının 30/11/2022 tarih, ---- ve ---Karar sayılı ilamıyla Türk Bayraklı---- isimli geminin TTK 1363/3 maddesi gereğince ihtiyaten haczine karar verildiğini, bu kapsamda TTK 1364. maddesi gereğince tarafımızca yasal süresi içerisinde ----.
İcra Dairesi Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyası üzerinden 18.000,00 USD karşılığı Türk lirası olarak gösterildiğini ve fiili ödeme tarihindeki kurun esas alınması talepli icra takibi başlatıldığını, borç tutarının 24/01/2022 tarihinde muaccel hale geldiğini, 03/03/2023 hesap tarihi itibariyle takipte kesinleşen tutarın 259.617,33 TL olduğunu, 24.01.2022 tarihli proforma faturada asıl alacak tutarı toplamının 20.470,00 USD olduğunu, karşı tarafça mahkememizin ---- ve ------ Karar sayılı dosyasına ibraz edilen makbuzların asıl alacak tutarı olan 20.470,00 USD üzerinden düşülmüş olduğunu,
proformanın içeriğinden görüleceği üzere 1.500,00 USD ve 740,00 USD'nin tahsil olarak gösterildiğini, mahkememizin----- Karar sayılı ilamında ek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, müvekkilinin bu ihtilaf dolayısıyla ıslahla talep artırım hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 16.000,00 USD tutarında alacağı bulunduğunu, alacak likit olduğunu, davalı borçlu tarafından borcun tüm unsurlarının bilindiğini, borçlunun süreç öncesinde temerrüde de düşürüldüğünü belirterek davanın kabulü ile borçlunun itirazının iptaline ve takibin ---- İcra Dairesi Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyası üzerinden devamına,
borca itiraz eden aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile nispi vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı ...'ın taraf sıfatı bulunmadığını, müvekkilinin ---- ile anlaştığını, ---- İş Listesi başlığı altın-----” unvanıyla imzalandığını, ardından Malzeme Teslim Tutanağı ve İş Listesi'nin ----- tarafından imzalandığını, aralarındaki anlaşma gereği müvekkili tarafından ----- 1.500,00 USD tutarında ön ödeme yaptığını, iş listelerinden sonra ----- unvanlı şirket tarafından 07/01/2022 tarihli proforma ve fatura olduğu iddia edilen belge düzenlendiğini, bu proforma faturanın da ---- tarafından imzalandığını, müvekkilinin ---- ile anlaştığını,
müvekkili ve ----- dışında üçüncü bir kişi konumunda yer alan dava dışı------tarafından resmi niteliği bulunmayan, bahsi geçen 3.000,00 USD tutarındaki anlaşmaya istinaden işbu belgenin düzenlendiği şüphesi oluştuğundan müvekkiline karşı yöneltilemeyeceğini, üzerinde anlaşılan işler başladıktan sonra enspektör ve çarkçıbaşının istekleri doğrultusunda yapıldığı iddia edilen ancak şirket yetkilisi olan müvekkilinin bilgisi ve onayı dışında birtakım işler de yapıldığını,
bu yapıldığı iddia edilen işlere istinaden bu defa da ---- tarafından --- unvanı altında 24.01.2022 tarihli ---- biçiminde ve adi şekilde 18.230,00 USD tutarında proforma olduğu iddia edilen bir belgenin müvekkiline iletildiğini, müvekkilinin basiretli bir tacir olarak hareket ettiği anlaşılan işlerle birlikte yapılan ve tamamlanan ek işlere dair iki ayrı tarihte olmak üzere dolar kuruna karşılık TL cinsinden ödemeyi de ---- ile anlaşması sonucu kendisine yapıldığını, cari hesap dökümlerinin de --- hesabına açıldığı,
müvekkilinin ---- ile anlaşmasına ve anlaşmasına istinaden ödemeleri ----- yapmış olmasına rağmen ilişkide hiçbir sıfatı bulunmayan ... tarafından ihtiyati haciz talep edildiği ve ...'ın aktif husumet ehliyeti olmadığını, müvekkili ile ----- arasında herhangi bir ilişki bulunmadığını, dava dışı----. tarafından düzenlendiği anlaşılan ve ---- hitaben yazılmış ---imzalı sözde ihtarnamede ----- gemisi için 12.500,00 USD tutarında kablo ve muhtelif elektrik malzemeleri alındığına dair ifadenin gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin bu kadar yüksek tutarda bir anlaşması bulunmadığını, müvekkilinin basiretli bir tacir olarak hareket ettiğini,
anlaşılan işlerle birlikte yapılan ve tamamlanan ek işlere dair iki ayrı tarihte olmak üzere dolar kuruna karşılık TL cinsinden ödemeyi anlaştığı gibi ----- yaptığını, ödemenin müvekkili tarafından yapılmış olmasının ortada herhangi bir şekilde bir borç olmadığını ortaya koyduğunu, davaya konu proforma faturalarda müvekkilinin unvanının dahi yer almadığını, davacı tarafından usulüne uygun düzenlenmiş ne bir fatura ne de usulüne uygun şekilde faturaları tebliğ ettiğine ilişkin bir iddiası bulunmadığını, herhangi bir evrakta geminin kaptanının kaşe, mühür ya da imzası bulunmadığını,
haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın aktif dava sıfatı yokluğu sebebiyle öncelikle usulden reddine, alacak bulunmaması sebebiyle esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, ----. İcra Müdürlüğünün ----- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, ---- İcra Müdürlüğünün ----- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından Borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.----. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.06.2023 Tarih, ---- Esas ve ----- Karar sayılı Görevsizlik kararı ile dava dosyası mahkememize tevzi edilmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından verilen raporda özetle.
"Davacı ve davalı şirketlerin 2022 yılına ait ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin yapıldığı ve tüm ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, bu kapsamda HMK m.222/f.3 ve f.4 uyarınca davacı ve davalı şirketlerin defterlerinin delil niteliğinde olduğu, davacı ticari defterlerine göre, davalı firmaya ilişkin herhangi bir muavin kayıt, fatura ve borç alacak ilişkisine rastlanılmadığı, davalı hesap hareketlerine göre, davalı şirketin davacıya ödeme yaptığına dair herhangi bir belgeye rastlanmadığı,
davalının dava konusu işlemlere ilişkin dava dışı ---- ödeme yaptığı iddiasında bulunduğu ve dava dışı---- ilişkin cari hesap ilişkisi içinde olduğu, Dava dışı---- firmasından 24.01.2022 tarihli-----numaralı 20,470 USD tutarlı proforma fatura düzenlendiği, Davalı gemisinde yapılan işlerin ve bu işler için satın alınan malzemelerin, davalı ile dava dışı ------ isimli şahıs arasında sürdürülen iş ilişkisi içinde yapıldığı; ----- ise malzemeleri davacı ...'dan ve/veya onun aracılığı ile davacı ile davalı arasında kaydi bir ilişkinin bulunmadığı;
gemiye yapıldığı belirtilenişleri “başmakinisi” unvanıyla imza atan"----" isimli şahıs tarafından kabul edilip teslim alındığı, ancak davalı şirketin işlerin eksik yapıldığı ve bedellerinin fahiş olduğu yönünde ve ayrıca gemi kaptanı tarafından teslimi ve kabulü yapılmamış işlerin bedelinin talep edilemeyeceği yönünde itirazları bulunduğu; davalı şirketin dava dışı ---- bir kısım ödeme yaptığı, huzurdaki davanın davacısı -----, davalı gemisinde iş yaptığı ve/veya malzeme temin ettiği ve karşılığında icra takibine konu ettiği ödemeyi almaya hak kazandığını gösterir mahiyette bir belgenin dosya kapsamı belgeler içinde yer almadığı,
davacının ispat yükümlülüğü içinde bulunduğu," şeklinde rapor sunulmuştur.
Bilirkişi heyeti tarafından verilen ek raporda özetle; " Davacı ticari defterlerine göre, davalı firmaya ilişkin herhangi bir muavin kayıt, fatura ve borç alacak ilişkisine rastlanılmadığı, 19.09.2024 tarihli SGK kayıtlarına göre, dava dışı ---- davacı ...'a ait ------- ve ---- numaralı davacıya ait sicil numaralı işyerlerinde çalıştığı, aralarında işçi işveren ilişkisinin bulunduğu, birden fazla kez giriş ve çıkışların yapıldığı, 2022 yılı 10. aydan itibaren tam zamanlı çalışmaya başladığı, davaya konu olaya ilişkin 2021 yılı Eylül ayı 2 gün, 2021 yılı Ekim ayı 2 gün olmak üzere bu döneme ilişkin 4 gün bildirimin yapıldığı,
dava dışı ----- firmasından 24.01.2022 tarihli ----- numaralı 20,470,00 USD tutarlı proforma fatura düzenlendiği, düzenlenen proforma fatura bir ön teklif fatura niteliği taşıdığından, hizmet ve ürün yapılmadan fatura kesilecek tarafa yapılacak mal ve hizmet ile ilgili bilgi sahibi olması amacıyla düzenlendiği, bu nedenli proforma faturanın mali ve kanuni açıdan bir sorumluluğu bulunmadığı, dosyada başmakinist ---- tarafından imzalanmış bulunan 2021 Eylül ve Ekim aylarında --- ve------yapılan işlere ilişkin 79 madde ile malzeme listesi ve 41 madde ile açıklamalı iş listesinin mevcut olduğu,
dava dışı ------ davacı ...'ın yanında çalıştığı yönünde mahkemece kanaat getirilmesi halinde, dosya kapsamında yer alan “Malzeme Teslim Tutanağı Ve İş Listesi”ne göre işçilik ve malzeme bedellerinin, dava Dışı ------ düzenlemiş olduğu 24.01.2022 tarihli Proforma Fatura'da tahsil ettiğini beyan ettiği bedel düşüldükten sonra, 18.230 USD olduğu,
davalı şirketin dava dışı ----- bir kısım ödeme yaptığı hususlarında tespit ve kanaate ulaşılmış ve davacı ...'ın davalı gemisinde iş yaptığı ve/veya malzeme temin ettiği ve karşılığında icra takibine konu ettiği ödemeyi almaya hak kazandığı sonucuna dosya bilgilerinden ulaşılamadığı," şeklinde rapor sunulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/3.
Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisinin ve var ise alacak miktarının belirlenmesi için tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmıştır.
Davacı ticari defterlerinde, davalıya ilişkin herhangi bir muavin kayıt, fatura ve borç alacak ilişkisi tespit edilemediği, davalı hesap hareketlerine göre, davalı şirketin davacıya ödeme yaptığına dair herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, davalının dava konusu işlemlere ilişkin dava dışı ----- ile cari hesap ilişkisinin bulunduğu anlaşılmıştır. Burada davalıdan alacaklı olduğunu ispat yükü davacı alacaklıdadır.
Davacı kendi defter kayıtları ve davalı defter kayıtları ile alacaklı olduğunu ispat edememiştir. BA/BS formlarında da vergi dairesine ticari ilişkiye ilişkin bildirim olmadığı görülmüştür. Davacı taraf dava dışı ----- bünyelerinde SGK'lı çalıştığını iddiası ile yapılan işlerin bedelinin kendisine ödenmesi talep edilmiştir.
Dava dışı ----- SGK kayıtlarında 2021 yılı Eylül ve Ekim aylarında 2 gün çalışmasının bulunduğu, çalışmanın günlerinin tespit edilemediği, 24/01/2022 tarihli fatura tarihinde de 2 gün çalışmasının olduğu görülmüştür.
Davalı tarafından ödemelerin dava dışı ----- yapıldığı, ticari ilişkinin ----- ile olduğu, iş için malzemelerin ----- tarafından temin edildiği, malzeme temin edilen şirketlerinde muhatap olarak dava dışı ---- ile muhatap olduğu, malzeme ödemelerinin de ----- tarafından yapıldığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından davalıya ön teklif niteliğinde proforma fatura düzenlenmiş olması tek başına alacağın varlığını ispat etmeye yetmemektedir.
Yine dava dışı ---- için davacı tarafından görevlendirme yazılması ve yanında SGK'lı olması dava dışı ---- davacının işçisi olarak davacı adına iş yaptığını göstermez.
Davacı ile dava dışı ----- arasındaki ilişkinin yazılı sözleşme olmaksızın alt yüklenici sözleşmesi kapsamında değerlendirilebileceği, davacının doğrudan davalıdan alacak talebinde bulunamayacağı, davacının alacak iddiası var ise muhatabının davalı değil dava dışı ----- olabileceği, davacının davalıdan alacaklı olduğunu ispat edemediği kanaati ile davanın reddine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/630, K. 2025/274, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama