KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Mahkemesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2026
- Esas-Karar No
- 2024/616 - 2026/867
- Esas no
- 2024/616
- Karar no
- 2026/867
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 18/09/2023
- Numarası
- 2022/463 E. - 2023/345 K.
- Davanın konusu
- YİDK Kararı İptali- Hükümsüzlük
Karar Metni
804 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/09/2023 tarih ve 2022/463 E. - 2023/345 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalı gerçek kişinin 2021/098870 sayılı "..." ibareli marka tescil başvurusuna müvekkilinin itirazlarının, davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa davalı başvurusu ile müvekkiline ait "..." ibareli marka arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davalı markasının müvekkiline ait ticaret unvanını içerdiğini, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu ve davalı başvurusunun kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2022-M-12419 sayılı kararının iptalini, tescil edilmiş olması halinde diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı gerçek kişi, davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece 6769 sayılı SMK'nın 6/1.maddesi anlamında tarafların markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, buna karşılık 6/5. maddesi anlamında davacının markasının tanınmış marka olduğunun kanıtlanamadığı, 6/6. maddesi anlamında davacını marka tescil başvurusunun, davacıya ait ticaret unvanını içermediği ve 6/9. maddesi anlamında davalının marka tescil başvurusunun kötü niyetli olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline ve 2021/098870 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin markasının yazı, yazı karakteri, şekil, işaret, resim, işitsel ve görsel olarak bir bütün halinde herhangi bir ihtilafa yer vermeyecek şekilde davacının markasından farklı olduğunu, fizik, kimya, biyoloji gibi bilimlerin bir ortak adı olan "..." ibaresinin davacının tekeline bırakılmayacağını ileri sürerek yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, 41 sınıftaki hizmetlerin ilgili tüketici kitlesinin dikkat ve bilinç düzeyinin yüksek olduğunu, söz konusu hizmetlere ciddi hizmet bedellerinin ödendiği ve özellikle “eğitim ve öğretim hizmetlerinin” ilgili tüketici kitlesi ortalamanın üzerinde bir dikkat ve özen seviyesine sahip olduğunu, bu kişilerin markaların kaynaklarının farklı olduğunu anlayabileceğini bu nedenle markaların kapsadığı bu hizmetler açısından markaların benzer olarak algılanması ya da karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, öte yandan fizik kimya ,
biyoloji gibi bilimlerin ortak adı olarak ... ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, taraf markalarındaki diğer unsurlar farklı olduğundan markaların birbirinden yeterince uzaklaştığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "... " ibareli başvuru ile davacının "..." ibaresinin asıl unsur olarak yer aldığı itirazına mesnet markaları arasında başvuru kapsamında yer alan mal ve hizmetler yönünden SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu,
zira gerek dava konusu başvurunun gerekse de davacının bahsi geçen itirazına mesnet markalarının asli unsularının "..." ibaresinden oluştuğu, her ne kadar anılan ibarenin 41. sınıf hizmetler bakımından ayırt ediciliği zayıf ise de, davacının anılan ibareyi eğitim ve öğretim hizmetlerinde kullanım sonucu ayırt edici hale getirdiği yönündeki ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu esastan reddeden Dairemiz kararının Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 22.04.2025 tarih ve 2024/4266 E.-2025/2718 K. sayılı kararı ile onandığı, bu hale göre, dava konusu markanın davacının mesnet markalarından uzaklaşmadığı,
dava konusu başvuruda farklı olarak yer alan "..." ibaresi maruf bir yerleşim yerinin adı olup kimsenin tekeline bırakılamayacağı gözetildiğinde anılan ibarenin dava konusu marka başvurusunu davacının markalarından uzaklaştırmaya yetmediği, aksine tüketiciler nezdinde davacının "..." markasının ... bölgesine özel olarak tasarlanmış ve oluşturulmuş, seri markalarından birisi olduğu algısını yaratacağı, anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/04/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/616, K. 2026/867, 24 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama