KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/146
- Karar No
- 2025/362
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2025
Karar Metni
2.785 kelime·14 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/146
KARAR NO : 2025/362
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/03/2021
KARAR TARİHİ : 22/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Üçüncü şahıs ... adına kayıtlı --- plaka sayılı araç, sürücüsü ----- sevk ve idaresinde, 15.06.2020 tarihinde ---- bağlantı yolu ---- otoyolu istikametinde seyir halindeyken ----- Caddesi köprüsü üzerinde müvekkilinin sürücüsü olduğu ----- plaka sayılı araca tam kusurlu bir şekilde arkadan çarptığını ve iki araçta maddi hasar meydana geldiğini, bu kazanın hemen akabinde meydana gelen ikinci trafik kazasının iş bu davaya konu yapıldığını, bahsi geçen maddi hasarlı trafik kazası sonrasında müvekkilinin hakimiyetindeki----- plaka sayılı araç, arkadan çarpmanın etkisiyle ters istikamete dönerek sol şeritte kaldığını, kazanın ardından,
kazaya sebebiyet veren----- plaka sayılı araç sürücüsü --- ve beraberindeki nişanlısı ----, hemen kaza sonrasında sol şeride savrulan ve aracından yeni çıkmış bulunan müvekkilinin yanına geldiğini, hep birlikte özellikle sol şeritten gelen diğer araçlara, hızlarını azaltmaları için el kol işareti yapmaya başladıklarını, o sırada başka bir şekilde davranmaları ve tedbir almaları da mümkün olmadığını, kazadan yaklaşık 20-30 saniye zaman geçmişken, o sırada yine aynı istikamette sol şeritten çok hızlı bir şekilde gelen davalı ...'nın sevk ve idaresindeki ----- plaka numaralı aracın, müvekkiline ait araca ve aracın yanında bulunan müvekkiline,
akabinde yine olay yerinde bulunan ---- ile nişanlısı---- çarparak ağır şekilde yaralanmalarına sebebiyet verdiğini, seyir halindeki araçlara trafik kazası olduğu, yavaş ve dikkatli gelmeleri yönünde el kol işareti yapılmasına rağmen, davalı ...'nın aracının çok hızlı sürmesi,
dikkatsizliği ve trafik kurallarına aykırı hareket etmesi sebebiyle davaya konu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kazadan dolayı müvekkilinin 6 adet kaburgası ve kalça kemiğinin kırıldığnı, diz kapağına demir girmesi sonucu kırıklar oluştuğunu, 19 gün hastanede yattığını, ameliyatlar olduğunu, sol ayağına ve kalça kemiğine vida ve platin takıldığını beyan ederek trafik kazasında beden ve iş gücü (efor) kaybı nedeniyle, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, 6100 sayılı yasanın 107.
Maddesi gereğince ileride artırmak kayıt ve koşulu ile şimdilik.
1.000,00 TL beden gücü (efor) kaybı tazminat bedelinin davalı ... yönünden kaza tarihinden, sigorta şirketi yönünden ihbar tarihi gözetilerek temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan (maddi tazminattan dolayı davalı ... şirketinin poliçe limit ve kapsamları dâhilinde sorumlu olmaları kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin tedavi süreci boyunca çalışamaması nedeniyle, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, 6100 sayılı yasanın 107.
Maddesi gereğince ileride artırmak kayıt ve koşulu ile şimdilik.
1.000,00 TL ticari kazanç kaybı tazminat bedelinin davalı ... yönünden kaza tarihinden, sigorta şirketi yönünden ihbar tarihi gözetilerek temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan (maddi tazminattan dolayı davalı ... şirketinin poliçe limit ve kapsamları dâhilinde sorumlu olmaları kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin söz konusu kaza nedeniyle acısını bir miktar hafifletmek, elem ve ızdırabını biraz olsun azaltmak amacıyla 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline,
davalı ...'nın maliki olduğu kazaya karışan ----- plaka sayılı aracın veya tespit edilecek sair araç ve taşınmazların üçüncü şahıslara devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... şirketine usulüne uygun tebligat yapılmış, davalı davaya cevap vermemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın zaman aşımına uğradığını ve hak düşürücü sürenin geçtiğini, müvekkilinin kazanın oluşmasında kusuru olmadığını, davacı ile birlikte dava dışı --- ve --- ağır kusuru bulunduğunu, davacı ile diğer şahısların kullandığı araç daha önce kaza yaptığını ve davacıya ait olan araç sol şeritte
ters döndüğünü, davacıya ait aracın farları açık kaldığından müvekkilinin gözlerini aldığını ve kaza yapmasına sebep olduğunu, ikinci kazanın oluşmasının sebebinin, davacı tarafın daha
önce yaptığı kaza sebebi ile ters dönmüş aracının farlarının açık bırakarak ve yol güvenliğini tehlikeye
atmak suretiyle araçlarının yerini değiştirmeden ve yeni bir kazaya sebep olmamak için güvenlik önlemi
dahi almadan kendi aralarında biraz evvel yaptıkları kaza sebebiyle tutanak tutamak için yolun
ortasında beklemelerinden kaynaklandığını, müvekkilinin daha önce kaza olduğunu görmediğini, davacıya ait farların müvekkilinin gözünü alması sebebiyle ikinci bir kazaya karıştığını bununla birlikte trafikte ters yöne
dönmüş aracın farların kapatılmamasının da hatalı olduğunu, müvekkilinin de kaza sonucu aracında ve
bedeninde zararları oluştuğunu ve hastaneye kaldırılarak tedavi görmek zorunda kaldığını, müvekkilinin kendi aracının ve davacının aracının tamiri için yaklaşık 40.000,00 TL masraf yapmak
zorunda kaldığını, davacı tarafın, müvekkilinin aracına ait trafik zorunlu mali mesuliyet sigortası
yapan şirketten para tahsil ettiğini, hem davacı ve hem de diğer şahısların ikinci kazanın oluşmasında
ağır kusurlu olduğunu, illiyet bağı kesildiğinden müvekkiline karşı açılan maddi ve manevi tazminat talepli
davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın ihbar olunanlara ihbar edilmesini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunanlara HMK 61 vd. maddeleri uyarınca gerekli tebligatlar yapılmıştır.
İhbar olunan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ... (işbu davada ihbar olunan) ilk kazada asli kusurlu olarak bulunduğunu, ilk olayda her hangi bir yaralanma veya ciddi maddi zarar meydana gelmediğini, davacının kullanmış olduğu ----- plaka sayılı araçta meydana gelen cüz-i maddi hasar tespit edilmeden ikinci kaza meydana geldiğini, dava dilekçesinde müvekkili aleyhine tazminat talebin bulunmaması, talep edilen maddi ve manevi tazminata sebep olan olayda ( ikinci olaya) müvekkilin kusurunun olmadığını, bu nedenle müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını beyan etmiştir.
Davacı vekili 20.12.2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Haksız fiile dayalı toplam 193.405,03 TL maddi tazminat alacaklarının olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat talepleri yönünden ise dava dilekçeleri doğrultusunda karar verilmesini verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili ıslaha karşı beyan dilekçesinde özetle; Islaha karşı zaman aşımı itirazları olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.
Davalı ... şirketine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
---- CBS ---- soruşturma sayılı dosyası, ----- CBS soruşturma sayılı dosyası dosya arasına alınmıştır.
----- Emniyet Müdürlüklerine yazılan müzekkere cevapları dosya arasına alınmıştır.
----- İl Emniyet Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
SGK ------ İlçe Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi'ne yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
---- Eğitim Araştırma Hastanesi'ne, ---- Eğitim Araştırma Hastanesine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
Adli Tıp Kurumu raporları dosyaya sunulmuştur.
Trafik kusuru konusunda uzman bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, 15.06.2020 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki ---- plakalı araç ile ihbar olunan --- sevk ve idaresindeki ----- plakalı aracın çarpışmasından sonra, bu kazadan sonra meydana gelen trafik kazası sebebiyle davalı şirket nezdinde sigortalı bulunan ve diğer davalı ...'nın sevk ve idaresindeki ---- plakalı aracın davacının sevk ve idaresindeki ----- plakalı araç ile çarpışması sonucu, davacı yönünden, her iki davalıya karşı HMK 107.maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak beden gücü(efor) kaybı tazminatı ve ticari kazanç kaybı tazminatına dair maddi tazminat davası ile, davalı ...'ya karşı 100.000,00 TL manevi tazminat davasıdır.
Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, gelen müzekkere cevapları ve taraflarca sunulan deliller hep birlikte değerlendirilmiştir.
Dosyada, davalı ... vekilinin zaman aşımı ve hak düşürücü süre itirazı ön inceleme duruşmasında değerlendirilmiş, davanın süresinde açıldığı kabulüyle yargılamaya devam olunmuş,
Yargıtay ---- Hukuk Dairesi’nin 11/03/2021 tarihli, ---- esas ----- karar sayılı ilamında;"…haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp iddiasında; Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Ana Bilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğunu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi;
-11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü,
-11.10.2008–01.09.2013 arası Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği,
- 01.09.2013–01.06.2015 arası Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği,
-01.06.2015–20.02.2019 arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, ile Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik
-20.02.2019 tarihinden sonrası için Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir." belirtilmiştir.
Dosya, maluliyetin tespiti amacıyla ATK'ya gönderilmiş, 18.11.2022 tarihli, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporda, davacının vücut engellilik oranının %8 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren dokuz aya kadar uzayabileceği rapor edilmiş, rapora itirazların değerlendirilmesi amacıyla dosya ATK Üst Kuruluna gönderilmiş, 03.08.2023 tarihli ATK Üst Kurul raporunun da ilk raporla aynı mahiyette olduğu görülmüş, raporların, yukarıda anılan güncel içtihata göre, uygun yönetmelik esas alınarak yöntemince düzenlendiği anlaşıldığından ATK raporlarına itibar etmek gerekmiştir.
Dosya, trafik kusuru konusunda uzman bilirkişi ve sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş.
15.02.2024 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası, ATK raporları ve ibraz edilen deliller ışığında, ----- plakalı araç sürücüsü davalı ...'nın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/1-b maddesini ihlal etmesi sebebiyle kazanın meydana gelişinde %50 oranında kusurlu olduğu, ----- araç sürücüsü ...'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 59/ maddesini ihlal etmesi sebebiyle kazanın meydana gelişinde %40 oranında kusurlu olduğu, ---- ve ------ 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 68/1-c maddesini ihlal etmesi sebebiyle kazanın meydana gelişinde %10 (%5+%5) oranında kusurlu olduğu,
dava dışı SGK tarafından dosyaya sunulan evrakta davacıya yapılan geçici iş göremezlik ödemesinin bulunduğu tespit edildiğinden hesaplanan geçici iş göremezlik tazminatından bu yönde indirim yapıldığı, sürekli iş göremezlik ödemesi bakımından ise dava konusu olay iş kazası olmadığından dolayı bu yönde hesaplama ve indirim yapılamayacağı, yerleşik içtihatlar uyarınca TRH 2010 Tablosu ve kusur durumuna göre davacının 211.705,75 TL sürekli iş göremezlik zararı, 11.079,30 TL geçici iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 222.785,05 TL tazminatın poliçe limitleri içinde kaldığı rapor edilmiş olup, itirazlar irdelenerek sunulan ek rapora göre de,
dava öncesi ------Sigortanın yaptığı ödemenin faizi ile birlikte mahsup edilmesi sonucu davacının zararının 193.405,03 TL olduğu rapor edilmiştir.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi kök ve ek raporlarının bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunması sebebiyle yeni bir rapor alınması cihetine gidilmeyerek, davacı tarafından miktar yönünden, toplamda 193.405,03 TL olarak davanın ıslah edildiği, davacı tarafça ıslah harcının yatırıldığı, hesaplanan miktarın poliçe limitleri dahilinde kaldığı tespit edilmiştir.
Yargıtay -----. Hukuk Dairesinin 27/05/2019 tarih---- esas ----- karar sayılı ilamında: "...Davacı vekili; davalı ... nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunan müvekkilinin desteği ve murisi olan eşi ---sevk ve idaresindeki motosikletin, dava dışı -----sevk ve idaresindeki araçla çarpışması nedeniyle 02/07/2006 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin desteğinin kusurlu ve sorumlu olduğunu, müvekkilinin zarar gören 3.kişi konumunda olduğunu beyanla, eşinin desteğinden mahrum kalan müvekkili için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; kazaya karışan aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının taleplerinin poliçe kapsamı dışında olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, kararda yazılı gerekçelerle ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulüne, 57.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair verilen karar davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.Davacı vekilince tazminat için temerrüt faizi olarak ticari faiz(avans faizi) istenilmiş, mahkemece tazminatta davalı ... yönünden avans faizine hükmedilmiştir. Oysa, zarara neden olan araç motosiklet olup ticari araç değildir.
Bu halde temerrüt faizi olarak davalı ... yönünden yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faizine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.Yukarıda anılan davacı tarafça ıslah dilekçesinde yasal faiz talep edildiğinden ve kazaya neden olan araç ticari araç olmayıp hususi araç olduğundan yasal faize hükmetmek gerekmiş, her ne kadar her iki davalı yönünden,
kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiş ise de, davalı ... yönünden, ödeme tarihi olan 20.10.2020 tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 15.06.2020 tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilmiş, yine her ne kadar davalı ... vekili tarafından ıslaha karşı zaman aşımı itirazında bulunulmuş ise de, davanın belirsiz alacak davası olarak açılması sebebiyle ıslah edilen alacağın zaman aşımına uğramadığı tespit edilere, davacının maddi tazminat davasının, hükümde yazıldığı şekilde,
teselsül talebi de dikkate alınarak kabulüne karar vermek gerekmiştir.Davacının ayrıca manevi tazminat talebi de mevcuttur.
Manevi tazminat konusunda belirtmek gerekir ki. Anayasanın güvence altına aldığı hak arama özgürlüğünün yanında, yine Anayasanın "Temel Haklar ve Hürriyetlerin niteliği" başlığını taşıyan 12. maddesinde herkesin kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip olduğu belirtildikten başka, 17. maddesinde de, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip bulunduğu da düzenleme altına alınmış bulunmaktadır.
Türk Medeni Kanunu'nun 24. maddesinde, kişilik haklarına yapılan saldırının unsurları belirtilmiş ve hukuka aykırılığı açıklanmıştır. 25.maddesinde ise, kişilik haklarına karşı yapılan saldırının dava yolu ile korunacağı açıklanmıştır. Türk Borçlar Kanunu m. 56 gereği de. Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.
Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.
Manevi tazminat sade bir ifade ile, zarar görenin kişilik değerlerinde iradesi dışında meydana gelen eksilmenin (manevi zararın) giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir(----)Manevi tazminatta zarar, kişinin iç huzuru ve manevi bütünlüğüne yapılan saldırının mecazi ifadesidir-----
Manevi tazminata hükmedilirken uygulamaya 22/06/1966 gün----- sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki (Belirtilmelidir ki. Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararları konularıyla sınırlı, sonuçlarıyla bağlayıcıdırlar, bkz: 2797 saıyılı Yargıtay kanunu m. 45;"İçtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar.)ilkeler ışık tutmaktadır.
Manevi tazminat uygulamadaki yerleşen ilkeler ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları da gözetilerek, hakimin takdirinde bir husustur. Mahkemeler kanunen kendilerine tanınan takdir haklarını dikkatlı kullanmalıdırlar.
Takdir yetkisi, kanun koyucunun bilerek ve isteyerek, yani bilinçli olarak bıraktığı kural-içi (intra legem) boşlukların; hukuk kurallarını uygulamakla yükümlü olanlarca, olaylardaki özelliklerle toplumdaki ahlâkî düşünceler, hukukun birliği, takdir yetkisini tanıyan kuralın amacı, sosyal adalet gibi hususlar göz önünde tutularak ferdîleştirilip doldurulması yetkisidir.
Hukukî niteliği bakımından, MK. m. 4'de tanınmış olan bu yetki, kural-içi boşluğu doldurup doldurmamak bakımından yargıca bir « s e r b e s t i » (ihtiyar) vermemiş; tersine, bir ödev yüklemiştir. Gerçekten, MK. m. 4'e göre, «hâkim ... hükmeder». Bu ibareden ödev niteliği kolaylıkla anlaşılmaktadır. Şu halde, hakim, takdirle ilgili şartların gerçekleşmesi halinde, takdir yetkisini kullanmakla yükümlüdür. Aksi takdirde, hakkın dağıtımından kaçınmış olur-----
Mahkememiz anılan hususların da farkında olarak, dosyaya dönüldüğünde, Manevi tazminatın amaçlarından biri caydırıcılık olmakla beraber diğeri manevi tatmin duygusudur. Manevi tazminat miktarı amacından çıkacak şekilde, tarafın maddi olarak çöküşüne neden olacak miktarda da olmamalıdır.
Davacı tarafın sebepsiz olarak zenginleşmesine neden olmayacak, zarara uğrayanda manevi huzur doğuracak ve hükmedilecek tazminat miktarının cezalandırmaya veya malvarlığına ilişkin bir zararı gidermeye yönelik olmayacak şekilde olmasının Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında kabul edilmiş olduğu, iş bu davada manevi tazminat talebinin tamamının kabul edilmesinin davalıların ekonomik olarak çöküşüne sebep olacağı, tüm hususlar, yukarıdaki açıklamalar, 22/06/1966 gün ---- sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki (Belirtilmelidir ki.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararları konularıyla sınırlı, sonuçlarıyla bağlayıcıdırlar, bkz: 2797 saıyılı Yargıtay kanunu m. 45;"İçtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar.) ilkeler göz önünde tutarak, davacının, yaralama sebebiyle vücut engellilik oranının %8 olduğu, dokuz ay iş göremez hale geldiği,
alınan kusur raporuna göre davalı ...'nın olayda %50, davacının %40 kusurlu olması bir bütün olarak değerlendirilip hükümde gösterildiği şekilde, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, kazaya neden olan araç ticari araç olmayıp hususi araç olduğundan yasal faize hükmetmek gerekmiş, davalı yönünden 15.06.2020 kaza tarihinde temerrüdün gerçekleştiği kabul edilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/146, K. 2025/362, 22 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama