KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/97
- Karar No
- 2025/509
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2025
Karar Metni
2.328 kelime·12 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/97
KARAR NO : 2025/509
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/02/2024
KARAR TARİHİ : 27/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkil alacaklı ile davalı arasında 18.07.2023 tarihli mail yazışması, 24.07.2023 tarihli iş başlangıc teklif formu ve sözleşme ile görüleceği üzere firmaya ait golf sahasına "atış alanı direk arkası file asma" işlemi için anlaşma yaptıklarını, Varılan anlaşma hazırlanan fiyat teklifi & sözleşmeye gereği.
File Montaj işçiliği - 125.000.00 TL Sepetli Civç - 70.000,00 TL Montaj malzemeleri de 35.000,00 TL + KDV olarak anlaşmaya vardıklarını, daha sonra alanda çelik halat germe işlemi işi çıkmış, müvekkil davacı firmanın işleri aksamamı için, bu işlerinde müvekkil şirket yapılması talep edildiğini, Müvekkil davacı tarafından bu iş için günlük 19.500,00 TL maliyet çıkardığını,.
Davalı firma tarafından kabul edilen çelik halat germe işlemi için müvekkil 3 günlük çalışması olduğunu Müvekkil tarafından 3 günlük çelik halat germe işlemi için toplam 58.500,00 TL ve toplamda 288.500,00 TL' + kdv' lik hizmet verdiğini, müvekkil davacı ile davalı firma arasında düzenlenen teklif formu & sözleşmede işin bedeli + kdv olarak anlaşmaya varılmış, ek çıkan işler ile birlikte işin bitiminde davalı şirkete 288.500,00 tl + kdv olarak fatura düzenlediğini, davalı şirket tarafından da bu güne kadar faturaya itiraz edilmediğini,
müvekkil davacı firmada bakiye alacağı için -----İcra Müd. ------ Esas sayılı dosyası üzerinden 221.200,00 TL alacağı için ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkil ile davacı yüklenici firma arasında, müvekkile ait ----- alanı, 9 ve 6 direkli alanlar ile diğer kısımlarda file montajı, halat örme, golf alanında mevcut montajlı filelerin düzeltilmesi ve sair işlerin davacı yüklenici tarafından yapılması konulu 24.07.2023 tarihi iş başlangıcı olarak kararlaştırılan 23.06.2023 tarihli fiyat teklifi & sözleşme kurulduğunu, işbu sözleşme ile basiretli bir tacir/yüklenici olan davacının, eseri sözleşme ve eklerine, mevzuata, fen ve tekniğine ve iş sahibinin amacına uygun olarak tamamlayıp teslim etme yükümlülüğü bulunduğunu,
davacı yüklenici tarafından eseri sözleşmeye ve kanunlara uygun olarak teslim yükümlülüğü yerine getirilmemiş, sözleşme konusu iş yarım bırakılarak alanların bir kısmı anlaşmaya aykırı olarak hiç yapılmamış/ fileler düzeltilmemiş, yapılan kısımlardaki iş ise ayıplı bir şekilde ifa edilmiş, ortaya çıkan ayıplar kendisine ihbar edilmesine ve ayıpların giderilerek sözleşmeye uygun olarak düzeltilmesi talep edilmesine rağmen, davacı tarafından ayıplar giderilmemiş, hatalı yapım işleri düzeltilmemiş,
sözleşme ve eklerine ve iş sahibinin ondan beklediği amaca ve golf federasyonu tarafından yayımlanan talimat ve yönetmeliklere uygun bir şekilde eser tamamlanmadığını, kontrol sırasında tespit edilen ayıplarını dahi düzeltmeden işi yarım bırakan davacı yüklenicinin, yaptığı kısımlardaki başka işlerde de daha sonradan bozulmalar meydana gelmiş, gizli ayıplar ortaya çıkmış, ayıplı ifa kapsamında direkler arası ağlarda sarkmalar, örme hataları nedeniyle halat örmelerinde sökülmeler/ büyük delikler ve kopmalar meydana gelmiş olup,
bu sebeple golf için kullanılan toplar ilgili ----- alanından ----- alanına doğru düştüğünü. davacı yüklenicinin doğa olaylarını sebep göstererek ayıplı ifasının sonuçlarından kaçınamayacağı açık olduğunu, sözleşmeye ve mevzuata uygun teslim yükümlülüğünü yerine getirmeyen ve işi yarım bırakan yüklenicinin, iş bedeline hak kazanamayacağını, davacı tarafça haksız davasında tek savunmasının müvekkil tarafından faturaya itiraz edilmemesi olduğu görülse de, faturayı kabul manasına gelmemek üzere, yargıtay kararları gereği, somut durumda gizli ayıp ve sözleşmeye aykırı teslim nedeniyle,
yüklenici sözleşmeye uygun ayıpsız teslim gerçekleştirdiğini ispat etmedikçe fatura konusu bedele hak kazanamayacağını, müvekkil şirket tarafından 26.07.2023 tarihinde 50.000,00 tl- 04.08.2023 tarihinde 75.000,00 tl olmak üzere, davacı yükleniciye güvenilerek toplamda 125.000,00 tl ödeme yapılmış olup; sözleşmeye, mevzuata, fen ve tekniğine ve iş sahibinin amacına uygun ayıpsız teslim yükümlülüğünü yerine getirmediği sabit olan davacının haksız eylemleri nedeniyle müvekkilin zararına ve mağduriyetine sebebiyet verdiği, bunların önlenmesi adına hiçbir girişimde bulunmadığı,
müvekkilin yüklenici hak etmemesine rağmen işin tamamlanacağına ve ayıpsız teslim edileceğine güvenerek bir kısım ödemelerde bulunduğu anlaşılmakla, mevcut durumda davacının iş bedeline hak kazanamayacağının aşikar olması nedeniyle ilgili ödenen tutarlar hakkında her türlü yasal hakkımız ayrıca kullanılacağını, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, ----. İcra Müdürlüğünün ------Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad.
67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır.
İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu------İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından alınan kök raporda özetle. Davacı şirket Ticari Defterlerinin; -Süresinde açılış tasdikinin yapıldığı, - Türkiye muhasebe Standartları kurulunun düzenlemelerine uygun tutulduğu, -Ticari defterlerin birbirini teyit ettiği, -2023 ticari defterlerinin yevmiye kapanış tasdikinin yapılmadığı görüldüğü, Davalı şirket Ticari Defterlerinin.
Süresinde açılış tasdikinin yapıldığı, - Türkiye muhasebe Standartları kurulunun düzenlemelerine uygun tutulduğu, -Ticari defterlerin birbirini teyit ettiği, 2023 yılı ticari defterlerinin E- Defter olması nedeniyle kapanış tasdikine yer olmadığı, dava konusu golf sahasında yapılan incelemede Filelerde sarkmalar olduğu, Filelerde yer yer delikler açılmış olduğu, Yatay hatlarda kopmalar olduğu, Bir kısım direklerde ise file olmadığı görüldüğü, Filelerdeki sarkmaların, yatay hatlardaki kopmaların; sözleşmenin “İşin Uygulanması ve Teknik Şartlar” başlıklı 4. maddesinde teknik şartnamede belirtilen.
İmalatın uygulama detaylarına uygun yapılmamış olmasından, genel olarak fen ve sanat kurallarına aykırı yapılmış olmasından kaynaklanmış olduğu Filelerde açılmış olan deliklerin ise sebebinin, malzeme kaynaklı olduğu, malzemenin olması gereken elastikiyet ve mukavemette olmamasından kaynaklanmış olduğu,
Sözleşmeye göre, malzeme temin ve montajından davalı firma sorumlu olduğundan, meydana gelmiş olan ayıplı imalattan, davalı Yüklecinin sorumlu olduğu Filelerdeki sarkmalar, imalatın hemen akabinde görülebildiğinden “Açık Ayıp” olarak nitelendirilebilmekle birlikte, halat kopmaları ve filelerde delikler açılması ise zamana bağlı olarak ortaya çıkacağından” 'Gizli Ayıp” olarak nitelendirileceği, İncelenen davacı şirket ticari defter kayıtlarına göre, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle cari hesap ekstresi gereği 221.200,00 TL alacaklı olduğu,
İncelenen davalı şirket ticari defter kayıtlarına göre, davalının davacıya takip tarihi itibariyle cari hesap ekstresi gereği 221.200,00 TL borçlu olduğu, Tarafların ticari defter kayıtları ve vergi dairelerine bildirilen beyanlarının birbirlerini doğrular nitelikte olduğu, Davalı şirketin davacı şirket'e 27.07.2023 ve 04.08.2023 tarihlerinde toplamda 125.000,00 TL ödeme yaptığı, Davalı şirketin ticari defter kayıtlarında davacı şirket tarafından kesilen fatura yönünden davacıya 221.200,00 TL borçlu olduğu,
Davacı firma tarafından yapımı üstlenilmiş imalatların bir kısmının “Açık Ayıp”, bir kısmının ise ”Gizli Ayıp” olarak nitelendirilebileceği, Davacı firmanın, 248.400,00 TL bedelli sözleşme kapsamında, yapmış olduğu işin bedelinin, %75 “i kadarına hak kazanmış olabileceği kanaatine varılarak, davacının yapmış olduğu imalat (tamamlanmış ve ayıpsız olan) bedeli: 186.300,00 TL olarak hesap ve takdir edilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından alınan ek rapor da özetle.
İncelenen davacı şirket ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle cari hesap ekstresi geregi 221.200,00 TL alacaklı olduğu, İncelenen davalı şirket ticari defter kayıtlarına göre, davalının davacıya takip tarihi itibariyle cari hesap ekstresi gereği 221.200,00 TL borçlu olduğu, tarafların ticari defter kayıtları ve vergi dairelerine bildirilen beyanlarının birbirlerini doğrular nitelikte olduğu,
Davalı şirketin davacı şirket'e 27.07.2023 ve 04.08.2023 tarihlerinde toplamda 125.000,00 TL ödeme yaptığı, Davalı şirketin ticari defter kayıtlarında davacı şirket tarafından kesilen fatura yönünden davacıya 221.200,00 TL borçlu olduğu, Davacı firma tarafından yapımı üstlenilmiş imalatların bir kısmının”Gizli Ayıp” olarak nitelendirilebileceği, Davacı firmanın, 248.400,00 TL bedelli sözleşme kapsamında, yapmış olduğu işin bedelinin, %75 *i kadarına hak kazanmış olabileceği kanaatine varılarak, davacının yapmış olduğu imalat (tamamlanmış ve ayıpsız olan) bedeli: 186.300,00 TL olarak hesaplandığı hususlarını beyan ve rapor etmişlerdir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın sözleşme kapsamında düzenlenen faturalar sebebiyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne olduğu, davalının savunmasına göre söz konusu faturalara konu ürünlerde davalının iddia edildiği şekilde ayıp olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın niteliğinin ne olduğu, muayene ve ihbar yükümlülüğünün davalı tarafça yerine getirilip getirilmediği ayrıca ayıp sebebi ile davacı taraf alacağından indirim yapılmasının gerekip gerekmediği, hususlarında olduğu anlaşılmıştır.
Yapılan keşif neticesinde dava konusu golf sahasında yapılan incelemede filelerde sarkmalar olduğu, filelerde yer yer delikler açılmış olduğu, yatay hatlarda kopmalar olduğu, bir kısım direklerde ise file olmadığı görüldüğü, filelerdeki sarkmaların, yatay hatlardaki kopmaların; sözleşmenin “işin uygulanması ve teknik şartlar” başlıklı 4. maddesinde teknik şartnamede belirtilen; imalatın uygulama detaylarına uygun yapılmamış olmasından, genel olarak fen ve sanat kurallarına aykırı yapılmış olmasından kaynaklanmış olduğu filelerde açılmış olan deliklerin ise sebebinin, malzeme kaynaklı olduğu,
malzemenin olması gereken elastikiyet ve mukavemette olmamasından kaynaklanmış olduğu, sözleşmeye göre, malzeme temin ve montajından davalı firma sorumlu olduğundan, meydana gelmiş olan ayıplı imalattan, davalı yüklenicinin sorumlu olduğu filelerdeki sarkmalar, imalatın hemen akabinde görülebildiğinden “açık ayıp” olarak nitelendirilebilmekle birlikte, halat kopmaları ve filelerde delikler açılması ise zamana bağlı olarak ortaya çıkacağından” 'gizli ayıp” olarak nitelendirileceği, incelenen davacı şirket ticari defter kayıtlarına göre, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle cari hesap ekstresi gereği 221.200,00 TL alacaklı olduğu,
incelenen davalı şirket ticari defter kayıtlarına göre, davalının davacıya takip tarihi itibariyle cari hesap ekstresi gereği 221.200,00 TL borçlu olduğu, tarafların ticari defter kayıtları ve vergi dairelerine bildirilen beyanlarının birbirlerini doğrular nitelikte olduğu, davalı şirketin davacı şirket'e 27.07.2023 ve 04.08.2023 tarihlerinde toplamda 125.000,00 TL ödeme yaptığı, davalı şirketin ticari defter kayıtlarında davacı şirket tarafından kesilen fatura yönünden davacıya 221.200,00 TL borçlu olduğu,
davacı firma tarafından yapımı üstlenilmiş imalatların bir kısmının “açık ayıp”, bir kısmının ise ”gizli ayıp” olarak nitelendirilebileceği, davacı firmanın, 248.400,00 TL bedelli sözleşme kapsamında, yapmış olduğu işin bedelinin, %75 “i kadarına hak kazanmış olabileceği kanaatine varılarak,
davacının yapmış olduğu imalat (tamamlanmış ve ayıpsız olan) bedeli: 186.300,00 TL olduğu yönünde rapor bildirilmiş olmakla alınan rapor usul ve yasaya uygun olmakla birlikte davalının süresinde ayıp ihbarında bulunduğu ve davacının açık ayıplı ve gizli ayıplı fileler yönünden fatura alacağına hak kazanamayacağı işin eksiksiz ve ayıpsız yapılan %75 oranında hak kazanacağı kanaatine varılarak ayrıca davacının eksiksiz ve ayıpsız olarak teslim ettiği imalat bedeli: 186.300,00 TL kısmı yönünden alacaklı olacağı gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Fazlaya yönelik talebin yukarıda izah olunan nedenlerle reddine karar vermek gerekmiştir.
İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/97, K. 2025/509, 27 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama