İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/391 K.2025/73

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2022/391Karar2025/73Tarih23 Ocak 2025Okuma10 dk · 2.065 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/391
Karar No
2025/73
Karar tarihi
23 Ocak 2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.065 kelime·10 dk okuma·9 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/391

KARAR NO : 2025/73

DAVA

Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 03/06/2022

KARAR TARİHİ : 23/01/2025

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız -----. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/

DAVA/TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Müşterisi tarafından keşide edilerek kargo firması ile tarafına gönderilen ----- Şubesinde mevcut hesaptan keşide edilen 10/03/2022 keşide tarihli ----- numaralı çekin, kargo taşıması sırasında kaybolduğunu, bunun üzerine söz konusu çekin zayi nedeni ile iptali için -----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- ESAS sayılı dosyası ile dava açıldığını, işbu davada teminat karşılığında söz konusu çekin ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmiştir. işbu kararın devam ettirilerek,

çekin icra takibine konu edilmemesi şeklinde devamına da karar verilmesini talep ettiğini, işbu yargılama safahatırda, dava konusu çekin davalının son cirosu ile ilgili bankaya ibraz edildiği öğrenildiğini, gerek davalı şirket ile ve gerekse diğer ciranta şirket ile aramızda hiçbir hukuki ve ticari ilişki bulunmadığını, çekin arkasında bulunan ciro tarafına ait olmayıp sahte olarak yazıldığını ve imzanın sahte olarak atıldığını, yukarıda anlatılan sebeplerle davanın kabulü ile,

işbu çek sebebiyle borçlu olmadığımın tespitine, çekin arka yüzündeki cironun tarafına ait olmadığının tespitine, çekin icra takibine konu edilmemesi için ---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyasından teminat karşılığı verilmiş olan ihtiyati tedbir kararının devamına ve yargılama harç ve giderlerinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı dava konusu çekin rızası dışında elinden çıktığını ileri sürdüğünü, İşbu iddiasının ispat yükü davacının üzerinde olup, davalı şirketin çekin rıza dışı ya da çekteki imzanın davacıya ait olup olmadığını bilmesi mümkün olmadığını, davalı çeki edinme nedenini kanıtlama yükümlülüğü bulunmadığını, davalının çekin rıza dışında elden çıktığını bilmesi veya bilebilecek durumda olması gerekeceğini, çekin rıza dışı elden çıkması halinde ispat yükü, çekin yetkili hamili olduğunu ve rızası hilafına elinden çıktığını ileri süren davacıya ait olup,

davacının iddiasını kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlaması gerektiğini, rıza hilafına elden çıkan çekin istirdatına karar verilebilmesi için davacının dava konusu yaptığı, çeki elinde bulunduranın da çeki kötü niyetle iktisap ettiğini ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunu ispat etmesi gerekeceğini, dava konusu somut uyuşmazlığa ilişkin Yargıtay'ın kararları da emsal nitelikte olduğunu, davacının davalının kötü niyeti veya ağır kusurunu ispatlamadığı takdirde çekin istirdatının mümkün olmadığına ilişkin hüküm kurulduğunu,

davacı imzanın kendisine ait olmadığını ispatlasa dahi kıymetli evrakta mücerretlik ilkesi gereği davanın reddedilmesi gerekeceğini, izah edilen ve mahkemenizce resen araştırılacak nedenlerle; husumet itirazının kabulüne ve davalı hakkındaki uyuşmazlığın esasını inceleme olanağı bulunmadığından davanın incelenmeksizin usulen reddine, mahkeme aksi kanaatte ise; davacı tarafından haksız ve mesnetsiz şekilde açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

DELİLLER

---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas Sayılı Dosyası Uyap Kayıtları, ----- Ticaret Sicil Kayıtları, Davacı tarafın Aile Nüfus Kayıt Örnekleri, Davalı Şirkete Ait Ticaret Sicil Kayıtları, --- --, müzekkere cevabı, -----Şubesi müzekkere cevabı, Kira Sözleşmesi, Çek Fotokopisi, Dosyadaki sair bilgi ve belgeler.

İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI: Dava, 6100 Sayılı HMK'nin 106 ve 2004 Sayılı İİK'nin 72/1,2 maddeleri gereğince açılmış Menfi Tespit ( Kambiyo Senetlerin Niteliğindeki Çekten Kaynaklanan) istemine ilişkindir.

6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada; mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda taraf teşkili sağlanarak duruşma açılmış, ön inceleme duruşması icra edilmiş ve uyuşmazlık belirlenmiştir.

Akabinde taraflar sulh olmaya davet ve teşvik edilmelerine karşın, duruşmaya katılan davacı vekilinin sulh olmak istemediklerini beyan etmesi üzerine üzerine tahkikata geçilerek deliller toplanıp incelenmiş, tahkikat işlemleri ve incelemeleri yerine getirilip bitirilmiş ve karar duruşmasına katılan davacı vekilinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Dava.

2004 Sayılı İİK'nin 72/1 maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, davacı lehtar ve ciranta olarak göründüğü-----Şubesine ait , keşidecisi ----cirantası ... , 2.cirantası,----- hamil cirantası ------" olan çek dolayısıyla işbu çekin kargo taşıması sırasında kaybolduğu, çek üzerindeki ciro iradesinin ve imzanın kendisine ait olmadığı, çekin kargo taşıması sırasında kaybolduğu gerekçesiyle çek nedeniyle hamil görünen şirkete borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere ve yargısal uygulamaya kısaca değinmekte yarar vardır.

Davacı tarafından varlığı inkâr edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir(----- Menfi tespit davası 2004 sayılı İİK'nın 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.

İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ise ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez.

Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebilir.

Menfi tespit davası, maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. Eş söyleyişle kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir.

Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise, ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir ----- Ayrıca, adi senette borçlu olarak gözüken kimse, senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığının ve dolayısıyla, senet borçlusu konumunda bulunmadığının tespiti amacıyla, cebri icra tehdidi ile karşı karşıya ise, icra takibinin yapılmasından önce;

süresi içinde ödeme emrine karşı imzaya itirazda bulunmayı ihmal etmiş ve takip kesinleşmişse, takibe başlanılmasından sonraki evrede sahtelik davası açabilir, böyle bir sahtelik davası hukukî niteliği itibariyle 2004 sayılı İİK 72’de düzenlenmiş olan menfi tespit davasıdır -----Öte yandan, kambiyo senedindeki imzanın davacı borçluya ait olduğu yönündeki ispat yükü, senedi elinde bulundurup icra takibine girişen ve senette yer alan imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden davalı alacaklıya düşmektedir.

(Yargıtay HGK, 24/06/2020 tarihli ve -----sayılı kararı).

Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer.

Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190. 4721 sayılı TMK m. 6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (-----).

6100 sayılı HMK'nın 209. maddesi uyarınca; adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz. Öte yandan, sözleşmedeki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti bunu iddia eden alacaklıya aittir (Yargıtay HGK'nın 26/04/2006 tarih ve ----- sayılı ilamı). Senede karşı mutlak defiler senede hamil olan herkese karşı ileri sürülebilir.

Senedin hükümsüzlüğünü gerektiren defiler, senet ve eklentilerinden anlaşılsın anlaşılmasın bütün ya da bir kısım sorunları bakımından hükümsüz sayılmasını gerektiren defilerdir. Bu defilerin bir kısmı mutlak, bir kısmı nispi (kişisel) defi niteliğindedir.

Hangisinin mutlak, hangisinin nisbi defi sayılacağı, ‘görünüşe itimat (güven)’, ‘iyiniyet’ ilkesiyle, ‘kambiyo senetlerine ilişkin işlemlerdeki emniyetin korunması’ ilkelerinden hangisine öncelik tanınacağı sorunuyla ilgilidir. Bu iki çıkarın karşılıklı olarak çatıştığı bazı durumları yasa yapıcı özel olarak ele alıp hangi çıkarın korunacağını kendisi (örneğin. TTK m. 659/II, 592, TBK m. 19/II, 605/II olduğu gibi) düzenlemiştir.

Kanunda öngörülüp açık bir hükümle düzenlenen bu durumların dışında gerek doktrinde ve gerekse de uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir.

(Yargıtay HGK, ---- Esas, ----- Karar sayılı ilamı).

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26/04/2006 gün ve-----. sayılı kararında da açıklandığı üzere, eldeki davanın niteliği itibariyle "imzanın borçluya ait olduğunu" kanıtlama külfeti alacaklıya aittir. (Yargıtay HGK'nın 06/02/2008 tarihli ve -----. sayılı kararı).

Zira, takip konusu sözleşmedeki imzanın davacı borçluya ait olduğu yönündeki ispat yükü, sözleşmeyi elinde bulundurup icra takibine girişen ve sözleşmede yer alan imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden davalı alacaklıya düşmektedir (Yargıtay HGK, 24/06/2020 tarihli ve ------. sayılı kararı).Yukarıdan beri açıklanan hususlar ve yapılan yargılamaya göre somut olaya baktığımızda;

mahkememizce davanın yukarıdan beri açıklandığı üzere çek nedeniyle menfi tespit davası niteliğinde olduğu ve davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu tespit ve tayin edilerek dava korusu uyanmazlığın çözümü için taraf vekillerince gösterilen ve getirtilmesi gereken bilcümle deliller toplanmış ve işin niteliği gereği çek üzerindeki ciro imzanın davacıya aidiyeti yönünden imza/bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ve bu uğurda işlemler yapılmıştır.

Ne var ki imza incelemesi için çek aslının dosyaya tevdi ve teslimi için bankalar nezdinde araştırmalar yapılsa ve 6100 Sayılı HMK'nin 216 ve 217 maddeleri gereğince davalı taraf yönünden sonuçlarını ihtar eder şekilde arar kararlar verilerek çek aslını teslim etmesi konusunda kesin süre verilse de vekil tarafından çekin kendilerinde olmadığı beyan edilmek suretiyle çek aslı ibraz edilmemiştir.

Bu sırada vekil vekillikten çekildiği için ayrı ihtara havi kararların bulunduğu zabıt davalıya tebliğ edilse de yine çek aslı verilmemiştir. Böylece çek üzerinde davacıya atfedilen ciro ve imza yönünden herhangi bir inceleme yapılamamıştır.

Ancak olayların gerçekleşme biçimi, tarafların açıklama ve anlatımları, çek üzerindeki imza ile davacıdan alınan yazı ve imza örnekleri kıyaslandığında çıplak gözle belirlenen fark, davacının dava konusu çeki ilişkin zayi talebi ve sonucu ve özellikle kargo sırasında kaybolan ya da çalınan çeklere ilişkin benzer dava ve sorunların bulunduğunun hakimlik bilgi ve tecrübesine göre bilindiği gibi yargısal uygulamada da bu durumların maruf olmasına ilişkin hususlar ile 6100 sayılı HMK'nin 2220/3 maddesindeki "Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede,

delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkar eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir." düzenlemesi birlikte değerlendirilerek davacının iddiasının doğru olduğu kabul ve takdir edilmiştir.

Binaenaleyh; kambiyo niteliğindeki dava konusu çekin ciro ve imzasının sahte olduğu ve bunun herkese karşı ileri sürülebilecek mutlak defi niteliğine göre davacıyı bağlamayacağı anlaşılmakla davacının her halde işbu çek ve bedeli konusunda maddi hukuk bakımından sorumlu tutulamayacağı, davalının ----- tarafından bildirildiği üzere çeki takasta ibraz eden son hamil olarak davalı sıfatı taşıdığı, eldeki dava çek istirdat davası niteliğinde olmadığından işbu davada davalının çeki iktisabındaki kusur durumunun ve kuşkusuz imzaların bağımsızlığı ilkesinin tartışılmasına yer olmadığı,

davalının yetkili hamil olarak çeki mahkememize ibrazdan özellikle kaçındığından yukarıda açıklanan hukuki sonuçlarına katlanması gerektiği yönünde oluşan kesin hukuki sonuç ve kanaate göre davanın kabulü ile. 6100 Sayılı HMK'nin 106 ve 2004 Sayılı İİK'nin 72/1 maddeleri gereğince davacı ...'nın ---- Şubesine ait , keşidecisi-----Lehtar-cirantası ... , 2.cirantası,-----hamil cirantası ----- olan çek dolayısıyla borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekmiştir.

(AY.138/1, İİK.72, HMK, 106,217,218,220,) 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden ise aynı yasanın 326/1/ maddesi gereğince davalı taraf sorumlu tutulmak suretiyle 6100 sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-)Davanın KABULÜNE,

2- Davacı ...'nın "--- Bankası ----- Şubesine ait , keşidecisi -----cirantası ... , 2.cirantası,------, hamil cirantası ------- olan çek dolayısıyla borçlu olmadığının tespitine,

3-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.049,30 TL karar ve ilam harcından; peşin alınan 512,33 TL harcın mahsubuyla bakiye 1.536,97 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

4-)Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 512,33 TL peşin harç, 11,50 TL vekalet harcı, 442,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.046,53 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL nispi/maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalın şirket temsilcisinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/391, K. 2025/73, 23 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2022/391
  4. Karar No : 2025/73
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 03/06/2022
  7. Karar Tarihi : 23/01/2025
  8. Gereği Düşünüldü/
  9. Dava/talep
  10. Cevap /talep
  11. Deliller
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/391
Karar No
2025/73
Tarih
23 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/393 K.2025/3
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/399 K.2025/11
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/400 K.2025/47
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/403 K.2025/15
  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/406 K.2025/28
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/407 K.2025/22

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.