KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/571
- Karar No
- 2025/242
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2025
Karar Metni
1.197 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/571
KARAR NO : 2025/242
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 15/08/2024
KARAR TARİHİ : 08/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı yanın, ----- numaralı tesisatına kayden elektrik enerjisi kullandığını, müvekkili şirket kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde, davacının dava dışı ----- ile karşılıklı imza ettiği parakende satış sözleşmesi bulunmakta iken, görevli tedarik şirketine karşı ödemenin yerine getirilmemesi nedeni ile kullanımının, elektrik enerjisinin kesildiğini müvekkili şirket'in ilgili ekipleri tarafından 02/03/2022 tarihinde kullanım yerinde yapılan kontrolde kesilen elektriğin, yükümlülüğü yerine getirilmeden açma,
mühür fekki suretiyle elektrik enerjisi kullanıldığının tespit edilerek davalı aleyhine ----- seri numaralı kaçak tutanağı tanzim edildiğini, alacağın ödenmemesi üzerine icra takibi yapıldığını, yapılan itiraz ile takibin durduğunu, zorunlu dava şartı arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyanla; davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20.den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı yan kendisine yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen davacı yanın dava dilekçesine cevap vermemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle-----İcra Müdürlüğünün ----- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu,----İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından alınan raporda ," Sunulan belgelere göre, davalı adına ilki 01.02.2022 tarihli olmak üzere diğeri dava konusu da olan 02.03.2022 tarihli ve sonrasında da kesilen elektriğin açılarak kullanılması tespitleriyle kaçak elektrik kullanımı tespit tutanakları düzenlendiği anlaşılmakla, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalının kaçak tespitine konu adresten sorumlu olup olmadığı ile yasal şekilde elektrik kullanımı yapılıp yapılmadığı, dava konusu 02.03.2022 tarihli tutanağın yasal mevzuata uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği noktalarında toplandığı,
dava konusu 02.03.2022 tarihli tutanak öncesinde de 01.02.2022 tarihinde de yine kesilen elektriğin açılarak kullanılması tespitiyle tutanak düzenlenen adreste, söz konusu tutanağa istinaden tahakkuk ettirilen kaçak tüketim faturası ödenmeden elektrik kullanımına devam edilmesinin Yönetmeliğin 42.1.(ç) maddesinde tanımlandığı şekliyle kaçak elektrik kullanımı olduğu ve perakende satış sözleşmesinin tarafı ----- tarafından gönderilen bilgilendirme yazısına göre, adına ilgili adreste kaçak tespit tutanaklarının düzenlendiği tarihlerde bir abonelik sözleşmesi olduğu bildirilen davalının,
elektriğin açılarak kullanılması tespitiyle düzenlenen 02.03.2022 tarihli kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağından ve tahakkuk edecek fatura bedelinden sorumlu olduğu, yönetmeliğin ilgili hükümleri doğrultusunda sayaç endeks değerleri kullanılarak yapılan hesaplama sonucunda davacı tarafından sunulan belgelerde de doğru şekilde hesaplandığı görülen 12.03.2022 son ödeme tarihli kaçak elektrik tüketim fatura bedeli 13.146,16.-TL, 26.04.2022 takip tarihi itibariyle alacak miktarı 13.505,20.-TL olarak hesaplanmıştır. " şeklinde rapor sunulmuştur.
Davacı personelleri tarafından 02.03.2022 tarihlerinde kaçak elektrik tutanağı tanzim edilmiştir. ----- sayılı tesisattan abonesiz kaçak elektrik kullandığı sabit görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı tarafından ------ tesisat numarasına ait kaçak elektrik kullanımı sebebi ile tahahhuk ettirilen elektrik faturasının ödenmediği, bilirkişi raporu ile de davalının kaçak elektrik kullandığı görülmüştür. Bilirkişi tarafından yapılan teknik inceleme ve hesaplama dosya içeriğine ve hadiseye uygun bulunduğundan mahkememizce de hükme esas kabul edilmiştir.
Bu nedenle davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir.
İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir.
Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddi ile davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/571, K. 2025/242, 8 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama