KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/239
- Karar No
- 2025/890
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2025
Karar Metni
1.576 kelime·8 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/239 Esas
KARAR NO: 2025/890
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/04/2024
KARAR TARİHİ: 21/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkil, -------- marka araç sahibi olduğunu, Müvekkilin aracı -------- yol kenarında kurallara uygun olarak park halinde iken, -----tarihi saat 00:15'de ---- sürücüsü olduğu ve plakası -------- olan araç tedbirsiz şekilde geri geri gelmiş ve müvekkilin aracına çarptığını Yaşanan kazada müvekkile ait ticari araçta ciddi hasar meydana geldiğini Nitekim karşı taraf aracı; aracın bulunduğu yerin, durum;
koşul ve özelliklerine uygun şekilde kullanmadığını ve %100 kusurlu olduğunu trafik kazası tespit tutanağında görüleceği üzere trafik kazası tespit tutanağı sürücü beyanları incelendiğinde, davalı sürücü yazılı ve imzalı beyanıyla kazaya tam kusuruyla sebebiyet verdiğini açıkça ikrar ettiğini, Söz konusu durum kaza yeri tetkiki ve sürücülerin beyanları kaza tespit tutanağı ile tespit edildiğini, davacı müvekkilin uğramış olduğu kazanç kaybından davalılar müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu,
söz konusu ticari araç yaşanan kazadan sonra acarlar otomotiv beykoz servisinde----- tarihleri arasında onarım amacı ile serviste kaldığını Kazalı araç ------kayıtlı turistik taşıma izni olan servis ve turistik yolcu taşıma hizmetlerinde ticari amaçla kullanılan bir araç olduğunu arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne,
------ tarihinde davalı yanın kusuru sonucu meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sebebi ile müvekkile ait turistik taşımacılık faaliyetlerinde kullanılan ---------tarihleri arasında kullanılamamasından ötürü müvekkilin uğramış olduğu kazanç kaybına ilişkin dava tarihi itibari ile kusur durumunun ve alacak miktarının tam ve kesin olarak belirlenememesi ve bu durumun yapılacak yargılama sonucu ortaya çıkacak olması nedeniyle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere şimdilik 10.000-tl tutarındaki maddi tazminat miktarının,
kaza tarihinden itibaren işleyecek şekilde bankalarca mevduatlara uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı yanlardan müştereken tahsiline ve davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın öncelikle sigorta şirketine başvuru yapması gerektiğini-------- düzenlediği "Kaza Tespit Tutanağı Uygulaması"nda gerekçe belirtilmeden müvekkilin %100 kusurlu olduğunun tespiti yapıldığını Davacı taraf dilekçesinde --------- kayıtlı ve turistik taşıma izni olan servis ve turistik taşıma hizmetlerşnde ticari amaçla kullanılan bir araç" olduğunu iddia etmiştir.
Ancak dava dosyasında bu konuda sunulan hiçbir delil ve belge bulunmadığını davacı taraf iddialarını ve davasını ispatla mükellef olup hmk'nın emredici hükümleri uyarınca dava dilekçesi ile birlikte bu konudaki delillerini sunmamış olduğundan ispatlanamayan iddialar yönünden de davanın reddi gerektiğini,
aynı şekilde kazanın sonucunda meydana gelen kırık farların aracın şasesinde hangi far var ver ise onun tedarik edilmesi gerekmekte olmasına karşılık davalı tarafın oğlu olan ----- müvekkilleri arayarak farklı model bir far istediğini sert ve tehditkar bir üslup ile lafzi ve yazılı olarak belirtildiğini ---- istediği farların alınması durumunda herhangi bir dava yoluna başvurmayacağını lafzi olarak belirtildiğini tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasıdır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından alınan kök ve ek raporda özetle; ----- plakalı araç sürücüsü -------- yönünden: Madde 47 - Karayollarından faydalananlar aşağıdaki sıralamaya göre; d) Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere, uymak zorundadırlar.
Araç Manevralarını Düzenleyen Kurallar: Madde 67 - Manevralarda aşağıdaki kurallar uygulanır Yönetmelikte belirtilen şartlar dışında geriye dönmek veya geriye gitmek yasaktır. İzin verilen hallerde bu manevraları yapacak sürücüler, karayolunu kullananlar için tehlike veya engel yaratmamak zorundadır.
KTK Madde 84/j, KTY Madde 157/10 - Araç sürücüleri trafik kazalarında; j) Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama, nedeniyle asli kusurlu sayılırlar. ----- plakalı araç sürücüsü ----yukarıda verilen trafik kanunu ve yönetmeliklerinde belirtilen kuralları ihlal etmiş, trafiğin karşı yön kısmında kontrolsüz bir şekilde geri giderek,
dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranmış olup arkasında park halindeki ----plakalı araca geri manevra esnasında çarpmıştır. ----- plakalı araç sürücüsü ---- meydana gelen kazada asli ve %100 kusurlu olduğu ---- plakalı otomobil sürücüsü-----plakalı otomobil sürücüsü -----aracını park yasağı olmayan bir mahalle park etmesi nedeni ile kazanın oluşumunda alabileceği bir önlem olamayacağı bu nedenle herhangi bir kusuru olmadığı ----- plakalı aracın hasar değerlendirmesi: söz konusu araç------ kaza tarihinde---------- olduğu dosyaya sunulan hasarlı araç fotoğrafı:Aracın davaya konu kazasındaki hasarları:depo kapağı,su radyatörü,
motor kaputu, fan ve davlumbazı, ilave radyatör, su dolum borusu, emme ağzı, su deposu, radyatör takozu, ön tampon bağlantı klavuzu, tampon demiri, ön panel değişmiş, sağ ön çamurluk onarılmış, motor kaputu ve sağ ön çamurluk boyandığı.
Dosyaya sunulan hasarlı araç fotoğrafı değerlendirildiğinde hasarlar kaza ile uyumlu olduğu, Davacı şirketin işletme esasına göre defter tuttuğu, işletme defterinde sadece gelir/ gider hesapları takip edildiği, Davacı şirketin ----amortisman defteri incelendiğinde kayıtlı ------- aracın aktifinde kayıtlı olduğu Dava konusu aracın hangi dönemler de hizmet verdiğinin tespiti için araç kiralama sözleşmeleri talep edilmiş olup bilirkişi incelemesine sunulmadığı, Davacı şirketin---- yıllarına ilişkin fatura suretleri istenilmiş olup sadece ------yılı fatura suretleri tarafıma iletilmiştir.
Davacı şirketin fatura suretleri incelendiğinde 2023 yılında hangi aracın hizmet verdiği tespit edilememiş olup, Davacının berkaydemircefüğgmail.com e-mail adresinden iletmiş olduğu “Araştırmanızı - kolaylaştırmanız açısından------ adı altında kesilen faturalarımızı inceleyebilirsiniz.' Beyana ilişkin tespit yapıldığı, A) Davacı şirketin dava konusu -----plakalı aracın 22 gün serviste kaldığı,-------kar ettiği göz önünde bulundurulduğunda (68.419,21/344*22 gün-) 4.375,65 TL mahrumiyet kaybı hesaplandığı,
ancak teknik bilirkişinin “Ancak: Aracın yukarıda verilen Yargıtay kararı uyarınca, davaya konu hasarları için sigorta ekspertiz süresi, sigorta onay süresi ve onarım süresi için toplamda 10 gün uygundur.
Bu nedenle 10 gün araç mahrumiyet kaybı takdir edilmiştir.” tespiti neticesinde Davacı şirket 10 gün için (68.419,21/344*10gün —) 1.988,93 TL mahrumiyet kaybı talep edebileceği B) Ancak yolcu taşıma fatura suretleri üzerinde hangi aracın hizmet verdiğine dair plakanın mevcut olmadığı, araç kiralama sözleşmelerinin bilirkişi incelemesine sunulmadığından dava konusu ---- plakalı aracın ne kadar hizmet verip vermediği fatura suretlerinden tespit edilememiş olup, yolcu taşıma faturalarının tamamı dikkate alınarak hesaplamalar yapılmış olduğu, hususları beyan ve rapor edilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp,
sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir -------- 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Yukarıda açıklanan tüm hususlar birlikte değerlendirildiğinde; ------ plakalı araç sürücüsü davalı ---------, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 47/d ve 84/j maddeleri ile Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 67. ve 157/10. maddelerinde düzenlenen manevra kurallarına aykırı şekilde, trafiğin karşı yönünde kontrolsüz olarak geri manevra yapmak suretiyle park halinde bulunan ----plakalı araca çarptığı, bu nedenle meydana gelen kazada asli ve %100 kusurlu olduğu;
davacı adana kayıtlı ----- plakalı araç sürücüsü ------ ise aracını park yasağı bulunmayan bir alana park etmiş olması nedeniyle kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında alınan ve usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda, davacı şirkete ait dava konusu ----- serviste kaldığı, bu süre esas alındığında 4.375,65 TL araç mahrumiyet zararı hesaplanabilmekte ise de, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları doğrultusunda sigorta ekspertiz süresi, sigorta onay süresi ve onarım süresi birlikte değerlendirilerek araçtan yoksun kalma süresinin 10 gün ile sınırlandırılmasının uygun olduğu, bu kapsamda davacının talep edebileceği araç mahrumiyet zararının 1.988,93 TL olduğu tespit edilmiştir.
Bilirkişi raporunun denetime elverişli, gerekçeli ve dosya kapsamına uygun olması nedeniyle hükme esas alınmasına karar verilmiş; dolaylı zarar niteliğindeki araç mahrumiyet zararından davalı araç sürücüsü ve maliki müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne fazlaya yönelik talebin ispat edilememesi nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir.
DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE
1-)1.988,93 TL araç mahrumiyet tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya kaza tarihi olan 05/09/2023 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte ödenmesine, fazlaya yönelik taleplerin reddine,
2-Karar harcı 615,40 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç olmak üzere toplam 855,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
4-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.374,00 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 2.063,32 TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 1.988,93TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 8.011,07 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 716,01 TL'nin davalıdan, 2.883,99 TL'nin ise davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekiline (e- duruşma sistemi üzerinden) davalılar vekilinin yüzüne karşı miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/11/2025
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/239, K. 2025/890, 21 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama