KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/353
- Karar No
- 2025/667
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2025
Karar Metni
1.242 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/353 Esas
KARAR NO: 2025/667
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/04/2025
KARAR TARİHİ: 23/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin, -----dava dışı----- sahibi bulunduğu -------- isimli iş yerinde çalışan bir işçi olduğunu, müvekkilinin bu iş yerinde çalışmaya başladığında işverenlerle ücret artı kendi ürettiği elbise ve aksesuarları da satmak kaydı ile çalışmayı kabul ettiğini, İşverenlerin de müvekkilinin bu talebini kabul etmiş ve müvekkilin bu şekilde davalının iş yerinde çalışmaya başladığını, bu anlaşmaya göre müvekkilinin hem davalı iş yerinde maaş almakta hem de dönem dönem kendi sattığı ürünlerin bedelini kasadan aldığını, ----- civarında işveren----- eşi olan ----- isimli kişilerin müvekkilinin çalıştığı mağazaya geldiğini,
İşveren------- müvekkiline hayırlı bir iş için babanın telefonu lazım diyerek müvekkilden babasının telefon numarasını istediğini, müvekkilinin de kendisine babasının telefonunu verdiğini, bunun ardından iş yerinin kapılarını kilitlendiğini, müvekkilinin hürriyetinden yoksun kılındığını ve müvekkiline sen kasadan para çaldın, hırsızlık yaptın, kameradan gördüm, senet imzalayacaksın, imzalamazsan burada kameraların önünde olmaz ama dışarda sana kötü şeyler yaparım diyerek müvekkilini tehdit ettiğini, müvekkilinin de bir bayan olarak orda yalnız kalmış olmasının,
kapıların kilitlenmiş olmasının verdiği can korku ve endişe ile bir an önce sağ salim bir şekilde dışarı çıkmak için davalının dediklerini yaptığını ve önüne konulan senetleri imzaladığını, konu ile alakalı müvekkilinin bu şikayeti üzerine-------Soruşturma sayılı dosyasından yapılan soruşturmada uyuşmazlığın hukuki bir ihtilaf olduğundan bahis ile takipsizlik kararı verildiğini, akabinde davalı tarafın zorla aldığı bu senet ile müvekkil hakkında------- sayılı dosyası ile takip başlattığını, bu takibe dayanak olarak da yukarıda bahsi geçen ------- senet dayanak olarak gösterildiğini,
müvekkilininin bu senetten ve takipten dolayı davalıya hiçbir borcunun bulunmadığını beyanla.
Müvekkilinin, işveren davalıya ----- sayılı senet dosyasından dolayı borçlu bulunmadığının, bu dosyada talep edilen 800.000,00TL asıl alacak ve bu miktarlara işlemiş ve işleyecek faiz, vekalet ücreti, harç ve masraf dahil olmak üzere tüm feriler yönünden de borçlu olmadığının tespitine, davalının takip açmaktaki kötüniyeti sebebi ile takip miktarının %20’si oranında tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücret vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Kabul anlamına gelmemek kaydı ile huzurdaki davada hak düşürücü sürenin geçtiğini, Menfi tespit davası açılması süreye bağlı değil ise de irade bozukluklarının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde ileri sürülmemesi halinde sözleşme onanmış kabul edilir. (TBK 39) Bu durumda temel ilişkideki geçersizlik ortadan kalkacağından menfi tespit davası açılamayacaktır.
Huzurdaki davada da irade bozukluğuna dayanıldığından ve bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde de dava ikame edilmediğinden davanın reddinin gerektiğini, davacı yanın senedin zorla imzalatıldığı iddiasının haksız olduğunu, Davacı-borçlu dava dilekçesinde kendisine zorla senet imzalatıldığını iddia etmiştir.
Davacının iddiaları tamamen alacağın tahsil süresini uzatmak amaçlı ve kötü niyetli olduğunu, davacının kendi rızası ile senedi imzaladığını, borçlunun, şayet böyle bir borcunun olmadığını iddia ediyorsa bunu ispatlaması gerektiğini, dosya kapsamında borcun olmadığı ispat edememiş olup, hiçbir somut delil de sunulamadığını, senedin düzenlenme anına ilişkin video görüntülerinin de davacı yanın iddialarının gerçeğe uygun olmadığını apaçık ortaya koyduğunu, dava dilekçesinde iddia olunan vahim senaryonun aksine soruşturma merci dahi sunduğumuz deliller neticesinde davacı yanın iddialarını kovuşturmaya değer görmediğini beyanla.
Fazlaya dair talep, dava ve şikâyet hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın reddine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, iş yerinde zorla senet imzalatıldığı iddiası ile yapılan icra takibi nedeni ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.Davalı takip alacaklısı tarafından, davacı takip borçlusu hakkında ---------esas sayılı takip dosyasında, kambiyo senetlerine özgü takip ile 800.000,00 TL'nin tahsili istemiyle icra takibi başlatılmış olup davacı tarafça eldeki borçlu olmadığının tespiti istemiyle dava açılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir.
Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır.
Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır.
Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır.
Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.İş Mahkemelerinin görev alanını belirleyen 5521 Sayılı İş Mahkemeleri Yasası'nın 1. maddesinde; " İş Kanunu'na göre işçi sayılan kimselerle ( o kanunu değiştiren 2. maddenin Ç, D ve E fıkralarında istisna edilen işlerde çalışanlar hariç) işveren veya işveren vekilleri arasında iş aktinden veya İş Kanunu'na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi ile görevli olarak lüzum görülen yerlerde iş mahkemeleri kurulur." düzenlemesi mevcuttur.Yasal düzenleme uyarınca bir davanın iş mahkemesinde görülebilmesi için,
davanın iş akdinden veya iş kanunundan doğması, taraflarının işçi ve işveren veya işveren vekili olması gerekir. Eldeki davada davacının 2023 yılı itibariyle davalının yanında işçi olarak çalıştığı, çalışmaları esnasında kasadan işyerinin kasasından para aldığı iddiası ile menfi tespite konu senedin imzalandığı görülmüştür.
Davacı senedin iş yedi kapıları kapatılarak zorla imzalatıldığını, davalı ise borca karşılık rızası ile imzalandığını beyan ekmektedir.Talep bu hali ile işçinin hizmet akdi ile çalıştığı sırada işverene veya işyerine verdiği zarar sebebiyle zorla imzalatıldığı iddia edilen senetten dolayı borçlu olunmadığının tespiti niteliğinde olup iddia yönünden uygulanması gereken yasal mevzuat 4857 Sayılı İş Yasası'nın 25/II-e bendi olup, 5521 Sayılı Yasa'nın 1. maddesi gereğince davaya bakma görevi özel yetkili iş mahkemelerine ait olduğundan,
----- Sayılı kararı da aynı doğrultuda olduğundan görevsizlik dava şartı eksikliği sebebiyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/353, K. 2025/667, 23 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama