KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/239
- Karar No
- 2024/623
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2024
Karar Metni
1.229 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/239
KARAR NO : 2024/623
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 25/09/2019
KARAR TARİHİ : 30/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
20.02.2017 tarihinde---- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı tramvayın yaya geçidine geldiğinde yolun karşısına geçen yaya müvekkil ---- çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, basit tibbi müdahale ile giderilemeyecek derecede ağır yaralanmış olan müvekkili, 10 gün yoğun bakımda, 2 gün serviste, 5 ay boyunca evde istirahat etmek zorunda kaldığını, tedavi süresince öğrenim gördüğü ----- Üniversitesi Tıp Fakültesi bölümünde derslerini takip edemediğini, kaza neticesinde müvekkilinin beden ve ruh sağlığında telafisi güç izler oluştuğunu,
engelli Sağlık Kurulu raporu bulunmakta olup 18/28/2017 tarihinde ---- Uygulama ve Araştırma Hastanesi tarafından verilen rapora göre müvekkilin maluliyeti yüzde 15 olduğunu, kaza sonrasında düzenlenen 20.02.2017 tarihli kaza tespit tutanağında ----- plakalı tramvayın sürücüsü---- kusurlu bulunduğunu, -----plakalı araç kaza tarihinde ----. adına kayıtlı olduğunu, davalı tarafça ----- Poliçe numarası ile sigortası yapıldığını, KTK md. 97 gereğince araç dışı trafik kazası geçiren müvekkilinin uğramış olduğu tüm zararların,
davalı tarafça sigortalanan ------ Nolu sigorta poliçesi teminatı kapsamında giderilmesini talep etmek için sigorta şirketine başvuru yapıldığını, başvuruya cevap gelmemesi üzerine taraflarınca arabulucu yoluna başvurulduğunu ancak arabuluculukta da uzlaşma sağlanamadığını, bu nedenle müvekkilinin sigorta poliçesi kapsamında zararlarının tazmini için işbu davayı açmak zorunda kaldığını, 6100 sayılı Yasa'nın 107. maddesi ve poliçe sorumluluk kapsamı dikkate alınarak,
müvekkilinin maddi anlamda uğradığı zararın telafisini teminen 1.000 TL'nin, kaza tarihinden başlayarak işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazaya sebebiyet vererek davacının malul kalmasına neden olduğu iddia edilen, --- plakalı araç, müvekkili sigorta şirketi tarafından trafik poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacı ---- meydana gelen kazada malul olması nedeniyle, 07.03.2018 tarihinde 27.293-TL ödeme yapıldığını, ilk başvuruda hesaplanan tazminat miktarını kabul ederek müvekkili şirketten başka alacağı olmadığını beyan etmiş olmasına rağmen, sonrasında müvekkili şirkete karşı dava açarak ödeme yapılmasını talep etmesi tamamıyla haksız kazanç sağlamak amacıyla yapılan hukuka aykırı ve kötü niyetli bir talep olduğunu, yapılan ödeme nedeniyle esastan reddini talep etmiştir.
DELİLLER
Emniyet Müdürlüğü, SGK, ---yazı cevapları, ---- CBS'nin --- Soruşturma sayılı dosyası, ATK Trafik İhtisas Dairesi ve ATK ----- İhtisas Dairesince düzenlenen raporlar, aktüerya raporu.
---- CBS'nin ---- Soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; dosyamız davacısının mağdur, dava dışı ----- şüpheli sıfatıyla dosyada yer aldığı, suç türünün taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçu olduğu, mağdurun şikayetinin olmaması nedeniyle KYOK kararı verildiği görülmüştür.----- Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 06/04/2022 tarihli raporunun incelenmesinde; dava konusu kazanın gerçekleşmesinde dosyamız davacısının %87,5 oranında, dava dışı sürücü----- ise %12,5 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmüştür. ---.
Adli Tıp İhtisas Kurulunun ----- karar numaralı raporunun incelenmesinde; dosyamız davacısının 20.02.2017 tarihli trafik kazası sebebiyle ilgili Yönetmelik hükümleri kapsamında kişinin tüm vücut engellilik oranının % 30 olduğunun, iyileşme süresinin ise olay tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceğinin, 2 ay süre ile başkasının bakımına muhtaç durumda olacağının tespit edildiği görülmüştür.
Geçici-Sürekli İş Göremezlik tazminat hesabı için aktüerya bilirkişisine tevdii edilen dosyaya ilişkin düzenlenen bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; dava konusu olayın davalı tarafça düzenlenen poliçe teminatı kapsamında olduğu, olay başına teminat limitinin 100.000,00 TL olduğu, sigorta şirketi tarafından 07.03.2018 tarihinde davacı tarafa 27.293,00 TL tazminat ödemesi yapılmış olduğu, bakiye teminat limitinin 72.707.00 TL olduğu,
yapılan hesaplamalara göre 1.511.490,65 TL sürekli iş göremezlik, 958,40 TL geçici iş göremezlik ve 444,38 TL bakıcı gideri olmak üzere davacının toplam 1.512.893,43 TL lik tazminat alacağının 72.707,00 TL lik kısmının sigorta poliçesi teminatı içerisinde kaldığı, davacı tarafından sigorta şirketine 25.10.2017 tarihinde başvuru yapıldığı, 07.03.2018 tarihinde tazminat ödemesi yaptığı, davacının talebinin yasal faiz olduğu tespit edilmiştir.Davacı vekili tarafından 06.09.2024 tarihinde bedel arttırım talepli dilekçe sunulduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle, kazaya karışan aracın ZMMS sigortacısı aleyhine açılan maddi tazminat talebine ilişkindir.6098 sayılı TBK 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. TBK 56. maddesine göre vücut bütünlüğü, TBK 58. maddesine göre kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir.
Somut olayda.
20.02.2017 tarihinde dava dışı sürücü ---- sevk ve idaresindeki ----sefer sayılı tramvayın davacı yaya -----’e çarpması sonucu dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, ATK Trafik İhtisas Dairesi raporu ile dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davacı ----- %87,5 kusurlu, dava dışı araç sürücüsünün %12,5 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, yine alınan ATK raporu ile dosyamız davacısının %30 maluliyetinin bulunduğu, iyileşme süresinin ise olay tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceğinin, 2 ay boyunca başkasının bakımına muhtaç olduğunun tespit edildiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
kusur ve maluliyete ilişkin dayanak raporlar dikkate alınarak rapor düzenlenmek üzere dosyanın aktüerya bilirkişisine tevdii edildiği, dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunun hükme esas alınmaya elverişli bulunduğu anlaşılmakla davacı vekilinin 06.09.2024 tarihli talep arttırım dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.Yargıtay ---- HD ---- Esas ---- Karar sayılı ilamının incelenmesinde.
"Somut olayda; davacının poliçe kapsamında ödeme yapılmasını sağlamak için, davalıya başvuru yaptığı ve davalının 17/10/2017 tarihinde kısmi ödeme yaptığı görülmektedir. Bu itibarla; davalının yetersiz olan kısmi ödemeyi yaptığı bu tarihte tüm zarar için mütemerrit olduğu dikkate alınarak 17/10/2017 tarihinden itibaren temerrüt faizine karar verilmesi gerekirken faiz başlangıç tarihinin hatalı saptandığından kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir."Huzurdaki davada.
Davacının poliçe kapsamında ödeme yapılmasını sağlamak için, 25.10.2017 tarihinde davalıya başvuru yaptığı, sigorta şirketi tarafından 07.03.2018 tarihinde ise kısmi tazminat ödemesi yapıldığı ve işbu tarih itibariyle davalı sigorta şirketinin mütemerrit olduğu dikkate alınarak davalı sigorta şirketi bakımından 07.03.2018 tarihinden itibaren temerrüt faizine karar vermek gerekmiştir.
6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1-3 maddeleri gereğince davalı taraf sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2.
Maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama giderleri olarak davalı şirketten tahsili ile hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26, 297/2 maddelesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/239, K. 2024/623, 30 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama