KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/916
- Karar No
- 2026/245
- Karar tarihi
- 12 Mart 2026
Karar Metni
1.385 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/916
KARAR NO : 2026/245
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/12/2024
KARAR TARİHİ : 12/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sahibi ve işleteni olarak --- plakalı çekici ve ---- plakalı römork
ile davalıya ait deterjan yükünü Türkiye’den ----götürmek üzere
yüklendiği, müvekkiline ait aracın ---- bölgesine geldiğinde, bir anda yanmaya başladığı ve tamamen yanarak kullanılamaz hale geldiğini, video ve fotoğrafların dava dilekçesi ekinde sunulduğu, davalı tarafça taşınan yük konusunda yeteri kadar bilgilendirilmediği ve uygun şekilde
paketlenmediği, ambalajlanmadan kaynaklı olarak çıkan yangınla müvekkiline ait aracın
tamamen kullanılamaz duruma geldiği,
ibraz edilen fotoğraf ve video kayıtları ile müşahede edileceği gibi, müvekkilinin aracının
tamamen yandığı, yetkililerce yangın çıkışına ilişkin rapor düzenlendiği, yangın nedeniyle müvekkiline ait çekici ve dorsenin ekonomik değerini tamamen
kaybettiği, müvekkilinin bu nedenle düzenli olarak aylık 3 ila 4 bin USD aylık gelirden
mahrum kaldığı,
dava öncesi başvurulan arabuluculuk görüşmelerinden bir sonuç alınamadığı beyan edilmekle, şimdilik 1.000,00 TL araç değeri, 1.000,00 TL gelir kaybı tazminatının haksız fiil tarihinden bu yana ticari reskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: öncelikle husumet itirazında bulundukları, dava konusu şey üzerinde kim/kimler nemada hak sahibi ise, davanın bu kişiler
tarafından açılması gerektiği veya davanın o kişilere yöneltilmesi gerektiği
vurgulanarak, bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına haiz olup olmadığının
maddi hukuka göre belirlenmesi gerektiği, müvekkilinin salt ihracatçı firma olduğu, husumetin alıcı
firma ----- şirketine yöneltilmesi gerektiği, müvekkili ile alıcı arasında mevcut tedarik anlaşmasında ürün teslim
yerinin ---- teslim şekline göre --- olduğu,
----- açıklaması akabinde yüklemen sonucu varış yerine kadar
navlunun alıcıya ait olduğu, riskin de bu ürün tesliminden varış noktasına kadar
alıcı sorumluluğunda olduğunun ---- teslim şeklinin gereği olduğu, EEk
Buna göre müvekkilinin sorumluluğunun 21.05.2024 tarihinde ---
yüklenmesi ile sona erdiği, (Ak-İrsaliye)
bu durumun ----- ve tercümesinin ekte mevcut olan sözleşme metinlerinde
açıkça görüldüğü,
yangına ilişkin hasardan müvekkilin itham edilmesinin mesnetsiz olduğu, bu
durumun mahkemeye sunulan belgelerden de anlaşılabileceği, gümrük beyannamesinde
belirtildiği gibi yüklenen ürünün “- temizleyicisi” olduğu,yanıcı özellik taşımadığı,
mebran temizleyici kaynaklı bir yağının görülmüş olmadığı
nitekim görüntülerde bu ürünün yanmadığı,sürücü kabinine yakın yerleşik ürünün
sadece mavi renkli dış ambalajının kısmen eridiğinin müşahade edildiğni, ürünün
tamamının formunu koruduğunun görüldüğü, konuya ilişkin diğer önemli noktanın arcın içinde diğer malların bulunması olduğu,
mebran temizleyicin salt 6500 kg dan ibaret olduğu,aracın taşıma kapasitesinin 35.000 kg
olduğu, davacının araçta bulunan diğer malların varlığı ve efsafını mahkemeye
bildirmediğini beyan edilmekle, mesnetsiz davanın reddini yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davacı yan üzerinde bırakılmasını talep ve beyan ettikleri görüldü.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasında bulunan taşıma işlemi sırasında aracın yanması nedeniyle tazminat davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından alınan raporda; kazanın meydana gelişi yönünden, kaza araç elektrik sisteminden kaynaklı bir teknik arıza nedeniyle meydana geldiği, teknik arıza umulmayan hal ise de mücbir sebep değildir. 2918 sayılı KTK’nun 86/1.
maddesinde belirtildiği gibi araç sahibi ve sürücüsünün sorumluluktan kurtulabilmesi için zararın
mücbir sebepten veya 3. kişinin ağır kusurundan ileri gelmiş olmalıdır. Bir olayın mücbir sebep
olarak nitelendirilebilmesi için de o olayın önceden sezilemez, karşı konulamaz ve harici bir
etkenden ileri gelmiş olması gerekir. Bu unsurları içermeyen bir olay umulmayan bir hal niteliği
taşısa bile mücbir sebep olarak kabul edilemez. Teknik arıza, araçtaki bozukluğu anlatan bir
kavramdır. Rot çıkması, fren boşalması, lastik patlaması, bijon kesmesi, direksiyon kilitlenmesi,
elektrik sisteminin kaçak yaparak yangın çıkarması, borularda yağ kaçağı gibi teknik arızalar,
genellikle motorlu araçların düzenli olarak (periyodik) bakım ve onarımının savsaklanması veya
gereği gibi yapılmaması, aşırı yüklenmesi, erken yıpratılması, hor kullanılması, kullanım süresi
dolmasına karşın yük ve yolcu taşıma işlerinde kullanımının sürdürülmesi gibi işletme
kusurlarından kaynaklanmaktadır. Zira araçların araç elektrik sistemin ve kullanım şartlarının iyi
olması durumunda yangın çıkmaz şeklinde belirtildiği, " kimya mühendisi yönünden ; Davaya konu yangına maruz kalan araçtaki yükün 6.500 kg nın davalı tarafa ait
olduğu, kalan yük konusunda dosyada açık bir bilginin bulunmadığı,
davalı tarafından dosyaya sunulan -----) bilgilerinden davalı tarafın 6.500 kg lık
yükün içerik bilgileri ---- içeriğinde aşağıdaki şekilde yer aldığı,
Buna göre ürünün %10 ila 30 aralığında ---- piyasa adı
ile ----, % 10 ila 30 aralığında --- etilen ------. ile
içeriğin kalan kısmının inert malzemelerden müteşekkil olduğu,
bu içerik bilgilerinden inert (kimyasal reaksiyon vermeyen) dolgu niteliğindeki
malzemeler dışında iki kimyasal komponentten ibaret olduğunun anlaşıldığı, her iki kimyasal kompenentin yaklaşık aynı oranlar ile ürün yapısında yer aldığı,
bunlardan sodium hidroksitin ( piyasa adıyla ----- ) yanabilir bir kimyasal
olmadığı
Diğer kompenent esas itibari ile ----- bileşiği olup organic yapısı itibari ile yanabilir
özellikte olduğu,
ancak katı yapılı bu ürün kolay yanabilir, ya da yangına sebep olan bir ürün olmadığı, dış ortamda bir yangın olmadığı takdirde yangına karışmasından söz edilemeyeceği,
ayrıca ürün yapısı içinde yer alan --- ve ---- mazemelerden dolayı bu yapının
kolay kolay alevlenip yanmayacağı, zira --- ve ------ malzemeler bu yanabilirlik
konusunda bir nevi koruyculuk arz edeceği,
sodyum bileşiği dışındaki organic yapıyı temsil eden --- torbalarda
satışa arz edildiğinin bilindiği,
benim de çalıştığım ------ proselerinde karbondioksit ----- kulelerinde salt
--- ürünün kraft torbalardan kullanıma aktarıldığı,
bu bağlamda davaya konu -----
komponenti havi suça konu -- Temizleyicinin yangına sebep olacağının söz
konusu olamayacağı, --- Bilgilerinin bu anlamda doğru içerik taşıdığı belirtilmiş,------ plakalı araç işleteni ve sürücüsü Trafik Kanununun 67. Maddesinde açıklanan
kusuru işlediği, kendi aracının ve trafik güvenliğini tehlikeye attığı, kazanın meydana gelmesinde
asli ve %100 oranında kusurlu olduğu,
davalı ---- üretimi olan ve
nakledilen davaya konu ------kimyasal komponenti havi suça konu
------ Temizleyicinin yangına sebep olacağının söz konusu olamayacağı nedeni ile kusursuz
olduğu görülmüştür. ------ plakalı araç işleteni ve sürücüsü Trafik Kanununun 67. Maddesinde açıklanan kusuru işlediği, kendi aracının ve trafik güvenliğini tehlikeye attığı, kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 oranında kusurlu olduğu, davalı----- üretimi olan ve nakledilen davaya konu----- kimyasal komponenti havi suça konu
----- temizleyicinin yangına sebep olacağının söz konusu olamayacağı nedeni ile kusursuz
olduğu belirtilmiştir, Bilirkişi raporunun sonuç kısmında; davacı taşıyana, davalı tarafından gönderen sıfatı ile teslim edilen emtianın yanıcı ve
yakıcı özelliği bulunmadığı, tehlikeli sınıfta yer almadığı, araçta meydana gelen
yangını başlatmasının veya hızlandırmasının mümkün olamayacağı,
davacıya ait araçta meydana gelen yangının, davacının sorumluluğunda olan aracın
elektrik sistemindeki bir arızadan kaynaklandığı,
davalı tarafından gönderen sıfatı ile taşıyıcıya teslim edilen emtianın yangına
sebebiyet vermediği, yangına hızlandırıcı bir etki yapmadığı dikkate alındığında,
davalının CMR Konvansiyonu 6’ncı ve 7’nci maddeleri kapsamında bir
sorumluluğunun bulunmadığı beyan edilmiştir.
Somut olay da Davacı, taşımak üzere kendisine verilen emtianın, taşıma esnasında araçta yangına sebebiyet
verdiğini ileri sürerek, taşınan diğer mallarda meydana gelen zararı değil, taşıma aracında
meydana gelen zararı, gönderenden (taşıtandan değil), talep amacıyla huzurdaki davayı ikame ettiği anlaşılmaktadır. CMR Konvansiyonu 6’ncı maddesi, 1.paragrafta sevk mektubunda bulunması gereken bilgiler içinde (f) bendinde; “Yükün özelliğinin tarifi, ambalaj şekli ve tehlikeli yükler söz konusu olduğunda bunların herkesçe anlaşılacak şekilde tarifi” ve 7’nci madde 1.paragrafta; Gönderici,aşağıdaki hususların hatalı veya yetersiz oluşundan uğrayacağı zarar, hasar ve yaptığı ödemelerden sorumludur.
Dosya da bilirkişi heyetince yapılan tespitte davalı taşıtanın davacıya taşıtmak üzere teslim ettiği emtianın - sınıfına
girmediği, tehlikeli madde olmadığı, kendisinin yakıcı özelliği bulunmadığı tespit edilmiştir. Davacı taşıyana, davalı tarafından gönderen sıfatı ile teslim edilen emtianın yanıcı ve
yakıcı özelliği bulunmadığı, tehlikeli sınıfta yer almadığı, araçta meydana gelen
yangını başlatmasının veya hızlandırmasının mümkün olamayacağı, davacıya ait araçta meydana gelen yangının, davacının sorumluluğunda olan aracın
elektrik sistemindeki bir arızadan kaynaklandığı, davalı tarafından gönderen sıfatı ile taşıyıcıya teslim edilen emtianın yangına
sebebiyet vermediği, yangına hızlandırıcı bir etki yapmadığı dikkate alındığında,
davalının CMR Konvansiyonu 6’ncı ve 7’nci maddeleri kapsamında bir
sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu da hükme esas alınarak ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/916, K. 2026/245, 12 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama