KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/576
- Karar No
- 2025/830
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
Karar Metni
1.501 kelime·8 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/576
KARAR NO : 2025/830
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 16/08/2024
KARAR TARİHİ : 06/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:
----- tarafından, davalı şirket çalışanı
tarafından gerçekleştirilen hatalı manevraya bağlı olarak meydana gelen 04.12.2023 tarihli kazanın, müvekkili Şirket’in----- adresinde mukim ------ şubesinde yer alan deposuna nakliye amacıyla
gelen, içerisinde -----
ait ürünlerin olduğu ------
plakalı nakliye aracı, hatalı çıkış yaparak deponun girişinde yer alan trafoya çarpmış, bunun
sonucunda ana trafo hattında yer alan kesici kol kırılmış ve trafo üstünde yer alan sigorta zarar
gördüğü, kaza sonucu ortaya
çıkan masrafların tahsili amacıyla ---- İcra Dairesi ------sayılı dosya
ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, başlatılan icra takibi, davalılar tarafından yapılan itiraz
sonucunda durdurulduğu, zorunlu ticari dava şartı olarak arabulucuya başvurulmuş ise taraflar arasında bir anlaşma sağlanamadığı, davalıların -----. İcra Müdürlüğü'nün -----. Sayılı dosyasın yapılan icra takibine karsı yaptığı haksız,
kötü niyetli ve mesnetsiz itirazın iptali gerektiği, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına
mahkum edilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI
---- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; tebligat üzerinde "Adresin Adres Kayıt Sistemindeki Adres Olduğu" belirtilmemiş olmasına rağmen doğrudan Tebligat Kanununun 21/2 maddesine göre yapılan tebliğ işlemi usulsüz olduğu, müvekkilinin mazbatada adı geçen kişiyi tanımadığı, davanın ------İhbarını talep ettikleri, davacı hasarın müvekkile ait araç tarafından verildiğini ispat etmelerinin gerektiği, kabul anlamına gelmemek kaydı ile hasarın meydana gelmesinde davacının da kusuru bulunduğu, talep olunan zarar miktarı da fahiş olduğu, davacı tarafça her ne kadar icra inkar tazminatı talep edilmiş ise de alacak likit olmadığı,
davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.İhbar olunan ----- vekili cevap dilekçesinde; talep olunan zarar miktarı da fahiş olduğu, zararın bilirkişi marifetiyle tespiti gerektiği, görüntü kaydı incelendiğinde aracın trafoya temas etmediği görüleceği, bu sebeple meydana geldiği iddia olunan hasara da itiraz ettikleri ayrıca müvekkilin sorumluluğunun bulunduğunun belirlenmesi halinde ise hasarın ve onarım maliyetinin bilirkişi marifetiyle belirlenmesini talep ettikleri, zira davacı tarafça talep olunan miktar fahiş olduğu,
davacı tarafça her ne kadar icra inkar tazminatı talep edilmiş ise de alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin de reddi gerektiği, kusur yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmiş, davanın reddine karar verilmesi ve yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ----- İcra Dairesinin ------- Esas sayılı dosyasına yapılan itiraz nedeni ile açılan itirazın iptali davası olduğu, davalıların tarafından meydana gelen hasardan dolayı sorumlu olup olmadığı, kusur oranı ve meydana gelen hasarın miktarı noktalarında toplanmıştır.İİK. mad.
67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır.
İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, --- İcra Dairesinin ------ Esas sayılı dosyası takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; davalı tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği,
huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. ----- İcra Dairesi----- esas sayılı dosyası celp edilmiş----- plaka sayılı aracın kaza tarihi itibari ile tescil kayıtlarının çıkartılarak dosya arasına alınmış Ticaret Sicili Müdürlüğüne yazı yazılarak tarafların ticaret sicil kayıtlarının celp edilmiş, bilirkişi raporu aldırılmış, tanık beyanı alınmıştır.
Bilirkişilerin 15/08/2025 tarihli raporunda özetle; 04.12.2023 tarihinde saat 14:00 sıralarında, davacı ----- adresinde yer
alan deposuna nakliye amacıyla gelen, ---ait
------plakalı nakliye aracı, hatalı çıkış yaparak deponun girişinde yer alan trafoya çarpması neticesinde,maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, -----plakalı araç sürücüsü ------KTK ve KTY ‘nin ilgili maddelerinde
belirtilen kuralları ihlal etmiş, dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranmış, manevra yaparken tehlike doğurabilecek şekilde davranmış olup kapı yolu kenarındaki trafo direğinin ayırıcı koluna
çarparak seksiyoner (ayırıcı) kolunu ve kolun bağlı olduğu ekipmanları hasarlandırmıştır. Sürücü------ meydana gelen kazada asli ve % 100 kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Sürücü ------ park etmiş aracı görmesine rağmen aracın oradan uzaklaştırılmasını talep
edebilir veya manevra esnasında depo görevlilerden gözcülük için yardım isteyebilme
imkanları olmasına rağmen bu yola başvurmadığı CD görüntülerinden anlaşıldığı, hasar bedeli yönünden değerlendirmede; ----- plakalı aracın direk üzerinde bulunan direk tipi trafonun
devreye alınmasını, devreden çıkarılmasını sağlayan, ayrıca üzerinde sigortalar bulunan seksiyonerin (ayırıcının) koluna çarpmak suretiyle ayırıcı mekanizmasına zarar verdiği anlaşıldığı,Seksiyoner (ayırıcı) mekanizmalarında meydana gelen hasarın tamir bedeli olan 78.000,00 TL
ve 403,00-TL açma kapama ücretinin piyasa rayiçlerinde olduğuna ilişkin rapor sunulduğu görülmüştür.
Tanık ------ 17/04/2025 tarihli celsesindeki beyanında; " ben dava konusu olayın gerçekleştiği depo alanında güvenlik görevlisi olarak çalışmaktayım, olayın olduğu gün de oradaydım, araç geldi, aracın kaydı yapıldı, içeriden alın denildiği için biz de aracı içeri aldık, içeride fazla bekletildiği için araç şoförü sinirlenmiş hızlı bir şekilde çıkarken elektrik direğine çarptı, çarptığı yerde elektrik açıp kapamaya yarayan bir yer varmış oraya çarptığı için elektrikler gidip geldi, sorumlumuz olan ------- beyi aradım söyledim, şoför durmadığı için kendisi ile görüşemedik, ------daha sonra şoförü aradı, ancak şoför gelmedi,
aracın plakasını kaydı ben yaptığım için hatırlıyorum ----- plakalı araç olduğunu hatırlıyorum" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Dosya kapsamı ve hükme esas alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde;---- plakalı aracın direk üzerinde bulunan direk tipi trafonun devreye alınmasını, devreden çıkarılmasını sağlayan, ayrıca üzerinde sigortalar bulunan seksiyonerin (ayırıcının) koluna çarpmak suretiyle ayırıcı mekanizmasına zarar verdiği anlaşıldığı, Seksiyoner (ayırıcı) mekanizmalarında meydana gelen hasarın tamir bedeli olan 78.000,00 TL
ve 403,00-TL açma kapama ücretinin piyasa rayiçlerinde olduğuna ilişkin rapor sunulduğu raporun dosya kapsamına olayın oluş şekline uygun olduğu, dosya kapsamından davalıların sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmakla hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır.
Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir.
Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiği anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/576, K. 2025/830, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama