KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/201
- Karar No
- 2023/829
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2023
Karar Metni
3.779 kelime·19 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/201
KARAR NO : 2023/829
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/03/2022
KARAR TARİHİ : 23/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı müvekkili -----Kongre hizmetlerinde, teşvik gezilerinde, heyet gezilerinde, bayi toplantılarında, ürün lansmanlarında, ödül törenlerinde, festivallerde organizasyon hizmeti verdiğini, ---- Derneği'nin, uzun süredir kongreler düzenlemekte ve bu kongrelerin organizasyon faaliyetleri için de müvekkili şirket ile anlaştığını, müvekkili şirketin 2016 yılından beri -----Derneği'nin kongrelerinde organizasyonları düzenlemek ve yönetmek adı altında hizmet verdiğini, organizasyon hizmeti içerisinde kongreye katılım sağlayan kişilerin konaklama ücreti de organizasyon şirketi olan müvekkili tarafından karşılandığını,
konaklamada kongreye katılan kişilere single diye tabir edilen tek kişilik odalar tahsis edildiğini ve kongre süresi içerisinde konaklama ücreti organizasyon şirketi müvekkili şirketi tarafından karşılandığını, eğer kongreye katılacak kişiler kongrede katılımcı olmayan bir kişi/kişiler ile birlikte otele giriş yapması ve konaklamak istemesi halinde, kongrenin katılımcıya sağlamış olduğu tek(single) oda, double (çift) oda olarak revize edildiğini ve katılımcı, organizasyon şirketi olan müvekkili şirkete çift kişilik konaklama bedeli farkını ödemesi gerektiğini, bu hususun 2016 yılından beri bu şekilde devam ettiğini,
bu çerçevede----- Derneği'nin, 2021 yılında ---- Kongresini düzenlediğini ve organizasyon faaliyetleri için müvekkili ile anlaştığını, söz konusu kongrenin ---- yapılmış ve katılımcıların konaklamaları için---- ile anlaşıldığını,---- Derneği'nde bilimsel kurulunda ve yönetim kurulunda yer almış olan davalı ...---- esasen organizasyon kurallarını, organizasyonun nasıl işlediğini ve diğer hekimlerin bu farkı ödediklerini bilmekte, ancak kötü niyetli bir şekilde ödeme yapmaktan kaçındığını,
davalının 2021 yılında düzenlenen----Kongresinde katılımcı olarak katıldığını ve 16.09.2021- 21.09.2021 tarihleri arasında eşi ile birlikte----- konakladığını, ...'- eşi kongre katılımcısı olmamakla beraber, otel tarafından double(çift) kişilik oda tahsis edildiğini ve konaklama bitimi sonrası otel tarafından müvekkili şirkete davalının double(çift) kişilik odada kaldığı belirtildiğini ve davalının kongre katılımcısı olmayan eşine ilişkin konaklama bedeli farkını ödemesi gerektiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından davalıya konaklama farkı bedeli faturası oluşturulduğunu, oluşturulan fatura, müvekkili şirket tarafından ... iletildiğini,
fakat davalı ... ödemeyi gerçekleştirmediğini, oluşturulan faturanın, eposta aracılığıyla davalıya iletildiği belirtilse de davalı tarafından herhangi bir ödeme alınmadığını, açıklandığı ve işbu dava dilekçesi ekinde yer alan ----- tarafından tanzim edilen yazı başta olmak üzere, sundukları delillerle de açık olduğu üzere, ..., kongre katılımcısı olmayan eşiyle beraber konaklama yaptığını ve konaklama fark bedelini ödemesi gerektiğihih açık olduğunu, müvekkili şirketin 2016 yılından beri ------ Derneği ile birlikte çalışmakla birlikte kongrelerde katılımcılar,
katılımcı olmayan kişiler ile birlikte organizasyon şirketinin anlaşmış olduğu otelde kalmaları sonucu konaklama bedelinin çıkacağını bildiğini, kaldı ki davalı, ..., ----- Derneğinde bilimsel kurulunda ve yönetim kurulunda yer aldığını, esasen organizasyon kurallarını, organizasyonun nasıl işlediğini ve diğer hekimlerin bu farkı ödediklerini bilmekte, ancak kötü niyetli bir şekilde ödeme yapmaktan kaçındığını,
davalının konaklama farkını kendisine tanınan uzun müddet içerisinde ödememekte ısrar etmesi sebebiyle davalı aleyhine----- İcra Müdürlüğü’nün ------sayılı dosyası üzerinden müvekkili davacı şirket tarafından icra takibi başlatılmak zorunda kalındığını, davalının 24.11.2021 tarihli dilekçesiyle, takibe, alacağa ve ferilerine, işletilmiş ve işletilecek faize itiraz ettiğini, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu, takibin devamı için işbu davayı açma zaruretimiz hasıl olduğunu, somut uyuşmazlıkta yaşanan konaklama farkı bedeli,
diğer katılımcılarda da oluştuğunu ve katılımcıların kongre tarihinden önce müvekkili şirkete mail yoluyla ulaşarak kongreye katılımcı olmayan kişi/kişiler ile otelde kalacaklarını bu yüzden çift kişilik odanın ayrılmasını istediğini ve konaklama farkı bedelini ödediğini, katılımcılardan, ----- Farkı adı altında müvekkili şirkete konaklama farkı bedelini ilettiğini, katılımcı eşiyle birlikte kongreye katıldığını ve ortaya çıkan konaklama farkı bedelini müvekkili şirketin hesabına ilettiğini,
belge üzerinde kişisel veriler sansürlenmiş olup gerekli görülmesi halinde katılımcının ismi ve detaylar paylaşılacağını,-----Derneği Yönetim Kurulu üyesi olan katılımcıya da konaklama farkı bedeli nedeniyle fatura oluşturulduğunu, belge üzerinde kişisel veriler sansürlenmiş olup gerekli görülmesi halinde katılımcının ismi ve detayların paylaşılacağını, somut olaya ilişki yerleşik içtihatlara bakıldığında konaklamanın gerçekleştiği saptandığından itirazın iptaline karar verildiğini, davalı, kongre üyesi olması,
daha önce de kongrelere katılmış olması nedeniyle katılımcılara tek o kişilik oda tahsis edildiğini katılımcı olmayan bir kişi/kişiler ile organizasyon şirketinin belirlemiş olduğu otel odasına katılamayacağı katılır ise de konaklama bedeli farkı ortaya çıkacağını bildiğini, kaldı ki yukarıda da belirtildiği gibi diğer tüm katılımcılar konaklama farkı bedelini ödediğini, bu yüzden kötüniyetli davalı aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi de gerektiğini, somut olay değerlendirildiğinde, -----Derneği'nin 2021 yılında düzenlemiş olduğu ----Kongresine katılım için davalı konaklama gerçekleştirdiğini,
davalının mesleği, doktor olup aynı zamanda konaklama nedeni olan kongreyi düzenleyen ----- Derneği'nin üyesi olduğunu, açıklanan nedenlerle davalının itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Her ne kadar 30.09.2021 tarihli -----numaralı fatura tanzim edilerek, davalı müvekkilinden fatura bedeli olarak 3.687,00 TL talep edilmişse de, müvekkili ile davacı arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını ve davacının müvekkilden hiçbir fatura alacağı bulunmadığını, zira, dava dilekçesinde davacı tarafın belirttiği hususlardan;
yapılan organizasyon ve kongreler nedeniyle kurulan hukuki ilişkinin davacı ile ------Derneği arasında kurulduğu anlaşılmakla, davacının müvekkilinden fatura alacağı dahil olmak üzere hiçbir alacağı bulunmasının hukuken mümkün olmadığını, işbu sebeple husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, para alacağı ve husumetin dava şartının varlığını kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davanın Asliye Ticaret Mahkemelerinde değil, Tüketici Mahkemelerinde görülmesi gerektiğinden, dava şartı yokluğu nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, görevsizlik hususu kamu düzeninden olup, resen gözetilen dava şartlarında olduğunu,
sonuç itibariyle, husumet itirazının kabul görmemesi halinde görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacı yan, her ne kadar Yargıtay -----HD----- Sayılı kararını gerekçe göstererek görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirtmiş ise de;
bahsi geçen Yargıtay kararında davalı taraf gazeteciler cemiyeti olduğundan dolayı, davalının tüketici olmadığından bahisle, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu belirtildiğini, davacı şirket davayı müvekkilinin şahsına yönelterek açık bir hataya mahal verdiğini, nitekim, davalı müvekkili ile davacı arasında hiçbir ticari ilişki bulunmamakta olup, bir an için husumet itirazının kabul görmediği kabul edilse dahi, müvekkilinin tüketici konumunda bulunacağının açıkça anlaşıldığını, bu sebeple, husumet itirazının kabul görmemesi halinde Tüketici Mahkemelerinin görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini,
müvekkilinin Doç. Dr. ...-----Derneği'nde bir dönem Yönetim Kurulu üyesi olarak görev alan, halihazırda mesleki ve akademik hayatına devam eden başarılı bir Kardiyolog olduğunu, müvekkilinin, 2021 yılında ----- düzenlenen ve 16.09.2021 ile 21.09.2021 tarihleri arasında konaklamalı olan kongreye ----- Derneği Yönetim Kurulu üyesi olarak iştirak ettiğini, müvekkilinin, bu kongreye Dernek çatısı altında katılmış ve bu organizasyonda ---- Derneğinin bir ferdi olarak,
konuşmalar ve akademik çalışmalar yaptığını, kongrenin düzenlenmesi ve etkinliğe dair çeşitli işlemler, ----- Derneği ile davacı şirket arasında yapılan anlaşma kapsamında davacı şirket tarafından görüldüğünü, işbu anlaşmanın tarafları davacı şirket ile---- Derneği olup, müvekkilinin ise derneğin bir dönem yönetim kurulu üyeliğinde bulunduğunu, 2021 yılında yapılan ve 16.09.2021 ile 21.09.2021 tarihleri arasını kapsayan zaman diliminde, müvekkilinin, -----Derneği'nin kongresine, yine derneğin belirttiği ----- - zorunlu sebeplerden ötürü eşi ile katıldığını, müvekkilinnin eşinin de müvekkiline eşlik etmesi sebebiyle,
hangi hukuki gerekçeyle ve hangi ticari ilişkiye dayanarak davacının, müvekkilin şahsına fatura tanzim ettiğinin anlamadıklarını, zira, davacının dava dilekçesinden de anlaşıldığı üzere, davacı ile müvekkilinin şahsı arasında herhangi bir hukuki ve ticari ilişki söz konusu olmadığı gibi, aralarında herhangi bir anlaşma da söz konusu olmadığını, dolayısıyla, davacının hangi hukuki dayanak sebebiyle tanzim ettiği bilinmeyen 30.09.2021 tarihli ----numaralı 3.687,00 TL bedelli faturanın sadece davacı tarafından düzenlenmiş olması,
hiçbir şekilde alacağın varlığını göstermemekte olup, Yargıtayın içtihatlarının da bu yönde olduğunu belirtmek istediklerini, kaldı ki, müvekkilinin davacı şirketten de şahsi olarak hiçbir hizmet almadığını, aralarında hiçbir ilişki de söz konusu olmadığını, bu sebeple de, müvekkiline gönderilen faturaya, yine müvekkili tarafından yasal süresi içinde itiraz edildiğini, öte yandan;
davacı 30.09.2021 tarihli ----- numaralı 3687,00 TL bedelli faturanın tanzim edildiğini, sözde müvekkilinin konaklama fark ödemesini davacıya yapmadığı belirtilmiş ise de, müvekkilinin işbu dava ile ilgili husumetinin bulunmadığı itirazlarını yinelemekle birlikte, davacı taraf 2021 yılında yapılan----- Derneği Kongresi için----- yaptığını iddia ettiği ödemeye ve sözde fark ödemesine ilişkin hiçbir bilgi ve belge sunmadığını;
diğer yandan ise davacı yan mahkemeyi yanıltmak için, organizasyon ve kongre etkinlikleri hakkında------ Derneği ile yapılan protokolü de sunmadığını, zira bu durumda müvekkilinin somut olayda bir taraf olamayacağı mahkemece de görülebileceğini, davacının işbu davayı açmasındaki hukuki ilişkinin temeli ile hangi hukuki gerekçeyle müvekkiline dava açıldığı açıklanamadığı ve ispatlanamadığını, kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla, fatura bedelinin neye göre hesaplandığı,
bu bedelin dayanağının---- bulunan çift kişilik oda fiyatı mı yoksa davacı şirket ile otel arasında akdedildiği varsayılan protokolden mi kaynaklandığı dahi anlaşılamadığını, zaten davacı şirket de varlığını iddia ettiği fatura alacağına dayanak olabilecek hiçbir delil sunmadığını, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu ve örnek olarak gösterdiği gibi, dava dışı diğer katılımcıların davacı şirkete bir kısım ödemeler yapması,
müvekkilinin davacı ile arasında herhangi bir ticari ilişkinin varlığına delalet etmediği gibi, herhangi bir alacağı da kanıtlamaya muktedir olmadığını, bahsi geçen bu diğer katılımcı üçüncü kişilerin davacı şirkete yapmış olduğu ödemelerin tarihlerine bakılırsa, yapılan ödemeleri hakkında 16 Eylül 2021 tarihinde başlayan Kongreden en erken 15-20 gün öncesinin tarihleri tespit edilebildiğini, müvekkiline tanzim edilen faturanın tarihi ise, kongrenin bitmesinden sonra gerçekleştiğini, arz ve izah edilen nedenlerle ve resen tespit edilecek nedenlerle;
öncelikle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, aksi halde somut uyuşmazlıkta ancak Tüketici Mahkemeleri görevli olabileceğinden, görevsizlik kararı verilmesine, daha aksi halde, haksız ve kötü niyetli davanın ispat edilemediği ve evleviyetle ispata da elverişli olmadığı gözetilerek reddine, davacının açıkça kötü niyetli ve kusurlu olarak dava açtığından %20'den az olmamak üzere hükmedilecek olan kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak taraflarına verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER
-----. İcra Dairesi'nin ------Esas Sayılı Dosyası UYAP Kayıtları, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Ticaret Sicil Kayıtları, Nüfus Kayıtları, Kongre Daveti, Fatura, E-Mail----- Dekontları,---- Kayıtları, Tanık Beyanları, Dosyadaki Sair Bilgi ve Belgeler.
TANIK (DAVACI TANIĞI) ...; 'Davacı şirket ile davalıyı tanırım, ben davaya konu edilen kongre döneminde----- Derneğinin genel sekreteri olarak görev yapıyordum, şu anda derneğin genel yardımcısı olarak görev yapıyorum, 2021 yılında yapılan ----- kongresine ben de iştirak ettim, kongre 700-800 kişinin katılımı sağladığı bir kongre idi, davalı o dönemde derneğin yönetim kurulu üyesi olarak görev yapıyordu, kendisinin eşi Kardiyolog değildir, bu sebeple kongre bilimsel programında yer almıyordu, davalının eşinin kongre tarihinde otelde konaklayıp konaklamadığını hatırlamıyorum,
ancak organizasyon firması tarafından bildirildiği üzere davalının kongre tarihinde otele geldiğini ve konakladığını duydum, Sağlık Bakanlığının önergesi doğrultusunda dernek tarafından sadece kongre bilimsel programında yer alan hekimler kongreye davet edilebiliyor bunun dışında hiç kimsenin kongreye davet edilmesi mümkün değildir, bu sebeple kongre tarihinde katılımcılar dışında gelen kişilerin ücretleri dernek tarafından karşılanmamaktadır, kongrenin yapıldığı tarihte katılımcıların konakladığı otelde katılımcıların yanında gelen kişiler açısından fark ücreti uygulaması bulunup bulunmadığı hakkında bilgim yoktur,
davacı şirket tarafından konaklama yapılan otelce davalının eşi adına çıkartılan fark oda ücreti hakkında derneğe sözlü olarak bilgi verilmişti ancak resme yoldan gelen herhangi bir evrak olmadı, benim konuya ilişkin görgü ve bilgim bundan ibarettir, 'şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK (DAVACI TANIĞI) ...; ' Ben Kardiyoloji doktoru olarak Özel muayenehanemde çalışmaktayım. 2021 yılında doktorlar olarak--- derneğinin ---- bir organizasyonu vardı. ----derneğinin düzenlediği bir organizasyondu. Derneğin açık ismi -----derneği idi. Biz davacı şirketten acente olarak hizmet alımı gerçekleştirmekteyiz.
Organizasyon sürecini davacı şirket gerçekleştirmektedir, doktorların transfer sürecini konaklama sürecini onlar gerçekleştirmektedir, Ben -----derneğinin yaklaşık 6 yıldır yönetim kurulunda yer almaktayım. Davalıyı da kongredeki görevlerinden bilmekteyim. Davalı da ----- dernekte yönetim kurulunda olup olmadığını hatırlayamıyorum, ancak çalışmalarda aktif olarak görev almaktaydı.
Ben ----- kongreye eşim ve çocuklarım ile birlikte gitmiştim, normalde kongrelere doktorlar tek olarak gelirler uygulama bu şekildedir, benim gibi kongereye ailesi ile birlikte gelmek isteyenler acenteye yani davacı şirkete bildirerek ek yatak talebinde bulunur, ben de ek yatak talebinde bulunmuştum, ayrıca eşimin ve çocuklarımın uçak biletlerini ve oteldeki kalış bedellerini ben kendim ödedim, Davalı kongreye eşi ile birlikte gelmiştir, çocuğunun gelip gelmediğini hatırlamıyorum, davalının duble oda ücretinin ödeyip ödemediğini bilmiyorum,
normalde uygulama davacı şirkette de olduğu gibi katılımcı dışında konaklayan yakınların ek-yatak ödemelerinin katılımcı tarafından karşılanmasıdır, ben de yukarıda bahsettiğim üzere eşimin ve çocuklarımın konaklama bedelini karşıladım, 'şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK (DAVALI TANIĞI) ------; ' Ben davalının mali müşaviri aynı zamanda yakın arkadaşı olurum. Davalı ... hanım doktordur. Kendisi daha önce ---- derneğinin yönetim kurulu üyesiydi. Kendisi yönetim kurulu üyeliğinden tatsız bir şekilde ayrılmıştır. Kendisi mesleği gereği sürekli kongrelere katılıyordu. Daha önce katılmış olduğu ve yine aynı derneğin düzenlediği kongrelerde eşi ve annesi ile birlikte katıldığı halde kendisinden herhangi bir ek ücret talep edilmemişti.
Ne zaman ki derneğin yönetim kurulundan ayrıldı ondan sonra bu şekilde ek ücret talep edildi ve davaya konu fatura düzenlendi. Bu kongreye eşi ile katıldığı doğrudur. Ancak dediğim gibi önceki kongrelerde fatura düzenlenmediği halde bu kongre için fatura düzenlenmesi ve ek ücret talep edilmesi kötü niyetlidir. Bu fatura bize ---- isimli bir şirket tarafından gönderilmişti.
Ben de bu faturayı aldıktan sonra kendilerinden böyle bir hizmet almadığımız açıklamasını yaparak ödeme yapmayacağımızı da beyan ettim. Davalı ... hanımın davacı şirketle herhangi bir hukuki ve ticari ilişkisi yoktur dedi 'şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK (DAVALI TANIĞI) -----' ben davalının eşi olurum. Davalı eşim ve ben doktorluk mesleğini icra ederiz. Ben eşim ile birlikte----derneği tarafından düzenlenen ----yapılan 16/09/2021-21/09/2021 tarihleri arasındaki kongreye katıldım. Ve otelde birlikte konakladık. Davalı eşim o tarihte ilgili derneğin yönetim kurulu üyesi olarak görev yapıyordu.
Bu kongrede aynı zamanda derneğin genel kurulu yapıldı ve yapılan seçimlerde eşim aday olmadı ve dolayısıyla yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldı. Bu süreçte eşim derneğin sanırım genel sekreteri olan ---- bey ve davacı şirketle işleyiş konusunda yaşadığı görüş ayrılığı ve hatta eşimin mesleki prestijini sarsan nedenler dolayısıyla husumetli bir şekilde yönetimden ayrılmak daha doğrusu seçime girmeme kararı almıştı.
Daha önce ----- yapılan bir kongreye ben ve eşim ile birlikte katılmıştık. Bu kongreyi davacı şirket organize etmişti. O kongre için eşime herhangi bir ek ücret çıkartılmamış ve fatura düzenlenmemişti. Hatta ---- ulaşım için giderleri dahi organizasyon şirketi ödedi diye hatırlıyorum. Ancak ---- yaşanan genel kurul süreci ve eşimin yönetimden ayrılması nedeniyle davaya konu edilen fatura düzenlenmiştir.
Biz ----- gittiğimizde bizden herhangi bir şekilde ek ücret talep edileceği söylenmemiş ve bu yönde bir talepte bulunulmamıştır. Ancak sonradan yukarıda anlattığım nedenlerle kötü niyetli olarak bu şekilde bir fatura düzenlenmiş ve ek ücret talep edilmiştir 'şeklinde beyanda bulunmuştur.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ VE VAKIALARA GÖRE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI: Dava, 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince açılmış İtirazın İptali ve tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince dava değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak resen incelemeye tabi dava şartları, harç, taraf sıfatı ve hak düşürücü süreye ilişkin hususlar incelenmek ve değerlendirmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve vaki davete rağmen duruşmaya katılan taraf vekillerinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanları üzerine tahkikata geçilerek deliller toplanmış,
tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek, son duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
Öncelikle davaya esas-----.İcra Dairesinin -----Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden getirtilerek, incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu görülmüştür. Ayrıca davacı şirketin ticaret sicil kaydı ve davalının nüfus çıkartılarak dosyaya konulmuştur. Öte yandan dava konusu olayda kongrenin yapıldığı ----- faaliyet gösteren ----- isimli otele müzekkere yazılarak konaklama bilgileri celbedilmiştir. Dosyaya mübrez Arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Anayasa'nın 37. maddesine göre "Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz". 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesine göre, "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/(1)-c maddesine göre, mahkemenin görevli olması dava şartıdır.
115. maddesine göre, "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." Bu yasal çerçevede mahkemelerce görev konusu her aşamada resen gözetilmesi gerekmektedir.
Bu kapsamda davacının TTK'nin 16/1 maddesi gereğince tüzel kişi şirket olduğu, davalının gerçek kişi olmakla birlikte hekimlik mesleğini icra ettiği ve davaya esas uyuşmazlığın mesleki amaçlarla düzenlenen kongre organizasyonuna katılımı ve bu kapsamda düzenlenen faturadan kaynaklandığından ticaret mahkemesinin görevli olduğu kabul edilmiş ve yargılama mahkememizce yapılıp bitirilmiştir.
Ayrıca davaya esas faturanın davalı adına düzenlendiği ve kongre katılımcısının kendisi olduğu anlaşılmakla davada taraf sıfatının bulunduğu da ifade edilmelidir.
2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde; "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
(Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu kuraldan hareketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır.
İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.
Yapılan açıklamalar, anılan yasal düzenlemeler, toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda somut olaya bakıldığında; ----İcra Dairesinin ---- Esas sayılı dosyasından davalı-borçlu hakkında hizmet sözleşmesi kapsamında düzenlenen 30/09/2021 tarih ve 3.687,00 TL bedelli faturaya dayalı olarak icra takibi başlatıldığı ,icra takibe yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğu ve bir senelik yasal hak düşürücü süre içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce açılan işbu dava üzerine taraf teşkili sağlanarak işin esasının incelenmesine geçilmiştir. Bu kapsamda taraf vekillerince gösterilen deliller ve davanın niteliği gereği resen toplanması gereken tüm deliller toplanmıştır. Buna göre davacı şirket tarafından 16/09/2021 -21/09/2021 tarihleri arasında----- bulunan ----- otelde dava dışı -----Derneği adına kongre düzenlenmiş ve bu kongreye davalıda katılmış olup, davalının otelde eşiyle birlikte konakladığı sabittir.
Davalının hekim olduğu ve katılımcı bilim kurulu listesinde bulunduğu; eşinin ise misafir/dış katılımcı konumunda olduğu da açıktır. Dosyaya mübrez kongre davetinde kongre ve katılım şartları ayrıntılı olarak gösterilmiş olup işbu belgede katılımcı bedelleri yanında, özellikle dış katılımcı halinde bedelin ayrıca tahsil edileceğine ve miktarına da yer verilmiştir.
Filhakika, bu tür kongrelere mesleki olarak katılım sağlayan kişilerin kongrenin yapıldığı otele refakatçi (eş, çocuk, arkadaş vb) getirmeleri halinde konaklama için kendilerine ayrılan odanın niteliğinin değiştiği ve kendileri için ödenen oda ücretine misafirleri için ek ücret ödemek zorunda oldukları da maruftur.
Davacının önceki kongrelerde eşiyle birlikte ek ücret ödemeden konaklamış olmasına ve aradaki husumetin işbu duruma sebebiyet verdiğine yönelik savurma; anılan durumlar kongreyi düzenleyen şirketin ya da derneğin önceki tercih ve takdirine bağlı bir husus olup, somut olaya bir etkisi olmayacağından yerinde görülmemiştir. Kaldı ki, davalı ile aynı durumdaki başka katılımcıların misafirleri için konaklama/katılım farkını ödedikleri banka dekontlarından görülmüştür.
Mamafih, konaklama ücreti için düzenlenen fatura bedelinin de, davette ek ücret olarak gösterilen miktar, aynı konumdaki katılımcıların yapmış oldukları ödemeler, işin niteliği gereği konaklama yanında transfer ve başkaca hizmetlerden yararlanılmış olması, otelin yer, konum ve niteliğine göre kongre tarihindeki fiyat politikası da gözetildiğinde kadri maruf olduğu kabul ve takdir edilmiştir.
Binaenaleyh; davacı şirketin davasını, TMK'nin 6 ile HMK'nin 190. maddeleri gereğine ispatladığı sonuç ve kanaatiyle, davalı-borçlunun----İcra Dairesinin ---- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa (3.687,00 TL) takip tarihinden itibaren yıllık % 9 oranında yasal faizi uygulanmak suretiyle aynen devamına karar verilmiştir.
(AY.138/1, HMK,187/2, 266/2.cümle) Davacı tarafın İcra İnkar Tazminatı İsteğine ilişkin yapılan değerlendirmede ise.
Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nin 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir.
Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.
Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.
Somut olayda, takibe konu alacak yönünden davalının itirazının haksızlığına karar verilmiş olması ve taraflar arasındaki hizmet ilişkinin sabit ve davacı şirket tarafından bu kapsamda düzenlenen faturaya göre davalı borçlu yönünden asıl alacak/borç likit/muayyen olduğu anlaşılmakla asıl alacağın (3.687,00 TL) %20'i olan 737,40 TL icra inkar tazminatının da davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmesi gerekmiştir.
6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince tamamen aleyhine hüküm verilen davalı sorumlu tutulmuştur.
Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26, 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/201, K. 2023/829, 23 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama