KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/167
- Karar No
- 2024/583
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2024
Karar Metni
1.053 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/167
KARAR NO : 2024/583
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 10/03/2022
KARAR TARİHİ : 16/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
İşbu davaya konu uyuşmazlığın konusunu müvekkili şirkete ait --- plakalı ---- marka ----- model araç ile davalı --- maliki ve davalı ---- sürücüsü olduğu ---- plakalı aracın 03/10/2018 tarihinde karıştığı kaza oluşturduğunu, konu kazada davalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi sonucunda müvekkili şirketin aracında maddi hasar meydana geldiğini, hasarın meydana gelmesinin ardından araç kiralayan, söz konusu durumu müvekkili şirkete bildirdiğini ve bunun üzerine zararın tazmini maksadıyla davalılar aleyhine ---- İcra Müdürlüğü ----- sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını ve takip,
davalıların/borçluların haksız itirazı neticesinde durduğunu, icra takibinin durmasının ardından arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle; haklı ve hukuka uygun davanın kabulüne, borçlunun takibe, asıl alacağa, ferilerine ve faize ilişkin haksız itirazlarının iptaline,---- İcra Müdürlüğü ----- sayılı icra dosyasındaki takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı taleplerinin kabulüne, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde özetle; Esasa ilişkin cevap bilahare delil sunma hakkımız saklı kalmak kaydıyla, davacı delillerinin tarafımıza tebliğini, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin dolması nedeni ile reddine karar verilmesini, yapılacak yargılamada tüm delillerin toplanmasından sonra sınırlı sorumluluk ilkesi, gerçek zararın giderilmesi ilkesi, kusur oranında sorumluluk ilkesinin gözetilerek, davacının açmış olduğu haksız ve yersiz davanın reddini, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.
DELİLLER
----. İcra Müdürlüğü --- Esas sayılı dosyası, -----, Emniyet Müdürlüğü yazı cevapları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sonucu davacı şirkete sigortalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle, kazaya karışan aracın ZMMS sigortacısı, işleteni ve sürücüsü aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Somut olayda.
03.10.2018 tarihinde davacı şirketin kaza tarihinde maliki olduğu ---- plaka sayılı araç ile davalı --- ait ve diğer davalının sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davalı ----- maliki olduğu ---- plakalı aracın kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketine araç başına 36.000,00 TL limitli trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu,
davacı şirket aracında hasar meydana gelmesi nedeniyle hasar onarım bedelinin kazada kusurun karşı tarafların sorumluluğunda bulunan araç sürücüsünde olduğu iddiası ile icra takibi başlatıldığı ve vaki itirazlar üzerine huzurdaki davanın ikame edildiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; yargılama sırasında davacı tarafın KTK'nin 97.maddesi gereğince davalı sigorta şirketine başvuru yaptığı, makine mühendisi ve sigorta bilirkişisinden oluşan heyetten alınan rapor ile davalı sigorta şirketi nezdinde trafik sigortalı ---- plakalı aracı sevk ve idare eden davalı --- kazanın oluşumunda asli ve %75 kusurlu olduğu,
davacıya ait bulunan ---- plakalı aracın ise %25 oranında kusurunun bulunduğu, davacı tarafından başlatılan -----.
İcra Müdürlüğü ---- Esas numaralı dosyada bakiye hasar onarım bedeli ile ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 9.805,85 TL Asıl alacak ile dava konusu kaza arasında uygun illiyet bağının bulunduğu, miktar olarak da piyasa koşullarına uygun olduğu yönünde, tespit, görüş ve hesap içeren rapor düzenlendiği, mahkememizce bilirkişi raporu taraf ve taraf vekillerine tebliğ edildiği,
ancak davalı sürücünün kusur durum ve oranına yönelik herhangi bir itiraz öne sürülmediğinden ve mahkememizce kusur dağılımı yerinde görüldüğünden davalıların meydana gelen kazada kusur yönünden %75 oranında sorumlu oldukları, bir başka anlatımla davacının davalı sürücünün kusurunu ispat ettiği (Yargıtay ----HD-----, davalı sigorta şirketi tarafından davacı şirkete 1.485,00 TL hasar tazminatı ödemesi yapıldığı,
yapılan ödemenin tespit edilen 14.759,31 TL TL hasar tazminatından mahsubu neticesinde ve kusur oranına göre (%75 =11.069,48 TL -1485,00 TL=) 9.584,48 hasar miktarı ve yargılama gideri olarak ekspertiz ücretinden müteselsilen sorumlu oldukları anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.2004 Sayılı İİK'nin 67/2 maddesine göre davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; davaya konu olayın trafik kazası şeklinde vuku bulan haksız fiilden kaynaklanması,
uyuşmazlığın yargılamayı gerektirmesi ve sonuca yapılan yargılama, kusura ve hasara ilişkin alınan bilirkişi raporu, hasar ve onarım bedeline ilişkin düzenlenen ekspertiz raporu ile hasar dosyası gibi bir kısım bilgi ve belgenin incelenmesi sonucunda ulaşılması nedeniyle alacağın davalılar yönünden likit/muayyen olmadığı kanaatiyle tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1-3 maddeleri gereğince davalılar müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2.
Maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri olarak yalnızca davalı sigorta bakımından davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26, 297/2 maddelesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/167, K. 2024/583, 16 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama