İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/495 K.2025/826

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2025/495Karar2025/826Tarih4 Kasım 2025Okuma23 dk · 4.541 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/495
Karar No
2025/826
Karar tarihi
4 Kasım 2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.541 kelime·23 dk okuma·9 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/693

KARAR NO : 2025/779

DAVA

Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 30/09/2024

KARAR TARİHİ : 21/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ile esas yüklenici ----- taşeronu olan-----. arasında --- ili, ---- ilçesi, ------.

Etap mevkiinde bulunan alanda yıkım ve harfiyat nakil işlerini kapsayacak biçimde sözlü anlaşma yapıldığını, davalı ----- Şirketi ile müvekkili şirket arasında yapılan ve ---- Şirketinin yüklenicisi olduğu; --- ili, ---- ilçesi 2. Etap ----- yıkım ve hafriyat nakil işi anlaşması gereği işin müvekkili tarafından tamamlandığını, ancak müvekkil şirketin bu iş karşılığındaki hak ediş ücreti, işin tamamlanmasına rağmen taşeron şirket tarafından ödenmediğini, esas yüklenici olan daval---- ile taşeron şirket -----. arasında akdedilen taşeronluk sözleşmesi gereğince taşeron ---- şirketinin,

---- şirketine vermiş olduğu teminatın müvekkil şirketin tamamlamış olduğu yıkım ve hafriyat taşıma işi karşılığında kendisine ödenmemiş yüklü miktardaki hak ediş ücretinin tahsili kabil halde kalması adına tedbiren dondurulmasını ve işbu dava sonucunun kesinleşmesine kadar davalı -----ödenmemesini talep etiklerini, T.C.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bünyesinde faaliyette bulunan ----- İdaresi sayın Başkanlığınca, bakanlık adına ---- tarafından ihale edilen, ------ Deprem Konutları 1. Etap 1. Kısım inşaatı ile Altyapı ve Çevre Düzenleme İşi hakkında------arasında 07/04/2023 tarihinde 3.250.000.000,00 TL +KDV üzerinden sözleşme imzalandığını, bu işin bir kısmı için --- arasında alt yüklenicilik/taşeronluk ilişkisinin kurulduğunu, ------işbu hafriyat işlerinin bir kısmını alt işveren olarak -----bıraktığını, ----- ile müvekkilin de dahil olduğu bazı şahıs ve şirketler ile hafriyat taşıma, yığma ve diğer işler için ---- kiralama,

kiralanan araçlar işçi çalıştırma ve hafriyat yığma üzerine "Şifahi" bir şekilde anlaşma yapıldığını, İşbu anlaşmanın görüşme süreci ve akdini ------ kağıt üstünde olmasa da kuruluş aşamasında kurucusu olan ve daha sonra kağıt üstünde şirketi devrederek halihazırda şirket işlerini, ------ olarak yürüten ------ isimli şahsın organize etmiş olduğunu ve müvekkili şirketin sahibine "Her ne kadar anlaşmayı ----- ile yapıyor olsanız da sizin garantiniz benim" denildiğini, buradan da açıkça alt yüklenici silsilesi içerisinde sorumlu olduğunu, sözlü sözleşmenin tarafları olan müvekkili ile-----. arasında,

yapılacak iş kapsamında kullanılacak araçlar ve bu araçlar için ödenecek ücret bakımından aşağıdaki şekilde anlaşıldığını, ----- (21/02/2019 tescil tarihli, ----- Tescil Plaka Nolu, ---- model, ----- tipli, ----- şasi seri numaralı,---- Seri Nolu, paletli) Aylık 200.000 TL + KDV, --- -- / Yükleyici - (11/09/2006 tescil tarihli, ---- Tescil Plaka Numaralı, ----- model, ---- tipli, ----- şasi seri nolu, ------ Motor Seri Nolu, paletsiz), Aylık - 170.000 TL + KDV,----- Plakalı ----) Aylık - 140.000 TL + KDV, ---- - (08.08.1997 ilk tescil tarihli, 25.08.2019 tescil tarihli, ------ Plaka Numaralı, ---- tescil sıra nolu, ------ Motor Seri Nolu,

çift kabinli, kamyonet) 15.000 TL + KDV olacak şekilde fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla sözlü anlaşma yapıldığını, benzer işlerde kullanılan emsal araçların ve çalışan emsal nitelikteki işçilerin aldıkları ücretin tespiti için emsal ücret araştırması yapılmasını ve tespit edilecek bedel doğrultusunda da bilirkişi raporu - tanzim edilmesini talep etiklerini, anlaşmanın detaylarında, işbu araçların;

müvekkilin bünyesinde işçi olarak çalışan, maaşı ve sigortaları müvekkilce ödenen, salt “işyeri kazası sigortası" yüklenici firma tarafından yapılan işçiler aracılığı ile çalışılacağı hususunun yer aldığını,----yakıtlarının bu araçlara, şantiye alanında bulunan tankerden aktarıldığını, kamyon ve pick-up yakıtları benzinliklerden karşılandığını ve yüklenici firmanın sorumluluğunda olacak şekilde anlaşıldığını, müvekkilinin işbu anlaşmaya uyarak işin yapılacağı şantiye alanına kepçe, -,, kamyon, pick up ve işçilerini yönlendirmiş,

04/08/2023 - 04/10/2023 tarihleri arasında şantiye alanında sözlü sözleşme gereği kendisine yüklenen edimini ifa ettiğini, müvekkili şirketin, edimini ifa etmesi akabinde ilk ay, araçların çalışmadığı, arızalandığı günlerin ücretini de toplam bedelden mahsup etmek suretiyle işbu edimin aylık bedelini ------ faturalandırdığını, iş bu faturanın bu faturanın dilekçeleri ekinde sunulduğunu, ----- şirketinden ilk ayın ücretinin tahsili hususunda sorun yaşandığından, iş bitimindeki diğer faturanın ise diğer alt yüklenici ------ adına kesildiğini, İşbu faturanın dilekçe ekinde sunulduğunu, ilk faturanın kısmi ödemesi için, bir nüshası ekte sunulan;

---- emrine yazılmış, sonrasında ----ve hemen ardından ------ tarafından ciro edilen 250.000 TL bedelli ve 30/11/2023 vadeli bir çekin kendilerine verilmişse de bu çekin ödenip ödenmeyeceği de henüz belirsiz olduğunu, ayrıca bu belge taraflar arasındaki ticari ilişkinin de açık bir ispatı olduğunu, müvekkili ile davalılar arasında yazılı sözleşmenin olmadığını, ancak yazılı sözleşme olmasa dahi sözleşmenin varlığını ortaya koyan, davalının veya onun adına hareket eden kişinin imzasını taşıyan teslim belgesi, irsaliyeli fatura, e-fatura, e-arşiv fatura ve sair belgelerle sözleşme ilişkisinin varlığının açık olduğunu,

delil olarak dayanılan ticari defter kayıtları ve yazılı delil niteliğinde olmayan ancak kesin delil niteliğindeki ikrar, yemin delilleri ile de sözleşme ilişkisi ispatlanacağını, mahkemece tüm bu delillerin sözleşme ilişkisinin ispatı için yeterli görülmemesi halinde HMK'nın 200. maddesi gereği karşı tarafın açık muvafakati hâlinde mahkeme huzurunda dinlenmek üzere tanıklarının hazır edileceğini,

karşı yanın açık muvafakat etmemesi halinde HMK'nun 202. maddesine göre senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebileceği hükmünden hareketle kimlik ve adres bilgileri bildirilecek olan tanıklarının mahkeme huzurunda hazır edileceğini, Fatura, irsaliyeli fatura, e-fatura, e-arşiv fatura ve sair ödeme belgeleri de bu niteliğe sahip belgeler arasında olduğunu, bu hususta.

“Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır." (VUK md. 229) “Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir." (TTK md. 21/1) "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde,

faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." (TTK md. 21/2) şeklindeki yasal düzenlemeler gereği işbu belgelerin Mahkemece dikkate alınmasının elzem olduğunu, delil başlangıcı niteliğindeki tüm bu belgelerinde de dilekçeleri ekinde sunulduğunu, zira davanın tarafları tacir olduğu için ticari defterlerin de delil olarak kabul edilmesi önünde herhangi bir usul engeli bulunmadığını, ayrıca fatura düzenleyen tacir hakkında uygulanacak olan TTK'nın 21/2. maddesinde belirtilen hususun bir karine olduğunu,

Fatura tanzim eden davalılar ile adına fatura tanzim edilen müvekkil arasında akdi ilişki bulunduğu da aşikar olduğunu, düzenlenen faturalar da akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlendiğini, ancak yapılan iş karşılığı anlaşmada belirtilen şekilde ödenmediğini, zira ortada temel bir borç ilişkisinin varlığı sabit olup fatura da bu sözlü sözleşmenin karşı ifasına dair düzenlendiğini,

bu sebeple dilekçeleri ekinde sunulan faturaların delil başlangıcı olarak kabul edilip dinlenecek tanıkların beyanları ile fatura konusu işlerin ifası için müvekkil ile davalılar arasında sözleşme yapıldığı ve işbu dava konusu işin de kabul edilebilir yeterlilikte iş sahibine teslim edildiğinin kanıtlanacağını, -----ihale edilen -----.

Etap 1. Kısım inşaatında yapılan çalışma neticesinde alacaklarının ödenmemesi sebebiyle bilgilendirme amaçlı bir yazı yazıldığını ve davalı ---- ise taşeron sözleşmesi gereği ------- tarafından kendilerine verilen teminatın dondurulması taleplerini içerir----- Noterliğinin 12.07.2024 tarih ve ------ yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiğini, gönderilen ihtarname davalı ------ Şirketine 22.07.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, huzurdaki davada konu alacaklarımızın tahsili için 10.05.2024 tarihinde davalılar ile yapılan ve ---- Arabuluculuk Bürosunun ------ Büro Dosya Numaralı,

----- Arabuluculuk Numaralı dosya nezdinde gerçekleşen arabuluculuk görüşmesinden de sonuç alınamadığından işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu beyanla; davanın kabulü ile 6100 sayılı HMK md. 107 (Belirsiz Alacak Davası) uyarınca dosya kapsamında yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde talep artırım ve davayı ıslah haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL alacaklarının, faturaya 8 günlük dolar alacağın muaccel hale geldiği 05.11.2023 tarihinden itibaren işlemiş ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesini,

yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA

Davalı ------ cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın çözümünün tedricen, davacı ve diğer davalı arasında sözleşmesel bir hukuki ilişkinin var olup olmadığı, var ise işbu sözleşmeden doğan mevcut bir borcun olup olmadığı tespiti noktasında toplandığını, müvekkili şirketin, işbu ikame edilen dava özelinde ilgilendiren hususun ise, ---- Hafriyat'a ait müvekkil şirket nezdinden bulunan teminatların iade edilmeksizin dondurulabileceği noktasında olduğunu, müvekkili şirketin, ----- inşaatı ile altyapı ve Çevre Düzenleme İşi kapsamında, Hafriyat İşlerini 27.07.2023 tarihinde imzalanan sözleşme ile,

---- 31.07.2023 tarihinde işe başladığını ve sözleşmede düzenlenen esaslar çerçevesinde işine devam ettiğini, bununla birlikte davacı taraf iddiasına göre------, kendisine taşere edilen hafriyat işinin bir kısmını, şifahen yapılan sözleşme ile davacı tarafa taşere ettiğini, işin devamı sırasında davacı------ tarafından, yapılan iş karşılığı doğan hak edişlerin, ödenmediğini iddia ettiğini, öncelikle kendilerine tarihli ihtarnameyi keşide ettiğini, akabinde ve işbu huzurdaki davayı ikame ettiğini, davacı tarafın müvekkil şirket aleyhine huzurdaki davayı ikame etmiş olsa da,

davacı tarafın müvekkili şirket ile arasında akdedilmiş sözlü veya yazılı bir sözleşme, karşılıklı hiçbir hak ve alacak ve herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını, davacı şirket lehine keşide edilmiş herhangi bir kıymetli evrak veya, davacı tarafından, müvekkil adına düzenlenmiş bir faturanın olmadığını, davacı taraf işbu durumu dava dilekçesinde de dile getirdiğini, davacı taraf ile müvekkili şirket arasında, borcun kaynaklarından olan "taraflar arasında bir borç ilişkisi doğmasına yol açan olaylar, olgular” olarak nitelendirebilen ” leşme, Haksız Fiil, Sebepsiz Zenginleşme" gibi hukuki vakıalardan hiç birinin mevcut olmadığını,

müvekkili şirketin, davacı tarafa karşı, borç nev'inden sayılabilecek, yapma - yapmama, ödeme - ödememe ve sair surette hiçbir edim yükümlülüğünün bulunmadığını, davacı tarafın, diğer davalı ile arasında herhangi borç varlığına ilişkin karine oluşturacak nitelikte yazılı sözleşme sunmadığını, diğer davalı ile iş ilişkisinin şifahi anlaşmaya dayalı olduğu beyan ettiğini, sözleşmelerin ivazlı nitelikte olup her sözleşmenin maddi bir bedelinin, karşılığının olması gerektiğini, bunun yanında ticari hayatta sözleşmeler, taraflar arasındaki karşılıklı edimleri, sözleşme konusunu ve yapılacak işi, edim şeklini, uyuşmazlık durumlarını,

uyuşmazlık halinde üçüncü kişi, kurumların rolünü ve uyuşmazlığın çözümü noktasında izlenmesi gereken hukuki süreçleri de düzenlediğini, taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşmenin bulunmaması, tarafların birbirlerine karşı edimlerini ve edimlerinden ne kadarını ifa ettikleri hususunda yapılacak tespitleri güçleştirdiğini, bu noktada tarafların haklılığı, alacak ilişkisinin varlığı ve miktarı bağımsız yetkili mahkemeler eliyle yapılacak yargılama sonucunda tespit edileceğini, mahkemeler tarafından yapılacak yargılama sonucunda, taraflar lehine alacak tespitine hükmedilmeden, müvekkil şirket tarafından,---- ait teminatların dondurulması,

iade edilmemesi mümkün olmadığını, davacı tarafından, talep edilen teminatın iade edilmemesi ve hak edişlerin ödenmemesi, hukuka ve taraflar arasındaki kain sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğini, sözleşmenin, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulduğunu ve en az iki taraf arasında yasal olarak bağlayıcı nitelikte olduğu,

yukarıda anıldığı üzere, diğer davalı ile müvekkil şirket arasında, hafriyat işinin yapılması amacıyla sözleşme akdedilmiş, sözleşme tutarı, işin tanımı ve kapsamı, teminat miktarları, hak ediş ödeme usulü ve bunların iade edilmeksizin kesinti yapılabileceği hallerin düzenlendiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca diğer davalının, her derinlikte hafriyat işleri (kazı yapılması,

kırım, patlatma, serme) ve nakilleri konusunda yükümlülük altına girdiğini ve müvekkili şirketin ise m3 birim fiyatı ile yapılan iş mukabilinde ödeme yükümlülüğü altına girdiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca müvekkil şirketin öncelikle sözleşme tarafına ödeme yapmakla yükümlü olduğunu, bunun dışında, kesinleşmiş mahkeme hükmü, ihtiyati tedbir kararı ve 89-1 haciz ihbarnamesi olmaksızın, müvekkil şirketin, diğer davalı şirkete ödeme yapmaktan imtina etmesi hukuka ve sözleşme koşullarına aykırılık doğuracağını, müvekkilinin hukuken haksız durumda bırakacağını,

davacı ve diğer davalı arasında akdedilen şifahi sözleşme hükümleri ve bu sözleşmeden doğan yükümlülükler, sözleşme taraflarını bağlayacağını, Üçüncü kişi konumunda bulunan müvekkil şirketinin, varlığı dahi meçhul olan şifahi sözleşme gereğince, davacı tarafa karşı yükümlü ve sorumlu olması kabul edilebilir olmadığını, müvekkili şirketin ancak, sözleşme hükümleri uygun düştüğü ölçüde diğer davalı şirkete karşı sorumlu olduğunu, müvekkil şirketin, öncelikle diğer davalı ile arasında akdedilen sözleşme hükümleri ile bağlı olduğunu,

(EK-3 ----- ile müvekkil şirket arasında akdedilmiş 27.07.2023 tarihli sözleşme) Sözleşme'nin 18. Maddesinin 1. Fıkrası gereğince "sözleşmeye konu imalat hakkında açılan ve devam eden herhangi bir dava olmaması halinde" iade edileceği bunun dışında, teminatın ancak, taraflar arasında; sözleşmeye konu imalat hakkında açılan ve devam eden herhangi bir dava olması halinde, müvekkil şirket nezdinde tutulabileceği hükmünün yer aldığını, davacı tarafın, dava dilekçesinde öncelikle;

müvekkil şirket nezdinde bulunan teminatın, yıkım ve hafriyat taşıma işi karşılığındaki ödenmemiş hak ve alacaklarının hukuki koruma altına alınmasını ve tahsili kabil halde bulundurulmasını teminen dondurulmasını ve davalı ---- şirketine ödenmemesini talep etmişse de söz konusu talebin kabulünün mümkün olmadığını, HMK'nın 389.

Maddesi'nin 1. Fıkrasında, ihtiyati tedbirin mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeni ile hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı, tamamen imkansız hale geleceği, veya gecikme sebebi ile bir sakınca yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinde "uyuşmazlık konusu" hakkında verilebileceğinin düzenlendiğini, müteakip maddenin 3. fıkrasında ise talep edenin haklılığını, ve ihtiyati tedbire dayanak olarak sunduğu gerekçelerini yaklaşık olarak ispat etmesi gerektiğinin düzenlendiğini, taraflar arasında yazılı sözleşme dahi bulunmadığını, davacı tarafın müvekkil şirket şantiyesinde,

sözlü anlaşmaya dayalı dahi olsa,----- ile çalışıp çalışmadığı ve diğer davalıdan alacaklı olup olmadığı hususlarının meçhul olduğunu, bu açıdan öncelikle, davacı taraf ile diğer davalı arasında bir sözleşmenin var olup olmadığı hususu, var ise bu sözleşmeye göre tarafların yükümlüğü ve borcun varlığı hususlarının tespitinin gerektiğini, Türk Borçlar Hukukunun temel ilkelerinden birisi olan borçların nisbiliği ilkesine göre, kural olarak alacak borç ilişkisinin kurulmasının ardından ortaya çıkan borç ve alacak, sadece hukuki işlemin taraflarını ilgilendirdiğini, bir hukuki işlemle,

işlemin tarafı olmayan bir işinin borçtan sorumlu olması söz konusu olmadığını, müvekkil şirketin, ancak----- ile akdedilen sözleşme hükümleri uyarınca, sözleşme tarafına karşı sorumlu olup, davacı ile diğer davalı arasındaki şifahi sözleşmeden ve borç ilişkisinden sorumlu olmadığını, dolayısıyla müvekkil şirketin, sorumlu olmadığı bir hukuki ilişkiye istinaden, diğer davalıya ait bünyesinde bulunan teminatı dondurması mümkün olmadığını, müvekkili şirketin davacı tarafla daha önce arasında karşılıklı borç doğurucu hiçbir hukuki muamelenin olmaması,

müvekkil şirketin, hukuki olarak ancak, sözleşme tarafı olan ----- karşı yükümlü ve sorumlu olması, davacı taraf ile diğer davalı taraf arasında sözleşme olup olmadığının ve buna istinaden bir borcun var olup olmadığının belirsiz olması, alacaklı tarafın bilinmemesi, işbu şekilde sözleşme koşullarına aykırı olarak,

belirsiz bir ticari ilişkiye ve varlığı kesin olmayan alacağa istinaden, müvekkil şirket nezdinde bulunan teminatın tek taraflı olarak dondurulamayacağı, teminatın ancak Sözleşme'nin 18. Maddesinin 1. Fıkrası gereğince "sözleşmeye konu imalat hakkında açılan ve devam eden herhangi bir dava olmaması halinde" iade edileceği bunun dışında, alacak haczi, 89-1 haciz ihbarnamesi veyahut kesinleşmiş mahkeme kararı olmaksızın, teminatın iade dilmemesinin söz konusu olamayacağı hususları göz önünde bulundurulduğunda (cevap dilekçesine konu hususların tamamı Müvekkilin EK-2, 30.07.2024 Tarihli Cevab-i İhtarnamesi'nde davacı tarafa bildirilmiştir.),

işbu davanın müvekkil şirket aleyhine haksız ve mesnetten yoksun olarak, ikame edildiği ve reddine karar verilmesi gerektiğinin anlaşılacağını, işbu müvekkili şirket aleyhine haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edilen davanın, reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı -----. vekilinin cevap dilekçesinde özetle.

Davacı yanın müvekkili şirket ile aralarında şifahi sözleşme olduğunu iddia ederek, sözleşmesel edimlerin yerine getirilmemesi nedeniyle alacaklarının mevcut olduğu iddiası ile eldeki davayı ikame ettiğini, dava dilekçesinde iddia olunanın aksine taraflar arasında sözlü yahut yazılı herhangi bir sözleşme bulunmadığını, bununla birlikte davacının müvekkil bünyesinde herhangi bir çalışması da mevcut olmadığını, bu nedenle taraflar arasında herhangi bir hukuki ilişkinin bulunmadığını, dosya muhtevasında taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin mevcudiyetine delil teşkil edecek herhangi bir delilin bulunmadığını,

dava dilekçesinde dava dışı ----- isimli şahsın davacı şirket sahibine " Her ne kadar anlaşmayı ------ ile yapıyor olsanız da sizin garantiniz benim" beyanında bulunduğunun iddia edildiğini, söz konusu iddiayı kabul etmemekle birlikte müvekkil şirketin kurulduğu günden bugüne şirket yetkilisi ----- tarafından temsil edildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının dava konusu taleplerine dayanak gösterdiği "gerçekleştiği iddia edilen" bu konuşmada müvekkil şirketi sözleşme yapmak suretiyle borç altına sokabilme yetkisi bulunan herhangi bir kimsenin olmadığını,

"Her ne kadar anlaşmayı ---- ile yapıyor olsanız da sizin garantiniz benim" ifadesi ile sözleşmenin ----- şirketi ile akdedilmiş olduğunun davacı tarafından da ikrar edildiğini, dolayısıyla müvekkili şirket ile davacı arasında herhangi bir sözleşmesel yahut herhangi bir suretle ticari ilişkinin olmadığını tekrarla davacının bu doğrultudaki aleyhte iddialarını kabul etmediklerini, taraflar arasında herhangi bir sözleşme olmamasına karşın davacı dava dilekçesinde taraflar arasında "şifahi" bir şekilde anlaşma yapıldığını öne sürdüğünü, davacının bu iddiasını ispata elverişli herhangi bir delilin dosya içeriğinde bulunmadığını,

her ne kadar eser sözleşmesi kural olarak zorunlu şekil koşuluna bağlı olmasa da; davalı tarafından sözleşme ilişkisi inkar edildiği takdirde, talep miktarı da dikkate alınarak, yazılı delille ispata ilişkin kuralların gözetilmesinin gerektiğini, 6100 Sayılı HMK 200. maddeye göre: bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi,

ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibin beşyüz Türk lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunmasının gerektiğini, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibin beşyüz Türk lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamayacağını, HMK 200 senetle ispat sınırı 2024 yılı için 23.450 TL olup davacının talebinin senetle ispat sınırının oldukça üstünde olduğunu, bu nedenle dosya muhtevasında senetle ispata yarar delil bulunmamasının yanında delil başlangıcı dahi sayılabilecek herhangi bir bilgi belge de mevcut olmadığını,

davacının dava dilekçesinin ekinde sunmuş olduğu evraklar taraflar arasında sözleşme yahut hukuki ilişki olduğunu kanıtlar mahiyette olmadığını, dava dilekçesinde bulunan "Müvekkil şirket, edimini ifa etmesi akabinde ilk ay, araçların çalışmadığı- arızalandığı günlerin ücretlerini de toplam bedelden mahsup etmek suretiyle işbu edimin aylık bedelini ----- faturalandırdığını, ----- Şirketinden ilk ayın ücretinin tahsili hususunda sorun yaşandığından,

iş bitimindeki diğer fatura ise diğer alt yüklenici----- adına kesilmiştir." beyanlarıyla davacı yan önceki beyanlarının aksine sözleşmesel ilişkisinin ----- Şirketi ile olduğunu, ücretin tahsilinde sorun yaşaması üzerine hiçbir hukuki dayanak olmaksızın müvekkil şirkete faturalandırma yaptığını ikrar ettiğini, söz konusu faturanın müvekkil adına düzenlenmesi üzerine müvekkilin faturaya anlam verememiş, davacı tarafından kesilen faturanın sehven kesil ini düşünerek faturayı süresi içerisinde reddetmiş, "27 Ekim Tarihli ------ Nolu Faturaya İstinaden Düzenlenen İade Faturasıdır” açıklaması ile 31.10.2023 tarihli iade faturası düzenlediğini,

(İade faturası ektedir.) davacının dava dilekçesinde; ---- ait olup --- emrine yazılmış, sonrasında --- ve hemen arından ----- Şirketi tarafından ciro edilen 250.000 TL bedelli ve 30/11/2023 vadeli bir çek tarafımıza verilmişse de, bu çekin ödenip ödenmeyeceği henüz belirsizdir.

Ayrıca bu belge taraflar arasındaki ticari ilişkinin de açık bir ispatıdır." beyanında bulunmuşsa da davacının bu yöndeki açıklamalarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava dilekçesinin ekinde yer alan çekin ciro silsilesinde, müvekkilin, çeki davacıya ciro etmediğinin açıkça görüldüğünü, hatta çekin dava dışı son ciranta tarafından davacıya ciro edildiği,

yani çekin davacının elinde bulunduğunun dahi şüpheli olduğunu, dolayısıyla müvekkili tarafından davacı adına ciro edilmemiş, ciro silsilesinde son hamil olarak dava dışı ----- Şirketi görünen bu çekin, müvekkil ile davacı arasında bir hukuki ilişki olduğuna karine teşkil etmesinin mümkün olmayacağını, davacının "davalının veya onun adına hareket eden kişinin imzasını taşıyan teslim belgesi, irsaliyeli fatura, e- fatura, e-arşiv fatura ve sair belgelerle sözleşme ilişkisinin varlığı açıktır" iddiasında olsa da dosya içerisinde yapılan işe, sözleşme varlığını, müvekkil şirket adına iş yaptırıldığını gösterebilecek en ufak delilin olmadığını,

davacının ortada herhangi bir sözleşme yahut hak edişi olmaksızın haksız kazanç elde etmek saiki ile müvekkilini borç altına sokmayı amaçladığını, davacının olmayan bir borç ilişkisine istinaden fatura tanzim edip "fatura düzenlenmiş, o halde akdi ilişki mevcuttur ." minvalinde açıklamaları, delil yaratmak maksatlı ve kötü niyetli olduğunu, söz konusu faturanın müvekkili tarafından kabul edilmediğini ve derhal iade faturasının tanzim edildiğini,

dosya içerisinde davacı yanca "delil" olarak sunulan belgelerin senetle ispat zorunluluğunu karşılar mahiyette olmamasının yanında delil başlangıcı olarak dahi nitelendirilemeyeceği kanaatinde olduklarını, bu sebeple davacının tanık dinletmesine muvafakatlerinin olmadığını, davacının dava dilekçesinde.

"04/08/2023-31/08/2023 tarihleri arasında yapılan iş için 379.800 TL + KDV olarak toplam 455.760,00 TL, 01/09/2023 - 30/09/2023 tarihleri arasında yapılan iş için 525.000 TL + KDV olmak üzere 630.000,00 TL den fazla alacağımız bulunmaktadır.

Ticari ilişkiden kaynaklanan alacaklarımız için kesilen faturalar dilekçemiz ekindedir" şeklindeki açıklamasıyla talebinin aslında önceden hesaplanabilir ve belli olduğunu gösterdiğini, dolayısıyla davacının bu haliyle belirsiz alacak davası olarak ikame edemeyeceği, eldeki davada alacak miktarını belirtmesi gerekeceğini, mahkemece davacıya alacak miktarını netleştirmesi ve bildireceği dava değerine göre eksik harcı tamamlaması için süre verilmesini talep etiklerini, tüm bu sebepler doğrultusunda dava dilekçesindeki;

davacı ile müvekkil şirket arasında sözleşmesel ve ticari ilişkininin varlığı yönündeki aleyhte tüm iddiaları reddetmekle, davacının hukuka aykırı ve ispattan yoksun dava konusu taleplerinin reddine karar verilmesini talep etiklerini, müvekkilinin ------ vermiş olduğu teminatın iadesi müvekkil açısından bir para alacağı mahiyetinde olup para alacaklarına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesi hukuken mümkün olmadığını, dava konusu taleplere dayanak gösterilen sözleşmesel ilişkinin dahi ispat edilemediği müvekkiline yalnızca zarar vermek maksatlı talep edilen ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyanla;

davacının şartları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine, hukuka aykırı ve ispattan yoksun taleplerle ikame edilen davanın reddine, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava hukuki niteliği itibariyle, sözleşmesel edimlerin yerine getirilmemesinden doğan alacak davasıdır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Bilirkişi heyeti tarafından verilen raporda özetle; "- Ticari Defterler Bakımdan; ---- Vergi Dairesi Müdürlüğü nezdinde ------ vergi sicil numarası mükellefiyet kaydının bulunduğu Mahkemece celp edilen BA/BS bildirim formları bağlamında, ana yüklenici olduğu anlaşılan davalı ---- firmasının alt yüklenicisi olduğu anlaşılan davalı ----- firmasından 33 adet belge karşılığı KDV hariç 25.757.457,30 TL mal/hizmet vs. alımı yapmış olduğu, buna mukabil ----- firmasına 6 adet belge karşılığı 9.010.591,84 TL mal/hizmet vs. satışı yapmış olduğu,

------ firmasının KDV hariç 525.000,00 TL tutarında olmak üzere ----- firmasından alım yaptığı görülmekle birlikte aynı tutarda 525.000,00 TL satım yaptığının görüldüğü, ancak ---- firmasının 31.10.2023 tarihli faturasının İade Faturası olduğu,

davalı ---- firmasının dava dışı ------ firmasından 3 adet belge karşılığı KDV hariç 4.652.804,81 TL mal/hizmet vs. alım yaptığı, buna mukabil 2 adet belge karşılığı KDV hariç 1.953.274,86 TL Mal/hizmet vs. satım yaptığı, davacı ----. firmasının huzurdaki dosyaya konu 2 adet fatura düzenlediği görülmüş olup KDV dahil ----- nolu 22.09.2023 tarihli KDV dahil 455.760,00 TL tutarlı faturanın dava dışı -----Firmasına düzenlemiş olduğu, ----- nolu 27.10.2023 tarihli KDV dahil 630.000,00 TL tutarlı faturanın ise davalı ---- Firmasına düzenlemiş olduğu,

Davacı ----- firmasına düzenlemiş olduğu KDV dahil ----- nolu 27.10.2023 tarihli faturanın davalı ------ firmasına tarafından 31.10.2023 tarih ve ----- nolu fatura ve “27 Ekim Tarihli ------ nolu faturaya istinaden düzenlenen iade faturasıdır.” açıklamasıyla iade edildiği,

Bununla birlikte, Mahkemenin 08.10.2024 tarihli yazıları ile ----- Vergi Dairesi Müdürlüğünden davalı ------Şirketi BA-BS bilgilerini talep ettiği görülmüş olup ilgili formların tetkikinde, ------ yıkım firmasından 33 adet belge yoluyla KDV hariç 25.757.457,30 TL alım yaptığı ve her iki firmanın BA-BS formlarının birbirlerini teyit ettiği, ancak --- firmasının ----- firmasına 4 adet belge yoluyla 6.386.042,40 TL tutarında satım yaptığı beyan edildiği, ancak ----- firmasının 6 adet beyan yoluyla 9.010.591,84 TL alım yaptığını beyan ettiği görülmüş olup her iki firmanın beyanlarının farklı olduğu,

bu bağlamda, ----. firmasının ----- ile ilişkili olduğu, ------ firmasının ise----- ile ilişkili olduğunun anlaşıldığı, davacı ----- tarafından dava dışı ----firmasına düzenlenen KDV dahil ------- nolu 22.09.2023 tarihli KDV dahil 455.760,00 TL tutarlı faturanın defter kayıtlarında 22.09.2023 tarih ve ---- nolu yevmiye maddesi ile kayıtlı olduğu, davalı ------. firmasına düzenlenen KDV dahil ----- nolu 27.10.2023 tarihli KDV dahil 630.000,00 TL tutarlı faturanın ise defter kayıtlarında 27.10.2023 tarih ve ------ nolu yevmiye maddesi ile kayıtlı olduğu,

ancak bu faturaya ilişkin olarak------- firması tarafından düzenlenen 31.10.2023 tarih ve ----- nolu iade faturasının ise 31.10.2023 tarih ve ------nolu yevmiye maddesi ile defter kayıtlarına alındığı görülmüş olup bu bağlamda davacı ------ defter kayıtlarında huzurdaki dosyaya konu hafriyat işlerinden dolayı ---- firmasından 457.760,00 TL alacaklı olduğu,

----- firması defter kayıtları bağlamında davacı ----- Şirketi firması tarafından düzenlenen faturaların kayıtlara alınıp alınmadığı hususunda yapılan incelemede, davacının davalı ------firmasına düzenlemiş olduğu KDV dahil ----- nolu 27.10.2023 tarihli KDV dahil 630.000,00 TL tutarlı faturanın defter kayıtlarına alınmış olduğu, ancak bu fatura için davalı ----- firması tarafından iade faturası düzenlenmiş olduğu, iş bu düzenlenen 31.10.2023 tarih ve ------ nolu İADE faturasının ise 31.10.2023 tarih ile kaydedildiği görülmüş olup bu bağlamda davalı ---- firmasının defter kayıtlarında ----- firmasına borçlu olmadığı,

Teknik Değerlendirme Bakımından.

İş makinelerinin ve aracın markası, modeli ve teknik özellikleri dikkate alınarak yapılan inceleme ve piyasa araştırmasına göre çalışanı ile birlikte ekipmanların aylık bedellerinin makul olduğu görüş ve kanaatine varıldığı, Sözleşme Bakımından T---- Bakımından, Davalı asıl yüklenici --- ile Davalı Alt Yüklenici ----- arasındaki 27.07.2023 tarihli sözleşmeyi davalılar haricinde, başka bir alt yüklenicinin imzalamadığı, bu sözleşmedeki, ödeme ve kesintiye ilişkin hükümler ile sair maddelere bakıldığında, alt yüklenici kullanımına ya da alt yüklenicilerin, asıl işverenden talepte bulunabileceğine dair bir kayda rastlanılmadığı,

bu bakımdan davalı asıl yüklenici -----, kendisinden üç alt yüklenici olan davacının, yapmış olduğu işin bedelinden sorumlu olacağına dair bir verinin tespit edilemediği, ------Bakımından, Dosya içerisinde davalı alt Yüklenici ile dava dışı ---- arasındaki sözleşmeye rastlanılmadığı, bu bakımdan dava dışı ---- kullanacağı alt yüklenicilerin davalı alt yüklenici ----talepte bulunup bulunamayacağına dair bir sözleşme hükmünün olup olmadığının tespit edilemediği, Bu bakımdan.

Davalı------; dava dışı ------ arasında bir sözleşme bulunmaması ya da bir sözleşme bulunsa dahi, bu sözleşmede alt yüklenicilerin iş sahibinden talepte bulunabileceğine dair bir hüküm olmaması durumunda, davalı ---- davalının talep etmiş olduğu iş bedelinden sorumlu olmayacağı, Davalı ------ arasında bir sözleşme bulunması ve bu sözleşmede alt yüklenicilerin iş sahibinden talepte bulunabileceğine dair bir hüküm içermesi ile,

davalının talep etmiş olduğu iş bedellerinin de, davacıdan önceki bir üst yüklenici olan dava dışı ----- ödenmemesi durumunda, davacının işin yapıldığı yer ve zamana göre davalı ---- işin bedelini talep edebileceği, yapılan teknik incelemede davacının talebi kadri maruf bulunduğundan, davacının davalı ---- 1.085.760,00 TL alacaklı olacağı," şeklinde rapor sunulmuştur.

Taraflar tanık deliline dayandığından gösterilen tanıklar dinlenmiştir.

Tanık ----- da bulunduğundan, --- Asliye Hukuk Mahkemesinde talimat yolu ile dinlenmiştir.

Tanık ----- beyanında;" ben davalı ------ teknik ofis müdürü olarak çalışıyorum, davacı şirketi hiç duymadım, davalı şirket bizim harfiyat işimizi yapan şirkettir, ------ deprem konutları yaptık, 1872 tane, bizim sözleşmemiz ------ vardır, davacı firmayla herhangi bir sözleşme yapılmamıştır, yapılsaydı bana gelirdi, bana gelmesinden kastım hakediş işlemlerine ben bakıyorum, bana gelirdi, davacı şirkete herhangi bir hakediş yapılmamıştır, ----ilgili şirketi hiç duymadım, biz ana firmayız ------ şirketi bizim alt işverenimiz, biz alt işverene hafriyet işlerimizi veriyoruz, davacı şirketi tanımıyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.

Uyuşmazlık taraflara arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, ticari ilişki çerçevesinde tarafların yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, davacının davalılar nezdinde doğmuş bir alacağının olup olmadığı noktalarında toplanmıştır.

Çevre, Şehircilik Ve İklim Değişikliği Bakanlığı bünyesinde faaliyette bulunan --- idaresince bakanlık adına ---- tarafından ihale edilen, -----Etap 1. Kısım inşaatı ile Altyapı ve Çevre Düzenleme İşi hakkında, --- ile ------ arasında 07/04/2023 tarihinde 3.250.000.000,00 TL+KDV üzerinden sözleşme imzalandığı, sözleşme kapsamındaki işlerin bir kısmı için davalılar ----- arasında alt yüklenicilik ilişkisi kurulduğu, davalı ----- tarafından da hafriyat işlerinin bir kısmının alt işveren olarak dava dışı-----taşere edildiğinin idda edildiği ancak buna ilişkin de bir delil bulunmadığı,

davacı ile davalılar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, dava dışı ----- ile davacı arasında şifahi anlaşmanın bulunduğunun iddia edildiği, davalı ----- garantör olduğuna ilişkin bir delil bulunmadığı anlaşılmıştır. Sözleşme kapsamında da alt yüklenicilerin asıl işverenden ödemeler hususunda talepte bulunabileceğine ilişkin bir hüküm olmadığı görülmüştür.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/3.

Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.

Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü düzenlenmiştir.Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiştir.

Davacının dava dışı------dava konusu iş ile ilgili 2 adet fatura düzenlediği, 27/10/2023 tarihli 630.000 TL bedelli bir adet faturanın da davalı ---- adına düzenlendiği, davalının faturayı iade ettiği, davalı ------ adına düzenlenmiş bir fatura olmadığı, davacının defter kayıtlarına göre dava dışı ----- dava konusu iş ile ilgili 457.760,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.

Davacının dava dışı ----- taşere ettiği iş kapsamında davalı asıl yüklenici --- İnşaattan talep edebilmesi için davalı asıl yüklenici ----- İnşaat ile davalı Alt Yüklenici ----- arasındaki 27.07.2023 tarihli sözleşmede bir düzenleme bulunması gerektiği, sözleşmede ödeme ve kesintiye ilişkin hükümler ile sair maddelerde, alt yüklenici kullanımına ya da alt yüklenicilerin, asıl işverenden

talepte bulunabileceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığı, sözleşmeyi davalılar haricinde de başka bir alt yüklenicinin imzalamadığı, bu hali ile davacının davalı --- fatura bedelini talep edemeyeceği; davalı----- İnşaatın sorumluluğu yönünden ise dosya kapsamında davalı alt yüklenici ----- ile dava dışı ------ arasındaki sözleşme bulunmadığı, dava dışı ---- kullanacağı alt yüklenicilerin davalı alt yüklenici ---talepte bulunup bulunamayacağına dair bir sözleşme hükmünün olup olmadığının tespitinin mümkün olmadığı dolayısıyla fatura bedelini davacının davalı--- isteyemeyeceğine kanaat getirilerek davanın reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın REDDİNE,

2-Karar harcı 615,40-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 187,80-TL harcın, davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydı yapılmasına,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı ----Şirketi - tarafından yapılan 1.000,00 TL tebligat ve müzekkere gideri yargılama giderinin davacı taraftan tahsili ile davalı,------Şirketi'ne verilmesine,

5-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 1.000,00-TL nispi vekalet ücretinin her bir davalı için ayrı ayrı davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

6-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,

7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Dair; davacı vekili ile davalı ----- vekilinin yüzüne karşı, davalı ----- vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/495, K. 2025/826, 4 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2024/693
  4. Karar No : 2025/779
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 30/09/2024
  7. Karar Tarihi : 21/10/2025
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Dava
  10. Savunma
  11. İnceleme Ve Gerekçe
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/495
Karar No
2025/826
Tarih
4 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/496 K.2025/864
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/496 K.2025/943
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/496 K.2025/834
  • Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/497 K.2025/693
  • Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/497 K.2025/783
  • Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/497 K.2025/890

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.