İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/734 K.2026/438

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2024/734Karar2026/438Tarih7 Mayıs 2026Okuma11 dk · 2.109 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/734
Karar No
2026/438
Karar tarihi
7 Mayıs 2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.109 kelime·11 dk okuma·8 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2024/734 Esas

KARAR NO : 2026/438

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 14/10/2024

KARAR TARİHİ : 07/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVACI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ticari davalarda dava şartı olan Arabuluculuk başvurusu taraflarınca son görüşme tarihi 05.07.2024 olacak şekilde --------- arabuluculuk numarası ile yapıldığı ve yapılan müzakereler sonunda 05.07.2024 tarihinde işbu dava konusu olan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkin anlaşma sağlanamadığı, müvekkili ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki ve akdedilen sözleşme uyarınca 29/03/2024 T.

---------- nolu fatura ile müvekkili şirketçe davalı şirkete hizmet sağlandığı,

müvekkilinin bu hizmet kapsamındaki edimlerini tam ve eksiksiz olarak zamanında yerine

getirdiği, davalı borçlu, sözleşme konusu edimlerin karşılığı olarak müvekkili tarafından teslim edilen

faturalar mukabilinde ödeme yapmayı kabul ettiği, bununla birlikte davalı tarafından yasal

süresi içinde faturaya itiraz edilmiş de olmayıp, buna rağmen davalı tarafından sözleşme

konusu ödeme yapılmadığı ve ödemelerin tam ve zamanında yapılmaması sebebi ile

taraflarınca--------- İcra Müdürlüğü ---------- E. sayılı takibi açılmış olup ödeme emrinin 27.05.2024 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlu 31.05.2024 tarihinde vermiş olduğu borca itiraz dilekçesi ile takipte talep edilen tüm alacak ve ferilerine ve faiz miktarına haksız,

hukuka aykırı ve kötüniyetli itiraz etmiş olduğu, ilaveten davalının ticari defterlerinde faturanın işlenmiş olmaması ve hizmete itiraz edilmesi

halinde; müvekkili şirket bilgisayarları üzerinde, mahkemece verilecek yerinde inceleme yetkisi

ile davalının ilan hakları, ilan veritabanı, ilan log kayıtları ve kullanıcılar sayfası ve firma log-in

kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesi neticesinde hizmetin sağlandığının tartışmasız

olarak ortaya koyulacağını belirterek,

davanın kabulüne, davalı tarafından yapılan vaki itirazın iptali ile takibin devamına, haksız itiraz nedeniyle en az %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle

avukatlık ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş yargılama giderleri vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; fatura alacağı tek başına TBK m. 89'un uygulanması için yeterli olmayıp, müvekkili şirket ile

davacı arasında imzalanmış bir sözleşme bulunmadığı, icra takibine yapılan yetki itirazı öncelikle değerlendirilmesini, yetkisizlik kararı verilmesini talep ettikleri, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında imzalanmış bir sözleşme bulunmadığı, davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşmede müvekkili şirket' in imzasının bulunmadığı,

taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığı, müvekkili şirket tarafından davacıdan

faturaya konu hizmet alınmış olmadığı, davacı taraf dava dilekçesinde taraflar arasında

sözleşme imzalandığını ve kendileri tarafından da sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerin

eksiksiz olarak yerine getirildiği iddia etmiş ise de dilekçe ekinde sunulan sözleşmede müvekkili

şirket'in imzasının bulunmamakta olduğu. müvekkili şirket davacı şirket ile herhangi bir fiyat ve hizmet için anlaşmadığı davacı

tarafından faturaya konu edilen hizmetleri almamış, davacı tarafından dava dilekçesi ekinde

hangi hizmetin verildiği ispata elverişli herhangi bir delil ile de ortaya konulmuş olmadığı, davacı, taraflar arasında sözleşmesel ilişki kurulduğuna dair herhangi bir yazışma da dosya

kapsamında sunulmadığı, bu sebeple taraflar arasında var olduğu iddia edilen sözleşmesel

ilişkiye itiraz ettikleri ve kabul etmedikleri, müvekkilimi Şirket davacı taraf ile imzaladığı bir sözleşme bulunmadığı gibi, faturaya konu

edilen hizmeti de almamış olup, Davacının imzasız bir sözleşme metnine ve tek taraflı faturaya

dayanarak alacaklı olduğunu iddia etmesinin de mümkün olmadığı,

davacı tarafından kesilen faturalara süresinde itiraz edilmemiş olması alacağın varlığını ispat

için yeterli olmayıp, davacı tarafından faturaya konu edilen hizmetin verildiğini ispat ile

mükellef olduğu, davacı tarafından sunulan faturanın müvekkili Şirket tarafından iadesi her zaman mümkün

olup, faturanın içeriğine süresinde itiraz edilmemesi, faturaya konu hizmetin alındığının ispatı

anlamına gelmemekte, davacı tarafın faturaya konu malı teslime dair ispata elverişli herhangi

bir delil sunmadığı ve dayanmadığının da dosya kapsamında sabit olduğunu savunarak,

yetki itirazları doğrultusunda yetkisizlik kararı verilmesine, haksız ve hukuk aykırı

davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar

verilmesini talep ettikleri görülmüştür.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava hukuki niteliği itibariyle, --------- İcra Dairesinin ---------- Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.

İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.

b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.

Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.

c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.

İtirazın iptali istemine konu, ---------- İcra Dairesinin ---------- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.

Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; tarafların tacir olduğu ve aralarında sanal ortamda yapılmış bir sözleşmeye dayalı hizmet alım/satımına dayalı ticari ilişki bulunduğu hususu dosya kapsamıyla açık ve çekişmesiz olduğu, davaya konu ihtilafın, davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi itibarıyla, C/H bakiyesinden kaynaklı alacak talebinin yerinde olmadığı hususlarında toplandığı, dosya kapsamı ve tarafların ticari defter ve kayıtları ile dayanak belgeleri üzerinde yapılan incelemeler sonucunda;

davacı şirketle davalı şirket arasında 28/03/2024 tarihinde sanal ortamda akdedilmiş üyelik sözleşmesi kapsamında, davacı şirketçe davalı şirkete, davalı şirketin işgücü ihtiyaçlarını karşılamak üzere davacı şirketin elektronik ortamda mevcut platformu üzerinden ilan oluşturabilmesinin 28.03.2024 – 28.06.2025 tarihleri arasında kalan süreyle gerçekleştirilmesi için ticari ilişki kurulduğu,

bu ticari ilişki kapsamında davacı şirketçe davalı şirket adına üyelik sözleşmesinde de belirtildiği üzere, üyelik sözleşmesi karşılığında, 29/03/2024 tarihli, ----------- Nolu, “--------- yazılımı kullanım bedeli ve --------- satış bedeli” içerikli, kdv dahil 234.000.- TL tutarlı hizmet faturasını düzenleyerek,

elektronik ortamda davalı şirketin ----------- e-mail adresine tebliğ ettiği ve usul ve yasaya uygun tutulmuş ticari defterlerinde davalı şirket adına borç kaydetttiği, buna mukabil, davalı şirketin incelenen ticari defter kayıtlarında, davacı şirketçe adına düzenlenmiş ve elektronik ortamda kendilerine tebliğ edildiği işbu faturanın, davalı şirketçe yasal bir itiraza konu edilmeksizin ve benimsenerek 29.03.2024 tarihinde, --------- fiş numarasıyla, --------- ana hesabı altında yer alan ---------- alt hesap kodunda, davacı şirket hesabına, davacı şirket alacağı olarak kaydedildiği,

gerek davacı gerekse davalı şirketin ticari defterlerinde bu faturaya yönelik olarak yapılmış herhangi bir tahsilat/tediye kaydı ve/veya iade fatura mahsup işleminin yer almadığı görüldüğü, davacı şirketin davalı şirketten tarafların tam bir karşılıklılık içinde olan ve birbirlerini teyit eden ticari defter kayıtları muvacehesinde, takip talebinde olduğu gibi 234.000,00 TL asıl alacağı bulunduğu tespit edildiği,

sözleşmenin cayma hakkı ve devir yasağı başlıklı 8. maddesi uyarınca cayma hakkının da bulunmadığı gibi yasal nitelikli bir itiraza konu etmeyerek ve benimseyerek ticari defterlerine kaydettiği ve davacı şirkete borçlu bulunduğu bu fatura nedeniyle hizmet almadığı ve fatura bedelinden sorumlu tutulamayacağı yönündeki savunmalarına itibar edilip edilemeyeceği hususlarında takdirin mahkemeye ait olduğu, davacı şirketin takip talebine konu etmiş olduğu ve davalı şirket ticari defterlerine de kaydedilmiş bulunan hizmet faturası nedeniyle 234.000.- TL asıl alacağı, davalı şirketten talep etmesinde bir isabetsizlik olmadığı mütala edilmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy.

Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde).

Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü düzenlenmiştir.Fatura düzenlenmesi ve dayanağı kanıtlanamayan faturalar davacı defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. Davada ispat külfeti faturalar nedeniyle alacaklı olduğunu iddia eden davacının üzerindedir.

Davacının faturalara konu malları davalıya teslim ettiğini usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekir.

Ticarî defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticarî davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir.

Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticarî defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3).

Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticarî defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4).

Öte yandan taraflardan birinin diğer deliller yanında karşı tarafın ticarî defterlerine dayanmasıyla karşı taraftan ticarî defterlerin ibrazının istenilmesi, ancak ticarî defterlerin ibrazından kaçınılması durumunda, HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uygulama alanı bulacaktır. Bu çerçevede HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, HMK’nın 222/5. maddesindeki düzenlemeden farklı olarak hâkime takdir hakkı tanınmış olup hâkim, ibraz edilmeyen belgenin/ticarî defterin içeriği hakkında, somut durumun niteliğine uygun düştüğü ölçüde yapacağı değerlendirme sonrasında ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilip edilemeyeceğine karar verecektir

Somut olayda taraflar ticari defterlerini inceleme için sunmuştur.

Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde mali bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, taraf defterlerinin birbirini teyit ettiği, dava ve takip dayanağı faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının kendi defterlerine göre davacıya takip tutarı kadar borçlu göründüğü, buna göre fatura konusu ürünlerin davalıya teslim edildiği yönünde davacı lehine fiili karine oluştuğu ve ispat yükünün yer değiştirdiği, davalının karinenin aksini ispat eder delil sunmadığı, davacının faturaya konu hizmeti sunduğu, fatura bedeline hak kazandığı,

faturaya ilişkin davalının ödeme yaptığını usulüne uygun delillerle ispat edemediği kanaati ile usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu da hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır.

Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir.

Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.

Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Davanın KABULÜ İLE,

1-Davalının --------- İcra Müdürlüğünün ------------ E. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile, takibin devamına

2- Kabulüne karar verilen alacağın %20 'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Karar harcı 15.984,54 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.826,14 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.158,4 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,

4-Davacı tarafından yatırılan 60,80 TL başvurma harcı, 2.826,14 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.886,94 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan 97,00 TL tebligat, müzekkere gideri ve 14.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 14.097,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

7-Davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca--------- bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,

Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde--------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/05/2026

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/734, K. 2026/438, 7 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No : 2026/438
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 14/10/2024
  7. Karar Tarihi : 07/05/2026
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Cevap
  10. İnceleme Ve Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/734
Karar No
2026/438
Tarih
7 Mayıs 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/735 K.2026/402
  • İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/736 K.2026/334
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2024/738 K.2026/511
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/738 K.2026/963
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/740 K.2026/964
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/741 K.2026/974

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.