KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/831
- Karar No
- 2024/843
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2024
Karar Metni
924 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/831
KARAR NO : 2024/843
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 14/11/2024
KARAR TARİHİ : 18/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı müvekkil sigorta şirketi ile dava dışı ----- arasında ----- numaralı ve 02.08.2023 - 02.08.2024 tarihleri arasında sigorta teminatından yararlanmak üzere Kredili Konut Sigorta Poliçesi akdedildiğini, poliçede belirtilen sigorta konusu "----" adresinde bulunan taşınmaza ilişkin olarak meydana gelen rizikoların, teminat altına alındığını, Sigorta konusu taşınmazın da içinde bulunduğu binanın ortak alan su borusunun patlaması neticesinde, sigortalı konusu taşınmazın çocuk odası, mutfak, antre ve yatak odası kısımlarına sirayet ederek hasar meydana geldiğini,
hasar sonucunda bahsi geçen bölümlerin laminant parke ve duvar boyasında kabarmalar meydana geldiğini, söz konusu hasar sebebi ile sigorta konusu taşınmaz için yapılan ödemeye ilişkin olarak sigortalının haklarına halef olunması nedeniyle de icra takibi yapıldığını, yapılan itiraz nedeni ile takibin durduğunu, Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesine istinaden işbu dava ikame edilmeden önce arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, yapılan görüşmeler neticesinde anlaşma sağlanamamış ve arabuluculuk süreci anlaşmama şeklinde neticelendirildiğini, hasardan davalı müteahhidin kusur ve sorumluluğunun bulunduğunu beyanla;
----- İcra Müdürlüğü ----- Esas dosyasında talep edilen alacağın varlığına, dosyada vaki itirazın iptaline ve takibin işlemiş ve işleyecek faizi ile devamına, haksız, dayanaksız ve kötüniyetli olarak yapılmış itiraz sebebiyle takip bedelinin %20'sinden az olmamak kaydıyla talepleri olan %50 oranında İcra İnkar Tazminatına hükmedilmesine yargılama giderleri ve vekalet ücreti karşı tarafın uhdesinde bırakılmak üzere karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Dilekçeler teatisi ve ön inceleme yapılmadan dosya üzerinden karar verilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, ----- İcra Müdürlüğünün ---- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır.
Buna göre, bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.Diğer taraftan TTK’nın 16/2. maddesi uyarınca devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler, kendileri tacir sayılamazlar.TTK m. 1472’de düzenlenen halefiyet,
yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder.
Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir.
Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve ------sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. -----. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise, o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği;
sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanununun 44 üncü maddesine (TBK m. 52) de dayanabileceği; tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır.
Diğer taraftan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22.03.1944 tarihli ve ----- Kararına göre de "Sigortacının sigorta poliçesinden münbais olmayıp kanundan aldığı bir salâhiyete istinaden ve haksız fiil sebebiyle alacaklı yerine kaim olarak hareket ettiği dâvada hukuk mahkemesine başvurması gerekir."
Somut olayda uyuşmazlık 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatı davalı şirketten rücuan tahsili isteminden ibarettir. Tacir sıfatı bulunmayan sigortalı ----- yapılan ticari vasfı bulunmayan bağımsız bölümün hasarı sebebiyle yaptığı ödeminin davalı müteahhitlik şirketinden rücen tahsilinde Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsiz olup davaya bakmanın mümkün olmadığı, görevin dava şartlarından olduğu ve HMK nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine, görevli Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/831, K. 2024/843, 18 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama