KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/114
- Karar No
- 2024/568
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2024
Karar Metni
1.254 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/114
KARAR NO : 2024/568
DAVA
Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)
DAVA TARİHİ : 11/04/2023
KARAR TARİHİ : 10/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı müvekkilinin, 05.03.2018 İle 15.01.2022 Tarihleri arasında; davalı ---- Ticaret Odasına bağlı Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ----- ticaret sicil numarasına kayıtlı, diğer davalı ---- Şirketi bünyesinde İnsan Kaynakları Departmanında, İnsan Kaynakları Müdürü Unvanı ile görevini icra ettiğini, 19.11.2021 tarihinde ------ Noterliği'nin ----- yevmiye numaralı istifanamesini davalı şirket yönetimine sunarak ihbar süresinin sonu olan 15.01.2022 tarihi itibariyle görevden azlini talep ettiğini,
ayrıca davalı şirketi temsile atanmış olduğu imza yetkilisi görevi olan Şirket Müdürü unvanından 19.11.2021 tarihi itibariyle ayrılmak istediğini noter tasdikli istifaname ile bildirdiğini, davalı şirket ile iş ilişkisi sona erdiğini, ancak yetki ve sorumluluklarından istifa etmesine rağmen.
Ticaret Sicil kayıtlarında münferid imza yetkisi göründüğünü, davacı müvekkilin davalı Ticaret Odası nezdinde imza ve temsil yetkisinin kaldırılmaması sebebi ile davalı şirkete yapılması gereken bilgilendirmelerin davacıya yapıldığını, özellikle vergi dairesi nezdinde, davacı müvekkil için hak kaybı teşkil ettiğini, Ticaret Sicil kayıtlarındaki imza ve temsil yetkisinin kaldırılması için davalı şirkete 22.02.2023 tarihinde ----- Noterliği'nin ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile tekraren ihtaratta bulunduğunu, ancak davalı şirket ilgili ihtara kayıtsız kaldığını ve geri bildirimde bulunulmadığını, davalı şirketin,
Ticaret Odası nezdinde gerekli işlemleri yapmaması üzerine ---- Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne yazılı başvurunun yapıldığını, belirtilen nedenlerle davacının istifanamesinin ---- Ticaret Odası nezdinde tescilini, ayrıca davalı şirketteki imza ve temsil yetkisinin Sicil Müdürlüğü kayıtlarından kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı -----ŞİRKETİ vekili cevap dilekçesinde özetle;
işbu davanın ticari dava niteliğinde olduğunın izahtan vareste olduğunu, ticari uyuşmazlık nedeniyle arabuluculuk esaslarına dayanarak zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmekte olduğunu ve taraflar arasında arabuluculuk yapılmadığını, davacı tarafından istifa edildiği belirtilmiş ise de tescil için herhangi bir girişim ve veya talepte bulunulmadığını, tescile tabi işler bakımından TTK m.30 uyarınca tescili talep için 15 günlük süre belirlendiğini, TTK m.30 uyarınca "tescili isteme süresi onbeş gündür.
(2) Bu süre, tescili gerekli işlemin veya olgunun gerçekleştiği; tamamlanması bir senet veya belgenin düzenlenmesine bağlı olan durumlarda, bu senet veya belgenin düzenlendiği tarihten başlar".
Şeklinde olduğunu, ancak davacının sunmuş olduğu dava dilekçesinin "3." başlıklı paragrafından da açıkça anlaşılacağı üzere davacı tarafından süresi içerisinde herhangi bir talepte bulunulmadığını, davacı her ne kadar 19.11.2021 tarihinde gönderdiğini ve 15.02.2022 tarihi itibari ile istifa ettiğini iddia etmekte ise de istifasının tescili için 1 seneyi aşkın bir süre sonra 24.02.2023 tarihinde ---- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden talepte bulunduğunu açıkça belirtmekte olduğunu, bu durumun davacının kötü niyetli olarak bu davayı ikame ettiğini göstermekte olduğunu,
öncelikle davacının istifasının tescili için talepte bulunması ve sonrasında bizzat davacı tarafından Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden tescile davet prosedürünün işletilmesi gerekmekte olduğunu, somut olayda müvekkili şirketin, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden bu yönde herhangi bir talep ve/veya çağrı almadığını, kaldı ki davacının istifa talebinin tescili ve müvekkil şirketin ----- şube müdürlüğü görevinden alınması için yürütülecek süreç kapsamında alınması gerekli ortaklar kurulu karar aşamasında olduğunu, davacı tarafından da bu hususun bilindiğini, ayrıca,
müvekkili şirketin global bir şirket olmasından kaynaklı olarak evrakların yurt dışına gönderilmesinim, karar alınmasının ve geri gönderilmesi süreçlerinin son derece uzun zaman almakta olduğunu, söz konusu durum uzun yıllar müvekkil şirket bünyesinde görev almış davacı tarafından da bilinmekte olduğunu tüm bu nedenlerle davanın reddi ile yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ---- Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın müvekkili müdürlük yönünden öncelikle usûlden, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce; ---- Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden davalı ----ŞİRKETİ'nin kuruluşundan itibaren tüm sicil kayıtları, 27/02/2023 tarihli -----sayılı yazısının ve buna ilişkin tüm belgeleri, ---- Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nden davacının tüm SGK kayıtları celp edilerek incelenmiştir.
Dava, davacının limited şirket müdürü olmadığı ve müdürlük görevinden ayrıldığının tespiti ile bu hususun ticaret sicilinde tescil ve ilanı istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 32. maddesi uyarınca, ticaret sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını ve tüzel kişilerin tescilinde, özellikle şirket sözleşmesinin, emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve söz konusu sözleşmenin kanunun bulunmasını zorunluluk olarak öngördüğü hükümleri içerip içermediği hususlarını incelemekle yükümlüdür. TTK 623/1'de "Şirketin yönetimi ve temsili şirket sözleşmesi ile düzenlenir.
Şirketin sözleşmesi ile yönetimi ve temsili, müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla ortağa veya tüm ortaklara ya da üçüncü kişilere verilebilir. En azından bir ortağın, şirketi yönetim hakkının ve temsil yetkisinin bulunması gerekir." düzenlenmesi bulunmaktadır. Buna göre ortak olmayan kişilerden de müdür atanabilir. Müdürlük yetkisi ancak istifa, azil, ölüm ve görev süresinin sona ermesi gibi nedenlerle kaldırılabilir.
Somut olayda, davacının, davalı şirketin 31/01/2019 tarihli olağanüstü genel kurul kararıyla şirketi münferit imzasıyla temsil ve ilzama yetkili gerçek kişi temsilci olarak atandığı, kararın ---- ilan edildiği görülmüştür. Davacının 19/11/2021 tarihinde, ----- Noterliği'nin ----- yevmiye numaralı istifanamesini davalı şirket yönetimine sunarak Şirket Müdürü unvanından ayrılmak istediğini noter tasdikli istifaname ile bildirmiştir.
Davacının davalı şirkete noterden gönderdiği istifa ihtarnamesinin 24/11/2021tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiği görülmüştür.Tek taraflı bozucu yenilik doğuran hak niteliğinde olan istifa, iç ilişkide bu yöndeki beyanın şirkete ulaşmasıyla hukuki sonuç doğuracak ve bu nedenle şirket müdürlüğünden istifanın şirkete tebliğ edilmesi halinde sonuç doğurup ancak tebliğ ile birlikte müdürlük görevi son bulacaktır (Yargıtay ---- HD'nin---- Esas, ------ Karar sayılı ve 13/03/2017 tarihli ilamı).
Bu nedenle, davacının açtığı eldeki bu davayla istifa iradesini davalı şirkete ulaştırdığının kabulüyle, taraflar arasındaki süreç ve geldiği aşama dikkate alındığında, davacının hukuki ve cezai sorumluluk gerektiren müdürlük görevinden ilahi nihaye ayrılamama sonucu ortaya çıkacağından, --- BAM ----.
HD'nin ----Esas, ----- Karar sayılı ilamı da nazara alınarak davalı şirket aleyhine açılan davanın kabulü ile davacının ---- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı --- sicil nolu davalı ---- Hizmetleri Limited Şirketinin müdürlüğü görevinin 24/11/2021 tarihi itibariyle sona erdiğinin tespitine, bu durumun ticaret siciline tesciline ve ----- Gazetesi'nde ilanına dair karar vermek gerekmiştir.
Davacı, davalı şirketteki müdürlük sıfatının istifa ile sona erdiğini şirkete bildirerek bu durumun şirketin sicil kayıtlarına işlenmesini ve ilanını, davalı ---- Ticaret Sicil Müdürlüğünü de hasım göstermek suretiyle talep etmiş ise de;TTK’nın 33 ve Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 38'nci maddelerine göre, tescil edilmiş konulardaki her türlü değişikliklerin de tescili gerekir.
Limited şirketler bakımından TTK’nın 510'ncu maddesinde, tescilin şirket müdürleri tarafından talep edileceği öngörülmüş olup, aynı Kanun’un 30 ve Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 31'nci maddesine göre de tescil, ilgililer veya yetkili temsilcileri ile hukuki halefleri tarafından istenir. Bu itibarla, davacının doğrudan Ticaret Sicil Memurluğu'na başvurarak talepte bulunması mümkün değildir.
Buna göre ---- Ticaret Sicil Müdürlüğüne yöneltilen davada davacının aktif husumet ehliyeti bulunmamakta olup, bu doğrultudaki ---- BAM ----. HD'nin --- Esas, ---- Karar sayılı ilamı da nazara alınarak davalı ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü yönünden açılan davanın, aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM (Yukarıda Açıklanan Nedenlerle):
1-Davalı ----- Şirketi yönünden açılan davanın KABULÜNE, davacının ---- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı ------ sicil nolu davalı-----Şirketinin müdürlüğü görevinin 24/11/2021 tarihi itibariyle sona erdiğinin tespitine, bu durumun ticaret siciline tesciline ve -----Gazetesi'nde ilanına,
2-Davalı ------ Ticaret Sicil Müdürlüğü yönünden açılan davanın, aktif husumet yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
4-)Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin yatırılan harcın mahsubu ile bakiye 247,70TL harcın davalı ----- Şirketi'nden alınarak hazineye gelir kaydına,
5-)Davacı tarafça yapılan 385,40 TL dava açılış masrafı ve 1.492,00 TL yargılama masrafından ibaret toplam 1.877,40 TL yargılama giderinin davalı -----Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
6-)Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin ----- Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
7-)Davalı ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü yönünden dava reddedildiğinden ve kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne verilmesine,
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/114, K. 2024/568, 10 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama