KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/365
- Karar No
- 2026/220
- Karar tarihi
- 10 Mart 2026
Karar Metni
1.617 kelime·8 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/365 Esas
KARAR NO: 2026/220
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/04/2025
KARAR TARİHİ: 10/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ----- tarihinde saat 08:35 sıralarında--- ilçesinde seyir halinde iken davalı şirkete ait ve davalı ---- sevk ve idaresindeki ----- plakalı aracın, çarpması sonucunda kaza meydana gelmiş olduğunu, meydana gelen kaza sonucunda müvekkilinin aracında ağır hasar meydana geldiğini, hasarın tamir edilmesi ile emsallerine göre değer kaybı yaşadığını, aracın tamirde kaldığı süre boyunca hak mahrumiyetinin oluştuğunu, müvekkilinin mağduriyetinin davalılar tarafından giderilmesi gerektiğini beyanla; davanın kabulüne, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılar üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ------vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde Özetle; ---- plakalı aracın kaza tarihinde --- tarafından---- ay süre ile kiraya verilmiş olduğunu, ---- dönem araç kira sözleşmesi düzenlenmiş olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu'nun ilgili maddesi gereğince işleten sıfatı kiracı ---- ait olup davanın kendisine yöneltilmesi gerektiğini, ---- plakalı aracın kiralama bilgileri ----- sistemine de girilmiş olduğunu beyanla, davanın kendileri açısından reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı ------ Tarafından Sunulan Cevap Dilekçesinde Özetle.
Davacının aracında iddia ettiği zararların oluşmadığını, aracın bagaj kapağında hasar meydana gelmediğini, araçta hasar olduğunu ancak hasar bedelinin davacının talep ettiği kadar olmayacağını, davacının aracında değer kaybı meydana gelmediğini, davacının aracının 7 günlük araç mahrumiyetinin fahiş olduğunu beyanla, davanın kendisi açısından reddine , yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası nedeni ile araçta oluşan hasar bedeli, değer kaybının ve araç mahrumiyet bedelinin tazminine yönelik olarak açılan tazminat davasıdır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından verilen raporda özetle.
Dava konusu olayın Kara Yolları Trafik Kanunu kapsamında trafik kazası olduğu, Davalı Yan ----Plakalı ---- Aracın Şoförü Olan -------- 2918 Sayılı Kara Yolları Trafik Kanununun da Madde 84'ü ihlal ettiği nedeni ile Asli ve Tam Olarak %100 kusurlu olduğu, davacı Yan----- Plakalı Otomobil Aracın Şoförü ------ kazanın oluşumunda ÜZERİNE ATFI KABUL KUSURU BULUNMADIĞI,----- ARAÇ DEĞER KAYBI:---- Dava konusu aracın ---- tarihinde karışmış olduğu kaza neticesinde ----- hasara uğramış olduğu,
oluşan hasar nedeni ile bagaj kapağı onarım boya, arka tampon onarım boya, arka tampon demiri onarım boya işlemlerinin yapılmış olması nedeni ile ----göre değer kaybının ---- olacağı, davalı yan aracının dava dışı sigorta şirketi ----- poliçe limiti olan----- üzerinden davacı yana değer kaybı yönünden ödeme yapılmamış olduğu, davaya konu ----- plakalı aracın değer kaybı ve piyasa rayiç bedeli, yargıtay yerleşik içtihatlarına göre nispi metotlar kullanılarak hesaplanmıştır.
Bu hesaplamada otomotiv alım satım piyasasında ------ paket aracın alış satış fiyatları, sanal ortam üzerinden yapılan araç alış satış işlemleri, aracın yaşı, kilometresi, hasarlı ve değişen parçaları, ---- tarafından faaliyetleri yürütülen ----- Bedeli listesi dikkate alınarak hesaplanmıştır. (nisbi yönteme göre.
Ödenecek Bedel—Kararlaştırılan Bedel (Satış Bedeli) x (çarpı) Ayıplı Değer (bölü) Ayıpsız Bedel şeklinde orantı kurularak bulunan rakamın, satış bedelinden mahsubu ile bulunan miktar olduğundan, bu şekilde hesaplama yapılmasının istenmesine, Kararlaştırılan Bedel (Satış Bedeli) 1.825.000 TL , 1.755.000 TL, Ayıplı Değer, Ayıpsız Bedel, 1.825.000 TL *1.755.000 TL /1.825.000 TL — 1.755.000 TL 1.825.000 TL - 1.755.000 TL = 70.000 TL, dava konusu aracın davaya konu hasarının tamir edilmiş hali ile ------ göre oluşan değer kaybının 70.000 TL olduğu,
---- tarafından uyuşmazlık durumlarında kullanılan ----- formülü ile yapılan hesaplamada da 70.000 TL çıktığı ve bu tutarın kabul edilebilir olduğu, davalı yan aracının dava dışı sigorta şirketi----- poliçe limiti olan 200.000 TL üzerinden davacı yana değer kaybı yönünden ödeme yapılmamış olduğu, -------plakalı aracın davaya konu maddi hasarlı trafik kazası nedeni ile Makul Hasar Onarım Süresi dikkate alındığında Hak Mahrumiyet Bedelinin 7 gün * 1.500 TL- 10.500 TL olduğu,
Hasar onarım tutarı yönünden yapılan piyasa araştırmaları neticesinde davacı yana ait ---- aracın hasar onarım bedelinin aracın hasar tutarı yönünden eksper raporu hazırlayan sayın eksper---- tarafından belirlenmiş davacı yan tarafından talep edilen hasar onarım tutarı ---kadri maruf kabul edilebilir olduğu, davalı yan aracının dava dışı sigorta şirketi ----- poliçe limiti olan 200.000 TL üzerinden davacı yana değer kaybı yönünden ödeme yapılmamış olduğu, " şeklinde rapor sunulmuştur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de,
“sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Aynı kanunun 91. Maddesinde ise “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir.
Sorumluluk sigortaları TTK.nın 1473. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. “(1) Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.” şeklinde belirtilmiştir.Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası;
motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu;
böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir------------ 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek;
sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür.
Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir -----------2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 3. maddesinde aracı uzun süreli kira, ariyet ve rehin ilişkisine dayanarak kiracı, ariyet ve rehin alan sıfatıyla işleten kişiler gerçek işleten sayılmıştır.
“Kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir”. Kısa süreli kiracılık, rehin veya ariyet almak kişiyi işleten haline getirmez.
Bu takdirde işleten sıfatı kira veya ariyet verende kalır.Somut olayda, davalı------ tarafından kazaya karışan aracın kaza tarihinden evvel --- tarihleri arasında dava dışı ---- kiralandığının savunulduğu, kabis kayıtları ile davalının iddialarının doğrulandığı, bu hali ile aracın dava dışı ----- fiili kullanımında bulunduğu,
araç üzerindeki fiili hakimiyetin ve ekonomik açıdan yararlanmanın adı geçen şirkete geçmesi nedeni ile araç maliki olan davalı şirketin işleten sıfatının yer değiştirdiğinin kabulü ile davalı --------aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, bununla birlikte, zarar gören davacının, davasını açmadan önce işletenin trafik kaydında adı yazılı kişi olup olmadığı konusunda bir araştırma yapmakla yükümlü olmadığı, olağan olanın, davanın trafik kaydında adı yazılı kişiye yöneltilmesi olduğu,
davacının, araç maliki olan davalıya karşı dava açmasında kusuru bulunmadığı göz önünde bulundurularak davalı ---- lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına------ karar verilmiştir.
Usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda meydana gelen kazada davalı --- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca %100 kusurlu olduğu, davacıya ait aracın sürücüsünün ise kusurunun bulunmadığı, davacıya ait araçta ---- hasarın--- araç mahrumiyet zararının ve ---- değer kaybının meydana geldiği anlaşılmıştır. Davalı araç sürücüsü olan --- KTK 88. Maddesine göre zarardan sorumlu olduğu anlaşıldığın davanın davalı -------- yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kabulün karar verilen tazminata haksız fiil tarihi olan kaza tarihindeki itibarın avans faiz işletilmiştir.6100 sayılı HMK 323. madde gereğince geçici koruma tedbirlerinden olan delil tespiti için yapılan giderler yargılama giderlerinden olup HMK 332. madde gereğince mahkemece resen hükmedilmesi gerekmektedir. Davacı taraf davaya konu trafik kazası nedeniyle dava öncesinde eksper incelemis yaptırmaş ve 2.142,00 TL eksper ücreti ödediğine ilişkin faturayı sunmuştur.
Yukarıdaki açıklamalar dikkate alındığında davacının eksper ücretine ilişkin talebi yargılama gideri olarak değerlendirilmiştir -----
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/365, K. 2026/220, 10 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama