KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/78
- Karar No
- 2025/540
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2025
Karar Metni
2.031 kelime·10 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/78
KARAR NO : 2025/540
DAVA
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 01/02/2024
KARAR TARİHİ : 04/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirket tarafından, davalı firmaya belirli zamanlarda taşıma hizmeti verildiğini, işbu taşıma hizmetine istinaden navlun faturaları düzenlendiğini, müvekkili şirket tarafından davalı tarafa verilen hizmetlerin eksiksiz olarak yerine getirildiğini, buna karşın, söz konusu faturaların davalı şirkete tebliğ edilmiş olmasına rağmen müvekkili şirkete bir ödeme yapılmaması üzerine müvekkili şirket tarafından davalı şirket aleyhine 27.725,00 Eur alacaklarının tahsiline ilişkin -----İcra Müdürlüğü'nün -----sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, ödeme emrinin 05.08.2023 tarihinde tebliğ edildiğini,
ödeme emrini tebliğ alan davalı firmanın, müvekkili şirkete 14.08.2023 tarihinde 8.500 Eur, 25.08.2023 tarihinde 8.225 Euro 02.08.2023 tarihinde 5.400 Eur ödeme yaptığını ve asıl alacak tutarından bakiye kalan bedelin ise mahsup edildiğini, dolayısıyla davalı firmanın borcunu ve fatura içeriklerini kabul ederek asıl borç miktarını ödemiş olmakla birlikte icra harç, masraflarını ve vekalet ücreti alacağını ödemekten imtina ettiğini, ----- İcra Müdürlüğü'nün ----- sayılı dosyası kapsamında, vekalet ücreti alacağının 130.327,02 TL, masrafların 366,65 TL,
tahsil harcının 41.498,90 TL olup davalı tarafından ödenmediğini ve icra takibine kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, müvekkili şirket tarafından başlatılan icra takibini müteakip davalı firmanın dosya borcunu ödemesi, müvekkili şirketin davalı firmadan alacaklı olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, yapılan icra takibinden sonraki süreçte ödeme yapılması sebebi ile davalı borçlunun icra harç, masrafları, vekalet ücreti ile faizinden sorumlu olduğunu belirtmiş olup, davanın kabulüne, davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu sabit olduğundan,
değerin %20'sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMADavalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirket tarafından icra takibine itiraz sonrasında işbu dava açılmadan ve arabuluculuk görüşmesi neticelenmeden önce, dava dilekçesiyle davacının kabulünde olduğu üzere, davacı tarafın alacağının ödendiğini, dolayısıyla davacının itirazın iptali davası açmasında hukuki yararının bulunmadığını, hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, dava dilekçesinden tam anlaşılmamakla birlikte davacının, işbu davada sadece icra vekalet ücreti, icra masrafı ve tahsil harcı talep ediyorsa bu taleplere ilişkin arabuluculuğa başvurulmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddini talep ettiklerini,
icra inkar tazminatının sadece asıl alacak yönünden mümkün olup icra vekalet ücreti, icra masrafı ve tahsil harcı yönünden icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, davadan önce de asıl alacak ödendiğinden her halükarda icra ve inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini, icra dosyasındaki tahsil harcının davacının alacağı olmadığını, tahsil harcının Harçlar Kanunu doğrultusunda tahakkuk eden kamu alacağı olup dolayısıyla bu meblağın harca esas değer olarak gösterilmesi ve ödenmesinin talep edilmesinin hatalı olduğunu belirtmiş olup, davanın reddine, %20 kötü niyet tazminatına,
yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle,-----. İcra Müdürlüğünün ------sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır.
İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, ---- İcra Müdürlüğünün ------sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; davacı şirketin ticari defterleri incelenmiş olup, 2023 yılına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TIK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, 31.07.2023 icra takip tarihi itibariyle, davacı şirketin kendi defterlerinde 27.725,00 EUR karşılığı 826.590,38 TL alacaklı gözüktüğü, icra takibinin başlatılması ile birlikte alacağın Şüpheli Alacaklar hesabına virman yapılarak bakiyenin kapatılmış olduğu İcra takip tarihinden sonra,
takip konusu borca karşılık davalı şirket tarafından 02.08.2023 tarihinde 5.400,00 EUR, 14.08.2023 tarihinde 8.500,00 EUR ve 25.08.2023 tarihinde 8.225,00 EUR olmak üzere toplam 22.125,00 EUR ödeme yapılmış olduğu, bakiye 5.600,00 EUR (27.725-22.125) bedelin ödemesine ilişkin davacı şirket defterlerinde herhangi bir kayıt bulunmasa da takip konusu asıl alacak bedelinin ödendiği tarafların kabulünde olduğundan, işbu ödemenin de 02.08.2023 ilk ödeme tarihinde yapıldığı davanın konusu,
davacı şirket tarafından davalı şirkete ifa edilen hizmete karşılık düzenlenen faturalardan kaynaklanan açık hesap alacağının tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itiraz sonrası dava tarihi öncesi asıl alacak tutarının ödenmesi sonrasında 130.327,02 TL avukatlık ücreti, 366,65 TL masraf ve 41.498,90 TL tahsil harcı olmak üzere toplam 172.192 57 TL'nin ödenmemesi nedenivle takibe itirazın iptali talebine ilişkin olduğu,
31.07.2023 icra takip tarihinden, 02.08.2023 ödeme tarihine kadar 27.725,00 EUR tutarlı alacağa ------ tarafından belirlenen EUR alacağa Kamu Bankalarınca Mevduatlara Fiilen Uygulanan 1 Yıla Kadar Azami Faiz Oranlarına göre 7,60 TL işlemiş faiz hesaplandığı, Davacı şirketin 2023 yılına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davalı şirketin defter ve belge ibrazında bulunmaması nedeniyle, davalı şirket defterleri üzerinde usul ve hesap incelemesi yapılamadığı,
davacı şirketin icra takibinde talep edebileceği 27.725,00 EUR tutara karşılık, borçlu tarafından takip sonrasında, ama dava tarihinden öncesinde yapılan ödemelerin TBK m.100 kapsamında öncelikle faiz, masraf ve ferilerinden, sonrasında asıl alacaktan düşümü yapıldığında, 01.02.2024 dava tarihi itibariyle, davacının asıl alacaktan bakiye 5.499,58 EUR alacağının kaldığı, işbu alacağın dava tarihi itibariyle TL karşılığının 180.550,72 TL olduğu, davacı şirketin talebinin 172.192,57 TL -- olduğu, hususlarını beyan ve rapor etmiştir.
Bilirkişi tarafından alınan ek rapor da özetle; Davacı şirketin 27.07.2023 icra takip tarihi itibariyle 27.725,00 EUR tutarlı alacağının TL karşılığının 830.732,49 TL olduğu, işbu alacağa; 2024 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen oranlar ile 121.380,57 TL vekalet ücreti hesaplandığı, Haricen tahsil oranı olarak 962,27 dikkate alınarak 18.857,63 TL tahsil harcı hesaplandığı, Davacı şirket tarafından icra dosyasına ödenen harç ve yapılan masraflar toplamının 328,25 TL olduğu, davacının talep edebileceği alacak tutarının 140.566,45 TL olduğu, ancak işbu tutar arasında yer alan 902,27 oranında hesaplanan 18.857,63 TL tutarlı tahsil harcının -----İcra Müdürlüğü'nün ----- sayılı dosyasına yatırılması gerektiği, hususlarını beyan ve rapor etmiştir.
Bilirkişi tarafından alınan ikinci ek rapor da özetle. 2024 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen oranlar ile 130.122,99 TL vekalet ücreti hesaplandığı, Haricen tahsil oranı olarak dikkate alınarak 18.473,72 TL tahsil harcı hesaplandığı, Davacı şirket tarafından icra dosyasına ödenen harç ve yapılan masraflar toplamının 328,25 TL olduğu, davacının talep edebileceği alacak tutarının 148.924,96 TL ---- olduğu,
ancak işbu tutar arasında yer alan ve hesaplanan 18.473,72 TL tutarlı tahsil harcının ----- İcra Müdürlüğü'nün ------- sayılı dosyasına yatırılması gerektiği, Davacı vekilinin itiraz dilekçesinde belirttiği, icra vekalet ücretine takip sonrası faiz hesaplanması talebine ilişkin hukuki değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacının talebinin yerinde görülmesi halinde, davacının talep edebileceği 130.122,99 TL tutarlı icra vekalet ücreti alacağına 27.07.2023 icra takip tarihinden 01.02.2024 dava tarihine kadar 6.064,09 TL işlemiş faiz hesaplanmış olup, bu tutarın eklenmesi gerekeceği, hususlarını beyan ve rapor etmiştir.
Somut olayda, davacı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere sunduğu ve her ne kadar davacı tarafın defterlerine göre davalı tarafından yapılan ödeme yer almasa yapılan ödeme taraflarının kabulünde olduğu dava ve cevap dilekçesindeki beyanlardan anlaşılmıştır HMK 222/3.
Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde).
Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmünün düzenlediği, hüküm doğrultusunda davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi durumunda davacı yanın ticari defterlerinin lehine delil olacağı birlikte değerlendirildiğinde takip tarihten dava tarihinden önce yapılan kısmi ödeme nedeniyle ; davacının 2024 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen oranlar ile 130.122,99 TL vekalet ücreti hesaplandığı, haricen tahsil oranı olarak dikkate alınarak 18.473,72 TL tahsil harcı hesaplandığı,
ve davacı şirket tarafından icra dosyasına ödenen harç ve yapılan masraflar toplamının 328,25 TL olduğu, anlaşılmıştır. Davalı, davacının vekalet ücreti ve yapılan masraflardan sorumlu olsa da, davanın niteliği gereği tahsil harcının yatırılmadığı dikkate alınarak, bu aşamada henüz ödenmeyen bir harcın davalıdan tahsil edilmesine karar verilmesi mümkün olmamaktadır.
Bu nedenle, davacının tahsil harcına hak kazanamadığı sonucuna varılmış ve usul ile yasaya uygun bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davalının, arabuluculuğa başvurulmadığı yönündeki itirazı, usul ve yasaya uygun bulunmamış; icra dosyasına yönelik itirazın iptali davasında zorunlu arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlandığı göz önünde bulundurularak,
bu itiraz reddedilmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, mahkemece koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/78, K. 2025/540, 4 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama