KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/731
- Karar No
- 2025/20
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2025
Karar Metni
1.403 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/731
KARAR NO : 2025/20
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/10/2023
KARAR TARİHİ : 14/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili davacı adına kayıtlı ---- plakalı araç ile davalı şirket adına kayıtlı ve sürücüsü diğer davalı ----- olan ---- plakalı araç arasında, ekte sunulan kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı gibi 16.01.2023 tarihinde kaza yaşandığını, müvekkiline ait araç, ----- Caddesinde ilerlediği sırada, davalı ---- sevk ve idaresindeki araç, müvekkilinin aracına arkadan çarptığını ve fotoğrafları sunulan hasar oluştuğunu, müvekkilinin söz konusu kaza sonrası aracını yetkili servise teslim ettiğini ve aracın 03.02.2023 tarihine kadar serviste kaldığını, söz konusu süreçte müvekkilinin aracına yapılan işlemlerin,
yine ekte sunulan servis faturasında belirli olduğunu, bu şekilde müvekkilinin 18 gün gibi bir süre aracını kullanamadığını, bunun yanında yaşanan kaza nedeniyle müvekkilinin aracının büyük oranda değer kaybına uğradığını, müvekkilinin aracının serviste kaldığı dönem bakımından (03.02.2023'e kadar) aracından mahrum kalması nedeniyle oluşan araç yoksunluğu zararı, müvekkilinin aracında, yaşanan kaza nedeniyle oluşan değer kaybı bakımından ----.
Sulh Hukuk Mahkemesinin ---- Sayılı dosyası ile delil tespiti yapıldığını, yapılan tespitte müvekkilinin 19.800,00 TL araç yoksunluğu zararı ve 64.020,00 TL değer kaybı zararı oluşabileceği belirtildiğini beyan ile, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı olmak üzere yaşanan iş bu kaza nedeniyle şimdilik 500,00 TL Araç yoksunluk zararının kaza tarihinden itibaren işleyecek Reeskont avans faizi ile birlikte, 500,00 TL Değer Kaybı zararı alacağının kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkili davacıya ödenmesini,
tüm yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılara yüklenmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle.
Kaza tespit tutanağı somut olayda mevcut olmayıp, böyle bir tutanak var ise bile müvekkilinin imzası bulunmadığını, kazanın yaşandığı anda kazaya şahit bir trafık memuru eşliğinde tutulan bir tutanak da mevcut olmadığını, böyle bir tutanak olsa dahi, davacının salt beyanlarına dayalı düzenlendiğini, kaza sonrası müvekkilinin katılımı, haberi ve imzası olmadan davacının tek taraflı beyanıyla hazırlanan bu tutanağın maddi gerçeği yansıtmadığını, lokal hasarı olan aracın, tamirde kaldığı 18 gün normalin üzerinde bir süre olduğunu, alınacak bilirkişi raporu ile makul onarım süresinin tespiti gerektiğini,
makul olmayan tamir süresince aracını kullanamadığından bahisle davacının talep ettiği araçtan mahrum kalmasına dair herhangi bir fatura ibraz etmediğini, varsayımlara dayanan talebin dinlenmemesi gerektiğini, davacının, hasarlı araç kapısını sigortası kapsamında tamir ettirdiğini beyan ile, davanın öncelikle usulden daha sonra ise esastan reddini, Sayın Mahkeme farklı kanaatte ise, makul tamir süresinin, meydana gelen zararın, kusurun tespiti için dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini, arz ve talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası nedeni ile araç mahrumiyet bedeli ile değer kaybının tazminine yönelik olarak açılan tazminat davasıdır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından verilen raporda özetle. "Kusur yönünden.
Dava konusu araç sürücüsü----markaltip, ----- model) dava dışı ---- kusursuz olduğu, davalı taraf sürücüsü ---- plaka sayılı araç sürücüsü) diğer davalı ---- %100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Söz konusu kazaya ait ----- SBM Kaza İhbar Nolu TRAMER kaydında kazaya karışan araç sürücülerinin komisyon oy birliği (MUTABAKAT) ile sonuçlanan kusur durumu değerlendirmesinde, dava konusu----- plaka sayılı araç sürücüsünün kusursuz (%0) olduğu, ---- plaka sayılı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmış olup, TRAMER kusur durumunun tarafımca tespit edilen kusur durumu ile uyumlu olduğu, Değer kaybı yönünden.
16/01/2023 tarihinde meydana gelen kaza sonucu oluşan hasara ilişkin tespitlerin, ---- plakalı aracın arka kısımlarda meydana gelen maddi hasar ile uyumlu olduğu, (Değer Kaybı Hesaplamasında.
Dava konusu ---- plaka sayılı aracın modeli, yaşı, km'si, kullanılmışlık durumu, aracın hasar geçmişinin incelenmesinde dava konusu kazadan öncesine ait sisteme kayıtlı kaza kaydının bulunmadığı hususu, parça-malzeme-işçilik kalemlerinin şekli-niteliği, 16/01/2023 tarihli kazaya ait yetkili servis ve SBM-TRAMER hasar kaydı oluşturduğu hususu, hasar fotoğraflarındaki hasarın şekli ve niteliği dikkate alınarak Yargıtay Kararlarıt doğrultusunda değerlendirilmiştir) (*Yargıtay ----.
Hukuk Dairesi'nin 14/06/2017 tarih ve ----sayılı kararı) KTK.m.90'da yer alan “trafik sigortası kapsamında ödenen değer kaybı tazminatı, destekten yoksun kalma tazminatı ve sürekli sakatlık tazminatlarına ilişkin hesaplamada dikkate alınacak kriterler ile maddenin uygulanmasına ilişkin SEDDK'ya düzenleme yapma yetkisi verilen” hükmün Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği de dikkate alınarak değer kaybı yönünden aşağıdaki yönteme göre sonuç belirlenmiş olup.
Serbest Piyasa Koşullarına göre değerlendirmede.
Dava konusu ---- plaka sayılı ----- model araçta oluşan değer kaybı için davaya konu edilen ve davalı tarafın tazmin etmesi istenilen toplam değer kaybı tutarının Yargıtay Kararları doğrultusunda (Aracın serbest piyasa koşullarında dava konusu kazadan önceki 2. el piyasa rayiç değeri ile dava konusu kazadan sonraki onarılmış haldeki 2. el piyasa rayiç değeri arasındaki fark) kaza tarihi itibariyle serbest piyasa koşullarında 105.000,00 TL olabileceği değerlendirilmiş olup, sürücünün kusuruna isabet eden tutar dikkate alındığında.
(105.000,00 TL Değer Kaybı Tutarı x %100 Kusur oranı) 105.000,00 TL olabileceği, araç mahrumiyeti yönünden, Dava konusu aracın hasarının onarımı için gereken makul sürenin 10 gün olabileceği, bu süre zarfında davacı tarafın aracını kullanamamaktan doğan net zararının kaza tarihi olan 16/01/2023 tarihi itibariyle 11.000,00 TL olabileceği hesaplanmış olup. sürücünün (%100) kusuruna isabet eden tutarın: (Yargıtay Kararlarında belirtildiği üzere onarım için gereken makul süre) (1.000,00 TL Zarar Tutarı x %100 Kusur oranı) 11.000,00 TL olabileceği, Dava konusu aracın 18 gün serviste kaldığı belirtilmiş ise de;
onarım için gereken makul süre 10 gün olarak hesaplanmış olup, (18-10) 8 gün gecikme İle İlgili nihai kararın elbette sayın Mahkemede olduğu;" şeklinde rapor sunulmuştur.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda kural olarak araç işleteninin sorumluluğu tehlike sorumluluğu olarak kabul edilmiştir.Anılan Kanunun 85/I.maddesine göre;“Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi,
doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”Bu fıkradan çıkan sonuç şudur ki; motorlu araç işleten, motorlu aracın işletilmesinden doğan zarardan kusuru olmasa bile sorumludur.
Buradaki sorumluluk kusura dayanmayan ağırlaştırılmış objektif sorumluluktur (tehlike sorumluluğu).Bu sorumluluktan kurtuluş beyyinesi ise aynı Kanunun 86/I.maddesinde şöyle belirlenmiştir.“İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.”Yine aynı Kanunun 85/son fıkrasında, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi,
aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” denilmiştir. Bu fıkrada eylemlerinden sorumlu olduğu kişiler, “araç sürücüsü” ve de “aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişiler” ortaya çıkmış bulunmaktadır. Şu var ki, “araç sürücüsü” ve “aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin”, “işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin” kapsamında yer aldığı su götürmez.
İşte araç işleteninin sorumluluktan kurtulması için, eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, yasanın deyimi ile kusurları bulunmadığını da kanıtlaması gerekecektir.Somut olayda dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığı, davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davacının aracında dava konusu kaza sebebiyle 105.000 TL değer kaybı meydana geldiği,
davacının aracının tamirinin 10 gün süreceği, bu sebeple de davacının 11.000 TL araç mahrumiyet zararının doğduğu anlaşılmakla yukarıda yapılan açıklamalar da dikkate alındığında davacının doğrudan ve dolaylı zararlarından araç işleteni ve araç sürücüsünün müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu kanaati ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/731, K. 2025/20, 14 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama