KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/901
- Karar No
- 2021/131
- Karar tarihi
- 2 Mart 2021
Karar Metni
1.239 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2019/901 Esas
KARAR NO : 2021/131
DAVA
İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/12/2019
KARAR TARİHİ : 02/03/2021
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /
DAVA/TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olan banka ile arasındaki -------borcu bulunan davalının borçlu işbu borcu ödemediğini, alacağın tahsili için -------------icra dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, 7 Örnek ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiğini davalı borçlu tarafından haksız olarak borca itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, davalının itirazının haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, itirazın iptali ile yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP : 6100 Sayılı HMK'nın 126-131 maddeleri kapsamında davaya cevap dilekçesi verilmemiştir. Davalı kendisini bir Avukat ile temsil de ettirmemiştir.
DELİLLER
---------------- Bilirkişi Raporu, dosyadaki diğer bilgi ve belgeler.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
Dava , İtirazın İptali ve tazminat (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
Basit yargılama usulüne tabi işbu davada dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak gönderilen ve yapılan davetiyeler sonucunda duruşma açılarak ön inceleme duruşması icra edilmiş ve tarafların sulh olmaması nedeniyle uyuşmazlık belirlenmiş ve tahkikata geçilmiştir. Bu aşamada deliler incelenip değerlendirilerek tahkikat işlemleri tamamlanmış, deliller değerlendirilmiş ve duruşmaya katılan davacı vekilinin son sözleri dinlenerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
Davaya esas-------- sayılı dosyası getirtilerek, incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu, davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür. Dosyaya mübrez Arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır
Öncelikle davanın yasal dayanığının hatırlanmasında yarar vardır.
2004 Sayılı İİK.'nın 67.maddesi; ------- Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. ----- Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın -------- yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.----Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. ------ Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmüne amirdir.
Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre uyuşmazlığa konu olayda ----- sayılı dosyasından davalı hakkında------ bağlı olarak işletme ihtiyaç kredisi borcundan dolayı icra takibi başlatıldığı ,takibe yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğu ve bir senelik yasal süre içerisinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce davalı davaya cevap vermediğinden iddianın inkar edildiğinin kabulüyle davacı tarafından gösterilen deliller toplanmış ve dosya bilirkişi raporu verilmesi için bankacılık konusunda uzman nitelikli hesaplamalar uzmanı bir bilirkişiye verilmiştir. Bilirkişi ------- tarafından hazırlanan rapor taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ve bilirkişi raporuna karşı verilen beyan ve itiraz da değerlendirilmiştir.
Bilirkişi tarafından dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda hazırlanan işbu rapora göre davacının davalıdan toplam -------alacaklı olduğu yönünde hesap ve görüş bildirildiği görülmüştür. Bu kapsamda alınan bilirkişi raporunun denetimi yapılmış ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu ve davacı tarafın davasını usulüne uygun olarak kısmen ispat ettiği anlaşılmıştır.
Bu kapsamda dosyaya mübrez işbu bilirkişi raporunun gerekçeli, denetime açık, hüküm kurmaya elverişli ve yerinde olduğu kabul ve takdir edilerek davacının davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile, davalının 2004 sayılı İİK'nın 67/I maddesi gereğince ---- sayılı takip dosyasına ---- asıl alacak, ---- işlemiş faiz,--- olmak üzere toplam ----kısmına yönelik yapmış olduğu itirazın iptali ile icra takibinin------- takip tarihinden itibaren --- oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ----- ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafın İcra İnkar Tazminatı İsteğine ilişkin yapılan değerlendirmede ise; ----- kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir.
Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.
Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Somut olayda uyuşmazlığın banka işlemlerinden kaynaklanması, matematiksel verilere dayalı para yönetimi faaliyetinde bulunan ticari bir kurum olan davacı bankanın alacağına ilişkin hesap ve talep konusunda hiçbir uyumsuzluğa mahal vermemesinin gerekmesi ve buna göre olayda sonuca alınan bilirkişi raporuyla ulaşılıp iddianın kısmen ispatı karşısında borç likit ve muayyen olmadığından İcra İflas Kanununun 67/2.maddesi gereğince koşulları oluşmadığı kanaatiyle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında 6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. Maddesinde sayılan yargılama giderlerinden sorumluluk, aynı yasanın 326/2 Maddesi gereğince tarafların haklılık durumu (kabul-red) esas alınarak belirlenmiştir. Bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. Maddeleri gözetilerek dava öncesi ----- bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de kabul ve red oranına göre karşılıklı olarak taraflardan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/901, K. 2021/131, 2 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama