KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/491
- Karar No
- 2024/859
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2024
Karar Metni
1.638 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/491
KARAR NO : 2024/859
DAVA
İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/03/2017
KARAR TARİHİ : 26/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili Şirkete ---- poliçe nolu Genlişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile, sigortalı sigortalı olan dava dışı şirkete ait ---- plakalı aracın, 30/07/2016 tarihinde, davalı --- kiracısı, diğer davalıların mülk sahibi oldukları, ---- Mahallesi ---- adresindeki gayrimenkulde çıkan yangın ile tamamen yanmak suretiyle zarar gördüğünü, bu hasar nedeniyle müvekkili şirketin sigortalısını 258.020,00 TL tutarında hasar tazminatı ödediğini, hasarın ödenmesi ile müvekkilinin TTK'nun 1472 maddesine göre zarara uğrayan karşı tarafın yerine geçtiğini, zarara sebebiyet verenler aleyhine mevcut her türlü hakların müvekkiline intikal ettiğini,
04/08/2016 tarihinde düzenlenen yangın raporunda, yangının, davalı ----tarafından gece kulübü olarak kullanılan gayrimenkulun mutfak bölümünden başlayıp, hızlı bir şekilde yayıldığının belirtildiğini, bu yangının davalı şirketin kusuru ile meydana geldiğini, diğer davalıların da bina maliki sıfatı ile TBK'nun 69. Maddesine göre kusursuz sorumlu olduklarını, sigortalıya ödenen miktar için,---- İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı dosyada icra takibi yaptıklarını, takibe davalıların kötü niyetli olarak itiraz ederek,
durmasına sebebiyet verildiğini belirterek davalıların haksız itirazlarının iptaline, takibin devamına, ve %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ------ ve ----- vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı şirketin, dava dışı şirketin halefi olarak dava açtığını, Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu, iş bölümü itirazında bulunduklarını, ayrıca müvekkillerinin çıkan yangında herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, söz konusu yangına sebebiyet verenin müvekkillerinin kiracıları olmadığını, yangına sebebiyet verenin müvekkillerine ait gayrimenkulun hemen arkasında bulunan, kiralayanı ---- olan ------- adresindeki mecurun kiracısı olan -----Olduğunu, yangının gece kulubünün arkasında bulunan kimyasal madde deposunda başladığını ve sirayet ettiğinin, ekspertiz incelemesini yapan şirketin ----mail ile bildirdiğini,
yangının ------ elektrik trafosundan kaynaklı olarak başladığını ve depodaki yanıcı ve patlayıcı maddelerin etkisi ile büyüdüğünü, sorumlunun ---- ve kiracısı -----. Olduğunu, aynı yangın nedeniyle-----.
Asliye Hukuk Mahkemesinin ----- esas sayılı dosyasında dava açıldığını, bu davanın bekletici mesele yapılmasının gerektiğini, kaldı ki yangına sebebiyet verenin davalı şirket olduğu varsayılsa bile, müvekkilleri ile davalı şirket arasında herhangi bir kira ilişkisi bulunmadığını, müvekkillerinin kiracısının, davalı şirket değil, dava dışı ---- ve---- olduğunu, TBK'nun 322/2 maddesinde alt kira sözleşmesi yapma yasağı getirildiğini, buna rağmen kiracının, davalı şirket ile alt kira akdi yaptığını, davalı şirketin, kiracıların kiracısı konumunda olduğunu, müvekkilleri ile yapılmış bir sözleşme bulunmadığını, illiyet bağının kesildiğini,
ayrıca bina sahibi olarak TBK'nun 69. Maddesi anlamında da kusursuz sorumluluklarınnı söz konusu olmadığını, bu maddedeki sorumluluk şartlarının oluşmadığını, illiyet bağının kesilmiş olduğunu, davacının halefiyet ilkesine göre TBK'nun 1472.
Maddesine dayalı dava açma zorunluluğunun bulunmadığını, halefiyetinin geçersiz olduğunu, bu hakkın kazanılabilmesi için, sigortacı ile zarar gören arasında geçerli bir sigorta sözleşmesinin mevcut olmasının, bu kapsamda bir zarar meydana gelmesi,
zararın sigorta edene yükletilmesi gerektiğini, davaya konu aracın sigortacı ile akdetmiş olduğu sigorta poliçesindeki klozlar doğrultusunda kullanılmadığını, sigortacının sigortalıya %80 oranında tenzili muhafiyet uygulaması veya hiç ödeme yapmaması gerekirken rayiç değerine mahsuben 258.020,00 TL ödeme yapmasının hatalı olduğunu, sovtaj hususunda ise, dava dilekçesinde pertotal olduğu iddia edilen aracın akıbetine dair herhangi bir açıklama yapılmadığını, gerçek sovtaj değerinin düşülmesi gerektiğini, ayrıca olayda sigortalının da kusuru bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı -----Şirketi yapılan tebliğe rağmen davacı yanın dava dilekçesine cevap vermemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, ---İcra Müdürlüğünün ----- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad.
67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır.
İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir.
Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, ---.
İcra Müdürlüğünün ----sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından itiraz dilekçesinde Borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı ---- Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.02.2023 Tarih, --- Esas ve ----- Karar sayılı Görevsizlik kararı ile dava dosyası mahkememize tevzi edilmiştir.
Görevsizlik kararı verilmeden önce mahkemesince mahallinde keşif yapılmak sureti ile bilirkişi incelemesi yapılmış olup, Keşifte dinlenen-----19/06/2018 tarihli raporlarında özetle, -----adresindeki ---- ünvanlı işyeri ile diğer işyerlerinde yaptıkları tetkik ve tespit sonucunda, 30/07/2016 tarihinde çıkan yangının ------ ünvanlı işyerinde başladığını tespit ettiklerini, güçlü izolasyona sahip binanın kapalı alanında devam eden yangının, artan ısı sonucunda açılan bir bölümden hava alması ile,
açığa çıkan serbest dolaşımdaki yanıcı gazların parlama ve patlama şeklinde aniden sigortalı ----- restoranta sirayet ettiğini, yangın esnasında alevler nedeniyle ortam ısısı aşırı derecede fazla olduğundan, park halindeki sigortalı ----- plakalı aracın yerinden hareket ettirilemediğini, aracın alevler nedeniyle hasara uğradığını, bu aracın davacı şirket tarafından kaskolu olduğunu, yangının meydana gelmesinde davalı şirket işletici ve yetkililerinin kusur ve sorumluluklarının bulunduğunu, sigortalıs ----- plakalı aracın yangın sonucunda pert-total hale geldiğini, sigorta eksperi tarafından tespitler yapıldığını,
tespit edilen 258.020,00 TL davacı zararının olay tarihi itibariyle, oluşu yönünden dosya kapsamına uygun olduğunu belirtilmiştir.
Eldeki davada,---- plakalı aracın davacı sigorta şirketi tarafından kasko poliçesi ile sigorta edildiği, bu aracın 30/07/2016 tarihinde, çıkan yangında yangın sonucu pert olduğu ve bu poliçe gereği sigortalıya 07/12/2016 tarihinde 258.020,00 TL ödeme yapıldığı, ödenen bu miktarın yangına sebebiyet verdiği iddia olunan davalılardan tahsili talebinden ibarettir.
İtibar olunan rapor kapsamına göre, yangının davalılar ---- ve ----- müştereken malik oldukları, davalı şirket tarafından bar, restrorant, kafe vs. Olarak----- işyerinde çıktığı ve buradan çevre taşınmazlara sirayet ettiği anlaşılmıştır. Sigortalı aracın da yangın sırasında komşu iş yerinin önünde park ettiği, aşırı ısı nedeniyle müdahale edilemediği ve aracın tamamen pert olduğu anlaşılmıştır.
Öncelikle yangının çıktığı belirtilen iş yerinin, davalı şirket tarafından işletildiği ve davalı şirketin %100 oranında kusurlu olduğu bilirkişiler tarafından belirlendiğinden, davalı şirketin tam sorumluluğunun kabulü gerekmiştir.
Davalılar ----- ve ---- yangının çıktığı, tapuda ---- ilçesi, ---- Mahallesi, 195 Pafta , 2664 ada, ---- nolu parsel olarak kayıtlı taşınmazın müşterek malikleri oldukları ihtilafsızdır. Davalılar tarafından ibraz edilen kira sözleşmelerine göre de, bu taşınmazın dava dışı --- --şirketin temsilcisi olduğu ve temsilcisi olarak davayı takip ettiği de açıktır. Davalı şirket tarafından, alt kira sözleşmesi sunulmamıştır.
Davalı malikler, kira sözleşmesinde alt kiraya müsade etmediklerini, bu nedenle davalı şirket ile aralarında kira ilişkisi bulunmadığını iddia etmişlerdir. Öncelikle, yangının çıktığı taşınmazın davalılar ---- ve ------ ait olduğu, kiracı veya alt kiracı tarafından kullanılırken yangın çıktığı açıktır. Davalı maliklerin sorumluluğu TBK'nun 69. Maddesindeki bina sahibinin kusursuz sorumluluğu ilkesine dayanılmıştır.
Taşınmaz üzerindeki, kiraya verilen binanın ruhsatsız, projesiz bir bina olduğu açıktır. Davalı maliklerin binanın yapım ve bakımındaki sorumlulukları ve kiracıyı denetleme konusunda eksiklikleri olduğu kabul edilmiştir. Zira kiralanan taşınmazın alt kiracı tarafından kullanıldığını da yapacakları denetimde belirleyebilirlerdi.
Bu itibarla, ruhsatsız, projesiz bir binanın kiraya verilmesi ve kiracıya yönelik denetim yükümlülüğünün yerine getirilmediği kabul edilerek, davalı maliklerin de zarar gören 3. Kişilere karşı sorumlu olduklarının kabulü gerekmiştir. Bu itibarla davanın kabulü ile, borçlu davalıların ----. İcra Müdürlüğünün ---- esas sayılı takip dosyasındaki itirazlarının iptali ile, takibin devamına karar vermek gerekmiştir. (Benzer mahiyyete Yargıtay ------.
HD'nin ---- Nolu ilamı)İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, mahkemece koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/491, K. 2024/859, 26 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama