KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/1016
- Karar No
- 2020/22
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2020
Karar Metni
820 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
T.C. Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2019/1016 Esas
KARAR NO: 2020/22
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 17/12/2019
KARAR TARİHİ: 17/01/2020
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; --------- ait ----- plakalı aracın --------- müvekkil şirket tarafından yapılmış olduğunu müvekkil şirkete ait sigortalı aracın--------- tarihinde ------- plakalı ticari taksi ile maddi hasarlı trafik kazası geçirdiğini söz konusu ticari aracın kaza tutanağına dikkatsizliğin kendisinde olduğunu söylediği,
sigorta eksperinin ------- tarihli raporuna göre------- plakalı aracın %100 kusurlu olduğunu bu nedenle sigortalı aracın hasarının iki farklı şirket tarafından giderildiğini -------- müvekkil şirket tarafından -------- TL ve ----------TL toplam -----------TL ödeme yapıldığını bu ödemeler neticesinde sigortalısının halef olduğunu alacağının tahsili amacıyla davalılara ------- İcra Dairesine ---------- esas sayılı dosyasından icra takibi başlatığını,
davalıların icra takibini durdurduğunu bu sebeple müvekkil şirketin sigortalısına ödediği hasar bedelinin tanzimini ve davalıların icra dairesine yaptığı itirazın durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava trafik kazası sebebiyle sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin açtığı itirazın iptali davasıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde,bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı kanunun 5. maddesinin 2. fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara, Ticaret Mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesine göre tarafların sıfatına veya bir ticari işletme olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari dava olarak sayılan davalar mutlak ticari dava; tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalar ise nispi ticari davadır.
Somut olayda uyuşmazlık 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısının haklarına halef olması sebebiyle açılmış itirazın iptali davasıdır.
TTK'nın 1472. maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır.
TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı dava, aslında bir tazminat davası olup, aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır.
Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir.
Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak -------- gün ve------ E ---- K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. ----- gün ve---- E --- K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulanmış; sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği;
sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Türk Borçlar Kanununun 52. maddesine de dayanabileceği; sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır.
Diğer taraftan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun------gün ve --- E----- K. sayılı kararına göre de "Sigortacının sigorta poliçesinden münbais olmayıp kanundan aldığı bir salâhiyete istinaden ve haksız fiil sebebiyle alacaklı yerine kaim olarak hareket ettiği dâvada hukuk mahkemesine başvurması gerekir."
Yukarıda belirtilen kanun maddeleri ve anılan içtihatlar ışığında somut olaya gelindiğinde; davacı ve davalılar arasında sigorta ilişkisi bulunmadığı, sigortalının tacir olmadığı, sigortalının aracının ticari araç olmadığı, uyuşmazlığın haksız fiile dayalı itirazın iptali davası olduğu anlaşıldığından ve davanın genel hükümler çerçevesinde asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin ----- Anadolu Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna karar vermek gerekmiştir.(Aynı yönde ... Bölge Adliye Mahkemesi ----.Hukuk Dairesi ----- tarih --------- E-K sayılı ilamı).
Ayrıca her ne kadar iş bu dosyaya henüz duruşma günü tayin edilmemiş ise de usulen dinlenmesi mümkün olmayan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş olup, dava şartlarının hakim tarafından yargılamanın her aşamasında resen incelenmesi gerektiğinden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/1016, K. 2020/22, 17 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama