KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/512
- Karar No
- 2025/391
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
Karar Metni
5.377 kelime·27 dk okuma·17 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/512
KARAR NO : 2025/391
DAVA
Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/07/2022
HEYETE TEVDİ TARİHİ : 03/12/2024
KARAR TARİHİ : 30/04/2025
Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından tedbir talepli olarak verilen dava dilekçesinin gerekli- yeterli kısımları: ''...
KONU
Alacak Davasıdır.
HED : 200,00 TL
AÇIKLAMALAR
A) ARABULUCULUK SÜRECİNE İLİŞKİN BEYANLARIMIZ
1. Taraflar arasında işbu dava konusu uyuşmazlık kapsamında arabuluculuk görüşmeleri gerçekleştirilmiş ise de tarafların anlaşmaları mümkün olmamıştır. 2. Söz konusu arabuluculuk süreci anlaşamama şeklinde 04/11/2021 tarihinde sonuçlanmıştır. Buna ilişkin belgeyi işbu dilekçe ekinde sayın mahkemenize sunuyoruz. (EK-1: 04/11/2021 tarihli; ------ büro dosya numaralı ------- Arabuluculuk Dosya Numaralı Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Anlaşamama Son Tutanağı)
B) ÖN BİLGİLER
1. Davacı müvekkil firma olan------iş sağlığı ve güvenliği alanında hizmet vermektedir.
2. Davalı firma ise "inşaat işleri" ile iştigal eden bir inşaat firmasıdır.
3. Davalı firma, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında davacı müvekkil firmadan 19/10/2016 tarihli sözleşme ile "iş sağlığı ve güvenliği" hizmeti satın almıştır.
(EK-2: ------Mahallesi 75 Pafta 2 Ada 49 ve 54 Parseller Üzerine Ofis ve Ticaret Merkezi İnşaatları Projesi - İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Sözleşmesi)
4. Tarafların hak ve yükümlülükleri, verilmesi talep edilen hizmet, görevlendirilecek olan personeller ve bu personellerin ne süre ile çalışacağı, davalı tarafça yapılması gereken ödemeler, sözleşme kapsamında birim fiyatlara yapılması gereken artışların şekli ve miktarı, kesin hak edişin ne zaman yapılacağı anılan sözleşmede düzenlenmiştir.
5. Davacı müvekkil firma ile davalı taraf arasında 19/10/2016 tarihinde başlayan sözleşmesel ilişki 31/12/2020 tarihine kadar sürmüştür.
C) ESASA İLİŞKİN BEYANLARIMIZ ve DAVAMIZ
Davalı şirket, taraflar arasındaki sözleşmeye, usule ve yasaya aykırı hareket etmek suretiyle işbu davanın açılmasına sebebiyet vermiştir. Bu kapsamda kendilerinden 2 temel alacak talebimiz bulunmaktadır:
1. Sözleşme kapsamında "birim fiyatlara yansıtılması gereken zamların/artışların hiç yansıtılmaması, yahut eksik yansıtılması, yahut geç yansıtılması" nedeniyle eksik hesaplanan hakedişlerden kaynaklı alacak talebimiz,
2. Tam zamanlı personellerin hizmet süresinin 195 saat/ayı aşan kısımların hak edişlere yansıtılmamasından ve kesin hakediş yapılmamasından ötürü eksik hesaplanan hakediş nedeniyle alacak talebimiz.
Bu taleplerimizi aşağıda ayrı başlıklar halinde açıklayacağız.
C.1) SÖZLEŞME KAPSAMINDA BİRİM FİYATLARA YANSITILMASI GEREKEN ZAMLARIN/ARTIŞLARIN HİÇ YANSITILMAMASI, YAHUT EKSİK YANSITILMASI, YAHUT GEÇ YANSITILMASI NEDENİYLE EKSİK HESAPLANAN HAKEDİŞLERDEN KAYNAKLI ALACAK TALEBİMİZ
1. Taraflar arasındaki davaya konu 19/10/2016 tarihli sözleşme 1 yıllık olarak imzalanmıştır. Ancak sözleşmenin 6.1 maddesi gereğince; tarafların sözleşmeyi, sözleşme süresinin bitiminden 30 gün önce feshetmemesi durumunda sözleşmenin yenileneceği belirlenmiş ve yenilenmiş sözleşmedeki birim fiyatlara ise (TEFE+ÜFE)/2 şeklinde arttırım yapılacağı açıkça düzenlenmiştir.
2. Ancak davalı şirket ------ tarafından 19/10/2016 tarihi ile 31/12/2020 tarihleri arasında yapılması gereken fiyat artışları sözleşmeye uygun şekilde gerçekleştirilmemiştir.
3. Davalı firmanın, sözleşmenin 7.2 maddesi gereğince kesin hak ediş ile birlikte tüm bakiye ve eksik ödemeleri gerçekleştireceğinin belirtilmiş olmasına karşın; davalı tarafça kesin hak ediş yapılmayarak bugüne kadar eksik yapılan/hiç yapılmayan ödemeler tamamlanmamıştır.
4. Özetlemek gerekirse; taraflar arasında düzenlenen sözleşmede birim fiyatlar açısından sözleşmenin yenilendiği dönemler bakımından, davalı tarafça birim fiyatların (TEFE+ÜFE)/2 oranında arttırımının sağlanarak ödemeleri yapması gerekmesine karşın belirtilen şekilde ödemeler yapılmamış ve davalı taraf sözleşmeye aykırı hareket etmiştir. Bununla birlikte yine kesin hakediş de davalı tarafça yapılmamıştır.
5. Tarafımızca davalı tarafa söz konusu durum nedeniyle ihtarname gönderilerek ödeme gerçekleştirmeleri talep edilmiş ise de davalı tarafça hiçbir ödeme yapılmamıştır.
(EK-3: ----. Noterliği'nin ------ yevmiye numaralı 21/09/2021 tarihli ihtarnamesi)
6. Sayın mahkemeniz tarafından dosyanın, hakediş konusunda uzman mühendis bilirkişiye verilmesi suretiyle:
- Sözleşme kapsamında yapılması gereken (TEFE+ÜFE)/2 şeklindeki artış oranlarının her sözleşme yenileme dönemi bakımından tespitini;
- Sonrasında ise bugüne kadar yapılan hakedişlere yansıtılmayan fiyat artışlarının yansıtılmasını ve yapılan hakediş ödemelerinin mahsubu ile bakiye hakediş alacaklarımızın tespitini talep ederiz.
- Dolayısıyla sözleşme kapsamında birim fiyatlara yansıtılması gereken zamların/artışların hiç yansıtılmaması, yahut eksik yansıtılması, yahut geç yansıtılması nedeniyle eksik hesaplanan hakedişlerden kaynaklı alacaklarımızın hesaplanmasını talep ederiz.
7. Hakedişlere ilişkin kayıtlar davalı şirket kayıtları ile tarafımızca sunulan ve sunulacak olan deliller ile sabit hale gelecektir.
8. Bu bölümdeki gerekçelerden kaynaklı eksik hakediş hesaplamaları nedeniyle şu aşamada belirsiz alacağımız mevcut olup; ancak bilirkişi incelemesi neticesinde alacağımız belirli hale gelecektir.
9. Bu kapsamda belirsiz alacak niteliğinde olan "sözleşme kapsamında birim fiyatlara yansıtılması gereken zamların/artışların hiç yansıtılmaması, yahut eksik yansıtılması, yahut geç yansıtılması nedeniyle eksik hesaplanan hakedişlerden kaynaklı alacak talebimiz" açısından bilirkişi raporu alınıp alacağımız belirli hale geldikten sonra arttırılmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL"nin arabuluculuk başvurusu son tutanak tarihi olan 04/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek olan ticari avans fazileri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ederiz.
10. Bununla birlikte müvekkilin alması gereken tutarın hesaplamasında; sayın mahkemenizce "enflasyon/paranın alım gücünün düşmesi" de göz önünde bulundurularak denkleştirici adalet ilkesi gereğince hareket edilerek "paranın sözleşme kapsamında esas ödenmesi gereken tarihteki alım gücünün; fiili ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılabilmesi için, paranın çeşitli yatırım araçlarında yani mevduat faizi, döviz (Amerikan doları USD, Avrupa Para Birimi EUR) ve altında değerlendirilmesi durumunda elde edilecek net gelirler" hesaplanılarak; yine Yargıtay'ın "sepet uygulaması" göz önüne alınarak ulaştığı düzeylerin genel ortalamasının alınması gerekmektedir. Dolayısıyla sayın mahkemenizce hesaplamada denkleştirici adalet ilkesinin uygulanmasını talep ederiz.
C.2) TAM ZAMANLI PERSONELLERİN HİZMET SÜRESİNİN 195 SAAT/AYI AŞAN KISIMLARIN HAK EDİŞLERE YANSITILMAMASINDAN VE KESİN HAKEDİŞ YAPILMAMASINDAN ÖTÜRÜ EKSİK HESAPLANAN HAKEDİŞ NEDENİYLE ALACAK TALEBİMİZ
1. Davacı müvekkil, davalı tarafa yukarıda zikredilen konularda ve sürede "iş sağlığı ve güvenliği" konusunda hizmet vermiştir. Bu kapsamda davacı müvekkil tarafından davalı firmaya hizmet vermek üzere "İş Güvenliği Uzmanları, İşyeri Hekimleri ve Diğer Sağlık Personeli" görevlendirilmiştir.
2. Dosya kapsamında ekte sunmuş olduğumuz deliller ve taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde;
- Yapılacak hesaplama neticesinde; TAM ZAMANLI olarak hizmet verecek olan personellerin 195 Saat/Ay şeklinde hizmet vermesi gerektiği AÇIKÇA taraflarca sözleşmede kararlaştırılmış olmasına karşın; DAVALI ŞİRKET TARAFINDAN SÖZLEŞMEDE BELİRLENEN SÜRENİN ÇOK ÜZERİNDE MÜVEKKİL ŞİRKETTEN HİZMET ALINMIŞTIR.
- Sayın mahkemenizce ekte sunulan delillerimiz arasında yer alan ELEKTRONİK İŞE GİRİŞ-ÇIKIŞ KAYITLARI incelendiğinde bu husus anlaşılacağı ve bilirkişi tarafından da tespit edilebileceği gibi; yapılacak tahkikat ve alınacak bilirkişi raporu ile davacı müvekkilin alacaklı olduğu miktar net şekilde hesaplanabilecektir. Bu bakımdan bilirkişi incelemesi ve hesaplama yapılması gerekmesi nedeniyle bu alacak kalemimiz bakımından da şu aşamada belirsiz alacağımız söz konusudur.
3. Sayın mahkemenizce, davacı müvekkil tarafından görevlendirilen tüm personellerin elektronik işe-giriş çıkış kayıtlarının davalıdan celbinin sağlanmasını talep ederiz.
4. Taraflar arasında imzalanan 19/10/2016 tarihli sözleşmenin 4. Maddesi incelendiğinde söz konusu maddede "İŞİN FİYATI ve MİKTARI"nın belirlendiği anlaşılacaktır. Bu kapsamda davalı şirket tarafından sözleşmenin 4.1. Maddesinde de belirtildiği üzere:
"... danışmanlık hizmetleri karşılığında her ay için hizmet verdiği süreye ve kadroya göre hakediş yapılacak ve faturalandırılacaktır"
şeklinde düzenleme olmasına karşı davalı şirket gerekli hakedişleri tam ve sağlıklı yapmamış; sözleşmenin 7.2 maddesi gereğince de "SON (KESİN) HAKEDİŞ" yapmayarak davacı müvekkilin haklarını/hakedişini eksik ödemiş; dolayısıyla işbu davanın açılmasına sebebiyet vermiştir.
5. Taraflar arasındaki sözleşmenin 7.2 Maddesi kapsamında "SON (KESİN) HAKEDİŞ" düzenlenmiş olmakla birlikte; 7.2.1 maddesi gereğince geçici kabulün yapılmasını takiben 1 (bir) yıl içinde kesin hesabın yapılacağı belirtilmiştir.
6. Ancak dönemsel/aylık/geçici hak edişleri sözleşmeye aykırı şekilde bizzat kendisi yapan davalı şirketin; taraflar arasındaki sözleşmenin son bulduğu 31/12/2020 tarihinden sonra kesin hak ediş yapmaması nedeniyle davacı müvekkil şirketin alacakları halen dahi kendisine ödenmiş değildir.
7. Puantaj kayıtlarını tutan ve hak ediş ödemelerini hesaplayan davalı firma olmuştur. Dolayısıyla davalı tarafın hesaplamış olduğu hakedişler eksiklik teşkil ettiği gibi sözleşme kapsamında kesin hakedişin de yapılmaması nedeniyle davacı müvekkil firmayı mağdur etmişlerdir. Bu konuda dava dilekçemizin ekinde sunmuş olduğumuz ihtarnameyi davalı tarafa göndermişsek de sözleşmeye ve hakkaniyete uygun bir hakediş hesaplaması yapılarak müvekkilin mağduriyeti de giderilmemiştir.
8. Davalı firmaya gönderilen ihtarname neticesinde; haricen müvekkil firma yetkilisine bakiye tüm alacaklarından vazgeçmek koşulu ile 200.000,00 TL ödeme teklifinde bulunulmuş; bunun yanı sıra ve ek olarak başkaca bir projede de müvekkil firma ile çalışma teklif edilmiş ise de bu teklif davacı müvekkil tarafından sözleşmeye ve hakkaniyete aykırı olduğu için kabul edilmemiştir.
9. Bu kapsamda belirsiz alacak niteliğinde olan "tam zamanlı personellerin hizmet süresinin 195 saat/ayı aşan kısımların hak edişlere yansıtılmamasından ve kesin hakediş yapılmamasından ötürü eksik hesaplanan hakediş nedeniyle alacak talebimiz" açısından bilirkişi raporu alınıp alacağımız belirli hale geldikten sonra arttırılmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL"nin arabuluculuk başvurusu son tutanak tarihi olan 04/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek olan ticari avans fazileri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ederiz.
10. Bununla birlikte müvekkilin alması gereken tutarın hesaplamasında; sayın mahkemenizce "enflasyon/paranın alım gücünün düşmesi" de göz önünde bulundurularak denkleştirici adalet ilkesi gereğince hareket edilerek "paranın sözleşme kapsamında esas ödenmesi gereken tarihteki alım gücünün; fiili ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılabilmesi için, paranın çeşitli yatırım araçlarında yani mevduat faizi, döviz (Amerikan doları USD, Avrupa Para Birimi EUR) ve altında değerlendirilmesi durumunda elde edilecek net gelirler" hesaplanılarak; yine Yargıtay'ın "sepet uygulaması" göz önüne alınarak ulaştığı düzeylerin genel ortalamasının alınması gerekmektedir. Dolayısıyla sayın mahkemenizce hesaplamada denkleştirici adalet ilkesinin uygulanmasını talep ederiz.
11. Tarafımızca davalıya gönderilen ihtarname, başvurulan arabuluculuk süreci ve haricen yapılan müzakerelerin netice vermemesi nedeniyle davacı müvekkilin mağduriyeti giderilmediğinden işbu davayı açma zarureti hasıl olmuştur. .........
NETİCE ve TALEP : Yukarıda açıklanan ve re'sen de gözetilecek nedenlerden ötürü -fazlaya ilişkin tüm dava ve alacak haklarımız da saklı kalmak kaydı ile-;
1. Davamızın kabulü ile belirsiz alacak niteliğinde olan "sözleşme kapsamında birim fiyatlara yansıtılması gereken zamların/artışların hiç yansıtılmaması, yahut eksik yansıtılması, yahut geç yansıtılması nedeniyle eksik hesaplanan hakedişlerden kaynaklı alacak talebimiz" açısından bilirkişi raporu alınıp alacağımız belirli hale geldikten sonra arttırılmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL"nin arabuluculuk başvurusu son tutanak tarihi olan 04/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek olan ticari avans fazileri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ederiz.
(Bununla birlikte müvekkilin alması gereken tutarın hesaplamasında; sayın mahkemenizce "enflasyon/paranın alım gücünün düşmesi" de göz önünde bulundurularak denkleştirici adalet ilkesi gereğince hareket edilerek "paranın sözleşme kapsamında esas ödenmesi gereken tarihteki alım gücünün; fiili ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılabilmesi için, paranın çeşitli yatırım araçlarında yani mevduat faizi, döviz (Amerikan doları USD, Avrupa Para Birimi EUR) ve altında değerlendirilmesi durumunda elde edilecek net gelirler" hesaplanılarak;
yine Yargıtay'ın "sepet uygulaması" göz önüne alınarak ulaştığı düzeylerin genel ortalamasının alınması gerekmektedir. Dolayısıyla sayın mahkemenizce hesaplamada denkleştirici adalet ilkesinin uygulanmasını talep ederiz.)
2. Yine belirsiz alacak niteliğinde olan "tam zamanlı personellerin hizmet süresinin 195 saat/ayı aşan kısımların hak edişlere yansıtılmamasından ve kesin hakediş yapılmamasından ötürü eksik hesaplanan hakediş nedeniyle alacak talebimiz" açısından bilirkişi raporu alınıp alacağımız belirli hale geldikten sonra arttırılmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL"nin arabuluculuk başvurusu son tutanak tarihi olan 04/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek olan ticari avans fazileri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ederiz.
(Bununla birlikte müvekkilin alması gereken tutarın hesaplamasında; sayın mahkemenizce "enflasyon/paranın alım gücünün düşmesi" de göz önünde bulundurularak denkleştirici adalet ilkesi gereğince hareket edilerek "paranın sözleşme kapsamında esas ödenmesi gereken tarihteki alım gücünün; fiili ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılabilmesi için, paranın çeşitli yatırım araçlarında yani mevduat faizi, döviz (Amerikan doları USD, Avrupa Para Birimi EUR) ve altında değerlendirilmesi durumunda elde edilecek net gelirler" hesaplanılarak;
yine Yargıtay'ın "sepet uygulaması" göz önüne alınarak ulaştığı düzeylerin genel ortalamasının alınması gerekmektedir. Dolayısıyla sayın mahkemenizce hesaplamada denkleştirici adalet ilkesinin uygulanmasını talep ederiz.)
3. Davalı tarafın bugüne kadar müvekkilin alacaklarını ödememiş olması ile sayın mahkemenizde yapılacak yargılamanın uzun sürebilecek olması gerçeği karşısında; dava neticesinde elde edilecek hukuki kazanımın ekonomik açıdan ve tahsil açısından da anlam taşıması bakımından; davalının mal kaçırma ihtimali de gözetilerek (alacağımızın belirsiz alacak davası olması ve yargılama sırasında arttırılacak olması da gözetilerek) davalının tüm malvarlığı bakımından İHTİYATİ TEDBİR kararı verilmesini ve sayın mahkeme aksi kanaate olursa bu kez de her halükarda davalı aleyhine İHTİYATİ HACİZ kararı verilmesini talep ederiz....''şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.
Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinin gerekli- yeterli kısımları: ''...
KONUSU
DAVAYA KARŞI "YANITLARIMIZIN VE DELİLLERİMİZİN" İBRAZI HUSUSUNU İÇERMEKTEDİR.
AÇIKLAMALA R
Muhterem Mahkemenizde müvekkilimiz aleyhine arz ve ikame olunmuş bulunulan iddia ve dava taraflar arasındaki akdi bağ ve münasebet ve buna bağlı ortaya çıkan "Maddi ve Hukuki" olgu ve dayanaklardan yoksun olmakla davaya karşı aşağıdaki "YANITLARIMIZI" sunar; HAKSIZ VE MESNETSİZ DAVANIN "REDDİNE" karar verilmesini vekaleten saygı ile dileriz. Öncelikle, taraflar arasındaki mevcut ve münakit akdi bağ ve münasebetin; işin başından sonlanmasına kadarki sürece ilişkin kronolojik sırası ile ortaya konulmasında HAK VE ADALETİN GERÇEKLEŞMESİNE yarar ve zorunluluk sağlayacağını görüyoruz. Şöyle ki;
A).MADDİ DURUM
1-Davacı ile müvekkilimiz arasında; "----- İli, ---- İlçesi, ---- (------) Mahallesi 75 Pafta 2 Ada 49 ve 54 Parseller üzerine Ofis ve Ticaret Merkezi İnşaatları Projesi" kapsamında 19.10.2016 tarihli ve----- Sayılı sözleşme akd ve tanzim edilmiş olup, 31.12.2020 tarihine kadar "İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri" alınmıştır.
2-Belirtmek isteriz ki; davacı işbu davada “eksik hakediş ödemesi" yapıldığı iddiası ile talepte bulunmakta ise de; Sözleşme konusu işlerin yapımı sırasında Sözleşmenin 4.1.maddesinde de belirtildiği gibi “her ay için hizmet verilen süreye ve kadroya göre hakediş yapılarak” faturalandırılmıştır. Davacının aylık hakkedişleri yine Sözleşmenin 7.1.1.maddesinde belirtildiği üzere; verilen hizmet ile ilgili olarak, Puantajları içeren Hakediş Raporları her ay için Uzman Firma olarak bizzat davacı hazırlanmıştır. Davacının hazırladığı hakediş raporlarında talep ettiği ve Kanunen ödenmesi gereken mesailer değerlendirilmiş, hakkedişlerinde de ödenmiştir.
Yine, sözleşmenin 7.1.2.maddesinde belirtildiği üzere “Hakediş raporu teslim edildikten sonraki 10 takvim günü içerisinde İşveren tarafından incelenerek, var ise düzeltmeler Uzman firma ile mutabık kalınarak” yapılmıştır. Davacı ile müvekkilimizin üzerinde mutabakata vardığı hakedişler karşılıklı olarak onaylanmıştır.
3-Yukarıda bahsi geçen konulara ek olarak, davacıya ait tüm onaylı hakkedişlerin incelenmesi sonucunda davacının imzaladığı hakkedişler üzerinde davacı tarafından usulüne uygun düşülmüş herhangi bir “ihtiraz kayda” da rastlanmamıştır. Böylece, davacı şirket hakkedişi olduğu gibi kabul etmiş sayılmakta olup, davacı açısından söz konusu hakkedişler kesinlik kazanmıştır. Diğer bir deyişle, SÖZLEŞMESEL VE YASAL olarak usulüne uygun bir şekilde itiraz edilmeyen hakkedişlere ilişkin bu aşamada talepte bulunulması MÜMKÜN OLMADIĞINDAN DAVANIN REDDİNE karar verilmesini vekaleten saygı ile dileriz.
Bu itibarla, Sözleşmenin imzalanması ile başlayıp, sözleşme konusu işlerin yapım süresi boyunca davacı hakkedişlerine hiçbir şekilde yazılı ya da sözlü itirazda bulunmamış, Sözleşme süresi; sözleşmeye ek olarak hazırlanan Zeyilname-- ile 31.12.2018 tarihine, Zeyilname-- ile 30.06.2019 tarihine, Zeyilname-- ile 30.09.2019 tarihine, Zeyilname--- ile 31.12.2019 tarihine, Zeyilname-- ile 30.11.2020 tarihine ve Zeyilname--- ile 31.12.2021 tarihine kadar uzatılmış, bahsi geçen (6) adet Zeyilnamenin hazırlanması ve onaylanması sırasında da davacının HİÇBİR İTİRAZI OLMAMIŞ ve tüm Zeyilnameler karşılıklı onaylanmıştır.
Bu nedenle, sözleşme konusu iş tamamlanıp, (-) numaralı Son Hakedişin yapılmasından sonra davacı tarafından yapılan vaki itiraz, BAŞTA TARAFLAR ARASINDAKİ SÖZLEŞMEYE VE YASA VE USUL İLE İYİNİYET KURALLARINA DA TAMAMEN AYKIRIDIR.
4-Kaldı ki, diğer bir önemli husus ise; Davacı taraf dava dilekçesinde taraflar arasındaki sözleşme hükümlerini dahi değiştirmeye kalkmak suretiyle Sayın Mahkemenizi yanıltma amaçlı kötü niyetli bir tutum ve davranış içerisine girmiş olmakla, TAMAMEN HAKSIZ BİR MENFAAT TEMİN ETME GAYRETİ İÇİNDEDİRLER.
Özellikle; dava dilekçesinin C.1.maddesinde yer alan "Sözleşme kapsamında Birim Fiyat artışlarının hiç yapılmaması yahut eksik yansıtılması yahut geç yansıtılması nedeniyle eksik hesaplanan hakedişlerin ödenmesi” talebi hakkında belirtmek isteriz ki;
Söz konusu sözleşme (1) yıllık tanzim edilmiş olup, her yıl karşılıklı mutabakat ile imzalanan Zeyilnameler ile sözleşme süre uzatımları yapılarak 31.12.2020 tarihine kadar uzatılmıştır. Sözleşmeye ek olarak imzalanan Zeyilname tarih ve içerikleri aşağıdaki gibidir.
.........
Sözleşme kapsamında (2) kez birim fiyat artışı yapılmış olup, daha önce de belirtildiği üzere tüm Birim Fiyat artışları ve süre uzatımları TARAFLARIN KARŞILIKLI VE BİRBİRLERİNE UYGUN SERBEST İRADELERİYLE YAPILMIŞTIR. Yapılan birim fiyat artışlarına ve süre uzatımlarına davacı ------ bu güne dek hiç bir itirazı olmamakla birlikte, mevcut Sözleşmenin 6.1 maddesi gereği de; sözleşmeyi uzatmak istemediğine dair bildirimde bulunmamış, kullanmamış olup, tüm süre uzatım Zeyilnamelerini taraflar karşılıklı olarak serbest iradeleriyle akd ve tanzim ile imzalamışlardır. .........
5-Yine, bunun dışında, davacı, dava dilekçesinin C.1.maddesinin 3.kısmında aynen; “Sözleşmenin 7.2 maddesi gereği kesin hakediş ile birlikte tüm bakiye ve eksik ödemeleri gerçekleştirileceğinin belirtilmiş olması" şeklinde belirtmişse de, ne yazık ki, yine söz konusu iddialar Mahkemeyi yanıltmaya yönelik, mesnetsiz ve gerçek dışı olup, gerçekte ise Sözleşmenin 7.2 maddesi aynen aşağıdaki gibidir;
"7.2.SON (KESİN) HAKEDİŞ" başlığını taşımakta olup, aynen;
7.2.1. "UZMAN FİRMA, geçici kabulün yapılmasını takiben 1 (bir) yıl içinde kesin hesabını yapıp, kesin hesap evraklarıyla birlikte kesin hakedişini İŞVEREN’e teslim edecektir. İŞVEREN kesin hesap ve hakedişi inceleyerek aynen veya gerekli düzeltmeleri yaparak tadilen onaylamaya yetkilidir. UZMAN FİRMA kesin hesabı İŞVEREN’i temsil eden bir yetkilinin denetiminde yapacaktır. UZMAN FİRMA, kesin hakediş ile birlikte aşağıdaki evrakları da İŞVEREN’e teslim etmekle yükümlüdür.
•Kesin hesaba esas dokümanlar,
•SGK primlerinin kanuni oranlar içinde ödendiğinin İŞVEREN’e ibrazı."
Davacı / ----- proje kapsamında hizmet verdiği son tarih 30.12.2020 olup, ilgili ayın hizmet karşılığı ödemesi ekte bulunan - numaralı hakediş ile yapılmış, tarafların karşılıklı serbest iradeleriyle, davacı tarafından herhangi bir "İHTİRAZİ KAYIT DERMEYAN EDİLMEKSİZİN" imzalananarak, ödemesi yapılmıştır.
Bundan sonraki dönemler için ilgili projede davacı firmanın hiç bir talebi olmamış, diğer bir deyişle hakedişler dışında imzalı puantaj ya da hizmet karşılığı ve işbu davaya konu talebine ilişkin ödeme için yazılı bir talebi de olmamıştır.
6-Belirtmek isteriz ki; Sözleşme maddesinde her ne kadar “Geçici Kabul” yapılacağı belirtilse de işin kapsamı “Hizmet Alımı” olduğundan geçici kabul yapılmamış, --- Proje Yönetimi nezdinde firma tarafından son talep edilen puantaj karşılığı hazırlanan -- numaralı hakediş “kesin hakediş” olarak değerlendirilmiştir.
Ayrıca Aralık'20 dönemi hakedişi sonrasında davacı firmadan da kesin hakediş yapılması talebi gelmemiş, kesin hesap dökümanları ile vermekle yükümlü olduğu “SGK primlerinin kanuni oranlar içinde ödendiğine dair” belgelerin ibrazı da DAVACI TARAFINDAN davalı müvekkilimiz İşverene yapılmamıştır.
7-Bunların dışında, davacının, dava dilekçesinin C.2 bendinde yer alan; “Tam zamanlı personellerin Hizmet süresinin 195 saat/ayı aşan kısımlarının hakedişlere yansıtılmamasından ve kesin hakediş yapılmamasından ötürü eksik hesaplanan hakedişler nedeniye alacaklar” şeklindeki vaki talebi gerçek hakkında;
Yukarıda da belirttiğimiz üzere, alınan hizmet karşılığı; sözleşme 4.1. maddesinde de belirtildiği gibi “ her ay için hizmet verilen süreye ve kadroya göre hakediş yapılarak” faturalandırılmıştır. Aylık hakkedişler yine sözleşmenin 7.1.1. maddesinde belirtildiği üzere; verilen hizmet ile ilgili Puantajları içeren Hakediş Raporları her ay için Uzman Firma olarak ----- TARAFINDAN TEK TARAFLI OLARAK TANZİM OLUNARAK, DAVALI İŞVERENE VERİLMİŞ VE BUNLAR BAZ ALINARAK , İşveren davalıya sunulmuştur. Hazırlanan hakediş raporlarında talep edilen ve kanunen ödenmesi gereken mesailer (Resmi ve Dini Bayram) değerlendirilmiş, hakedişlerde ödenmiştir.
Hakediş ödemelerinde şüpheye mahal vermemek adına yalnız ve sadece DAVACI uzman firma tarafından hazırlanmış ve davalı müvekkilimiz Kısım Şefleri tarafından da paraflanmış bulunulan puantaj kayıtları esas alınmış, davacı firma tarafından imza&kaşe yapılmayan ve bulunmayan "PUANTAJLAR " hakedişlerde KESİNLİKLE DİKKATE ALINMAMIŞTIR.
Yine, sözleşmenin 7.1.2 maddesinde belirtildiği üzere; Hakediş raporu teslim edildikten sonraki 10 takvim günü içerisinde İşveren tarafından incelenerek, var ise düzeltmeler Uzman firma ile birlikte mutabık kalınarak yapılmıştır. Üzerinde mutabakata varılan hakedişler karşılıklı olarak onaylanmıştır.
Ayrıca, her ay hazırlanan hakedişlere altlık oluşturan puantajlar davacı ------ kendi personeli tarafından müvekkilimiz ilgililerine e-mail ile gönderilmiştir. Delillerimiz arasında bunlara ilişkin e-maillerden bazıları mevcuttur.
ANCAK, DAVACI ------ dava dilekçesinde belirttiği Delilleri dilekçe ekinde dosyaya ibraz edilmediğinden değerlendirme ve inceleme fırsatımız olmadığı cihetle, ibrazı halinde beyan ve itiraz haklarımızı saklı tutmaktayız.
8-Kaldı ki, DAVACI -----, hakedişlerden hariç hazırlanan Zeyilname 3 için Yeni Birim Fiyat talebini yazılı olarak yapmış, hesabı yanlızca kontrol edilerek talep edildiği şekli ile kabul edilmiştir. Birim Fiyat artış talebi dahi firmanın kendisinden yazılı olarak gelmiş ve onaylanmış iken hakedişlerin davacı firmanın hesap ve talebi olmadan hazırlanması mümkün değildir.
B).HUKUKİ DURUM
9-Yukarıdaki anlatımlarımızın ışığı altında; her ne kadar davacı taraf taraflar arasındaki sözleşmenin 7.2.1.md.si hükmünü TEK TARAFLI OLARAK, KÖTÜ NİYETLE VE BİR AN İÇİN MAHKEMEYİ YANILTMAYA VE LEHİNE HÜKÜM TESİSİNE İMKAN SAĞLAMAK AMACIYLA DÜRÜSTLÜK KURALLARINA AYKIRI BİR ŞEKİLDE DEĞİŞTİRMEYE TENEZZÜL ETMEKTE İSE DE; BUNU KABUL ETMEMİZ MÜMKÜN BULUNMADIĞI GERÇEĞİ KARŞISINDA, İŞİN BAŞINDAN SONUNA DEK "PUANTAJLARI BİZZAT HAZIRLAYARAK, BUNUN ÜZERİNDE TEMELLENEN HAK EDİŞLERİ "İHTİRAZİ KAYIT" DAHİ DERMEYAN ETMEKSİZİN İMZALAMAK VE TAHSİL ETMEK SURETİYLE İŞİ TAMAMLAMAMIŞ OLMASI GERÇEĞİ KARŞISINDA, DAVACININ BU AŞAMADA GERİYE DÖNÜK HAK VE ALACAK TALEBİNDE BULUNMASI YASAL VE SÖZLEŞMESEL AÇIDAN MÜMKÜN DEĞİLDİR.
Bilindiği üzere; " İHTİRAZİ KAYIT " HUKUKSAL NİTELİĞİ İTİBARİYLE, VARMASI GEREKEN BİR İRADE BEYANI OLARAK ALACAKLI TARAFINDAN BİZZAT VEYA TEMSİLCİSİ ARACILIĞIYLA BORÇLUYA YÖNETİLMEK SURETİYLE İFANIN BİTMEDİĞİNİN HATIRLATILMASIDIR.
Yargıtay bir kararında ihtirazi kayıt / ön koşul konusunda; "alacaklının borçluya karşı yönelttiği bir irade bildirimi ile yapılır. Ön koşul ileri sürme hakkı, BİR HAKKIN KORUNMASINA YARAYAN YENİLİK DOĞURAN HAKLARDANDIR.." nitelemesinde bulunmuştur.
Bilindiği gibi, yenilik doğuran haklar, hak sahibine tek taraflı ve varması gereken bir irade beyanı ile yeni bir HUKUKSAL DURUM MEYDANA GETİRME YETKİSİ VEREN HAKLARDANDIR. (Y.-----HRD.------ sayılı kararı.)
İhtirazi kayıt ileri sürmek ifayla doğrudan ilgili bir HAKKIN KULLANILMASI demektir. Eğer irade açıklaması bir süreye tabi tutulmamışsa HAKKIN MUTLAKA BİR HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE İÇERSİNDE KULLANILMASI GEREKİR. BİR HAKKIN KULLANILMASI ANCAK O HAKKIN SONA ERMESİNDEN ÖNCE MÜMKÜN OLABİLİR. İHTİRAZİ KAYIT BEYANINDA BULUNMA HAKKININ KULLANILMASI DA BELLİ BİR SÜREYE BAĞLIDIR. BU SÜRENİN BİTİMİ İLE HAK ORTADAN KALKAR. SÜRENİN GEÇMİŞ OLMASI İLE HAKKIN ---SONA ERMESİNE--- YOLAÇMASI O SÜRE İÇİNDE KÂH SAHİBİNİN HAKKINI KULLANMAMIŞ OLMASINDAN, DAHA AÇIKÇASI HAK SAHİBİNİN HAREKETSİZ KALMASINDAN KAYNAKLANMAKTADIR.
İHTİRAZİ KAYIT İLERİ SÜRME HAKKI İFADAN ÖNCE VEYA İFA SIRASINDA HAKKIN SONA ERMESİNDEN ÖNCE KULLANILABİLİR. ANCAK, İFA SONA ERDİKTEN SONRA BİR HAKKA İLİŞKİN BEYANDA BULUNULAMAZ.
DAVA YOLUYLA BİR HAKKIN KULLANILABİLMESİ İÇİN, O HAKKIN "MADDİ HUKUKİ" BAKIMDAN MEVCUT OLMASI GEREKİR. HİÇ VAR OLMAYAN VEYA BAŞLANGIÇTA VAR OLMAKLA BİRLİKTE ZIMNİ DE OLSA FERAGAT NEDENİYLE BİZZAT HAK SAHİBİ TARAFINDAN ORTADAN KALDIRILAN (BÖYLECE BORÇLU YÖNÜNDEN SÖNDÜRÜLEN) BİR HAK İÇİN USUL HUKUKUNUN KURUM VE KURALLARI KULLANILARAK TALEPTE BULUNULMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR.
KURAL OLARAK HERHANGİ BİR GEÇERLİLİK KOŞULUNA BAĞLI OLMAYAN "İHTİRAZİ KAYIT HAKKININ GEÇERLİLİĞİNİN İSPATI HMK:200.md.si vd. HÜKÜMLERİNE BAĞLIDIR. BU HÜKME GÖRE, "BELLİ BEDELİN ÜZERİNDE DEĞER" İFADE EDEN HUKUKSAL İŞLEMLERDEN KAYNAKLANAN İHTİRAZİ KAYDIN SENETLE İSPAT EDİLMESİ GEREKİR.
İHTİRAZİ KAYIT İRADESİNİN KULLANILMASI BAKIMINDAN BİR ŞEKİL KOŞULU ARANMAMASI BELLİ KİŞİLER ARASINDA BU HAKKIN KULLANILMASI BELLİ GEÇERLİLİK KOŞULUNA BAĞLANMIŞTİR. BUNA İLİŞKİN DÜZENLEME TTK:20.md.de görülmektedir. Bu hükme göre,"...TACİRLER ARASINDA DİĞER TARAFI TEMERRÜDE DÜŞÜRMEK VEYA MUKAVELEYİ FESHETMEK YAHUT ONDAN RÜCU MAKSADIYLA YAPILACAK İHBAR VE İHTARLARIN MUTEBER OLMASI İÇİN NOTER MARİFETİYLE VEYA İADELİ TAAHHÜTLÜ BİR MEKTUPLA YAHUT TELGRAFLA YAPILMASI GEREKİR. "
Somut olayımızda da, TARAFLAR TİCARİ TÜZEL KİŞİLİK OLMALARI NEDENİYLE yukarıda yer vermiş olduğumuz TTK:20.MD.Sİ HÜKMÜNE GÖRE, SÖZ KONUSU KOŞULUN VARLIK VE MEVCUDİYETİNİN ARANILMASI DA KAÇINILMAZDIR.
10-Asıl önemlisi ise. TBK:131.md. ve ( BK: 113.md ) "SONA ERME HALLERİ" 3.bölüm 1.ayrım üst başlığı altında. "A.ASIL BORÇA BAĞLI HAK VE BORÇLARIN SONA ERMESİ" alt başlığı altında aynen.
"ASIL BORÇ İFA YA DA DİĞER BİR SEBEPLE SONA ERDİĞİ TAKDİRDE, REHİN, KEFALET, FAİZ VE CEZA KOŞULU GİBİ BUNA BAĞLI HAK VE BORÇLAR DA SONA ERMİŞ OLUR." hükmü karşısında, artık davacının işbu dava ile talep konusu yapabileceği hiç bir hak ve alacağı KALMADIĞI VE AÇIKCA bu durumun kendilerince de BİLİNDİĞİ GERÇEĞİ karşısında,
Dava dilekçesinde taraflar arasındaki SÖZLEŞME'nin 7.2.1.md.sini TEK TARAFLI OLARAK "MESLEK ETİĞİ" İLE BAĞDAŞMAYACAK BİR ŞEKİLDE " DEĞİŞTİRME" GAYRETİ GÖSTERMEK VE DE OLMAYAN BİR ŞEYİ TAHRİF ETMEK SURETİYLE DE HAKSIZLIĞINI VE HUKUKA AYKIRILIĞINI AÇIK VE KESİN BİR ŞEKİLDE ÇEKİŞMESİZ OLARAK KABUL ETMİŞ VE ORTAYA KOYMUŞ BULUNMAKTADIR.
11-Yine, bilindiği üzere, bir davanın "Belirsiz Alacak Davası" türünde açılabilmesi için; davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafça belirlenememesi gereklidir.
Belirleyememe hali ise, davacının gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen miktar veya değerin belirlenmesinin kendisinden gerçekten beklenilmemesi durumuna ya da objektif olarak imkansızlığa dayanmalıdır.
Böylece, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte, DAVACININ TALEP KONUSU YAPTIĞI ALACAK MİKTARLARI "BELİRLİ" OLDUĞUNDAN, BELİRSİZ ALACAK DAVASI OLARAK İKAME EDİLEN İŞBU DAVANIN "HUKUKİ YARAR YOKLUĞU" nedeniyle "USULDEN REDDİ" GEREKMEKTEDİR.
Nitekim; 6100 sayılı HMK:107.md.sinde bu husus; "(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde alacaklı, HUKUKİ İLİŞKİYİ VE ASGARİ BİR MİKTAR YA DA DEĞERİ belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir." şeklinde düzenlenmiş olup, alacak miktarının tam ve kesin olarak belirlenemediği durumda BELİRLENEBİLDİĞİ ÖLÇÜDE asgari bir miktarın belirtilmesi yasal bir zorunluluktur.
Bu itibarla, şartları bulunmadığı halde dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı durumda davacıya herhangi bir süre verilmeden HUKUKİ YARAR YOKLUĞUNDAN DAVANIN "REDDİ" yoluna gidilmelidir. (T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU, E. -----) Bu hususta;
Yukarıda gerekçeli olarak izah edilen sebeplerle, huzurda görülmekte olan işbu davanın esas incelemesine geçilmeden önce, BELİRSİZ ALACAK DAVASI şeklinde açılmasında HUKUKİ YARAR YOKLUĞU NEDENİYLE,"USULDEN REDDİNE" karar verilmesini vekaleten saygı ile dileriz.
12-Tüm bunların dışında, kesinlikle kabul anlamına gelmemek kayıt ve koşuluyla, bir an için aksinin varsayılması halinde dahi, davacının işbu davadaki talepleri her halükarda ve çekişmesiz olarak ZAMANAŞIMINA uğramış olduğu sabit ve çekişmesizdir. Bu nedenle, davanın öncelik ve özellikle "ZAMANAŞIMI YÖNÜNDEN REDDİNE" karar verilmesini vekâleten saygıyla dileriz
Tüm bunların sonucunda, taraflar arasındaki sözleşme koşulları çerçevesinde "İş Sağlığı ve Güvenliği" hizmeti alınmış olup, hizmet bedeli sözleşmede belirtilen şartlar altında bizzat davacı tarafından hazırlanan AYLIK PUANTAJLARA BAĞLI VE DAYALI OLARAK DÜZENLENMİŞ BULUNULAN HAKEDİŞLER DOĞRULTUSUNDA TARAFLARCA KARŞILIKLI İMZA ALTINA ALINARAK TAM VE EKSİKSİZ OLARAK YİNE SÖZLEŞME KOŞULLARINDA ZAMANINDA TEDİYE EDİLMİŞ OLUP, DAVACININ HİÇ BİR HAKEDİŞ VE TEDİYE MAKBUZU ALTINDA DA "İHTİRAZİ KAYDI" BULUNMADIĞINDAN, DAVACININ İŞBU KABULÜ İLE RED EDİLMEKSİZİN VE İTİRAZA UĞRAMAKSIZIN TAHSİL ETMİŞ OLDUĞU HAKEDİŞ BEDELLERİNİN GERÇEĞİ KARŞISINDA,
ARTIK DAVA VE TALEP KONUSU YAPILABİLECEK HİÇBİR HAK VE ALACAĞI KALMADIĞINDAN İŞBU DAVANIN MESMU OLMA/DİNLENME KAABİLİYETİ BULUNMADIĞI cihetle "REDDİNE" karar verilmesini vekaleten saygı ile dileriz.
SON İSTEM
Arz ve izah olunan nedenler ile Sayın Mahkemeniz tarafından resen gözetilecek sebepler doğrultusunda; 1-Öncelikle, işbu dava BELİRSİZ ALACAK DAVASI OLARAK ARZ VE İKAME EDİLEMEYECEĞİNDEN DİNLENME KAABİLİYETİ BULUNMAYAN DAVANIN "USULDEN REDDİNE", 2-Haksız, "MADDİ ve HUKUKİ" olgu ve dayanaklardan yoksun MESNETSİZ iddia ve davanın "ESASTAN REDDİNE", 3-Kesinlikle kabul anlamına gelmemek kayıt ve koşuluyla, bir an için aksinin varsayılması halinde dahi, "ZAMANAŞIMI YÖNÜNDEN REDDİNE"; ...''şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.
Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır. ------- Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
------ Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.İş sağlığı ve güvenliği alanında uzmanlığı olan hakediş hesabı yapabilecek sözleşme yorum ve denetim uzmanı ile mali müşavir bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, taraflar arasında akdedilen iş sağlığı ve güvenliğine dair sözleşme uyarınca tarafların edimlerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, davacı tarafın davalı taraftan HMK 107 maddesi uyarınca sözleşme kapsamında birim fiyatlara yansıtılması gereken zamların/artışların yansıtılıp yansıtılmaması/eksik yansıtılması/geç yansıtılması iddiasıyla hesaplanan hakedişlerden kaynaklı 100,00 TL; tam zamanlı personellerin hizmet süresinin 195 saat/ayı aşan kısımların hak edişlere yansıtılıp yansıtılmadığı, kesin hakediş yapılıp yapılmadığı iddiasıyla hesaplanan hakedişlerden kaynaklı 100,00 TL tazminat alacağı olup olmadığına dair alacak davasıdır.Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir.
Dava açılmadan önce davacı tarafça, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş, taraflarca arabuluculuk görüşmelerine katılım sağlanmış ancak anlaşma sağlanamamış, bu hususa ilişkin dava şartı yerine getirilmiştir.
Dosyada, davacı vekilinin zaman aşımı itirazı ön inceleme duruşmasında değerlendirilmiş, davanın süresinde açıldığı kabul edilerek yargılamaya devam olunmuştur.Davacılar vekilinin ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebi ara kararla değerlendirilmiştir.
Dosya, bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilerek, iş sağlığı ve güvenliği alanında uzmanlığı olan hakediş hesabı yapabilecek sözleşme yorum ve denetim uzmanı ile mali müşavir bilirkişi heyeti tevdi edilmiş, 30.03.2023 tarihli rapora göre, dosyadaki bilgi, belge, sözleşme, taraflarca dosyaya sunulan deliller, gelen müzekkere cevapları ışığında, sözleşme kapsamında "birim fiyatlara yansıtılması gereken zamların/artışların hiç yansıtılmaması, yahut eksik yansıtılması, yahut geç yansıtılması" talebi ile ilgili;
sözleşmeye ek olarak düzenlenen zeyilnamelerin ihtiraz kaydı olmadan onaylanmış olmasının zeyilnamelerde birim fiyat artışı ile ilgili unsurlarında kabulü anlamına geldiği, bu durumun sözleşmenin fiyat artışı maddesini değiştireceği, mevcut düzenlenmiş olan hakkedişlerde bu yönden bir eksikliğin bulunmadığı, "tam zamanlı personellerin hizmet süresinin 195/saat ayı aşan kısımların hakedişlere yansıtılmamasından ve kesin hakkediş yapılmamasından ötürü eksik hesaplanan hakkediş nedeniyle alacak talebi" hususunda hakkedişlerin tarafların ihtiraz kaydı olmadan onayladığı puantajlara göre yapılmış olduğu,
ancak davacı tarafın iddiası ve dosya kapsamında yer alan elektronik işe giriş-çıkış saatlerini gösterir vardiya planı, saat aralığı dikkate alındığında günlük çalışma saatleri üzerinde fazla mesai saatlerinin söz konusu olduğu, tam zamanlı çalışan personelin %20 fazla mesaili çalışmış olduğu, hakedişlerde onaylı puantajların mı yoksa tarafın sonradan puantajlara itirazı üzerine personelin işe başlama ve çıkış saatlerinin mi dikkate alınması gerektiği konusunun hukuki bir yorum gerektirdiğini, fazla mesailerin kabulü halinde oluşacak ilave hakediş ödemelerinin hesaplandığı,
buna göre fazla mesai taleplerinin kabulü halinde dava tarihine denkleştirilmiş ilave hakediş ödemesinin, iş güvenliği hizmeti için. 2.990.718,41+ %18 KDV, sağlık hizmetleri için.
1.272.987,16+ %8 KDV olduğu rapor edilmiş olup taraflarca sunulan itirazların değerlendirilmesi amacıyla aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış, itirazlar irdelenerek sunulan ek rapora göre bilirkişilerin kök rapordaki görüş ve kanaatleri ile ek rapordaki görüş ve kanaatlerinin aynı olduğu, ayrıca, zeyilnamelerin dikkate alınması halinde denkleştirilmiş hakediş tutarının 4.263.705,57 TL, zeyilnamelerin dikkate alınmaması halinde 8.130.975,86 TL olduğu rapor edilmiştir.
Dosyada, taraf vekillerinin rapora itiraz dilekçeleri dikkate alınarak, bilirkişi heyetine bir sözleşme yorum ve denetim uzmanı bilirkişi eklenerek yeniden ek rapor alınmış, üç kişilik heyet tarafından sunulan 12.03.2024 tarihli rapora göre, davacının -----B, davalının iş yeri sahibi olduğu, iş yeri için davacıdan iş sağlığı ve güvenliği hizmeti aldığı, mevzuatımız gereğince ilgili sözleşmenin yazılı olarak yapılması gerektiği, iş sağlığı ve güvenliği sözleşmelerinde ücretin de esaslı unsur olduğu,
taraflar arasındaki sözleşmenin de adi yazılı şekilde kurulduğu ve sözleşmenin devam etmesi halinde birim fiyat ücretinin yıllık olarak (TEFE+TÜFE)/2 oranında artırılacağının kararlaştırıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin geçerlilik şartının adi yazılı şekilde kurulması olduğundan, sözleşmenin esaslı unsurlarından olan ücret değişikliğinin de yine kural olarak yazılı şekilde yapılması gerektiği, dosya içerisinde tarafların karşılıklı açık iradesini içeren sözleşme değişikliğine dair bir evrak bulunmadığı, bununla beraber, davalı tarafından düzenlenen sözleşme bedelinin asıl sözleşmeye göre düşürüldüğü zeyilnameler bulunduğu,
bedele ilişkin zeyilnamelerin niteliği itibarıyla, tadil sözleşmesi kapsamında bedelin düşürülmesine ilişkin davalının icabı niteliğinde olduğu, dosya içerisinde davalı iş sahibinin bu icabına karşılık olarak davacı ----- açık bir kabulüne ya da reddine rastlanılmadığı, bu verilerden davacının, kendisine yöneltilen icaba karşılık sustuğunun anlaşıldığı, mevcut durumda, Mahkemece davalı iş sahibinin kendisine düşen dikkat ve özeni göstermesine rağmen, icabından sonra,
davacının icaba karşı susmasının, TBK 6. maddesine binaen bir davalı tarafından irade açıklaması olarak anlamlandıracağının kabulü halinde, taraflar arasındaki ilişkinin süreklilik arz eden bir sözleşme olması, değişikliğin sözleşme devam ederken yapılması ve edim yükümlülüğü açısından, zeyilnamelerle sözleşmede kararlaştırılan bedelin artırılması yerine azaltılması sebebiyle, adi yazılı şekilde kurulmasa da, zeyilnamelerin tadil sözleşmesi kapsamında geçerli olacağı, bu durumda, kök ve ek raporlarda hesaplandığı şekilde davacının davalıdan, 4.263.705,57 TL+KDV tutarı kadar alacaklı olacağı, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise,
tadil sözleşmesinde davacının da iradesini gösteren şekil şartı gerçekleşmeden, bedele ilişkin zeyilmamelerle yapılan değişikliklerin geçerli olmayacağı, bu durumda kök ve ek raporda hesaplandığı şekilde davacının davalıdan, 8.130.975,86 TL+KDV tutarı kadar alacaklı olacağı rapor edilmiştir.
Davacılar vekili tarafından ibraz edilen talep artırım dilekçesinin gerekli-yeterli kısımları:
"Belirsiz alacak niteliğinde olan ve belirsiz alacak davası olarak ikame ettiğimiz "SÖZLEŞME KAPSAMINDA BİRİM FİYATLARA YANSITILMASI GEREKEN ZAMLARIN/ARTIŞLARIN HİÇ YANSITILMAMASI, YAHUT EKSİK YANSITILMASI, YAHUT GEÇ YANSITILMASI NEDENİYLE EKSİK HESAPLANAN HAKEDİŞLERDEN KAYNAKLI ALACAK TALEBİMİZ" açısından arabuluculuk başvurusu son tutanak tarihi olan 04/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek olan ticari avans fazileri ile birlikte davalıdan 1.281.588,16 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ederiz.
Yine belirsiz alacak niteliğinde olan "TAM ZAMANLI PERSONELLERİN HİZMET SÜRESİNİN 195 SAAT/AYI AŞAN KISIMLARIN (FAZLA ÇALIŞILAN SÜRELER BAKIMINDAN) HAK EDİŞLERE YANSITILMAMASINDAN VE KESİN HAKEDİŞ YAPILMAMASINDAN ÖTÜRÜ EKSİK HESAPLANAN HAKEDİŞ NEDENİYLE ALACAK TALEBİMİZ" açısından arabuluculuk başvurusu son tutanak tarihi olan 04/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek olan ticari avans fazileri ile birlikte 1.804.953,50 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ederiz.
...''şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.Davacı vekilinin yaptığı talep artırımına bağlı olarak 03.12.2024 tarihli celsede, 6545 sayılı yasanın 45.maddesi ile değişik 5235 sayılı yasanın 5.maddesi gereğince davanın, değere bağlı olarak Mahkeme heyetine tevdiine karar verilmiştir.Talep artırımına karşı davalı vekili tarafından zaman aşımı itirazında bulunulmuş olup, 09.04.2025 tarihli celsede, davanın niteliğine,
belirsiz alacak davası olarak açılmış olmasına ve dosya kapsamına nazaran yerinde görülmeyen zaman aşımı itirazının reddine karar verilmiştir.Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporlarının bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunduğu, taraflar arasında akdedilen iş sağlığı ve güvenliğine dair sözleşme uyarınca, davacı tarafın davalı taraftan, birim fiyatlara yansıtılması gereken zamların/artışların yansıtılıp yansıtılmaması/eksik yansıtılması/geç yansıtılması iddiasına bağlı olarak hesaplanan hakedişlerden kaynaklı 1.281.588,16 TL;
tam zamanlı personellerin hizmet süresinin 195 saat/ayı aşan kısımların hak edişlere yansıtılıp yansıtılmadığı iddiasına bağlı olarak hesaplanan hakedişlerden kaynaklı 1.804.953,50 TL alacağı doğduğu kanaatinin Mahkememizde hasıl olduğu, 3095 sayılı Kanun uyarınca taraflar arasındaki işin ticari iş olması sebebiyle ticari avans faizinin talep edebileceği, davacı tarafça arabuluculuk son tutanak tarihi olan 04.11.2021 tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edildiğinden, taleple bağlı kalınarak temerrüdün 04.11.2021 tarihi ile gerçekleştiği tespitleriyle beraber, talebi arttırılan davanın kabulü ile;
sözleşme kapsamında birim fiyatlara yansıtılması gereken zamlar yönünden 1.281.588,16 TL'nin 04/11/2021 tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tam zamanlı personellerin fazla çalışılan sürelere ilişkin talep yönünden 1.804.953,50 TL'nin 04/11/2021 tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/512, K. 2025/391, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama