KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/3
- Karar No
- 2026/287
- Karar tarihi
- 31 Mart 2026
Karar Metni
2.020 kelime·10 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/3 Esas
KARAR NO: 2026/287
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/01/2025
KARAR TARİHİ: 31/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ------- günü ----- istikametinden --- istikametine seyir halinde bulunan -----
------ plaka sayılı otobüs sürücüsü ---------Yol üzerinde bulunan kasise dikatsiz ve tedbirsiz bir şekilde hızla girerek ani firen yapması sonucu otobüs içerisinde bulunan müvekkilin düşmesi ile tek taraflı birden fazla yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin uğradığı maddi zararların tazminin için ---- aleyhine ---- maddi tazminat davası açıldığını, yapılan yargılama neticesinde ----- sayılı ilamıyla " davacının yolculuğu sırasında meydana gelen kaza neticesinde ------ oranında malul sayılması gerektiği,
aktüer bilirkişi marifetiyle tespit olunduğu üzere davacının ----Sigortacısından talep edebileği tazminat tutarının--- olduğu, yine davacının ----- göre yapılan hesaplamaya göre sürekli iş göremezlik tazminatının ise ---------- olarak hesaplandığını, davalının dava açılmazdan evvel davalıyı temerrüde düşürdüğüve -- tarihi itibarıyla temerrüt olgusunun oluştuğu anlaşıldığından davanın kabulü "yönünde karar verildiğini, yargılama neticesinde ------------ marka yolcu otobüsünün sürücüsünün davalının, dava konusu trafik kazasının oluşumunda % 80 Oranında Kusurlu Olduğu gerekçeli kararda tespit edildiğini, iş bu karar,
karar muhtevasındaki kusur ve sakatlık-maluliyet oranları iş bu mahkeme kararıyla kesin hükümle sabit olduğunu, müvekkilinin önceki vekili ku kararı istinaf etmediği için kararın böylece kesinleştiğini, davacı ---- yaşanılan bu trafik kazasından dolayı ---- sayılı kararıyla 5 ay hapis cezasına mahkum edildiğini, işbu karar----- tarihinde kesinleştiğini ceza zamanaşımının kesinleştiği tarihten itibaren, 2 yıllık süresi içinde iş bu davanın manevi tazminat açısından dava konusu edildiğini, Otobüs sürücüsü --------- 6098 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 49.ncu md.de "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren,
bu zararı gidermekle yükümlüdür." hükmü uyarınca müvekkilinin uğramış olduğu manevi zararların tazmininden sorumlu olduğunu, -------taşıyıcı firma olduğundan yolcuları gidecekleri yere sağ ve salim olarak ulaştırmakla yükümlü olduğunu, ------- tarafından Kazaya karışan ---- plaka sayılı aracın sigortası yapıldığından davalı sigorta şirketinin --- genel şartları ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluk oranında ---- poliçede yazan zorunlu sigorta limitine kadar sorumluluğunun bulunduğunu beyanla;
fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla davacı müvekkilinin uğramış olduğu manevi zararların tazmini için ------- manevi tazminatın olay tarihi olan ------ tarihinden itibaren olmazsa dava tarihinden itibaren avans faizi ile, kabul edilmezse avans faiziyle birlikte davalılardan (Davalı sigorta şirketinin poliçe limitleri dahilinde müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınmasına, yargılama giderlerinin ve vekaleti ücretin davalılara müştereken ve müteselsilen tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı -------- vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirkete manevi tazminat talebine ilişkin başvurunun şartı eksik evrak sebebi ile yerine getirilmemiş olduğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen ---------- sayılı dava dosyasında verilen karar davacının 3. kişiye vermiş olduğu temlikname ve sakatlığın hatalı yönetmeliğe göre belirlenmesi sebebiyle bozulduğunu, manevi tazminat talebinin teminat dışı olduğunun reddinin gerektiğini, tarafların kusur oran ve aidiyetlerinin kesinleşmediğini, dava konusu kazaya sebebiyet veren tarafın tespiti ve oranlarının tespiti,
olayla ilgili olası çelişkilerin giderilmesi ve konusunda uzman bir bilirkişiden oluşa uygun, denetime elverişli kusur raporunun temin edilmesine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, ticari temerrüt avans faizinin talep edilemeyeceğini beyanla; davanın usulden reddine, sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikteki talebinin esastan reddi ile yargılama masraf ve vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı -------- vekili cevap dilekçesinde özetle.
Kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı her ne kadar müvekkilinin kazada kusurlu olmasından bahisle manevi tazminat talep etmiş ise de kazaya karışan aracın kaza tarihi --- tarihleri itibarıyla -------- poliçe numaralı genişletilmiş otobüs kasko poliçesi uyarınca sigortalı olduğunu, söz konusu sigorta poliçesinde maddi ve manevi zararları karşılayacak şekilde klozların düzenlendiğini, manevi zararın para ile tazmin ve telafisi, hiç bir zaman haksız kazanca ve sebepsiz zenginleşmeye kaynak teşkil etmemesi gerektiğini, davacının, kaza sebebiyle acı ve ızdırap duyduğundan bahisle fahiş miktarda manevi tazminat talep ettiğini beyanla;
davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise sorumlu sigorta şirketinin sorumluluğu kapsamında zararın tazminine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası nedeni ile oluşan manevi zararın tazminine yönelik olarak açılan tazminat davasıdır. Öncelikle meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur oranlarının tespiti için---- rapor tanzimi istenilmiştir. ---- alınan kusur raporunda özetle;" Sürücü ------ %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur. " şeklinde rapor sunulmuştur.
Davacıda oluşan maluliyetin tespiti için ---- rapor tanzimi istenilmiş olup,---- alınan maluliyet raporunda özetle; " Mevcut belgelere göre; ---- tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, ----------- resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında.
Kas-İskelet Sistemi, Omurgaya ait sorunlar, Yaralanma modeli veya tanı ilişkili değerlendirme, Tablo 1.3 Kategori IV’e göre kişinin özürlülük oranı %23 olup; kişinin tüm vücut engellilik oranının %23 (yüzdeyirmiüç) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur. "Şeklinde rapor sunulmuştur.
2918 sayılı Yasanın 85 ve devam maddeleri gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.
Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.
Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu,
öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (---------- 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiş olup, bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek;
sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”,
aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, -------maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Anılan yasal hükümlerden,
----- motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu;
böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.İşletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir.
Hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkindir.6098 sayılı Yasanın 49 ve devam maddeleri gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler. Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.
Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir.
Manevi zararın şahsiyet haklarına vaki tecavüz dolayısı ile bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ızdırap ve elem, bir kimsemin hayattan tat almasında yaşama zevkinde bir azalma olarak tarif edildiği, bu tariften anlaşılacağı üzere, manevi tazminata temel olan düşüncenin bozulmuş olan ruhi ve bedeni kusurun kısmen ve imkan nispetinde yeniden elde edilmesini teminine yönelik olduğu, manevi tazminatın kabulundeki gayenin faili cezalandırılmak veya onu muzayaka haline düşürmek olmadığı,
mağdurun mal varlığında bir çoğalma husule getirmek veya mağdurun istediği tazmin şekillerini birini kabul etmek sureti ile onun acısını gidermek ve ruhen onu tatmin etmek şeklinde tarif edildiği, hukuka aykırı bir fiilin manevvie tazminatı gerektirebilmesi için o fiilin bir şahsın şahsa bağlı haklarını başka bir deyim ile şahsi menfaatlerini ihlal etmesi gerektiği, şahsa bağlı hakkın ise herkese karşı ileri sürülebileyeceği resmi ismi,
şeref ve namusu özel hayata mesleki sırra iktisadi şahsiyete yapılan tecavüzlerin de şahsiyet haklarını ihlal eden haraketler olarak kabul edildiği TBK'nun 56 maddesinde de bu gibi şahsi menfaatlerin ağır ihlali halinde kusurunda ağır olması kaydı ile manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği kabul edilmiştir.Somut olayda davacı taraf dava konusu kazanın meydanında kusursuz olup dava konusu kaza sebebiyle kalıcı maluliyetinin %23 olduğu, iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği dikkate alındığında davacının dava konusu kaza sebebiyle kişilik haklarının saldırıya uğradığı,
manevi tazminata hak kazandığı anlaşılmış olup kaza tarihi, kazanın gelişim şekli, kusur durumu, , davacının yaşı, kaza sebebiyle davacının yaşadıkları acı ve üzüntü,, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, kaza tarihindeki paranın alım gücü, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ve yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutularak, davacı lehine ------manevi tazminata hükmetmek gerekmiştir.
Kabul edilen tazminata davalı sigorta yönünden dava öncesinde sigorta şirketine başvuru bulunmadığından dava tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihinden itibaren avans faizi işletilmiştir.
Davacı vekilinin ---tarihli dilekçesinde davalı sigorta şirketi yönünden -- kapsamında talepte bulunduğu, manevi tazminatın poliçe teminat kapsamında olduğu anlaşılmıştır.Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 326. maddesinin “Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” şeklindeki 2. fıkrasının “manevi tazminat davaları yönünden”, “mahkemeye erişim hakkına getirilen sınırlamanın kanunilik şartını sağlamadığı” gerekçesiyle iptaline ilişkin----- sayılı kararının gereğini yerine getirmek üzere Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası,
yürürlükten kaldırılmıştır. ---- iptal kararı doğrultusunda davanın reddedilen kısmı yönünden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Yargılama giderleri davalılar üzerinde bırakılmıştır.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/3, K. 2026/287, 31 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama