KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Mahkemesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2026
- Esas-Karar No
- 2024/618 - 2026/868
- Esas no
- 2024/618
- Karar no
- 2026/868
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 06/12/2023
- Numarası
- 2023/81 E. - 2023/470 K.
- Davanın konusu
- YİDK Kararı İptali-Hükümsüzlük
Karar Metni
703 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/12/2023 tarih ve 2023/81 E. - 2023/470 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalı şirketin 2021/063110 sayılı "... + şekil" ibareli marka tescil başvurusuna müvekkilinin itirazlarının, davalı Kurum tarafından 07, 35, 37 ve 39. sınıflarda kısmen reddedildiğini, oysa davalı başvurusu ile müvekkiline ait 2018/110815 sayılı "... ..." ibareli marka arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu ve davalı başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2022-M-15965 sayılı kararının iptalini, tescil edilmiş olması halinde diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şirket vekili, davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, 6769 sayılı SMK'nın 6/1.maddesi anlamında tarafların markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu ve 6/9. maddesi anlamında davalının marka tescil başvurusunun kötü niyetli olduğunun kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markalarının bütünsel olarak farklı olduklarını, bu bütünlük göz önünde tutulmadan her bir unsur yönünden ayrı ayrı yapılan değerlendirmenin usule uygun olmadığını, zira davacının markasında şekil unsuru ön planda iken müvekkilinin markasındaki insan figürünün kelime unsurunun arkasında kaldığını, tertip tarzlarının markaları birbirinden ayırdığını, "..." ibaresinin ilk defa müvekkili şirketin yetkilisi ... tarafından 2018 yılı Ağustos ayında sosyal medya hesaplarında kullanılmaya başlandığını, markanın bu kişinin paylaşımları sonucunda bilinirlik kazandığını,
markanın gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, davacının davasına dayanak markada yer alan insan resminin dahi ...'a ait bulunduğunu, davacıya ait iş yerinde pazarlama meslek elemanı olarak çalışan ...'un iş tanımında davacının markasını tanıtma gibi bir görevinin bulunmadığını ve dosyada müvekkilinin kötü niyetini ortaya koyan herhangi bir delil bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markalarının genel izlenimi ve diğer unsurları dikkate alındığında markaların benzer olarak algılanması ve karıştırılması ihtimalinin bulunmadığını ve sırf işaretlerin bezerliğinden yola çıkılarak kötü niyetin varlığının kabul edilemeyeceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali ve hükümsüzlük isteğine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının itiraza mesnet " ... ..." markası ile davaya konu "..." ibareli markası arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira davacının markasının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin, dava konusu başvuruda çok benzer biçimde kullanıldığı,
ayrıca davalı şirketin tek ortağı ve temsile yetkili ...'un bilirkişi raporunda belirtildiği üzere 2015-2020 yılları arasında pazarlama elemanı olarak davacı şirkette hizmet akdi ile çalıştığı ve çalışması sırasında davacı şirketin "... ..." markası altında yürüttüğü faaliyetlerine katıldığı anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/04/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/618, K. 2026/868, 24 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama