KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/609
- Karar No
- 2025/942
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2025
Karar Metni
984 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/609 Esas
KARAR NO: 2025/942
DAVA
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 16/07/2025
KARAR TARİHİ: 05/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkil ile davalı şirket arasında davalının muhasebe işlerinin yapılması ancak ücretinin ödenememesi nedeniyle alacak ilişkisi bulunup, müvekkil davalı şirketin ----- ayı dahil muhasebe işlemlerini üstlenerek tüm sorumluluklarını yerine getirmiş ve şirkete eksiksiz bir şekilde muhasebe hizmeti verdiğini, Davalı şirketin muhasebe ve vergi dairesi kayıtları incelendiğinde bu durum ortaya çıkacaktır.
Aylık 15.000,00-TL olarak yapılan anlaşma gereği her ay ödenmesi gereken muhasebe hizmet ücreti davalı tarafından müvekkile ödenmediğini, davalı şirkete karşı ---- yevmiye numaralı ihtarnamesini ---- tarihinde keşide etmiş ancak yine de davalı şirket müvekkile ödemesi gereken muhasebe hizmeti ücretini ödemediğini, Alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine ----- Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına,
davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkil şirket arasında iddia edildiği gibi herhangi bir hizmet ilişkisi veya geçerli bir sözleşme mevcut olmadığını, davacı ile müvekkil şirket arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. davacı, iddiasını destekler nitelikte düzenlenmiş herhangi bir fatura, dekont veya muhasebe meslek mensubu sıfatıyla verilmiş serbest meslek makbuzu ibraz etmediğini, müvekkil şirkete muhasebe hizmeti verilmediğini, --------- sözleşme hükümlerine riayet etmediğini,
yükümlülüklerini yerine getirmediğini ayrıca kanuna aykırı işlemler gerçekleştirildiğini bu hukuka aykırı uygulamalar ve ihmaller sonucunda, işletme faaliyetleri yürütülemez hale geldiğini, icra inkar tazminatı şartları oluşmadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasıdır.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır.
Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.
TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira. Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.
Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır.
Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. ----yazı cevabında; davacı ------- gerçek kişi ticari işletme kaydı, ortağı olduğu kollektif ve komandit şirket kaydı bulunamadığı gibi tek pay sahibi olduğu anonim şirket kaydı da bulunamadığı, Ancak;
hali hazır ortağı olduğu aşağıda hakkında en son sicil kayıtlarımıza göre bilginin verildiği limited şirket kaydı bulunduğu, ---- yazı cevabında; davacı---- tarihinden itibaren dairemizde ---- mükellefi olduğu, -----yazı cevabında; davacı ----bulunmadığı ususları tespit edilerek mahkememiz e bildirilmiştir.Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının işletme esasına göre defter tuttuğu ve tacir vasfının bulunmadığı, takibin ilamsız olarak başlatıldığı, somut olayda mutlak ticari davanın söz konusu olmadığı ve Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesi uyarınca davanın Asliye Hukuk Mahkemesi görev alanına girdiği anlaşılmıştır.
Bu nedenle, mahkememiz görevsizdir. Görev, dava şartlarından olduğundan ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 115/1. maddesi uyarınca her aşamada resen gözetilmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine ve dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/609, K. 2025/942, 5 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama