İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/941 K.2025/550

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2024/941Karar2025/550Tarih8 Temmuz 2025Okuma11 dk · 2.112 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/941
Karar No
2025/550
Karar tarihi
8 Temmuz 2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.112 kelime·11 dk okuma·9 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/941

KARAR NO : 2025/550

DAVA

İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

DAVA TARİHİ : 17/12/2024

KARAR TARİHİ : 08/07/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

18/03/2024 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki ----- plakalı ----- marka klasik araç ---- Caddesinden ----- Caddesi istikametine seyir halindeyken; --- plakalı ---- marka araç sürücüsünün ------ Mezarlığına doğur sola dönüş yaptığı sırada aracının sağ kısımlarıyla müvekkilinin aracına çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, söz konusu kaza sonucu ----- Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü tarafından "Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı" düzenlenmiş olduğunu, bu kapsamda kazaya sebebiyet veren----- plakalı araç sürücüsü ----- KTK.m.53/1-b düzenlemesini ihlal ettiği tutanak altına alınmış olduğunu,

kazaya sebebiyet veren araç, taksi olarak işletilmekte olup aracın sahibinin -----, sürücüsünün ise ------ olduğu da yine tutanakta belirtilmiş olduğunu, kazaya sebebiyet veren aracın trafik sigortasının yapılmış olduğu ----- tarafından ise söz konusu kaza sebebiyle ------ numaralı hasar dosyası oluşturularak meydana gelen hasara ilişkin eksper raporu alınmış olduğunu, sigorta şirketi tarafından alınan eksper raporunda sigortalı araç sürücüsü %75, mağdur araç sürücüsünün ise %25 kusurlu bulunulmuş olduğunu, yine söz konusu raporun sonuç kısmında meydana gelen hasar toplamının 180.000,00-TL olduğu kanaatinde bulunulmuş olduğunu,

Sigorta şirketi nezdinde tespit edilmiş olunan miktar, gerçek hasarın çok altında olduğu açıkça anlaşılmakta olduğunu, meydana gelen hasar, tespit edilen tutarın çok üzerinde olduğunu, bu sebeple müvekkiline ait klasik araçta oluşan hasarın tespitinin yapılması için müvekkili ----Sulh Hukuk Mahkemesi ------sayılı dosyası bünyesinde delil tespiti davası ikame etmiş olduğunu, müvekkilinin aracına ait zararın çok daha fazla olduğunu, delil tespiti bilirkişi raporunda belirtildiği üzere 409.350,00 TL + KDV bedel,KDV dahil toplam tutar 491.220,00 TL olduğunu,

davalı sigorta şirketi tarafından müvekkiline 10.09.2024 tarihinde 135.000,00-TL ödemiş olduğunu, müvekkilinin bakiye zararı için davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı borçluların takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyanla; davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı ------vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili olan sigorta şirketinin davacının tüm zararını karşılamış olduğunu, aracın üzerinde eksper incelenmesi yaptırılmış olduğunu ve hasarın tespit edilmiş olduğunu, aracın hasar bedelinin hesaplanmasında iskonto indirimi uygulanması gerektiğini, müvekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmiş olduğunu, başkaca bir sorumluluğu kalmamış olduğunu beyanla; davanın kendileri açısından reddini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasını talep etmiştir.

Davalı ------ vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ait aracın dava dışı kişi tarafından kiralanmış olduğunu ve sorumluluğun kiralayan kişiye ait olduğunu, müvekkiline ait aracın davaya konu maddi hasarlı trafik kazasında kusuru olmadığını, kazaya sebebiyet veren aracın davacı yan sürücüsü olduğunu, aracın pert bedelinden fazla bedelden hasar tazminatı talep edilmesinin hukuki olmadığını, davacının zararının sigorta şirketi tarafından karşılanmış olduğunu, araca ait satılık ilanları sunduğunu aracın en yüksek satış bedelinin 130.000 TL olduğunu beyanla; davanın reddini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Diğer davalı ------, kendisine yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen davacı yanın dava dilekçesine cevap vermemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava hukuki niteliği itibariyle, -----. İcra Müdürlüğünün ------sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.

İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.

İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.

b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.

Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.

c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.

Dosyamız arasına celp edilen------İcra Müdürlüğünün ------ sayılı sayılı icra dosyasının yapılan incelemesinde takipte ödeme emrinin davalı/borçlulara tebliğ edildiği davalı tarafça takibe itiraz edildiği ve takibin durduğu, eldeki davanın yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.

Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Bilirkişi tarafından verilen raporda özetle; " Davalı yan ----- Plakalı Otomobil Aracın Şoförü Olan ------ 2918 Sayılı Kara Yolları Trafik Kanununun da Madde 53 ve Madde 84'ü ihlal ettiği nedeni ile Asli Olarak %75 kusurlu olduğu, davacı yan ----- Plakalı Otomobil Aracın Şoförü Olan ------2918 Sayılı Kara Yolları Trafik Kanununun da Madde 52'yi ihlal ettiği nedeni ile Tali Olarak %25 kusurlu olduğu,

hasar onarım tutarı yönünden yapılan piyasa araştırmaları neticesinde davalı yan sigorta şirketi tarafından yapılan görevlendirme ile bağımsız eksper tarafından hazırlanmış eksper raporunda belirtilen yedek parça fiyatlarının ve işçilik fiyatlarının bahse konu klasik araç kategorisindeki araç ile uyumlu olmadığı, nitekim hemen hemen her eksper raporunda ayrıca belirtilen yedek parça ve işçilik fiyatı servis ile mutabık kalınarak belirlenmiştir beyanı bu eksper raporunda olmadığı, bahse konu yedek parçaları sigorta şirketinin kendisinin de temin edemediği,

araç sahibinden yedek parçaları temin etmesini isteyerek yedek parçaların gerçek fiyatını ödememesi nedeni ile hasar sürecinin tamamlanamadığı, davalı yan tarafından iddia edilen hususlar olan hasar bedelinin piyasa rayiç değerinin üzerinde olamayacağı beyanı yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde, davalılar tarafından sunulan emsal araç satılık ilanlarının davaya konu araç ile uyumlu olmadığı, sunulan ilanların 5 kapı ------ araçlara ait olduğu, davaya konu aracın ise ----- model klasik araç kategorisinde ------ araç olduğu,

davaya konu aracın satış fiyatlarını karşılar ilanların davacı yan tarafından sunulan ilanlara ait araçlar olduğu anlaşılmıştır. hasar onarım tutarı yönünden yapılan piyasa araştırmaları neticesinde davacı yana ait ---- Plakalı aracın kaza tarihi olan 18/03/2024 tarihi hasar onarım tutarının Delil Tespiti aşamasında rapor hazırlayan sayın bilirkişi ve Onarım işlemi için teklif veren özel servis ------ tarafından belirlenmiş fiyat yedek parça, işçilik ve KDV dahil fiyat olan 491.220 TL'nin kadri maruf ve kabul edilebilir olduğu,

tespit edilmiş hasar onarım bedeli olan 491.220 TL'nin davalı yan araç sürücüsünün kusuru olan %75'e denk gelen tutarının 368.415 TL olduğu, dosya muhteviyatından anlaşıldığı üzere davalı sigorta şirketi ---- Şirketi tarafından 10.09.2024 tarihinde davacı yana 135.000 TL tutarında ödeme yapılmış olması ile, davaya konu maddi hasarlı trafik kazası nedeni ile davacı yanın bakiye hasar tazminatının 368.415 TL- 135.000 TL = 233.415 TL kaldığı, belirtilen tutardan kimin sorumlu olduğunun nihai takdirinin mahkemede olabileceği," şeklinde rapor sunulmuştur.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de,

“sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Aynı kanunun 91. Maddesinde ise “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir.

Sorumluluk sigortaları TTK.nın 1473. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. “(1) Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.” şeklinde belirtilmiştir.

Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.

Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu,

öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (----- 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek;

sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür.

Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir (Yargıtay ----- HD'nin 23.09.2019 t. ------sayılı kararı).Somut olayda davacıya ait araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde %25 oranında, davalı sürücü ----- ise %75 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır.

Kaza tutanağında da her iki tarafa kusur verildiği dikkate alındığında bilirkişi tarafından yapılan kusur belirlemelerine itibar edilmiştir. Usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda davacının aracında dava konusu kaza sebebiyle davalının kusuruna tekabül eden hasar miktarının 368.415,00 TL olduğu belirlenmiştir. Davalı ------ tarafından 10/09/2024 tarihinde 135.000,00 TL hasar ödemesi yapılmıştır.

Sigorta tarafından yapılan ödemenin tenzili ile davacının bakiye 233.415,00 TL hasar bedeli kaldığı anlaşıldığından davalıların müşterek ve müteselsil sorumluluğu dikkate alınarak davalı sigortanın bakiye teminat limiti ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.

Her ne kadar davalı ---- aracı davalı ---- kardeşi ------ uzun süreli kira sözleşmesi ile kiraladığını, pasif husumeti bulunmadığını iddia etmiş ise de ------ emniyet Müdürlüğünün yazı cevabına göre KABİS sistemi üzerinde aracın kiralandığına ilişkin bir kayıt olmaması sebebiyle davalının husumet itirazları yerinde görülmemiştir.

İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.

Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.

Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Eldeki davada alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebi yerinde görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davanın KABULÜNE,

1-Davalıların -----. İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin aynen devamına (davalı ------- bakiye poliçe teminat limiti olan 65.000 TL ile sorumlu olması kaydıyla), asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,

2-Alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden, şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,

3-Karar harcı 15.944,57 -TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.819,07-TL harcın mahsubu ile bakiye 13.125,5-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına,

4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 2.819,07-TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 3.246,67-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine

5-Davacı tarafından yapılan 675,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 6.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.675,00 -TL yargılama giderinin davalılardan (davalı sigortanın yargılama giderinin 1.858,81TL'si ile sorumlu olması kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 37.346,40 -TL nispi vekalet ücretinin davalılardan (davalı sigortanın vekalet ücretinin 30.000 TL'si ile sorumlu olması kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,

9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Dair; davacı vekili ile davalı ------ vekilinin yüzüne karşı, davalı sigorta ve Davalı ------ yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/941, K. 2025/550, 8 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2024/941
  4. Karar No : 2025/550
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 17/12/2024
  7. Karar Tarihi : 08/07/2025
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Dava
  10. Savunma
  11. İnceleme Ve Gerekçe
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/941
Karar No
2025/550
Tarih
8 Temmuz 2025

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/942 K.2025/640
  • Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/942 K.2025/508
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/942 K.2025/677
  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/944 K.2025/682
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/944 K.2025/644
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/944 K.2025/669

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.