İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/201 K.2024/711

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2019/201Karar2024/711Tarih24 Ekim 2024Okuma23 dk · 4.641 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/201
Karar No
2024/711
Karar tarihi
24 Ekim 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.641 kelime·23 dk okuma·13 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/201

KARAR NO : 2024/711

DAVA

Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

DAVA TARİHİ : 11/03/2019

KARAR TARİHİ : 24/10/2024

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız -----.Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/

DAVA/TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Davalılardan ----- plakalı aracı kullanırken yaya olan müvekkile çarptığını ve yaralanmasına sebep olduğunu, müvekkilinde trafik kazasından dolayı kalıcı hasarlar meydana geldiğini ve ---- Sulh Hukuk Mahkemesi ----- Esas sayılı dosyası ile vesayet altına alındığını, kaza yapan davalı sürücü, araç maliki ve sigorta şirketi kaza nedeniyle müvekkilin uğradığı zararları tazmin etmediklerini, 30/01/2009 tarihinde davalılardan ---- kullandığı ---- plakalı araç ile yaya olan müvekkile çarpması sonucu yaralanan müvekkil için 60.000,00 TL manevi tazminatın,

müvekkil ----- için 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizleri ile birlikte davalılardan ---- mirasçısı davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ----plakalı araç davalılar adına kayıtlı ise takdiren teminatsız olarak tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP /TALEP

Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından kaza sonrasında kalıcı sakatlığa uğradığını iddia ettiğini ancak bu hususta sakatlığın oranı konusunda dosyaya bir delil sunmadığını, davacıların manevi tazminat talebinin haksız olduğunu, tedbir kararı verilmemesi durumunda davacıların açtığı dava sonunda haklı çıkmaları halinde alacağına kavuşmasının zorlaşacağı yada imkansız hale geleceğine dair dosyada hiçbir delil bulunmadığını, davalıların mallarını kaçırdıklarına dair, davalıların borca batık olduklarına dair ve davalıların muvazaalı işlemler yaptıklarına dair hiçbir delilin bulunmadığını belirterek verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ----- Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, dava tarihine kadar herhangi bir ihbar bulunmadığını, davayı kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerekmekte olduğunu, daha önce yapılmamış ödemelerin faizi ve güncellenmesi yapılarak mahsup edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar ----- cevap dilekçelerinde özetle; Davacıların davasına dayanak olarak gösterdiği trafik kazasının 30/01/2009 tarihinde meydana geldiğini, davacıların davayı 11/03/2019 tarihinde açtıklarını ve davanın yasal süresinde açılmadığını, davacıların davasına dayanak olarak gösterdiği kazada davacı ----- tam ve asli kusurlu olduğunu ve davacı tarafta meydana gelen dava konusu kazadan sonra kalıcı sakatlık bulunmadığı belirterek davacıların davacının reddine ve yargılama giderlerinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmişlerdir.

DELİLLER

Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Nüfus Kayıt Örneği, Trafik Tescil Kayıtları, Ekonomik ve Sosyal Durum Araştırmaları, SGK kayıtları, Hastane Evrakları, ----Asliye Ceza Mahkemesi'nin ----- Esas Sayılı Dosyası UYAP Kayıtları, ---- Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı Sayılı Dosyası UYAP Kayıtları, Adli Tıp Kusur ve Maluliyet Raporları, Bilirkişi Raporu, Dosyadaki diğer tüm bilgi ve belgeler.

İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIALAR, DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:

Dava, Trafik Kazası nedeniyle 6098 Sayılı TBK'nin 54. maddesi gereğince bedensel zararlar (1.Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ) nedeniyle ZMMS poliçesi kapsamında davalı Sigorta şirketi ile 2918 Sayılı KTK'nin 85/1,son, 86/1, 88/1 maddeleri gereğince malik/işleten ve 6098 Sayılı TBK'nin 49 vd maddeleri gereğince haksız fiil sorumlusu sürücüden Maddi Tazminat ve TBK'nin 56.maddesi gereğince davalı gerçek kişilerden Manevi Tazminat istemine ilişkindir. (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda ön inceleme duruşması açılarak resen değerlendirmeye tabi başta arabuluculuk dava şartı olmak üzere HMK'nin 114. maddesi gereğince genel ve özel dava şartları incelenmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş ve uyuşmazlık belirlenmiştir.

Akabinde daha önce arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez esasları, süreci ve hukuki sonuçları açıklanarak taraflar sulh olmaya davet ve teşvik edilmelerine karşın karşın duruşmaya katılan davacı vekilinin ve davalılardan ----- vekilinin beyanlarına göre tarafların sulh yoluyla çözüme gitmek istemediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek tahkikat işlemleri yerine getirilmiş,

deliller incelenmiş ve karar duruşmasına katılan davacılar vekilinin ve davalılardan ----- vekilinin son sözleri dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır. 6102 sayılı TTK'nin 1401. Maddesinde ise sigorta sözleşmesi düzenlenmiştir.

Aynı yasanın 1483.maddesine göre sigorta şirketlerinin faaliyet gösterdikleri dalların kapsamında bulunan zorunlu sigortaları yapmaktan kaçınamayacakları, 1409. maddede, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede, sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir.

Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir. Bilindiği üzere Haksız fiil ise öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir.

Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır.

Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören , zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur” aynı yasa'nın 85/1.

Maddesinde“bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. 86/1.

Maddesi “işletenin, mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan, zararlı sonucun ileri geldiğini ispat etmesi şartıyla sorumluluktan kurtulacağı" hükümlerini içerdiği, aynı yasanın 88. maddesinde ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu,

ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.

Yine TBK'nin 61. maddesinde “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” demekle birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır.

Buna göre, araç işletenin sorumluluğunun dayanağı 2918 sayılı KTK'nin 85. maddesi ve sürücünün sorumluluğu ise TBK'nin 49. maddesidir ve aralarındaki ilişki, aynı zarardan çeşitli nedenlerden dolayı sorumlu olma halidir. Zarar gören, zarar miktarının tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların tamamından, dilerse yalnız birinden isteyebilecektir.

Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ise, motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türüdür.

Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır.

İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir.

Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1 maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır.Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.

Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.

Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında,bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.

Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (-----).

2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.

Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi,kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim,durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.

Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. 2918 Sayılı KTK'nin 90. maddesinin yaptığı atıf gereğince uygulanması gereken 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel zarar başlıklı 54. Maddesinde ise “Bedensel zararlar özellikle şunlardır:1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.

4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. '' Buna göre bedensel zarara uğrayan kimse tamamen veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını zarar verenlerden isteyebilir.

Bunlar doktrin ve Yargıtay uygulamaları ile geçici işgöremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli işgöremezlik, kalıcı sakatlık ya da maluliyet nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak kabul edilmektedir.Yukarıda gösterilen yasal düzenlemeler ve yapılan açıklamalar ışığında somut olaya gelince.

30/01/2009 tarihinde ---- ili ---- ilçesi --- caddesi üzerinde davalı--- sevk ve idaresindeki ----- plaka sayılı minibüsün cadde üzerinde yaya konumunda bulunan davacı ----- çarpması şeklinde yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir.

Kazaya ve zarara sebebiyet verdiği ileri sürülen ---- plakalı kamyonetin kaza tarihinde ---- adına kayıtlı olduğu ve davalı sigorta şirketine de kaza tarihi itibarıyla ----- poliçe numaralı 05/02/2008-05/02/2009 başlangıç ve bitiş tarihli kişi başına sakatlanma ve ölüm halinde 100.000,00 TL ve kişi başına sağlık gideri 100.000,00 TL teminat limitiyle ZMMS sigortalı olduğu tespit edilmiştir.

Meydana gelen trafik kazası nedeniyle düzenlenen kaza tespit tutanağına göre kazada davacı yayanın asli davalı sürücünün tali kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Dosyada bulunan -----.Sulh Hukuk Mahkemesinin ----- Esas ----.sayılı mirasçılık belgesine göre davalılardan işleten ----- 13/07/2015 tarihinde vefat ettiği ve dava dilekçesinde gösterilen kişilerin mirasçı olarak aleyhlerinde dava ikame edildiği anlaşılmıştır.

Yine kazaya ilişkin yürütülen soruşturma sonucunda davalı sürücü hakkında düzenlenen iddianame bağlamında davalı sürücü ----.Asliye Ceza Mahkemesinin ----- Esas ----- Karar sayılı ilamına göre TCK'nin 89.maddesi gereğince cezalandırıldığı ve hükmün kesinleştiği görülmüştür. Mahkememizce dava konusu uyuşmazlığın çözümü için esaslı üç unsur olan kusur, maluliyet ve zarar hesabı üzerinde durulmuştur.

Buna göre mahkememizce gösterilen tüm deliller ve resen getirtilmesi gereken bilgi ve belgeler dosyaya kazandırılmıştır. Akabinde öncelikle kazada kusura ilişkin uyuşmazlık bulunduğundan kusur durum ve oranının tespiti için dosya ----- ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilmiş ve rapor alınmıştır. Daire tarafından düzenlenen 03.03.2021 tarihli raporda özetle.

A) Davalı sürücü ---- idaresindeki minibüs ile meskun mahaldeki seyri sırasında, sağ ilerisinde gördüğü yayayı zamanında ikazla birlikte uyararak bu mahalden geçişini kontrollü bir şekilde gerçekleştirmediği, geçişe başlayan yayaya karşı etkin tedbir alamadığı anlaşılmakla kusurludur.

B) Davacı yaya ----- meskun mahaldeki geçişi öncesinde yolun her iki yönüne ilişkin gerekli kontrolleri yapmadığı, solundan gelen araca ilk geçiş hakkını vermediği, geçişini yolun müsait olduğu bir zamanda gerçekleştirmediği, yaklaşan araca rağmen kontrolsüzce geçişine başlayarak kazaya sebebiyet verdiği anlaşılmakla kusurludur. Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda.

A) Davalı ---- %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu, B) Davacı ----’ın %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. ATK raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş ve vaki beyan ve itirazlar değerlendirilmiştir.

Ancak ATK kusur raporunun kaza tespit tutanağı, caza dosyası içeriği ve dosya kapsamındaki ifade, bilgi ve belgelere göre olayın oluş şekline uygun , kazaya karışan tarafların kural ihlallerinin gösterildiği ve oranların doğru şekilde tespit edildiği anlaşılmakla hükme esas alınması gerekitiği kabul ve takdir edilmiştir.

(HMK,266 vd.TBK,74/1) Akabinde ise davacının geçici ve kalıcı maluliyet durumunun tespiti bakımından kazadan itibaren tüm tedavi ve tetkiklere ilişkin sağlık kuruluşlarından bilgi ve belgeler celbedilmiş ve dosya yeniden----- ATK ilgili İhtisas Dairesine gönderilerek Yargıtay uygulaması gereğince kaza tarihide yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyet durum ve oranına ilişkin rapor tanzim edilmesi istenmiştir.

Anılan kurum/daire tarafından düzenlenen 27/07/2022 tarihli raporda özetle; ---- oğlu, 01/10/1964 doğumlu ---- ’ın 30.01.2009 tarihli trafik kazası sebebiyle 11.10.2008 tarih ve --- sayılı ---- Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak: Gr 1 (13c….57) A %65 E cetveline göre: %67 (yüzdeatmışyedi) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, 2- İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği,

iyileşme süresi içerisinde 6 (altı) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği oy birliği ile mütalaa verilmiştir. Bu rapor da, taraf ve taraf vekillerine tebliğ edilmiş ve rapora karşı ileri sürülen beyan ve itirazlar yerinde görülmediğinden zarara ve zarar hesabına esas alınabileceği kabul ve takdir edilmiştir.

Böylece üzerine maluliyet raporunun da usul ve yasaya uygun ve yerinde olduğu kabul edilerek tazminat hesabı aşamasına geçilmiş ve dosya teknik bilgi gerektiren tazminat hesabı konusunda ----- Bilirkişilik Bölge Kurulu listesinden resen seçilen nitelikli hesaplamalar uzmanı bir bilirkişiye verilmiş ve kusur ve maluliyet oran ve durumlarına göre tazminat hesabı yapılarak rapor düzenlenmesi istenmiştir.

Bilirkişi Aktüerya uzmanı ---- tarafından hazırlanan 15/04/2024 tarihli raporda özetle; a) Davacı -----’ın (18) aylık geçici işgöremezlik ve % 67 nispetindeki sürekli

iş göremezlik ve (6) aylık geçici bakıcı gideri sebebiyle maddi zararları toplamı : 1) Davacı ----- (18) Aylık Geçici İş göremezlik Sebebiyle Nihai ve Gerçek Maddi Zararı = 948,69 TL 2) Davacı ---- % 67 Oranındaki Sürekli İşgöremezlik Sebebiyle Nihai ve Gerçek Maddi Zararı = 549.219,56 TL 3) Davacı ---- (6) Aylık Aylık Geçici Bakıcı Gideri Sebebiyle Nihai ve Gerçek Maddi Zararı + 804,60 TL ,4) Davacı ----- (18) Aylık Geçici İşgöremezlik % 67 Oranındaki Maluliyeti ve (6) Aylık Geçici Bakıcı Gideri Sebebiyle Maddi Zararları = 550.972,85 TL, b) Davalı ---- Sigorta Şirketi’nin Sorumlu Olduğu ZMMS. Poliçesi

Kapsamına Göre: Davacı -----’ın (18) aylık geçici işgöremezlik ve % 67 nispetindeki

sürekli işgöremezlik ve (6) aylık geçici bakıcı gideri sebebiyle maddi zararları toplamı : 1) Davacı ----- (18) Aylık Geçici İşgöremezlik Sebebiyle Nihai ve Gerçek Maddi Zararı = 948,69 TL 2) Davacı ----- % 67 Oranındaki Sürekli İşgöremezlik Sebebiyle Nihai ve Gerçek Maddi Zararı = 150.000,00 TL 3) Davacı ----- (6) Aylık Aylık Geçici Bakıcı Gideri Sebebiyle Nihai ve Gerçek Maddi Zararı + 804,60 TL, 4) Davacı ----- (18) Aylık Geçici İşgöremezlik % 67 Oranındaki Maluliyeti ve (6) Aylık Geçici Bakıcı Gideri Sebebiyle Maddi Zararları = 151.753,29 TL

olduğu yönünde tespit, hesap ve görüşlerini içeren rapor verilmiştir. Anılan bilirkişi hesap raporu da taraf ve taraf vekillerine tebliğ edilmiştir. Davacılar vekili tarafından bilirkişi hesap raporuna karşı beyan ve talep artırım dilekçesi verilmiş ve artırılan bedel üzerinden harcın tamamlandığı anlaşılmıştır.

Mahkememizce dosya kapsamı ve taraf vekillerinin beyan ve itirazları gözetilerek yapılan değerlendirmede öncelikle kusur durum ve oranının olaya ve dosya kapsamına uygun bir şekilde belirlendiği ve kusurun % 20 oranının davalı sigorta şirketine sigortalı davalı araç sürücüsünde olduğu tespit edildiğinden varsa doğan zarardan davalı sigorta şirketinin poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere diğer davalıları ile birlikte sorumlu tutulmasının yukarıda açıklanan yasal nedenler ve ilkeler uyarınca mümkün olduğu tespit edilmiştir.

Yine ATK raporuna göre davacının kalıcı ve geçici maluliyet oranları da Yargıtay uygulamasına göre kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre belirlenmiş olup hükme esas alınabileceği anlaşılmıştır.

Nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen hesap raporuna gelince; raporun Yargıtay uygulaması gereği TRH 2010 Yaşam tablosu esas alınarak proğrasif rant yöntemine göre hesaplandığı, raporun gerekçeli, denetime açık , hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu yasal sebeplerin bulunduğu anlaşılmıştır. Ne var ki somut olayda davalı sürücü ----- dışındaki davalılar tarafından ayrı ayrı zamanaşımı defi ileri sürülmüştür.

Bilindiği üzere Yargıtay kararlarına da sıklıkla yansıdığı üzere.

2918 sayılı KTK’nın 109 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında “Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar” hükmüne, yine aynı maddenin 2 nci fıkrasında ise; “dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir” hükmüne yer verilmiştir.

Uygulamada ve doktrinde benimsendiği üzere söz konusu düzenlemenin amacı, tazminat sorumluluğunu gerektiren ve aynı zamanda ceza kanunlarına göre suç teşkil eden bir eylemin farklı zamanaşımı sürelerine tabi olması engellenerek adalete ve hukuksal güvenliğe aykırı sonuçların önüne geçilmesi düşüncesidir. Ceza (uzamış) zamanaşımının amacı, haksız fiil/suç mağdurlarını korumaktır.

Ceza zamanaşımının tazminat davalarında uygulama yeri bulabilmesinin en önemli şartı, suç teşkil eden eylemle ilgili ceza zamanaşımı süresinin, tazminat alacağına ilişkin zamanaşımı süresinden daha uzun olmasıdır. Dolayısıyla, haksız fiil/suç mağduru bakımından 6098 sayılı ve 2918 sayılı Kanunlardaki 2 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerini kısaltacak şekilde bir yorum, kanunun getiriliş amacıyla bağdaşmaz. Öğrenmeden kasıt, zararın ve tazminat sorumlusunun öğrenilmesidir.

Öğrenebilecek durumda olmak zamanaşımı süresinin işlemeye başlaması için yeterli değildir. Zarar ve sorumludan hangisi daha sonra öğrenilirse zamanaşımı son öğrenme gününden itibaren işlemeye başlar. Ceza zamanaşımı süresi, 2 yıllık zamanaşımı süresinden uzun, 10 yıllık zamanaşımı süresinden kısa ise ceza zamanaşımı süresinin 10 yıllık süreye bir etkisi olmayacaktır.

Burada zarar gören, zarar ve sorumlu kişiyi ne zaman öğrenmiş olursa olsun ceza zamanaşımı süresi içinde tazminat davası açabilecek, ancak on yıllık süre dolmamışsa, öğrenme tarihinden itibaren 2 yıl içinde dava açma hakkı korunacaktır. Örneğin, ceza zamanaşımı süresinin sekiz yıl olduğu bir olayda, zarar gören, zarar ve sorumlu kişiyi yedi yıl sonra öğrenmişse iki yıl içinde, dokuz yıl sonra öğrenmişse bir yıl içinde tazminat davası açmak zorundadır.

Sonuç olarak, TBK’nın 60 ıncı ve TBK’nın 72 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 2918 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasının temel amacı gözden kaçırılmamalıdır. Bu amaç ise suç veya haksız eylemden zarar görenin menfaatini korumaktır.

Bu itibarla, olay tarihinden itibaren işlemeye başlayan ceza zamanaşımı süresi dolmuş olsa dahi, anılan kurallar uyarınca, zarar görenin zararı ve tazminat sorumlusunu öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlayan 1 ve 2 yıllık ve herhalde haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işlemeye başlayacak on yıllık zamanaşımı süresi içine tazminat davası açılabilir.

Bu açıklamalar ışığında somut olayda kazanın 30/01/2009 tarihinde meydana geldiği eldeki davanın ise 11/03/2019 tarihinde (10 yıl 1 ay 9 gün sonra) açıldığı tespit edilmiş olup her halükarda KTK'nin 109/1 ve TBK'nin 72/1 gereği yaralanma nedeniyle TCK 66 (1)-e 89.maddeleri gereğince olaya uygulanması gerekenr uzamış ceza zamanaşımı süresi olan 8 yıllık süreyi de aşıp 10 yıllık genel zamanaşımı süresi dolmuştur.

Bu nedenlerle usulüne uygun olarak zamanaşımı definde bulunan davalılar yönünden maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Zamanaşımı definde bulunmayan davalı ----- yönünden ise taleple bağlılık ilkesi, talep artırım dilekçesi, talep gereği yasal faiz uygulanmasının gerekmesi, özellikle kusur, hasar (maluliyet) ve hesaba (tazminat) ilişkin genel olarak denetimi yapılan ve hüküm kurmaya yeterli ve elverişli görüldüğü için benimsenen ATK kusur ve malüliyet raporları ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişisi tarafından ibraz edilen rapor da gözetildiğinde; davacının davasını TMK'nin 6, HMK'nin 190 maddeleri gereğince usulüne uygun olarak ispat ettiği sonuç ve kanaatiyle; davanın kabulü ile;

davacının, davalı sürücü ---- aleyhinde 6098 Sayılı TBK'nin 49 vd maddeleri gereğince açtığı maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile. 439.375,64 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza/haksız fiil/temerrüt tarihi olan 30.01.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte işbu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya (109.843,91 TL ) ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6 ,KTK.

3, 84, 85, 86, 88, 91, 97,99, 109/1,2 Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesi, TBK, 49, 50/1, 50/2, 51/1, 72, 74/1 117/1,2 TTK,16/1, 1401 vd,1409,1459,1461,1463 1483 vd, HMK, 25,30,31,33,146, 187, 190, 198, 266 vd,282 ) Davacıların davalı ----- yönünden Manevi Tazminat davalarına gelince ;

6098 Sayılı TBK'nin 56. maddesinde "Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmüne yer verilmiştir.

4721 Sayılı TMKnin 4.maddesinde ise ' Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir' düzenlemesi bulunmaktadır. 6098 sayılı TBK'nin 56. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır.

Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.

22.6.1976 günlü ve ----- sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır.

Zira, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.

Bu açıklamalar ışığında tekrar somut olayımıza döndüğümüzde ; davacı ------ kaza sonucunda oluşan % 67 oranındaki oldukça ağır malüliyet oranı, malüliyetin kendisine ve eşine hayat boyu yansımaları, kazada kusur durum ve oranı, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olay ve dava tarihindeki ekonomik ve sosyal şartlar, paranın satın alma gücü, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ilkesi nazarında zarar veren açısından da her halükarda caydırıcılık etkisine sahip olmasının gerekmesi,

belirlenen tazminatın davacılarda yaratacağı huzur ve tatmin duygusu ve benzer olaylara ilişkin güncel içtihat ve yargısal uygulamalar ve kararlar ışığında mahkememizin somut olaya ilişkin hukuki ve vicdani kanaati gözetilerek davacıların manevi tazminat taleplerinin haklı ve yerinde olduğu sonuç ve kanaatiyle.

Davacı zarar gören ---- davalı ----- aleyhinde 6098 Sayılı TBK'nin 56/1 maddesi gereğince açtığı manevi tazminat davasının kabulü ile, 60.000,00 TL manevi tazminatın kaza/haksız fiil/temerrüt tarihi olan 30.01.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte işbu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı zarar görenin eşi ---- davalı ---- aleyhinde 6098 Sayılı TBK'nin 56/2 maddesi gereğince açtığı manevi tazminat davasının kabulü ile,

30.000,00 TL manevi tazminatın kaza/haksız fiil/temerrüt tarihi olan 30.01.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte işbu davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden sorumluluk ise; maddi tazminat yönünden davacının reddedilen davasının değerine göre , toplam kabul edilen miktarlar ve işin niteliği gereği reddedilen maddi tazminatlar yönünden kendisini vekille temsil ettiren davalı Sigorta Şirketi ve Davalı ---- dürüstlük kuralı tamelinde yargılamaya matuf giderlerin dosya bütünü için yapılmış olması,

davadaki ihtiyari dava arkadaşlığı ve davaların yığılması gibi hukuki durumlar da nazara alındığında açıklanan vekalet ücreti hesabı dışında tüm yargılama giderlerinden HMK'nin 326/1,2,3,327/1 maddeleri gereğince aleyhinde maddi ve manevi tazminata hükmedilen davalı ---- sorumlu tutulmuştur. Bu kapsamada Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2.

Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de son tutanağa ve sarf kararına göre davalı ---- alınarak hazineye irad kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

A- DAVACI ----- YÖNÜNDEN

Davacının, 2918 Sayılı KTK'nin 85/1-son, 91/1, 86/1, 881/1 maddeleri gereğince davalılar; ZMMS Poliçesini düzenleyen ---- ile araç işleteni müteveffa - -----aleyhlerinde açtığı maddi tazminat davalarının 2198 sayılı KTK'nin 109/1 maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı reddine,

Davacının, davalı sürücü ---- aleyhinde 6098 Sayılı TBK'nin 49 vd maddeleri gereğince açtığı maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 439.375,64 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza/haksız fiil/temerrüt tarihi olan 30.01.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte işbu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya (109.843,91 TL ) ilişkin talebin reddine,

Davacının, davalılar-----aleyhlerinde 6098 Sayılı TBK'nin 56/1 maddesi gereğince açtığı manevi tazminat davalarının 6098 sayılı TBK'nin 72/1 maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı reddine,

Davacının, davalı ----- aleyhinde 6098 Sayılı TBK'nin 56/1 maddesi gereğince açtığı manevi tazminat davasının kabulü ile, 60.000,00 TL manevi tazminatın kaza/haksız fiil/temerrüt tarihi olan 30.01.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte işbu davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

B- DAVACI -----YÖNÜNDEN

Davacının, davalılar ----- aleyhlerinde 6098 Sayılı TBK'nin 56/2 maddesi gereğince açtığı manevi tazminat davalarının 6098 sayılı TBK'nin 72/1 maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı reddine, Davacının, davalı ----- aleyhinde 6098 Sayılı TBK'nin 56/2 maddesi gereğince açtığı manevi tazminat davasının kabulü ile, 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza/haksız fiil/temerrüt tarihi olan 30.01.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte işbu davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

C- YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN

1-Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen miktarlar (529.375,64 TL) üzerinden alınması gereken 36.161,65 TL karar ve ilam harcından; peşin alınan 751,41 TL harç ile talep artırım gereği yatırılan 1.432,00 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 33.978,24 TL karar ve ilam harcının davalı ---- alınarak Hazineye gelir kaydına,

2-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı ---- alınarak hazineye irad kaydına,

3- Davacılar tarafından yapılan 44,40 TL başvurma harcı 751,41 TL peşin harcı, 1.432,00 TL tamamlama harcı, 6,40 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 2.234,21 TL harcın davalı ----- alınarak davacılara müştereken verilmesine,

4- Davacı tarafından yapılan 2.441,70 TL posta ücreti, 3.000,00 TL Mahkememizce temin edilen bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.441,70 TL yargılama giderinin davalı---- alınarak davacılara müştereken verilmesine,

5- Davacı ----- maddi tazminat davasında kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre anılan davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 69.906,35 TL nispi vekalet ücretinin davalı -----alınarak bu davacıya verilmesine,

6- Davacı ----- manevi tazminat davasında kendini vekille temsil ettirdiğinden, Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 10/1,10/4 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL nispi/ maktu vekalet ücretinin davalı ------ alınarak bu davacıya verilmesine,

7- Davacı----- manevi tazminat davasında kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 10/1,10/4 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL nispi/ maktu vekalet ücretinin davalı ---- alınarak bu davacıya verilmesine,

8- Davalılardan Sigorta şirketi ve ----- maddi tazminat davasında kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre anılan davalı vekilleri için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 3/2 ve 13/1 maddesi uyarınca ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000.00 TL nispi/maktu vekalet ücretinin davacı -----' dan alınarak bu davacılara müştereken (1/2) verilmesine,

9- Davalılardan ----- açtığı manevi tazminat davasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre işbu davalı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 10/1,10/4 maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL nispi/ maktu vekalet ücretinin davacı ---- alınarak bu davacıya verilmesine,

10-Davalılardan , -----' ın açtığı manevi tazminat davasında kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre işbu davalı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 10/1,10/4 maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL nispi/ maktu vekalet ücretinin davacı ---- alınarak bu davacıya verilmesine,

11-Davalılar tarafından yapılan sair tüm yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,

12- 6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )

D-KANUN YOLU YÖNÜNDEN

Dair, davacılar vekilinin ve davalı ----- vekillerinin yüzlerine karşı; davalı sigorta şirketi vekilinin ve diğer davalı gerçek kişilerin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/201, K. 2024/711, 24 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2019/201
  4. Karar No : 2024/711
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 11/03/2019
  7. Karar Tarihi : 24/10/2024
  8. Gereği Düşünüldü/
  9. Dava/talep
  10. Cevap /talep
  11. Deliller
  12. A- Davacı ----- Yönünden
  13. B- Davacı -----yönünden
  14. C- Yargılama Giderleri Yönünden
  15. D-kanun Yolu Yönünden
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/201
Karar No
2024/711
Tarih
24 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/213 K.2024/681
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/229 K.2024/892
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/237 K.2024/768
  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/237 K.2024/561
  • Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/260 K.2024/640
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/282 K.2024/745

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.