KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/388
- Karar No
- 2023/884
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2023
Karar Metni
1.212 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/388
KARAR NO : 2023/884
DAVA
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 28/06/2021
KARAR TARİHİ : 11/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı şirketin uluslararası taşımacılık ve nakliye işi ile iştigal etmekte olup davalıya ait yükleri yurt dışı taşıma işlerini yaptığını, davacı şirket davalıya ait yükün -----nakliyesi konusunda davalı şirket ile 5.900 Euro bedelle anlaşıldığını, davalı ile yapılan anlaşma gereği navlun bedelinin 5.250 Euro' su yükün alıcısı olan dava dışı -----Firmasına fatura edildiği ve bu kısım dava dışı firma tarafından ödendiğini, bakiye kalan 650 Euro ise davalı şirkete fatura edildiğini ve fatura davalı firmaya teslim edildiğini,
davalı şirket ürünlerini davacı şirket aracına yükleme yapılırken tüm ürünlerin paletli olmasından dolayı aracın yüksekliği kurtarmadığından davalı şirket yetkilileri tarafından söz konusu ürünler davacı şirket aracına paletsiz bindirilmiş olup, ürünler -----acenteya ulaştığında acente tarafından paletleme yapılacak ve ürünler davalı şirketin müşterisi olan dava dışı firmaya paletli teslim edilecek olup, acente tarafından yapılan paketleme bedeli davacı şirkete fatura edilecek, davacı şirket tarafından da bu bedel davalı şirkete fatura edilecektir, şeklinde anlaşma sağlandığını,
davacı şirket tarafından davalı şirkete ait yükün nakliyesi gerçekleştirilmiş olup, faturasının davalı şirkete iletildiğini, ayrıca ---- acente tarafından yapılan paketleme bedeli kendisine fatura edildiği için davacı şirket tarafından söz konusu bedelin davalı şirkete fatura edildiğini, davalı şirketin, davalı şirkete 957,03 Euro eski taşımadan dolayı, 650 Euro yeni taşımadan ve 1.500 Euro da yeni taşımanın paketlenmesinde dolayı toplamda 3.107,03 curo borcu bulunduğunu beyan ederek;
davanın kabulü ile itirazın iptali ve takibin devamına, %20 tan aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER
----. İcra müdürlüğünün -----Esas sayılı icra takip dosyası, bilirkişi raporu
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava; davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan ----- İcra müdürlüğünün -----Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.Somut olayda; davacı şirketin davalı şirkete muhtelif zamanlarda mal satışı yaptığı, ancak davalı şirkete mal teslimine karşılık davacı şirkete ödeme yapılmadığından davalı şirket hakkında----- İcra müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı,
28/07/2020 tarihli ----- yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23.maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinin 3.fıkrası ile ticari defterlerin sunulmaması halinde sunan tarafın kayıtlarına delil olarak dayanabileceği belirtilmiş ve dava sırasında yapılan ticari defterlerin delil niteliğine ilişkin bu değişiklik mahkememizce kurulan 26.09.2022 tarihli ihtaratlı ara kararla belirtilmiş ancak davalı taraf ihtarata rağmen ticari defterlerini sunmamış olduğu görülmüştür.Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça,
taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir.Yine Türk Ticaret kanununun 83. Maddesinde, Ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğini belirtmiştir.6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir.
Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde. 6100 sayılı HMK'nın 222.
Maddesinde 22/7/2020 tarihinde 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile yapılan değişiklik gereği ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği,
yapılan yargılama sırasında davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde takibe konu alacağa dayanak faturanın davacı taraf defterlerinde kayıtlı olduğu ve takibe konu faturalara ilişkin 3.079,93 EURO bakiye alacağının bulunduğu, davalı tarafın HMK'nın 222.
Maddesi gereği yapılan ihtarata rağmen ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmamış olması ve borcun ödendiğine dair herhangi bir ödeme belgesi de sunmamış olması nedeniyle faturaya konu malların davalı tarafa teslim edildiğinin kabulü gerekeceği, bu haliyle davacının 3.079,93 EURO luk asıl alacak talebine ilişkin davasında haklı olduğu anlaşılmakla likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle davalı yan aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/388, K. 2023/884, 11 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama