KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/650
- Karar No
- 2026/317
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2026
Karar Metni
2.153 kelime·11 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/650 Esas
KARAR NO:2026/317
DAVA
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 12/08/2024
KARAR TARİHİ: 07/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili ----- plakalı aracına yakıt ---alımı yapmak için --- tarihinde davalıya ait ---- istasyonuna gittiğini ancak davalı şirket tarafından, ---- günü saat 15:01'de, müvekkilinin -----yakıtlı aracına, 26.95 Litre ------- benzin doldurulduğunu, müvekkili yakıt aldıktan sonra yola çıktığını ancak bir süre sonra araç arızalandığını ve stop ettiğini, daha önce böyle bir arıza durumuyla karşılaşmayan müvekkili aracını hareket ettirmeden yol yardım/çekici çağırdığını ve aracını ---- çekici ile ------adresinde bulunan ------markasının yetkili servisi ------- götürdüğünü, yapılan ilk kontrollerde aracın yakıt pompası, enjektörlerinde,
basınç pompasında , yakıt tüpü, şamandıra ve yakıt basınç müşüründe sorun olduğu tespit edildiğini, bunun üzerinde müvekkilinin derhal ------------ tarihinde davalı şirkete ulaşarak aracında yaşanan durumu bildirdiğini, sorunun doldurulan yanlış yakıttan kaynaklandığını ilettiğini ve zararının karşılanmasını talep ettiğini, ancak davalı şirket ayıplı hizmeti kabul etmediğini, davalının sorumluktan kaçması ve hiçbir şekilde geri dönüş yapmaması üzerine müvekkili yasal haklarını korumak ve daha fazla zarar görmemek maksadıyla öncelikle Sulh Hukuk mahkemesine başvurarak delil tespit davası açtığını,
akabinde aracı kendi imkanları ile güçlükle tamir ettirdiğini ve bu süreçte hem maddi hem manevi olarak büyük zorluklar çektiğini, borçlu tarafından itiraz edilen ------------ Esas sayılı dosyasında borçlunun kötüniyeti ve mal kaçırma amacı olduğu ve takip kesinleşene kadar alacağımızın zarara uğrama ihtimali kuvvetle muhtemel gözüktüğü için ihtiyati haciz kararı verilmesine, davalarının kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini, talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA
Davalı yan kendisine yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen davacı yanın dava dilekçesine cevap vermemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle,------ Esas sayılı dosyası icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.--------Karar sayılı görevsizlik kararı ile dava dosyası mahkememize tevzi edilmiştir. İİK. mad.
67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır.
İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir.
Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, -------- sayılı dosyası takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; davalı borçlu vekili tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından alınan raporda ," Davalı ------ tarihinde, davacıya ait olan dizel yakıtlı ------ plakalı araca dizel yakıtı yerine, benzin yakıtı koyarak motorun zarar görmesine neden olduğu, yapılan inceleme ve piyasa araştırmasına göre, hasarın onarımı için ------ tarihli hasar faturasında belirtilen, değişmesi gereken parçalar ve işçiliklerin bedeli olan ---- piyasa koşullarına uygun olduğu, davalının satmış olduğu hatalı yakıtın bu hasara sebep olmasından dolayı ---- hasar miktarından davalının sorumlu olduğu,
dava konusu --- plakalı aracın olan olayda hasarlanmış olmasından dolayı, aracın tamir edildiği 10 günlük mahrumiyet süresi için oluşan mahrumiyet değeri ----- olduğu, davacının talep edebileceği toplam zararının ---- olduğu, " şeklinde rapor sunulmuştur.Bilirkişi heyeti tarafından verilen ek raporda özetle. "Kök rapora yapılan itirazların incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucu görüşümüzde bir değişiklik olmamıştır. " şeklinde rapor sunulmuştur.
Mahkememizce alınan rapor ile delil tespiti dosyasında alınan rapor arasında çelişki bulunduğu anlaşıldığından, alınan kök ve ek raporlar ile çelişkinin giderilmediğinden yeni bir makine mühendisi bilir kişiden rapor tanzimi istenilmiştir. Alınan yeni raporda özetle.
"Dava konusu araçta değer kaybının oluşmadığı, dava konusu aracın ------ tarihinde hatalı yakıt konulmuş olması nedeni ile 128.754,91 TL Hasara uğramış olduğu, yakıt sistemi ve ateşleme sistemine ait motor yardımcı üniteler yedek parça gurubundan olan yakıt pompası, mazot filtresi, enjektör boruları, egzoz manıfoldu, yakıt şamandırası, yenisi ile değiştiği, enjektör memelerinin değiştiği ve iç kısımlarının oksit / solvent çözücü temizleme spreyleri yardımı ile temizlendiği anlaşılmış olup, bahse konu motor yardımcı ünitelerinin ikinci el araç alım satım sektöründe yenisi ile sıfır olarak değişmiş olması değer kaybına neden olmayacağı,
aksine ağır bakım kategorisindeki bahse konu yedek parçaların değişmiş olması aracın alınma oranını arttıracağı nedeni ile, bahse konu hasar bedeli olan 128.754,91 TL nin trafik kazası olmaması nedeni ile Tramer kayıtlarına da işlenmeyeceği bilinmekte olup ----- göre değer kaybının oluşmayacağı, nitekim müspet olayın haricinde de tüm araç sahipleri araçlarının motor mekanik arızasını giderdiğinde bakım yaptırdığında, motora ait parçaları değiştirdiğinde aracın satışı esnasında motorun bu parçalarını değiştirdik bakımlı yeni yapılmış olarak satış ilanlarında belirtilmekte aracın alınma oranını yükseltmekte olduğu,
davaya konu ------plakalı aracın değer kaybı ve piyasa rayiç bedeli, yargıtay yerleşik içtihatlarına göre nispi metotlar kullanılarak hesaplanmıştır. Bu hesaplamada otomotiv alım satım piyasasında -------- paket aracın alış satış fiyatları, sanal ortam üzerinden yapılan araç alış satış işlemleri, aracın yaşı, kilometresi, hasarlı ve değişen parçaları, ----tarafından faaliyetleri yürütülen --------listesi dikkate alınarak hesaplanmıştır. Nisbi Yönteme Göre.
Ödenecek Bedel -Kararlaştırılan Bedel(Satış Bedeli) x(çarpı) Ayıplı Değer (bölü) Ayıpsız Bedel şeklinde orantı kurularak bulunan rakamın, satış bedelinden mahsubu ile bulunan miktar olduğundan, bu şekilde hesaplama yapılmasının istenmesine, Kararlaştırılan Bedel (Satış Bedeli) - 525.000 TL.
Ayıplı Değer 525.000 TL, Ayıpsız Bedel 25.000 TL, 525.000 *525.000 /525.000 -525.000, 525.000 -525.000 = 0,00 TL, dava konusu aracın hatalı yakıt konularak yakıt sistemi ve ateşleme sistemine ait motor yardımcı unıteler kategorisindeki yedek parçaların yenisi ile değişmiş hali ile olması neticesinde ------ göre oluşan değer kaybının 0,00 TL olduğu, --------- uyuşmazlık durumlarında kullanılan nisbi hesap formülü ile yapılan hesaplamada da 0,00 TL çıktığı ve bu tutarın kabul edilebilir olduğu,
arıza onarım giderme maliyeti fatura tarihi olan ------ için yapılan piyasa araştırmaları sonucunda ortaya çıkmış olup, davaya konu ------ yerine hatalı olarak benzin doldurulmuş olması nedeni ile faturada belirtilen yakıt ve ateşleme sistemine ait tüm motor yardımcı ünite yedek parçalarının yenisi ile sıfır olarak değiştirilmesi yöntemi ile giderilebilecek arıza onarım maliyeti olan 128.754,91 TL nin kadri maruf kabul edilebilir olduğu,
makul hasar onarım süresi yönünden yapılan araştırmalar ve değerlendirmeler sonucunda ----- Plakalı aracın davaya konu maddi hasarlı trafik kazası nedeni ile tamirat süresinin tüm hasar süreci dahil edildiğinde yedek parça temini, servis yoğunluğu, hasarlı parçaların demonte işlemi, kaporta düzeltme işlemleri, yeni parçanın boyanması ve boyanın kuruma: beklenmesi,
tüm yeni parçaların montajı ile sürecin tamamlanmasının 10 gün süreceği, davacı yan tarafından delil olarak sunulan hasar onarım yönünden düzenlenmiş onarım işlemini gerçekleştiren toyota yetkili servisi ---- tarafından düzenlenmiş faturada arıza giderme tarihinin fatura tarihinin ---- Tarihi olduğu görülmüş olup, davacı vekili dava dilekçesinde aracın servise teslim edildiği tarih olan ----- tarihinden ----tarihi arasındaki araç mahrumiyet bedeli talep etikleri görülmüş olup, seçenekli hesap yapılması gerektiği, nihai takdirin mahkemede olabileceği,
yapılan piyasa araştırmaları neticesinde davaya konu ---- otomobil aracın günlük emsallerinin kira bedelinin araç kiralama sektöründe arıza tarihi olan ---- tarihinde ---- olduğu, günlük ortalama günlük yakıt, bakım ve amortisman payının --- mahsup edildiğinde 470 TL olduğu, ------plakalı aracın davaya konu maddi hasarlı trafik kazası nedeni ile Makul Hasar Onarım Süresi dikkate alındığında Hak Mahrumiyet Bedelinin 10 gün * 470 TL = 4.700 TL olduğu,
davacı yan tarafından delil olarak sunulan talep edilen arıza onarım işleminin tamamlanmış olduğu fatura tarihi resi dikkate alındığında -------tarihi arasındaki Hak Mahrumiyet Bedelinin 152 gün * 470 TL = 71.440 TL olduğu, davacı yan tarafından delil olarak sunulan talep edilen araç kiralama faturaları incelendiğinde talep edilen tutar olan kiralama bedeli 116.348 TL nin bahse konu aracın arıza tarihindeki günlük aylık kira bedelleri ile uyuşmaması nedeni ile iştirak edilemeyeceği,
dosya muhteviyatında bulunan delil tespiti ve esas dava yönünden alınmış bilirkişi raporları incelendiğinde sayın mahkemenin emir ve talimatları olan çelişkinin giderilmesi hususları tüm yönleri ile irdelenmiş, yukarıda tüm teknik detayları açıklanmış görüş kanaatler sunulmuş olup, emsal mahkeme kararları ve --- dikkate alınarak iş bu rapor HMK 206 ve 6754 numaralı Bilirkişilik Kanunu gereği denetlenebilir, hükme esas alınabilir hale getirilmiştir." şeklinde rapor sunulmuştur.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 112. Maddesi uyarınca, borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.Somut olayda davacının aracı için davalıdan aldığı yakıtın yanlış verilmesi sebebiyle aracında arızlar meydana geldiği iddiası ile aracın onarım bedeli, değer kaybı bedeli ve ikame araç bedeli talep edilmektedir.
Dava açılmadan önce alınan delil tespiti dosyasındaki rapor ile mahkememizce alınan tüm bilirkişi raporu ve dosya kapsamı itibariyle davalının davacının aracına yanlış akaryakıt koyduğu sabittir. Uyuşmazlık davacının aracında meydana gelen zararın ve araç mahrumiyet zararının ne kadar olduğu ve araca yanlış yakıt konulması sebebiyle araçta değer kaybı oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmıştır.
Mahkememizce alınan ------ tarihli bilirkişi raporunda hasar miktarı ve araç mahrumiyet zararı hesaplanmış ancak araçta değer kaybı oluşmadığı tespit edilmiştir. ------- D.
İş sayılı dosyasında alınan raporda araçta değer kaybı oluştuğu tespit edildiğinden mahkememizce alınan rapor ile delil tespiti dosyasındaki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi ve itirazların değerlendirilmesi için yeni bir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiştir. ------ tarihli bilirkişi raporunda davacının aracın yanlış yakıt konulması sebebiyle 128.754,91 TL hasarın meydana geldiği, araç mahrumiyet zararının 71.440,00 TL olduğu tespit edilmiş olup yakıt ve ateşleme sisteminde yenisi ile değiştirilen parçaların değer kaybına sebep olmadığı,
tramer kaydına da işlemediği tespit edilmiştir.-------- Sayılı ilamda da belirtildiği üzere araçtaki parçaların yenisi ile değiştirilmesi ve tramer kaydında bu durumun araç değer kaybına sebebiyet verecek şekilde yer almadığı ve mahkememizce alınan bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının aracında değer kaybı oluşmadığı kanaati ile hasar ve araç mahrumiyet zararının kabulü ile değer kaybı talebinin reddi yolunda karar vermek gerekmiştir.
İcra takibinde yer alan delil tespiti masrafı kalemi yargılama gideri olarak kabul edilmiş olup bu alacak kalemi yönünden davalı lehine vekalet ücreti hükmedilmemiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir.
İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir.
Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, mahkemece koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/650, K. 2026/317, 7 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama