KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/611
- Karar No
- 2026/395
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2026
Karar Metni
2.312 kelime·12 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/611 Esas
KARAR NO : 2026/395
DAVA
Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 02/09/2024
KARAR TARİHİ : 28/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili --------- 07.06.2023 tarihinde, --------- Caddesinde, sevk ve idaresindeki --------- plakalı motosikletle kavşak içinde kurallara uygun bir şekilde ilerlemekte iken, meydana gelen trafik kazasında davacı --------- yönetimindeki --------- plakalı ---------Ş.
Nezdinde - Acente No: -------- - Poliçe No: --------- Poliçe Vadesi:02.06.2023-02.06.2024 ile sigortalı araç ile kaza yapması sonucunda yaralandığını, kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere davalının %100 tek ve asli kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinde, çene kırılmasıyla birçok dişinde kırılma ile kısmi yüz felci geçirdiğini, yüzünde ve vücudunda hayatını etkileyecek derecede kalıcı izler meydana geldiğini, ceza davasında --------- kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin kaza nedeniyle maddi ve manevi zararlar gördüğünü, sigorta şirketi yönünden zorunlu arabuluculuk aşamasının tamamlandığını,
Arabulucu başvurusu öncesi sigorta şirketine zararların tazmini için başvuruda bulunulduğunu ancak sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapmaktan imtina edildiğini beyanla; davanın kabulüne.
Fazlaya dair her türlü hak ve talep ile arttırıp eksiltme hususundaki hakları saklı kalmak üzere maddi tazminat yönünden belirsiz alacak şimdilik: Maddi tazminat olarak: Tedavi Giderleri için 100,00.TL, her türlü iş ve kazanç kaybı için, 100,00 TL çalışma gücünün azalması veya yitirilmesi için, 100,00 TL, ekonomik geleceğinin sarsılması kaybı için 100,00 TL ve ıslah ile arttırılacak kısım ile birlikte, davalılardan kaza tarihinden itibaren yasada öngörülen reeskonta yasal faizi ile alınarak müvekkiline ödenmesine,
manevi tazminat olarak 500.000,00 TL nin, davalı araç sürücüsü ---------- kaza tarihinden itibaren yasada öngörülen reeskonta yasal faizi ile alınarak müvekkiline ödenmesine, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin davalılara tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA Davalı ---------Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı tarafın işbu dava öncesinde müvekkili şirkete davacı yanın nedeniyle maluliyet talebi ile 01.11.2023 tarihinde başvuru yaptığını, müvekkili şirket nezdinde ---------- nolu hasar dosyası açıldığını, müvekkili şirket tarafından 05.11.2023 tarihinde eksik evrakların tamamlanması amacıyla e-mail gönderildiğini, eksik evrak ile başvuru nedeni ile davanın usulden reddinin gerektiğini, kazaya karıştığı belirtilen -------- plakalı aracın,
müvekkili şirket nezdinde 02/06/2023 - 02/06/2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere --------- nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, müvekkili sigortacı şirketinin, üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceğini beyanla.
Eksik evrak ile başvuru yapılarak başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda.
Usule ilişkin itirazlarımızın reddi halinde, esasa ilişkin itirazlarının kabulü ile davanın reddine, müvekkili şirket nezdinde mevcut poliçe teminatı kapsamında olmayan tedavi giderleri ile kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplara ilişkin taleplerinin müvekkili şirket açısından reddine karar verilmesini, birlikte kusur durumu gözetilerek bu hususlarda indirim yapılmasına,--------- nezdinde alınmış bir ödeme olup olmadığının sorgulanmasına,
davacı yanın kaza tarihinden işleyecek faiz talebinin reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı --------- vekili cevap dilekçesinde özetle.
İşbu davada yetki kuralları gereği müvekkilin ikamet adresi ve kazanın gerçekleşme yeri olan --------- Adliyesi yetkiliyken davanın yetkisiz olan------- Adliyesinde açılması hatalı olduğunu yetkiye itiraz ettiklerini, davanın haksız fiile dayalı olduğunu görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, mahkemenin görevine itiraz ettiklerini, arabuluculuk şartının müvekkili yönünden gerçekleşmediğini, davanın müvekkil yönünden dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacının talep ettiği tüm alacakları zamanaşımına uğramış olup zamanaşımı itirazında bulunduklarını,
davacıdaki yaralanmada müvekkilinin kusuru bulunmadığından açılmış olan davanın haksız, hukuksuz ve mesnetsiz olduğunu beyanla; tüm talepler yönünden davanın reddine, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası nedeni ile oluşan geçici ve kalıcı maluliyet ile tedavi giderlerinin maddi ve manevi tazminine yönelik olarak açılan tazminat davasıdır. Öncelikle meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur oranlarının tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor tanzimi istenilmiştir.
Adli Tıp Kurumundan alınan kusur raporunda özetle;" Davalı sürücü --------- %75(yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, Davacı sürücü -------- %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur. " şeklinde rapor sunulmuştur. Ceza yargılamasında alınan kusur raporları, -------- Asliye Hukuk Mahkemesinde alınan kusur raporu ile mahkememizce alınan kusur raporları uyumlu olduğundan kusur raporuna yönelik itirazlar yerinde görülmemiştir.
Davacıda oluşan maluliyetin tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor tanzimi istenilmiş olup, Adli Tıp Kurumundan alınan maluliyet raporunda özetle; "-------- ve ------- oğlu, -------- doğumlu, --------- 07/06/2023 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve ---------- sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, .İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3(üç) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur.
"Şeklinde rapor sunulmuştur. Alınan kusur ve maluliyet raporları ile davacıda oluşan zararın tazmini için Aktuer alanında uzman bilirkişi ile doktor bilirkişiden rapor tanzimi istenilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından verilen raporda özetle.
"Davacının talep edebileceği tedavi gideri maddi zararının 4.213,125 -TL olduğu, ATK 2. İhtisas Kurulunun raporunda davacının tüm vücut engellilik oranının %0 (sıfır) olduğu belirtildiğinden sürekli iş göremezlik maddi zarar şartlarının oluşmadığı; hal böyle olunca davacı yönünden sürekli iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 23.983,06 -TL olduğu, Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 05.03.2024 tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 07.06.2023 kaza tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu,
Her ne kadar dava dilekçesinde davacının ekonomik geleceğinin sarsıldığı gerekçesi ile maddi tazminat talep edilmekte ise de; davacının kaza tarihinde asgari ücret ile çalıştığı ve aktif çalışma döneminde asgari ücretin altında çalıştırılarak maddi zarara uğratılmasının mümkün olamayacağı, hal böyle olunca; davacı yönünden ekonomik geleceğin sarsılması maddi zarar şartlarının oluşmadığı " Şeklinde rapor sunulmuştur.
2918 sayılı Yasanın 85 ve devam maddeleri gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.
Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.
Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiş olup, bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek;
sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş,
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Anılan yasal hükümlerden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu;
böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.İşletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir.
Hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkindir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde; bir motorlu aracın karıştığı kazada, bir 3. kişinin uğradığı zarardan dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa,
bunların müteselsil sorumlu olarak tutulacağı hüküm altına alınmıştır.Somut uyuşmazlıkta yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan zararlardan kusuru ile sebebiyet veren davalı zorunlu mali maluliyet sigortacısı ile kazaya karışan sürücüsü olan davalılar davacı-zarar görene karşı sigortalısı olan aracın sürücüsünün kusuru oranında müştereken ve müteselsilen sorumludur.Maluliyet raporuna göre davacının davaya konu kaza sebebiyle kalıcı maluliyetinin % 0 olduğu, iyileşmesinin 3 aya kadar uzayacağı, kusur raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davacının %25, davalının ise %75 oranında kusurlu olduğu,
davacının kalıcı maluliyetinin bulunmaması sebebiyle davacının daimi iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği, davalının kusuruna tekabül eden geçici iş göremezlik tazminatının 23.883,06 TL, belgesiz tedavi giderinin davalının kusuruna karşılık gelen kısmının 4.213,13 TL olduğu anlaşıldığından davacının maddi tazminata ilişkin taleplerinin kısmen kabulüne karar verilerek kabulüne karar verilen tazminatlara davalı sigorta yönünden temerrüt tarihi olan 14/11/2023 tarihinden, davalı ---------- yönünden kaza tarihi olan 07/06/2023 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmiştir.
Manevi zararın şahsiyet haklarına vaki tecavüz dolayısı ile bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ızdırap ve elem, bir kimsemin hayattan tat almasında yaşama zevkinde bir azalma olarak tarif edildiği, bu tariften anlaşılacağı üzere, manevi tazminata temel olan düşüncenin bozulmuş olan ruhi ve bedeni kusurun kısmen ve imkan nispetinde yeniden elde edilmesini teminine yönelik olduğu, manevi tazminatın kabulundeki gayenin faili cezalandırılmak veya onu muzayaka haline düşürmek olmadığı,
mağdurun mal varlığında bir çoğalma husule getirmek veya mağdurun istediği tazmin şekillerini birini kabul etmek sureti ile onun acısını gidermek ve ruhen onu tatmin etmek şeklinde tarif edildiği, hukuka aykırı bir fiilin manevvie tazminatı gerektirebilmesi için o fiilin bir şahsın şahsa bağlı haklarını başka bir deyim ile şahsi menfaatlerini ihlal etmesi gerektiği, şahsa bağlı hakkın ise herkese karşı ileri sürülebileyeceği resmi ismi,
şeref ve namusu özel hayata mesleki sırra iktisadi şahsiyete yapılan tecavüzlerin de şahsiyet haklarını ihlal eden haraketler olarak kabul edildiği TBK'nun 56 maddesinde de bu gibi şahsi menfaatlerin ağır ihlali halinde kusurunda ağır olması kaydı ile manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Somut olayda davacının dava konusu kaza sebebiyle kalıcı maluliyetinin bulunmadığı, geçici iş göremezlik süresinin 3 ay olduğu, kazanın meydana gelmesinde % 25 oranında kusurlu olduğu dikkate alınarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 326. maddesinin “Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” şeklindeki 2. fıkrasının “manevi tazminat davaları yönünden”,
“mahkemeye erişim hakkına getirilen sınırlamanın kanunilik şartını sağlamadığı” gerekçesiyle iptaline ilişkin --------- sayılı kararının gereğini yerine getirmek üzere Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası, yürürlükten kaldırılmıştır. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda davanın reddedilen kısmı yönünden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Yargılama giderleri davalılar üzerinde bırakılmıştır.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/611, K. 2026/395, 28 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama