KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/218
- Karar No
- 2024/555
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2024
Karar Metni
1.144 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/218
KARAR NO : 2024/555
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 29/03/2022
KARAR TARİHİ : 09/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davadışı sigortalı ---- ait ---- plakalı araç Müvekkili Sigorta Şirketi tarafından ---- Numaralı ----- Poliçesi ile sigortalandığını, 30.05.2020 tarihinde sigortalı motosiklet ---- Şirketi tarafından korunan ----- otoparkından çalınması neticesinde sigortalıya müvekkili şirket tarafından 46.500,00 TL ödeme yapıldığını, olay anına ait kamera kayıtlarıyla davalı güvenlik firmasının kontrol ve gözetiminde olan otoparkta, Güvenlik Firması çalışanlarının gerekli özen yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğunu, hırsızlık yapan şahısların girişini önlememeleri,
şahısların şüpheli davranış ve kıyafetlerde olmasına rağmen ve motorsikleti sürükleyerek götürmelerine rağmen engel olmadıklarını, gerekli kontrolleri yapmadıklarını, sigortalı araç 24 saat kamera kayıtlarıyla ve güvenlik görevlileri olmasına rağmen kapalı otopark içinden üstelik 2 kişi tarafından çalındığını, tüm süre zarfında Güvenlik Şirketinin hiçbir müdahalesi olmadığını, tüm bu sebeplerle davalı güvenlik firmasının ortaya çıkan zarardan sorumluluğu bulunduğunu, bu nedenlerle; ihtiyati haciz ve tedbir talebimizin kabulüne,davanın kabulüne,davalı tarafından ----.
İcra Müdürlüğü'nün ----- Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına,davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirket, söz konusu olayın yaşandığı sitedeki güvenlik hizmetini layığıyla yerine getirmiş olduğunu, dava konusu olayda herhangi bir kusuru bulunmadığını, davacı, yaşanan olaya ilişkin elverişli bir rapor alınmaksızın sigortalısına ödediği ücretin aynen tahsili amacıyla müvekkili şirkete icra takibi başlattığını, söz konusu icra takibinin haksız ve mesnetsiz olduğundan itirazının yerinde olduğunu, dava konusu somut olayda müvekkili şirketin herhangi bir kusuru olmamakla beraber davacı tarafından müvekkili şirketin tek kusurlu olarak addedilmesi hatalı olduğunu, bu kapsamda kat malikinin,
site yönetiminin ve varsa müvekkil şirketin kusur oranlarının tespiti gerektiğini, bu nedenlerle; haksız ve mesnetsiz, hukuka aykırı davanın esastan reddine,
davacı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-----. İcra Müdürlüğü'nün ----- Sayılı dosyası, ----- hasar dosyası, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, --- İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Somut olayda; dava dışı sigortalı ---- ait ----- plakalı aracın davacı sigorta şirketi tarafından Motokasko Poliçesi ile sigortalandığı, 30.05.2020 tarihinde sigortalı motosikletin dava dışı -----Şirketi tarafından korunan ----- otoparkından çalındığı, işbu hırsızlık hadisesine ilişkin olarak davacı tarafça sigortalısına 46.500,00 TL ödeme yapıldığı,
huzurdaki davaya dayanak icra takibi ile yapılan ödemenin rücuen tahsilinin talep edildiği görülmüştür.Yargıtay (Kapatılan) ----Hukuk Dairesi'nin 04.02.2021 tarih ---- Karar sayılı ilamında. "Davacı taraf meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle sigortalısına ödediği tazminatın, davalılar sigortalının ikamet ettiği site yönetimi ve güvenlik şirketinden rücuen tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece alınan 16.02.2016 havale tarihli Güvenlik uzmanı ve Hukuk bilirkişi heyeti raporunda; davalı Güvenlik Şirketinin güvenlik sözleşmesinde özel güvenlik görevlilerinin ne şekilde hareket edeceğinin belirlenmediği, 3 güvenlik görevlisi bulunacağı belirtilmesine karşın 1 güvenlik görevlisinin bulunduğu, site sakinlerinin can ve mal güvenliklerinin sağlanması konusunda yeterli ve gerekli sayıda personel istihdam etmediği gerekçesiyle % 40 kusurlu olduğu, yine site yönetiminin de yeterli personel istihdam edilmemesi, ikametin tırmanma ile çıkılabilecek yükseklikte olması (1,5-2m) nedeniyle önlem almaması,
kamera çözünürlüklerinin zayıf olması ve delil tespitine elverişli olmaması nedeniyle % 40 kusurlu olduğu ve site yönetiminin % 40 kusurundan sorumlu olduğu, dava dışı sigortalının da -1.katta oturması, dışarıdan tırmanma ile girilebilecek bir mimari yapıda olması nedeniyle ziynet eşyalarının korunması ve saklanmasında gerekli dikkat ve özeni göstermediği gerekçesiyle % 20 kusurlu olduğu belirlenmiş ve mahkemece benimsenerek davalı site yönetimi hesaplanan tazminatın % 80'inden sorumlu tutulmuş,
davalı güvenlik şirketi ise dava dışı sigortalı ile sözleşme/ haksız fiil ilişkisi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. TBK 61. maddede "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır." düzenlemesini içermektedir.
Hal böyle olunca, davalı güvenlik şirketinin de davalı site yönetimi ile birlikte meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir."
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davalı ----- ile ihbar olunan ----- parsel yönetimi arasında 01.02.2020 -31.01.2021 tarihleri arasını kapsayan güvenlik sözleşmesi imzalandığı, alınan bilirkişi raporu ile güvenlik hizmetinin, sadece beklemek, devriye gezmek, nöbet tutmak olarak değerlendirilmeyeceğinin, aynı zamanda muhtemel risk ve tehlikeleri önleme ve denetlemeyi de kapsayan koruyucu çalışmaların da yapılması gerektiğinin, bunun için öncelikli olarak dışarıdan gelebilecek her türlü tehlikeye karşı site giriş ve çıkışlarının kontrol altına alınması gerektiğinin,
bu kapsamda yapılan değerlendirmede davalı Güvenlik Şirketinin ---- bloklarının dışarıdan gelen risk ve tehlikelerin kontrolünü layıkıyla yapamadığı, gereken şekilde sorumlu olduğu alanı denetleyemediği, dolayısıyla ihmalkar ve özensiz davrandığı, hırsızlık amacı ile gelen şahısların kolaylıkla 2. kapalı otopark önündeki raylı kapıyı açarak kapalı otopark içine girdiği ve hırsızlık olayına sebebiyet verdikleri, bununla birlikte ihbar olunan site yönetiminin ise güvenlik şirketinin talep ve önerilerini yerine getirmediğinin dosya kapsamı itibariyle tespit edildiği,
buna karşın motosikletini güvenlikli site içerisinde kapalı otoparka park ederek ve mevcut anahtarlarını kendisi ile muhafaza eden araç sürücüsünün ise dava konusu olayın gerçekleşmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı, TBK m. 61 gereği huzurdaki davada kusur oranlarına bakılmaksızın davalı tarafın diğer sorumlularla birlikte dava konusu borcun tamamından sorumlu olduğu,
davalı tarafın TBK m. 62 gereği kusur oranına göre tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödemesi halinde ve dilerse işbu fazla ödemesi için diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip olduğu ve zarar görenin haklarına halef olacağı anlaşılmakla davanın kabulüne, alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/218, K. 2024/555, 9 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama