KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2026
- Esas-Karar No
- 2024/614 - 2026/865
- Esas no
- 2024/614
- Karar no
- 2026/865
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/12/2023
- Numarası
- 2023/32 E. - 2023/463 K.
- Davanın konusu
- Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük
Karar Metni
677 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04/12/2023 tarih ve 2023/32 E. - 2023/463 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalı gerçek kişinin 2021/119516 sayılı "..." ibareli marka tescil başvurusuna yönelik müvekkilinin itirazlarının, davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa davalı başvurusu ile müvekkiline ait 2016/18267 sayılı "..." ve 2018/83521 sayılı "..." markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davalı markasının müvekkiline ait "www...com.tr" ibareli internet alan adını içerdiğini, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu ve davalı başvurusunun kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2022-M-16017 sayılı kararının iptalini, tescil edilmiş olması halinde diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı gerçek kişi vekili, davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesi anlamında tarafların markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, buna karşılık 6/5. maddesi anlamında tanınmışlık koşullarının gerçekleşmediği, 6/6. maddesi anlamında davalının marka tescil başvurusunun, davacıya ait herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermediği ve 6/9. maddesi anlamında davalının marka tescil başvurusunun kötü niyetli olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, idari aşamada davacı tarafından 2016/18267 ve 2018/83521 nolu iki markaya dayanılmış iken, bu aşamada sunulmayan 2012/06560 ve 2016/22627 nolu markalarında iptal nedeni yapıldığını, büyük, geniş gibi anlamları ile yaygın olarak kullanımı bulunan zayıf nitelikli ... ibaresinin ortaklığının tüketiciler tarafından karıştırılmasının mümkün olmadığını ve yalnızca makrome el örgüsü satışı yapan müvekkilinin davacı şirket ile benzer faaliyetinin bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, idari aşamada ileri sürülmeyen 2012/06560 ve 2016/22627 nolu markaların YİDK iptaline dayanak yapıldığını, markanın bölünmesi suretiyle "..." üzerinden bir benzerlik kurulamayacağını, öte yandan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olup markadaki diğer unsurlar ile ayırt ediciliğin sağlandığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvuru ile davacının mesnet markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu, zira ".../..." ibaresinin her iki taraf markaların esas unsurunu oluşturduğu, dava konusu markada yer alan "..." ibaresinin tanımlayıcı olması nedeniyle ayırt edicilik sağlamadığı,
başvurunun kapsamına alınmak istenen 20. sınıf mallar yönünden emtia benzerliğinin gerçekleştiği, kurum aşamasında davalı gerçek kişi tarafından ileri sürülmeyen 2012/06560 ve 2016/22627 sayılı markalar YİDK karar iptali yönünden dayanak teşkil edemeyecekse de, davacının kurum aşamasında dayanmış olduğu 2016/18267 sayılı markasında 20. sınıf malların tescilli olduğu anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/04/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/614, K. 2026/865, 24 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama